TÜRKÇE HARF YASAĞI…


…ve «DELME» Önerisi!

Biz Türk’üz babooo, deler geçeriz… Bu kez kolay olmasa gerekiyor. «Tecavüz»ü bile aşıyor. delmekSuç sayılmasa da, % 100 «tatmin olmak» mümkün değil. Nereye el atsanız, karşınıza «SYTEM» dikiliveriyor. Çinlisi, beceriyor… Japon’u, beceriyor… Hintli’si, Kamasutra yoluyla beceriyor… Arabı, Ya Allah diyor ve girip, beceriyor… Türk beceremiyor! Tüm «pozisyonlar»ı denemeye kalksa da yohtir ablooo, babooo olmiyır… İyi de ne bu güçlük diye soranlarınız çıkacaktır, mutlaka… Değil mi ama!

***

Continue reading

Trump Amerikası – Putin Rusyası…


ABD – Rusya ilişkilerinin geleceği, Türkiye’nin yakın ve uzak ilgi alanlarına yansımaları!

What does Putin hope to learn about Donald Trump’s future foreign policy, vision of a future world order, the ‘trade space’ Russia and the US might share with each other, and more? The Russian regime is ready to re-set its troubled relationship with the USA. While hopes are high,trump_putin specific expectations are lower and the Trump presidency may eventually offer Russia a smaller action space than suggested by the campaign statements. 1) Prepare for a short-term future of great uncertainty as Trump defines and implements his foreign policy vis-à-vis Russia.2) Prepare for a mid- and long-term future where Western Europe may have to take greater responsibility for handling the challenge posed by contemporary Russia. 3) Prepare for a mid- and long-term future where Russia may feel emboldened to attempt to exert influence over Eastern and Central Europe.

***

Continue reading

Towards a European Defence…


European Defence Action Plan !

The European Commission proposes a European Defence Fund and other actions to support Member States’ more efficient spending in joint defence capabilities, strengthen European citizens’ security and fostereu_defense a competitive and innovative industrial base. The importance of a strong Europe that can defend and protect its citizens at home and abroad, an ambition which cannot be achieved without innovating and pooling resources in the European defence industry. The European Defence Action Plan adopted by the Commission today delivers on that vision. To guarantee the collective security, EU must invest in the common development of technologies and equipment of strategic importance – from land, air, sea and space capabilities to cyber security. It requires more cooperation between Member States and greater pooling of national resources. If Europe does not take care of its own security, nobody else will do it for the EU.

***

Continue reading

15-16 Aralık Zirvesi : Tamam mı devam mı?


Türkiye – AB İlişkilerinde Deniz Kurudu mu?

eu_turkey

***

Continue reading

Belgium – Economic forecast/Projections économiques 2016


La croissance économique restera faible

ve2

La croissance économique devrait ne progresser que légèrement ces deux prochaines années. La lente progression des salaires réels freinera la consommation privée, mais l’allégement de la fiscalité du travail sera bénéfique pour l’emploi. L’investissement progresse modestement malgré des marges bénéficiaires confortables dans un contexte financier favorable. La hausse des prix à la consommation devrait se stabiliser à moins de 2 %. La productivité augmente moins vite que dans la plupart des autres pays de l’OCDE depuis quelques années. Elle pourrait être stimulée par des réformes structurelles qui lèvent les obstacles à la création d’entreprise, encouragent l’innovation, réduisent l’écart entre l’offre et la demande de compétences et favorisent la mobilité de la main-d’oeuvre. Des mesures destinées à améliorer les résultats de l’enseignement et les taux d’activité des populations vulnérables, notamment des immigrés de première et deuxième générations, permettraient d’améliorer la productivité et rendraient la croissance plus inclusive. Les prix des logements et la dette hypothécaire des ménages ont augmenté durant les récentes années, mais les mesures prudentielles en place et l’amélioration du bilan des banques ont atténué les risques qui en découlent pour l’économie réelle. Le faible niveau des taux d’intérêt offre une marge de manoeuvre budgétaire qu’il y aurait lieu d’utiliser pour soutenir la croissance. L’investissement public connaît un repli tel qu’on estime que le stock de capital public diminue. Les projets en cours de développement des infrastructures de transport public et de construction d’écoles sont un premier pas pour inverser cette tendance, mais il faudrait envisager d’investir davantage. On pourrait réduire encore la part des prélèvements sur le travail au profit d’autres impôts, non générateurs de distorsions, pour conforter l’emploi.

Netherlands: Economic forecast – Growth will remain steady

***

Continue reading

Düşünce «Suçu ve Cezası…»


Kişinin zorlandığı en çetin işlerden birisi, herkesin düşünmeden söylediği şeyleri düşünerek söyleyebilme sanatıdır!
Alain.

dusunce

Düşünce bir Tanrı eylemidir. Düşünceyi suç saymak, insanları cezalandırmak, doğrudan doğruya Tanrıyı cezalandırmaktır. Çıkarcının Tanrısı: Kendi işine geldiği sürece ve de kendi çıkarına yaradığı ölçülerde kutsal Tanrı olur. Tarikatlar, Şeyhler, Müslimler, Kalkancılar, FETÖcüler ve ötekiler.. ve berikiler.. toptan düşüncenin üstünde uzmanlaşarak azmanlaşıp, azgınlaşmıyorlar mı..? Binlerce, on binlerce, milyonlarca müritlerini, düşünce eyleminden uzaklaştırıp, düşünce eyleminden yoksun kılarak köleleştirmiyorlar mı..? . En acı olanı; “DÜŞÜNCE” yokluğu, ile “DÜŞÜNCE” yoksulluğu, kısacası, akıl kıtlığıdır…

***

Continue reading

Twitter Tunes – 5


twitter_tunes

***

Continue reading

Reality: Friend or Foe!


Gerçek: Dost mu, Düşman mı!

dus_gercek_zaman2

Çamurlu bir yolda ilerlemeye çabalarken, zihnini bulandırma, etraftaki işaretlere bak. Düşüncelerini gömme. Öngörüde bulun ve gerçeğe dönüştürmeye bak – Bob Marley; Gerçeği, insanların ölçüleri ile değil; insanları, gerçeğin ölçüsü ile tanı – Hz. Ali; Arkanı güneşe çevirme, gölgen önüne düşer, gerçek de böyledir – Rabindranath Tagore; Gerçekleri güneşe benzetirler doğrudur, gözlerimizi yakarlar korkusu ile çok defa bakamayız – Cenap Şehabeddin; Gerçeği arayanlar, bütün insanlığın malı olur – Voltaire; Gerçeği yer altına gömseniz bile, o yine büyüyerek patlayacak ve her şeyi yok edecektir – Emile Zola; Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir; ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır – Jean de La Bruyere; Gerçekler çoğu zaman yaşamımızı zehirler. Ancak, korkup kaçmak değil, panzehirini bulmak gerekir – nö; Yalanın faydası bir kere içindir, gerçeğin ise sonsuz – Denis Diderot; Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur – Emile de Girardin; Zaman değerlidir; ama gerçek, zamandan daha değerlidir – Benjamin Disraeli; Gerçeğin en büyük dostu zaman, en büyük düşmanı tarafgirliktir – Charles Caleb Colton; Gerçekleri öğrenin, analizini yapın, sonra da doğru hissettiğinizi yapın – Robert H. Waterman; İnsanın yalnızca gerçeğin ne olduğunu bilmesi yeterli değil; doğruyu istemesi ve yapması da gereklidir – Wolfgang Van Goethe…

© photocredit

 

***

Continue reading

Türkiye – AB İlişkileri’ndeki Zor Dönem…


…ve ivedilikle aşılması için yeni bir ivme ile siyasî irade arayışı!

AP Kararı, ilişkilerin sağlığı açısından soru işaretleri doğmasına neden oldu.. Bu kötüye gidişin geri çevrilmesi gerekiyor. Türkiye’nin AB perspektifini kaybetmesi ne Türkiye ne de AB’ye yarar sağlar ve buna izin verilmemesi gerekiyor.. Bu bağlamda, iletişim ve müzakere kanalları açık tutulmalı ve Türkiye-AB katılım sürecini tıkanıklıktan çıkaracak yeni bir ivme öncelik verilmeli. Peki neler yapılmalıdır?

Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Perspektifler – Türkiye-AB İlişkileri ve Ekonomi

***

Continue reading

OECD: Economic Survey of Turkey 2016


Turkey 2016: Ekonomik yapıda dayanıklılığın ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi şart!

GDP growth is estimated to have slowed to under 3% in 2016, but is projected to pick up gradually to around 3¾ per cent by 2018. The Turkish economy continues to face geopolitical headwinds and unsettled political conditions, after having weathered a coup attempt in July and engaged in military operations in Syria. Uncertainties are high but fiscal, prudential and monetary policies are supportive andturkey should spur household consumption from late 2016 onwards. New and generous incentives have been introduced to stimulate business investment, which, however, has stayed subdued so far. For private investment to pick up, it is important to durably restore confidence by implementing high-priority structural and institutional reforms. The hard-won fiscal room gained through prudent budget policy enabled the authorities to phase in several counter-cyclical measures. The Medium-Term Economic Programme 2017-2019 published in early October announced further, and welcome, infrastructure investment. A transparent and integrated framework for the planning, procurement and fiscal management of large infrastructure projects, including those undertaken through public-private partnerships, would reduce their costs and create room for other growth-friendly spending, such as on education. [Full Turkey Report]

© photocredit

Growth has been robust despite adverse circumstances but must be rebalanced

***

Continue reading

Bir Devin İki Gözü…


Moskova – St.Petersburg

Bir eski Acem şairi:
«Ölüm âdildir» — diyor, —
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»
Boşuna hiddet ediyorsunuz.
Biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz…
Hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü? …
Nazım Hikmet
Ölüme Dair
[Tamamı.]

© photocredit

***

Continue reading

Cumhurbaşkanı «K O R K A K» mı?


Aynasının karşısına geçip yanıtını aramalıdır!

Her can korkar. Ama korkunun, insanoğlunda, öteki canlardan apayrı ayrıcalıkları var. Kişi hırsı; Diktatör hırsı ekseriyetle zamanı gelince örtülü korku dürtüsünü tetikler. Çünkü iktidardan düşme korkusurte basar, hastalıklı sıkıntıların emareleri fışkırmaya başlar. Davranışlar normali aşar; irade dışı, akıl dışı, düzgüsüz, dengesiz, korkunun dayattığı bir telâşa dönüşür. Devlet, Toplumun Devletidir. Ne Başbakanın, ne Cumhurbaşkanının ve ne de Bakanların, Meclisin Devletidir. Toplumun çektiği sıkıntılar «diktatör taslakları»ndan değil, emir kulluğu yapanlardan kaynaklanır. Gelir, yasal davranışlar dışına çıkar kişi tapıncı ve makam hesabı, çıkar çirkefi gibi insanoğlunun zaaflarına hükmetmeye başlar ve onu, gerçek insanlık çizgisinden çıkarır. Korku aynı zamanda, kişinin kendine olan güvensizliğinin dışavurumudur, «özgüveni»ni yitirişidir! Kişilik, kişinin kendi yapısını en gerçekçi biçimde tanımasıyla oluşur. Ne horozlanmalarla ne de horozlandıklarını tavukluk yapma zorlamakla gerçek kişiliğe ulaşılabilir. Peki çözüm mü?

***

Continue reading

Sıfır Soruna Sıfır elde var Sıfır…


Burnumuzun dibine «Kürt F-16 Filosu…»

Türk Dış Politikasında işler iyi gitmiyor. Kararsız, güven vermeyen Türkiye imajı, uluslararası ilişkilerinde ve diplomaside Ankara’nın hareket alanını daraltmakla meşgul. Türkiye’nin ABD ile ilişkileri oldukça kritik bir dönemeçten geçiyor; bakalım, nasıl, ne zaman ve nerede “patlayacak” soruları soruluyor. rte_foreign_policyOysa, Ankara’nın elinde Rusya Kozu var. Rusya’nın bölgede İran, Rum Yönetimi ve Yunanistan gibi ülkelerden tam destek alırken, Türkiye’nin seyirci kalması ve Rusya’ya bazı hava alanlarını açıp, kolaylıklar tanımamakta ısrar etmesi anlaşılamıyor. düşünmüyor? Üstelik Ankara’nın elinde, Parlamento’nun bu iş için kendisine verdiği bir yetki de var. Böyle bir tabloda, hem Batının, hem de Rusya’nın Ankara’ya şüphe ile bakmasından daha doğal bir şey olabilir mi? Öte yandan; Bağdat Yönetimi ABD’den dört adet F-16 savaş uçağı satılıyor. Böylece sayı 14’e olaşıyor. ABD’nin Irak’a verdiği F-16 savaş uçakları, aynı zamanda İran’a da verilmiş sayılabilecek. Ancak, Irak Genelkurmay Başkanlığı’nın Kürtlere verildiği hatırlandığında ise, bu uçakların Kürtlerin eline geçmesi ihtimali öne çıkıyor. İran’ın veya Peşmergenin kullanımına geçmesi, Türkiye için artan risk ve tehdit niteliği taşıyor. Türk Hava Kuvvetlerinin içine düşürüldüğü durum hatırlandığında da, bu risk ve tehdit daha fazla ciddiyet kazanıyor.

***

Continue reading

Ballama ve Aba altından Sopa gösterme…


Zamanı yine geldi ve çattı!

© photocredit

Türk’ün, sosyolojik ve psikolojik hali darma duman. Bölünmenin bir adım ötesine geçildi, parçalanma aşamasına sürükleniyor ülke… Strateji yine aynı; uyuyan Türk’ü uyandırmamak; uyumaya meyilli olanları da horoz düdüğü, elma şekeri ve balla uyutmak. bal_aba_sopa_saksi Atatürk ne diyor? ‘Onlardan ayrı ve yabancı bir millet olduğumuzu sopa ile içlerinden kovulunca anladık. Kuvvetimizin zaafa uğradığı anda bizi tahkir ettiler, aşağıladılar, horgördüler. Anladık ki; kabahatimiz kendimizi unutmaklığımızmış!’ Çok yakın tarihte, 36 etnik parçadan biri gösterdikleri Türk’ü iğdiş etmeye kalkanlar şimdilerde «Milliyetçi» postuna büründüler! Niçin? Yeni anayasa ve devlet başkanlığı dayatması var. Birileri çıkıp ne diyor? 1923 Doğumlu Cumhuriyet’in bekası tehlikede! Eğer fiili durumu hukukileştiremezsek felakete sürükleniyoruz. Kuşkuculara da dönüp ekliyor; ‘bakma sen söylenenlere, yeni anayasa buram buram Türk Milliyetçiliği kokacak! Geçmişimizden ders çıkaranlar ne diyorlar? Gidişat kötü! Nüfusun ekseriyetini oluşturan Türk’ün sırtını yine oy için sıvazlayanlar aslında mayın döşemekle meşguller! Peki hangi taraf doğru konuşuyor acaba?

***

Continue reading

TEK KEFELİ TERAZİ!


Ya da «Tek Delikli Kaval…»

Köprü konumundaki vatanını sandal sanarak, Avrupa-Amerika arasında çalışan transatlantiğe ip atıp dümen suyunda giden; Yurtta Sulh Cihanda Sulh bilincinden yoksunlaştırılan milletler vardır. ab_turkiye AB üyeliği; devletin akıl terazisinde yararları ve zararları ile tartılmış mıdır? Yanıt ‘evet’ ise, niçin kamuoyu yanıltılmaktadır! Çünkü; Türkiye’nin üyeliği AB yararına olsaydı, çoktan alırlar ve sürekli engel çıkarmazlardı. Ne diyor zamanın Şansölyesi Helmut Khol, Mesut Yılmaz’a? ‘Ne yaparsanız yapın Türkiye asla AB üyesi olamaz. Avrupa Birliği, Din Birliğine evrildi. Kim tersini söylüyorsa o size yalan söylüyor…’ Yılmaz Mesut bu sözleri tutanakları ile arşivlere kaydettirmiş ise, mevcut iktidarın bilmemesi olanak dışı! Son AP kararı da yeniden kanıtladı; almadıklarına göre, çıkarları var. Üzerimizdeki etkilerini sürdürmek için alacakmış gibi yapıyorlar! «Yular»ı ellerinden bırakmadan… Peki acaba, iktidarın bile bile lades dercesine, resmen «k o v u l m a»yı mı bekliyor? Çıkarı ne olacak?

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: