HİBRİT SAVAŞ…


 

…ve katılımcılığın dışlanması, bilginin “değersizliği (!)”nin artması!

Siber savaş olgusu yerini artık hibrit savaşa bırakmaya başladı ve Batı bu konuya yönelmiş bulunuyor.

★ Üstelik geçen her gün, ülke politikalarının ve küresel politikaların, genellikle ulusal ya da uluslararası medyada görünenden, anlatılandan ya da tahmin edilenden çok farklı olduğu, gerçeklerin kısmen ve/veya tamamen gizlendiği daha çok anlaşılıyor.

★ Bu, belirsizliğin artması anlamına geliyor ki; artan belirsizlik de, yine artan risk, tehdit, güvensizlik, dolayısıyla istikrarsızlık ve kaos anlamına geliyor.

★ Gidişat bu yöndedir. Bu gidişattan zarar görmemenin yolu, bilgiye önem/değer vermekten geçiyor. Artık hiçbir şey uzun süre gizli kalamıyor. Bilgi üretimindeki korkunç hız bunu anlamlı olmaktan çıkarıyor. Çünkü açığa düşen gizli bilginin yerini hemen daha fazla sayıda yeni gizli bilgi alıyor, bu da belirsizliği ve dolayısıyla bilgiye olan ihtiyacı daha çok artırıyor.

★ Önem ve özellikle dikkate alınması gereken de; artık uluslararası politikada hızı giderek artan, bu tür bir döngünün söz konusu olduğudur.

***

Continue reading

Hayır Oyu’nun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?


 

DIVIDE & RULE!

Türkiye’nin üniter yapısını ayakta tutmak için HAYIR…

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tamamını Kürdistan Özerk Bölgesi ilan etmeye HAYIR…

Kerkük’ü Kürt eyaleti yapmaya HAYIR…

İsrail, ABD ve AB güdümünde bir Kürt Piyon Devleti kurma plânına HAYIR…

Siyonizmin “ARZ-I MEV’UD” Plânına HAYIR…

Yunanistan’ın ve Kıbrıslı Rumların Μεγάλη Ιδέα – Megalo idea’sına HAYIR…

Ermeni Soykırımı ve daha bir çok konuda, sorunda AKP hükümetinin çaresizliğini, Kasımpaşa kabadayılığıyla, marifete dönüştürmesine HAYIR…

Zira, Evet’le ortaya çıkacak pişmanlık, sıradan pişmanlık değil, geriye dönmeyi imkansız hale getiren hüsrandır…

***

Continue reading

60. Yılında Avrupa Birliği ve Türkiye…


 

Sinoplu Diyojen AB’yi; Türk insanı da AB ufkunu arıyor!

Avrupa Birliği; Britanya’nın üyelikten ayrılma süreci ve AB karşıtı akımların güçlenmesiyle sarsılan birlik yeni bir gelecek inşa etme noktasına gelmiş bulunuyor. AB, bugün her zamankinden daha fazla siyasi bir birliğe ihtiyaç duyuyor.

Ancak AB, özellikle ekonomi ve ticaretteki başarılarına karşın siyasi birlik oluşturmada başarılı olamadı. Bu alanda reforma ihtiyaç duyuyor. Dayandığı değerlere samimi bir şekilde sadık ve sahip çıkan, dış politika, ortak savunma ve güvenlik alanlarında da birleşmiş bir AB gerekiyor Dünya için…

Türkiye ise hem kırgın hem de umutsuz bakıyor AB ufkuna. Kırgın çünkü kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Umutsuz çünkü Türkiye söz konusu olduğunda sudan sebeplerle önüne engeller dikilmesi bıkkınlık yaratıyor.

AB’nin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve rayına sokmak için bu yeni süreçte hâlâ şansı var. Kendi değerlerine bağlı, Türkiye gibi aday ülkelere karşı dürüst ve açık bir politika izleyen bir AB olabilirse.

Ne diyorlar? Çıkmayan canda umut var…

***

Continue reading

Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

The Rome Declaration: A compromise to save unity ?!


 

Déclaration de Rome : Un compromis pour sauver l’unité?!

Dans une déclaration solennelle aujourd’hui à Rome, pour le 60e anniversaire du traité fondateur de l’UE, les 27 vont proclamer leur unité et « avenir commun » face au Brexit.

The leaders of the 27 states that will make up the European Union after Britain’s departure have gathered in Rome to reaffirm their support for the bloc.

EU national leaders and the leaders of the EU Institutions today adopted a declaration with a bold vision for the future of the Union, at their Summit in Rome to celebrate 60 years since the signature of the original Rome Treaties.

The Declaration underlined four major priority areas for future EU development:
a safe and secure Europe; a prosperous and sustainable Europe; a social Europe; and a stronger Europe on the global scene.

On this, the Declaration calls for: a Union further developing existing partnerships, building new ones and promoting stability and prosperity in its immediate neighbourhood to the east and south, but also in the Middle East and across Africa and globally; a Union ready to take more responsibilities and to assist in creating a more competitive and integrated defence industry; a Union committed to strengthening its common security and defence, also in cooperation and complementarity with the North Atlantic Treaty Organisation, taking into account national circumstances and legal commitments; a Union engaged in the United Nations and standing for a rules-based multilateral system, proud of its values and protective of its people, promoting free and fair trade and a positive global climate policy.

© photocredit

Déclaration des dirigeants de 27 États membres ainsi que du Conseil européen, du Parlement européen et de la Commission européenne
[Version française]

***

Continue reading

60 Candles for Europe…


 

…and then?!

On 25 March EU will celebrate the 60th anniversary of the signing of the Treaties of Rome. On that day, to celebrate together the beginning of a long journey at the Orazi and Curiazi Hall of the Capitol, the very place where the Treaties were signed in 1957. This will be an opportunity to reflect on the state of the European Union and the future of the integration process.

First, this will be an opportunity to celebrate European history together and take stock of sixty years of integration. It is no secret that the historical moment we are facing requires deeper and more solid reflection on the challenges for the Union in the short and medium term: we refer to internal and external security (with particular reference to migration), to growth and employment and to social development. After the celebratory session, we intend to adopt a political declaration reaffirming the validity of the European integration project, and setting out a joint vision for the years to come.

The leaders of 27 member states and of EU institutions will adopt a political declaration in Rome, reaffirming their commitment to continue to work together within the European Union. The declaration will look back at achievements over the last 60 years, set out a number challenges and offer a joint vision for the years to come. Leaders are expected to commit themselves to a ‘Rome Agenda’ pledging to work for
1) a safe and secure Europe,
2) a prosperous and sustainable Europe,
3) a social Europe,
4) a stronger Europe on the global scene.

***

Continue reading

AB’nin geleceği…


 

Britanya’nın ayrılması sonrasında evrileceği yeni şekiller ve olasılıklar üzerine senaryolar ve Türkiye!

new_europe

Günümüzün kuşakları; barış, güvenlik ve refah olarak özetlenebilecek kazanımlar ile savaş ve yokluk deneyimlerini hiç yaşamamış olduklarından arz ettiği değerler ya bilmiyorlar ya da farkında değiller. Yaşanan sıkıntılar; 25 yıl gibi kısa bir sürede çok hızlı entegrasyon sürecinin, bu denli iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesindeki çalışılma, hazım ve uyum güçlüklerinin bir sonucudur.

Bu yüzden, AB’nin iki katmanlı bir yapıya evrileceğini düşünülüyor. Türkiye, bu yenilenen AB’de kendine bir yer bulacak şekilde stratejilerini gözden geçirmek zorunda. AB’nin bu çok katmanlı kurumsal yapısı net bir şekilde ortaya çıkınca da Türkiye bu yapıda yer alacak şekilde adımlar atmalı.

AB ile ilişkilerin sona erdiği ya da tam üyelik hedefinin ortadan kalktığı gibi bir yanılsamaya düşülmemesi gerekiyor. Milliyetçi ve korumacı refleksler bugün AB’nin kazanımlarını tehdit ediyorsa da, bugelişmelerden ümitsizliğe de kapılmak yersiz. Sabırla ve kararlılıkla AB uyum süreci devam etmeli. Yeni Avrupa ortaya çıktığında, bu Avrupa’da yer alabilmek için gerekli ön hazırlıkları yapılmalı.

Turkey should take its place in a multi-layered EU!

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: