«Kutuplar Diyarı»nın iki kızı…


Biri al yazmalı, diğerinin fuları kırmızı!

© photocredit

***

Continue reading

«KARA SANAT!»


 

…ve TÜRKİYE – İSRAİL «DOSTLUĞU!»

☩ 1951 yılında savaş içindeki İsrail’in geleceğini güvence altına almak için kurulan Mossad, en acımasız casusluk, anti terörizm ve suikast operasyonlarının sorumlusu oldu.

☩ Mossad ajanları, muhbirleri ve casus liderleriyle kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler ve çok gizli belgeler ile kaynaklara dayanan araştırmalar, İsrail’in efsanevi istihbarat servisi hakkında daha önce açıklanmamış gerçekleri gün ışığına çıkarıyor.

☩ Abdullah Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinde Mossad’ın gizli rolü

☩ Radikal İslamcıların intihar komandolarını kadınlar da dahil olmak üzere eğitme yöntemleri

☩ İstihbarat servisleri hangi ileri teknoloji ürünü sistemleri kullanıyor ve bunlarla neleri başarabiliyor

☩ Mehmet Ali Ağca’yı papa II. John Paul’u öldürmeye gönderenler ve eğitim kamplarında beyin yıkayanlar

☩ Çin’in, ABD merkezli paravan şirketleri ve bunların Usame Bin Ladin ile bağlantıları

☩ Mossad’ın 11 Eylül saldırılarının öncesinde ve sonrasında olan olaylardaki rolü; Usame Bin Ladin ve El Kaide hikayesinin ardında yatan gerçekler

☩ Mossad’ın Irak Savaşı’ndaki açıklanmayan rolü

☩ MOSSAD felsefesinden:

☩ Veren el, buyuran eldir.

☩ Bedava yemek diye bir şey yoktur.

☩ Güven sarsıldığında, bir dost kaybedilmiştir.

☩ Eğer çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır.

***

Continue reading

Energy: a shaping factor for regional stability in the Eastern Mediterranean?


 

New regional cooperation scenarios despite conflicts!

⛅ In recent years, the Eastern Mediterranean has been a hot topic in international energy markets. Interest in the area arose when three large fields were discovered between 2009 and 2011: the Tamar and Leviathan fields in offshore Israel and the Aphrodite field in offshore Cyprus.

⛅ To exploit this potential, a number of export options where progressively discussed, from pipelines (to Turkey or Greece) to LNG plants (in Cyprus, Israel and Egypt).

⛅ Analysts have expressed hopes that the new gas discoveries might not only strengthen the energy cooperation in the region, but also pave the way for a new era of economic and political stability.

⛅ However, the high initial expectations were largely muted over time. In Israel, a long-lasting internal political debate on the management of the gas resources created a climate of uncertainty that contributed to the delay of key investment decisions.

⛅ In Cyprus, where the gas discovery was welcomed as a god-sent gift to relieve the country from its financial troubles, the initial enthusiasm cooled down due to successive downward revisions of the expected resources.

⛅ These developments raised scepticism on the general idea that the Eastern Mediterranean might become a gas-exporting region. But expectations were revived by the recent discovery of the large Zohr gas field in offshore Egypt. Considering its size, this discovery – the largest ever made in the Mediterranean Sea –might indeed completely change the regional gas outlook.

⛅ However, multiple lines of conflict (e.g. the Cyprus issue, the changing relations between Turkey, Israel and Egypt, Israel’s relations with neighbours and the Turkish-Greek disputes over the Aegean) make future potential exploitation of Eastern Mediterranean energy resources a major geopolitical issue.

***

Continue reading

« FETÖ Savunması » gibi değişiklik önergeleri…


 

Avrupalı Parlamenterlerin «derdi» Türkiye ile ilişkilerin tamamen kopartılması (mı?!)

Avrupa Parlamentosu’nun Dışilişkiler Komisyonu’nda oylanması sırasını bekleyen Kati Piri Karar Taslağı [EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union]üzerine 397 adet değişiklik önergesi sunuldu. [Amendments 1 – 199] + [Amendments 200 – 397] Report on the 2016 Commission Report on Turkey

Ekseriyeti Türkiye aleyhtarı Kıbrıslı Rum, Yunan, aşırı sol ve aşırı sağ parlamenterler tarafından sunulan önergelerde; Fethullah Gülen’e âdeta sahip çıkılıyor ve darbenin Erdoğan tarafından düzenlendiği, AB istihbarat Servisleri’nce de teyit edildiği iddiasında bulunuluyor.

Ermeni Soykırımı Kararı dahil taslak metnine bir çok ekleme taleplerinin dışında, Türkiye’nin bugüne kadar yerine getirmediği Avrupa beklentileri de sıralanıyor.

Ardından da; Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor. Ayrıca, Parlamento’dan görüş bildirmesini bekleyen Hükümetlerin Karar Organı Bakanlar Konseyi’nden de günün koşullarına uyarlanmış yeni gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili müzakereleri başlatmaması isteniyor.

Oylamaların 29 Mayıs tarihinde yapılması bekleniyor.

***

Continue reading

Puslu «Trump Ormanı»nda kafa-göz yarmadan ilerlemek…


© photocredit

***

Continue reading

Bye Bye «Old» Turkey…


 

Hello and Welcome to the Erdogan’s Charismatic Authority Rule!

☪ Recep Tayyip Erdogan has finally secured the “iron throne” he sought for more than a decade. However, the way he achieved his final victory, and the political environment over which he will rule as the “one man” for the foreseeable future. Turkish President’s grip on power will become increasingly shaky.

☪ Turkish politics has become somewhat of a mix between a twist-rich drama and an action-packed thriller, attracting the full attention of global audiences. With the referendum of the April 16, Turkish politics, which would make HBO’s popular series Game of Thrones look like The Smurfs or Teletubbies, now entered a new phase: Erdoganocracy, or, rule by Erdogan. The referendum effectively ended the “old” Turkey’s parliamentarian regime, instead establishing a presidential system where the president faces little, if any, checks and balances on his power.

☪ His pragmatism knows no bounds: He would make Sun Tzu smile, and fill Machiavelli with jealousy. However, the house of cards he has built is a very fragile one. Erdogan’s final victory, in this sense, may eventually defeat him. So, what happens to Turkey if that day comes? Nothing is for certain but one fact: With the referendum, Erdogan finally broke the “old” Turkey, and it is never coming back.

***

Continue reading

Trump Administration; Turkey’s friend or foe?


 

Her Yönü ile Türkiye’yi Hedef Alan bir Karar!

☛ Ankara ile Washington arasında NATO’da çok sayıda “ikili” düzenleme mevcuttur. Ayrıca; bu müttefiklik ilişkisinin yanısıra “dostluk” ve “stratejik ortaklık” bulunduğu da unutulmamalı. Bu çerçevede iki başkentin hukuksal ve siyasal sorumlulukları çok boyutlu bir ilişkiyi etkilemekte.

☛ Trump Yönetimi ile birlikte Türkiye’nin görmezden gelindiği, hedef alındığı izlenimi her geçen gün artmakta.. ABD’nin YPG/PKK ayrımı yapmasının fazla bir değeri olmadığı son karar ile görülüyor. Çünkü, ABD’nin YPG’ye vereceği ağır silahlar, eninde sonunda Türkiye’ye çevrilecek, Türkiye’yi parçalamayı amaç edinenlere güç katacak.

☛ Bunun en canlı örneği Afganistan Savaşı’nde yaşandı. Sovyetlere karşı kullanılmak üzere mücahitlere verilen Stinger Füzeleri’nin kimlerin eline geçtiği ve hangi amaçlara hizmet ettiği görüldü. ABD’nin Irak’ta bıraktığı ağır ve hafif silâhların İŞİD eline geçmesi gibi.

☛ ABD;

1) NATO Anlaşması ile BM Şartı’nın ilke ve kurallarının yanısıra, imzacı ülkelere yüklediği hukuksal ve siyasal vecibeleri görmezden geliyor;

2) Bugüne kadar verdiği güvencelerinin ve büyük olasılıkla Beyaz Saray resmî ziyareti sırasında gönül alıcı söylemler ile vereceği sözlü taahhütlerin hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayacağını açıkça göstermiş oluyor;

3) Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünün ciddi tehdit/risk altında olduğuna dair endişeleri ile uyarılarını sanki ciddiye almıyor.

☛ Bu durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington ziyaretini yeniden gözden geçirmesi ve Mayıs sonunda Brüksel’de yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nde gündeme getirip, yayımlanacak Ortak Bildiri’ye bir kınama maddesi olarak ekletme girişiminde bulunması gerekmiyor mu?

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: