Twitter Tunes – 6


***

Continue reading

Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

UN’s Global Goals, Erdogan’s Turkey and «so called» Referendum…


 

Peaceful and inclusive societies, access to justice for all, effective, accountable and inclusive institutions at all!

TARGETS:

1. Significantly reduce all forms of violence and related death rates everywhere
2. End abuse, exploitation, trafficking and all forms of violence against and torture of children
3. Promote the rule of law at the national and international levels and ensure equal access to justice for all
4. By 2030, significantly reduce illicit financial and arms flows, strengthen the recovery and return of stolen assets and combat all forms of organized crime
5. Substantially reduce corruption and bribery in all their forms
6. Develop effective, accountable and transparent institutions at all levels
7. Ensure responsive, inclusive, participatory and representative decision-making at all levels
8. Broaden and strengthen the participation of developing countries in the institutions of global governance
9. By 2030, provide legal identity for all, including birth registration
10. Ensure public access to information and protect fundamental freedoms, in accordance with national legislation and international agreements
a) Strengthen relevant national institutions, including through international cooperation, for building capacity at all levels, in particular in developing countries, to prevent violence and combat terrorism and crime
b) Promote and enforce non-discriminatory laws and policies for sustainable development

Barış, istikrar, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı etkin yönetim olmadan, sürdürülebilir kalkınma olmasını bekleyemeyiz. Gittikçe artan ölçüde bölünmüş bir dünyada yaşıyoruz. Bazı bölgelerde barış, güvenlik ve refah sürekli iken, diğer bazı bölgelerde ise bitmek bilmeyen çatışma ve şiddet sarmalı var. Ancak bu, hiçbir şekilde kaçınılmaz sonuç değildir ve mutlaka çözümlenmelidir.

Yüksek şiddette silahlı çatışma ve güvensizlik, ülkenin kalkınması üzerinde yıkıcı etkiye sahiptir; ekonomik büyümeyi etkiler ve çoğunlukla nesiller boyu sürebilen haksızlıklar yaratır. Çatışmanın olduğu veya hukukun üstünlüğünün olmadığı yerlerde cinsel şiddet, suç, istismar ve işkence de yaygındır; ve ülkeler, en çok risk altında olanları korumak için önlem almak zorundadır.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, şiddetin her biçimini önemli ölçüde azaltmayı, çatışma ve güvensizliğe kalıcı çözümler bulmak için hükümetler ve toplumlar ile birlikte çalışmayı hedefliyor. Hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, bu sürecin anahtarıdır; keza, yasadışı silah ticaretinin önlenmesi ve gelişmekte olan ülkelerin küresel yönetişim kurumlarına katılımının güçlendirilmesi de çok önemlidir.

***

Continue reading

Siz, önünüze atılan Hollanda Peyniri ile oyalanırken…


 

Türkiye, kendi felâketine yol açacak gelişmelerle karşı karşıya!

1) Referandum bahanesi ileri sürülerek Türkiye Rakka Operasyonu’ndan dışlanıyor. 2) Suriye Kürtleri’nin Özerklik ilân ettikleri Menbiç, ABD’nin üssü yapılıyor. 3) Rus askeri güçleri PYD kokartları ile dolaşıyor, ABD askerleri örneğinde gösterilen Türk tepkisinin Rus olunca esamesi okunmuyor TSK’nın ise; ABD, Rusya ve Suriye askerleri ve YPG güçleri ile karşı karşıya bulunduğundan dolayı ilerlemesi durma noktasına gelmiş bulunuyor. 4) Türkiye’nin güdümündeki muhalifler Astana Toplantısı’na katılmayı boykot ettiklerinden, Ankara oyunbozanlık etmekle suçlanıyor. 5) ABD Kuveyt dahil bir çok ülke ve bölgede asker yığınağını artırıyor. 6) Irak’ın parçalanması sürecinde Erbil merkezli Kürt Devleti’nin ilânı, Suriye’nin Federal Devlet yapısına kavuşturulması çabaları hızlanmışken, Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü derinden etkileyecek çeşitli gelişmelere Ankara suskun kalıyor. 7) Suriye Kürtleri’nin, tıpkı Irak Kürtleri gibi, federalizm üzerinden Şam’dan kademeli bir şekilde kopma sürecine girmesi ABD tarafından destekleniyor ve hedef kontrolü altında tutacağı bir bölge oluşturmak. Şam sessiz. 8) Türkiye kendi içinde federalizme sürükleniyor. 9) Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinin olumlu yönde değişmeye başlaması, Türkiye’ye olumsuz olarak yansıyabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Türkiye’nin desteklerden yoksun kalması mümkün. Sürekli ciddiyet ve güç kaybına sürüklenen Türkiye yükünü taşıyacak ülke sayısı azalıyor. 10) …Ve bütün bu gelişmeler Türkiye’yi kolayca hedef alınabilecek bir ülke konumuna sürüklüyor…

Referandum soslu Gouda peynir parçası ile oynamaya devam edin sizler…

***

Continue reading

Venice Commission Opinions on Turkey…


The E U calls on Turkey to address the concerns and recommendations of Venice Commission!

***

Continue reading

ABD – Türkiye ilişkilerinde «ayıp» artık «yorgan altında» değil…


 

Aleni ve herkes seyrediyorken, AKP’li arkadaşlar görmezden geliyorlar!

Ankara’nın, kimseye kulak asmadan, 15 yıldır tek başına borusunu öttürdüğü hükümeti, Türkiye’nin ülke bütünlüğü açısından vahimden de öteye suçlar işliyor!

Sürekli gündem değişikliğine giderek, MHP desteğiyle, hamaseti, biatı ve benzer yöntemleri kullanarak toplumun gözünü boyuyor; Almanya’yı, Hollanda’yı, AB üyesi bile olmayan İsviçre’yi kullanıyor ve ne olup bittiğinin farkında olmayı bırakın, ülkesinin nerelere sürüklendiğini bile görebilmekten aciz bir avuç çıkarcı ve biatçının yanısıra, psikolojik etkileme silâhlarının mağduru eğitimsiz AKP seçmenini gözünün içine baka baka kandırıyor. Kandırmaktan da öteye, onların gelecek kuşaklarının istikbâlini karartıyor. Tıpkı Atatürk’lü yıllarda, ABD veya İngiltere mandası isteyenler gibi tuzağa düşürüyor! Bunları söyleyenler; ne RTE veya AKP karşıtlarıdır; – zira bu iktidarın demokrasinin gereği sizlerin oylarıyla sandıktan çıkmış olduğunu kabullenmişlerdir – ne de iktidarın fırsat buldukça suçladığı vatan hainleridir! Sadece ve sadece Osmanlı’yı çöküşe sürükleyenleri anımsatıp, örnek ve kıyaslamalarla – Abdulhamid İstibdat Saltanatı gibi [Bknz.]– aklı selim sahibi, hangi siyasi eğilimden, partiden, inaçtan ve mezhepten olurlarsa olsunlar tek vatan, tek bayrak altında yaşamak isteyen, huzur ve gerçek istikrar ile barış, kardeşlik, birlik ve beraberlik, gönenç arayışında olanlarınızı uyarmaktan öteye hiçbir kazançları da yoktur!

Ne diyorlar? Kendi düşen ağlamaz! Gerisi sizlere kalmıştır. Bizlerin güçleri sizlere el uzatıp, yerlerden kaldırmaya bile yetmeyecek ölçüde zayıflamıştır! Bilesininiz ve özellikle de sağduyu sahibi gerçek dindan, mütedeyyin, vatanını ve milletini seven AKP’li arkadaş!… Sonra ‘kimse bizleri uyarmadı’ deme! –

***

Continue reading

Venedik Komisyonu’nun Mütalası Ne Anlama Geliyor?


 

Avrupa Konseyi ile Tamamı mı; Devamı mı?
Hani nerede verdiğiniz o sözler?

Türkiye, Avrupa Konseyi ilke ve kurallarında belirlenen demokrasi ve insan hakları alanlarında geriye gitme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor:

İstibdat Rejimine doğru ilerliyor;

Her türlü denetim ve dengeleri ortadan kaldıracak, Kuvvetler Ayrılığı düzenini yıkacak biçimde her türlü keyfî ve gözetimsiz uygulamalara açık bir Otoriter Başkanlık Sistemi’ne yönelik adımlar atıyor; Yeni başkanı olağanüstü yetkilerle donatıyor; Partili Başkan sıfatıyla meclis üzerinde aşırı derecede yetkili kılıyor; Hiçbir demokratik başkanlık sisteminde rastlanmayan şekilde can istediği an meclisi feshetme yetkisi veriyor;

Bugün bile doğru dürüst işlemeyen ve yetersiz kalan gözetim, denetleme, Anayasal yargı gibi frenleyici mekanizmaları zayıflatılıyor; Yine bağımsızlığını giderek kaybeden yargıyı iyice zayıflatıyor,her türlü siyasi etki ve müdahaleye açık hâle getiriyor.

Değişiklikler Referandum’da kabul edilirse, Ne olacak Türkiye’nin «Demokrasiler Kulübü» Avrupa Konseyi’ndeki hâli?

***

Continue reading

%d bloggers like this: