EU Defence: Council adopts Conclusions


 

EU remains committed to strengthen security and defence!

EU Ministers of Foreign Affairs and Defence meet in Brussels on 18 May 2017 to take stock of the implementation of the EU Global Strategy in the area of security and defence and adopt conclusions in this regard.

The Council is also discussing EU-NATO cooperation. Over lunch, defence ministers are discussing counter-terrorism together with interior ministers. The meeting is preceded by the European Defence Agency (EDA) steering board.

By responding to external conflicts and crises, building the capacities of partners and protecting the Union and its citizens – the three strategic priorities 1) responding to external conflicts and crises when they arise, 2) building the capacities of partners, 3) protecting the European Union and its citizens through external action.identified in the EU’s level of ambition as derived from the EU Global Strategy – the EU remains committed to strengthen security and defence.

the EU is enhancing its ability to act as a security provider, as well as its global strategic role and its capacity to act autonomously when and where necessary and with partners wherever possible.

the Council stresses the importance of tackling challenges and threats along the nexus between internal and external security as well as to develop an integrated approach, including to better address prevention, linking up different EU instruments in a coordinated way.

“L’UE demeure déterminée à renforcer la sécurité et la défense”, le Conseil adopte des conclusions

© photocredit

***

Continue reading

« FETÖ Savunması » gibi değişiklik önergeleri…


 

Avrupalı Parlamenterlerin «derdi» Türkiye ile ilişkilerin tamamen kopartılması (mı?!)

Avrupa Parlamentosu’nun Dışilişkiler Komisyonu’nda oylanması sırasını bekleyen Kati Piri Karar Taslağı [EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union]üzerine 397 adet değişiklik önergesi sunuldu. [Amendments 1 – 199] + [Amendments 200 – 397] Report on the 2016 Commission Report on Turkey

Ekseriyeti Türkiye aleyhtarı Kıbrıslı Rum, Yunan, aşırı sol ve aşırı sağ parlamenterler tarafından sunulan önergelerde; Fethullah Gülen’e âdeta sahip çıkılıyor ve darbenin Erdoğan tarafından düzenlendiği, AB istihbarat Servisleri’nce de teyit edildiği iddiasında bulunuluyor.

Ermeni Soykırımı Kararı dahil taslak metnine bir çok ekleme taleplerinin dışında, Türkiye’nin bugüne kadar yerine getirmediği Avrupa beklentileri de sıralanıyor.

Ardından da; Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor. Ayrıca, Parlamento’dan görüş bildirmesini bekleyen Hükümetlerin Karar Organı Bakanlar Konseyi’nden de günün koşullarına uyarlanmış yeni gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili müzakereleri başlatmaması isteniyor.

Oylamaların 29 Mayıs tarihinde yapılması bekleniyor.

***

Continue reading

Puslu «Trump Ormanı»nda kafa-göz yarmadan ilerlemek…


© photocredit

***

Continue reading

EU Defence Ministers Meeting – Brussels, 18 May 2017


***

Continue reading

Önemli Toplantılar Arifesinde Yeliz Eren Gözüyle Avrupa Savunması’nın Geleceği…


 

Sorun sadece masraf paylaşımı mı?!

⚔ AB’ye komşu coğrafyalarda yaşanan ve Avrupa topraklarına sirayet eden istikrarsızlık ve güvenlik tehditleri, Avrupa Savunma Birliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı alması, Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesiyle artan belirsizlik, savunma alanında entegrasyona hız verilmesini zorunlu
kılıyor.

⚔ Birleşik Krallık’ın NATO imkânlarını kopyalayacağı gerekçesiyle AB’nin savunma alanındaki girişimlerine yönelik muhalefeti, şimdiye dek AB savunma ve güvenlik girişimlerinde diğer alanlara kıyasla oldukça yavaş seyreden adımlarda geçerli bir mazeret olarak görülmüştü.

⚔ Şimdiye kadar Birleşik Krallık’ın itirazlarının arkasına saklanan Polonya ve Baltık ülkeleri gibi “Atlantikçi” Üye Devletler de Brexit ile birlikte savunma alanında ileri adımlara karşı seslerini yükseltmeye başlayabilir. Rusya’nın güç gösterileri karşısında kendilerini tehdit altında hisseden söz konusu ülkeler, NATO’nun güvencesini tehlikeye atacağı gerekçesiyle iddialı girişimlere karşı çıkabilir.

⚔ AB, bir dizi girişimi uygulayarak ve antlaşmalarda henüz hayata geçirilmemiş olan PESCO gibi mekanizmaları yeniden keşfederek savunma ve güvenlik alanında işbirliği potansiyelini ve etkinliğini artırmayı hedefleyecek.

⚔ Bu çabaların, ortak bir Avrupa ordusu kurulmasıyla sonuçlanmasının en azından öngörülebilir vadede olası görünmüyor. AB’nin savunma birliğine doğru evirilmesinin ileri entegrasyonu ve egemenlik devrini zorunlu kılması da zorlu bir sürece işaret ediyor. Avrupa şüpheciliğinin yükselişe geçtiği ve daha çok entegrasyon fikrinin dahi vatandaşlarda hoşnutsuzluk yarattığı bir dönemde, ulusal egemenliğin kalbinde yer alan savunma alanında entegrasyon yanlısı eğilimlerin destek toplayacağı gerçekçi görünmüyor.

⚔ Temel sorun olan siyasi irade eksikliğinin ve güvensizliğin üstesinden gelinmesine yönelik çözüm üretilemiyor. Söz konusu girişimlerin uygulanması ve güvenlik ve savunma alanında işbirliğinin ne kadar ilerletilebileceğinin temel belirleyicisi ise Almanya ve Fransa gibi «Lokomotif Ülkeler» olabilir mi?

© photocredit

***

Continue reading

Bye Bye «Old» Turkey…


 

Hello and Welcome to the Erdogan’s Charismatic Authority Rule!

☪ Recep Tayyip Erdogan has finally secured the “iron throne” he sought for more than a decade. However, the way he achieved his final victory, and the political environment over which he will rule as the “one man” for the foreseeable future. Turkish President’s grip on power will become increasingly shaky.

☪ Turkish politics has become somewhat of a mix between a twist-rich drama and an action-packed thriller, attracting the full attention of global audiences. With the referendum of the April 16, Turkish politics, which would make HBO’s popular series Game of Thrones look like The Smurfs or Teletubbies, now entered a new phase: Erdoganocracy, or, rule by Erdogan. The referendum effectively ended the “old” Turkey’s parliamentarian regime, instead establishing a presidential system where the president faces little, if any, checks and balances on his power.

☪ His pragmatism knows no bounds: He would make Sun Tzu smile, and fill Machiavelli with jealousy. However, the house of cards he has built is a very fragile one. Erdogan’s final victory, in this sense, may eventually defeat him. So, what happens to Turkey if that day comes? Nothing is for certain but one fact: With the referendum, Erdogan finally broke the “old” Turkey, and it is never coming back.

***

Continue reading

Trump Administration; Turkey’s friend or foe?


 

Her Yönü ile Türkiye’yi Hedef Alan bir Karar!

☛ Ankara ile Washington arasında NATO’da çok sayıda “ikili” düzenleme mevcuttur. Ayrıca; bu müttefiklik ilişkisinin yanısıra “dostluk” ve “stratejik ortaklık” bulunduğu da unutulmamalı. Bu çerçevede iki başkentin hukuksal ve siyasal sorumlulukları çok boyutlu bir ilişkiyi etkilemekte.

☛ Trump Yönetimi ile birlikte Türkiye’nin görmezden gelindiği, hedef alındığı izlenimi her geçen gün artmakta.. ABD’nin YPG/PKK ayrımı yapmasının fazla bir değeri olmadığı son karar ile görülüyor. Çünkü, ABD’nin YPG’ye vereceği ağır silahlar, eninde sonunda Türkiye’ye çevrilecek, Türkiye’yi parçalamayı amaç edinenlere güç katacak.

☛ Bunun en canlı örneği Afganistan Savaşı’nde yaşandı. Sovyetlere karşı kullanılmak üzere mücahitlere verilen Stinger Füzeleri’nin kimlerin eline geçtiği ve hangi amaçlara hizmet ettiği görüldü. ABD’nin Irak’ta bıraktığı ağır ve hafif silâhların İŞİD eline geçmesi gibi.

☛ ABD;

1) NATO Anlaşması ile BM Şartı’nın ilke ve kurallarının yanısıra, imzacı ülkelere yüklediği hukuksal ve siyasal vecibeleri görmezden geliyor;

2) Bugüne kadar verdiği güvencelerinin ve büyük olasılıkla Beyaz Saray resmî ziyareti sırasında gönül alıcı söylemler ile vereceği sözlü taahhütlerin hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayacağını açıkça göstermiş oluyor;

3) Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünün ciddi tehdit/risk altında olduğuna dair endişeleri ile uyarılarını sanki ciddiye almıyor.

☛ Bu durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington ziyaretini yeniden gözden geçirmesi ve Mayıs sonunda Brüksel’de yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nde gündeme getirip, yayımlanacak Ortak Bildiri’ye bir kınama maddesi olarak ekletme girişiminde bulunması gerekmiyor mu?

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: