Fate of EU – Turkey relations …


A new relationship is needed with Turkey !

© photocredit

***

Continue reading

Batı Cephesi’nde (AB-Türkiye) Yeni Bir Şey yok!


Seç Beğen Al!

***

Continue reading

CoE’s Commissioner for Human Rights Annual Activity Report


 

A critical turning point for human rights in Europe!

☠ Low point from which European countries, individually and collectively, bounced back to reaffirm their commitment to human rights, or it will mark the beginning of the end of the European human rights system and European integration.

☠ The unprecedented situation whereby three countries – Ukraine, France and now Turkey – have derogated from the European Convention on Human Rights. The attempted coup in Turkey and the ensuing deterioration of the human rights situation there. The fight against terrorism is a marathon, not a sprint.

☠ Those who want to ‘shake the system up’ should remember that the alternative to the current system may not be one more to their liking, but chaos. the European human rights system it is not ‘business as usual’, treat non-co-operation with the utmost seriousness as a fundamental threat to the system, and consider far-reaching steps to bring Europe’s human rights house in order and maintain its integrity.

***

Continue reading

YAĞMA HASANIN BÖREĞİ


 

Veya; Yağmur yağarken küpünü doldurmak!

© photocredit

“Hakkı olan veya olmayan herkesin yararlandığı kaynak” anlamına gelen deyime konu olan kişi, ünlü börekçi Yağma Hasan…

2. Dünya Savaşı yıllarında, ekmeğin karneyle satılması fırıncıları zora sokar. Bu sebeple çok sayıda fırıncı, iş bırakır. İş bırakmayan Karaköy’deki börekçi Hasan ise beğenmediği börekleri sokağa döker. Kapışılan bu börekler, börekçi Hasan’ın Yağma Hasan olarak anılmasına neden olur..

Sahipsiz bırakılan, hiç kimsenin korumadığı mal mülk kaynağı.

Hiç kimse hak etmediği bir şeye el sürmemelidir. Alın teriyle sağlanan kazanç kutsaldır. Kısa yoldan zengin olmak isteyen köşe dönücüler hak hukuk tanımazlar. Bunlar emek ve alın teri hırsızlarıdır.

Bir başka kayanağa göre de; Fatih’in Gebze’de ölümü (1481) nden sonra İstanbul’da kıyamet kopmuş, zaten fırsat bekleyen asi yeniçeriler de İstanbul’a dağılmışlar. Kimse canından ve malından emin değilmiş.

Yağmacı yeniçeriler, önce kendilerini aldatan sadrazam Karamani Mehmet Paşa’yı parçalayıp konağını yağmalamışlar. Daha sonra şehirdeki zenginlerin konaklarına hücum edip her tarafı talan etmişler. Zengin Yahudilerin oturdukları semtlere akın eden zorbalar büyük yağmalar yapmışlar.

Bu sırada Hasan adlı bir yeniçerinin işlettiği börekçi dükkânını da yağma eden yeniçeriler, işin aslını öğrenince, “Oldu bir kere, Yağma Hasan’ın böreğidir.” diye, börekleri yemeye devam etmişler.

***

Continue reading

The end of the era of Abdullah Gül to the CoE…


 

…and beginning of collapse of the President Erdogan

As far as future events are concerned, we have to say one thing very clearly. The introduction of the death penalty in Turkey would be the crossing of a red line. A country with an active death penalty cannot be part of the family in this Chamber and many people cannot imagine a country whose legislation includes an active death penalty being part of that family.

As far as future events are concerned, we have to say one thing very clearly. The introduction of the death penalty in Turkey would be the crossing of a red line. That leaves us no option but to act. Either we stand up for the values of the Assembly, or we “know our place” under the command of President Erdoğan.

The Turkish authorities are managing the post-coup period through brutal and disproportionate measures far removed from the values and norms of the Council of Europe.

Turkey is not looking after its own best interests. The new system of government in Turkey is unwise. Having a system in which the judiciary is not independent does not guarantee a good constitution. The issue of monitoring is, frankly, irrelevant.

What is important is that the Turkish State and the Turkish political classes take a clear and cool look at what sort of Turkey they want.

Eminent Turkish authorities says; the Venice Commission did not issue a legal opinion – it was a political opinion. We should reject that idea, because it was an opinion given by high constitutional jurists, and our Assembly’s task is to protect the Venice Commission. If we doubt the opinions of the Venice Commission, we might as well just quit.

***

Continue reading

Avrupa ile ilişkilerde «Yol Kazası» :Türkiye yeniden mercek altında…


 

AKPM, 13 yıllık aradan sonra Türkiye ’deki demokrasi ve özgürlüklerin denetlenmesini kararlaştırdı!

The CoE Assembly (PACE) has voted to re-open the monitoring procedure against #Turkey, closed in 2004: 113 for, 45 against, 12 abstaining.

Turkish democracy placed on damaging watchlist by EU monitors.

Turkey’s chances of joining the EU were seriously jeopardised on Tuesday as the statutory organ of the Council of Europe degraded the country’s state of democracy, placing it under observation – a major criticism of the regression seen in Turkey’s democratic practices during the last few years.

Placing Turkey under monitoring means Europe considers Turkey to be non-compliant with the Copenhagen criteria, the rules on governance, economic standards and human rights that determine if a country is eligible to join the EU.

Ankara condemned the vote as politically motivated. [Full article]

Deciding to re-open the monitoring procedure on Turkey, a staunch defender of contemporary European ideals and values and a founding member of the Council of Europe, under the guidance of malicious circles at the PACE is a disgrace to this organ, which claims to be the cradle of democracy.

Such a decision leaves no choice to Turkey but to reconsider its relations with PACE. (MFA of Turkey)

[Full PACE Debate on Turkey]

***

Continue reading

Türkiye Nereye?!


 

Quo Vadis Türkiye?!

© photocredit

☪ Atatürk devrinde tahılla beslenen; incir, üzüm satarak geçinen Türkiye, ufku ve vizyonu itibariyle bugünkünden çok daha ilerideydi.

☪ Atatürk döneminde Avrupa’da demokrasi falan yoktur.

☪ Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.

☪ Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.

☪ Toplumun geri kalmışı, insanlarını yeteneğine göre değerlendiremeyen toplum demektir.

☪ İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.

☪ Bakana hırsız diyemiyorsan demokrasi yoktur.

☪ Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur.

☪ En utanılacak yönümüz tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, tarih yazmamak konusundaki cahilce ısrarlarımız.

☪ Besleyemeyeceği nüfusu üretmek çok ağır bedeli olan toplumsal bir hatadır. Zira, eğitilemeyen ve beslenemeyen göçmen kalabalıklar eninde sonunda marjinal cemaatlere dönüşürler.

☪ Şarktaki gibi her sokağın ötesinde bir başka cemaat, her kapının arkasında başka dil, her semtte ayrı bir din gibi şeyler görünmez. Muhtelif kavimlerin birlikte yaşama meselesi Akdeniz Ortadoğu toplumlarına hastır. Hindistan alt kıtasına hastır.

☪ Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulhüsalah yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur..

☪ İslam aleminde Türkler için bir model yoktur; çünkü biz modern bir dünyada muasır bir medeniyeti hem benimsemek, hem de onunla kavga ederek tarihimizi ve kimliğimizi korumak zorunda olan bir milletiz.

İlber Ortaylı.

***

Continue reading

%d bloggers like this: