EU Leaders’ Summit – 14 – 15 December in Brussels


 

No Turkey at the Dinner’s Table

The Last Summit of the Year 2017 is reserved more internal problems and topics than International issues..

The EU engages more directly on the politically sensitive issues of EMU and migration.

Chancellor Merkel and President Macron will also report on the implementation of the Minsk Agreements, with a view to renewing economic sanctions vis-à-vis Russia. Prime Minister Michel has also asked to raise the question of the United States’ decision to move their embassy to Jerusalem.

Permanent Structured Cooperation (PESCO). This will be a historic moment, not only because we are witnessing European countries taking up long-term defence activities together. But also because of the context and how this decision came about. his example of unity in practice should be an inspiration to all of us, and hopefully a good omen for other important decisions.

Finally, the European Council will decide whether it is time to move our negotiations with the UK to the next phase. Whether we have enough guarantees that citizens’ rights, EU financial interests and the integrity of the Good Friday Agreement in Ireland will be effectively protected when the UK leaves the EU.

***

Continue reading

«Reis» diye diye…


Kafaları «afyonlaştıran» gündemler!

***

Continue reading

Evrensel Temel Gelir Tahsisi Sorunu…


Koşulsuz Sosyal Güvenlik Düzenlemesinin Neresindeyiz?

© photocredit

***

Continue reading

Avro Grubu’nda Bir Devir Sona Ererken…


© photocredit

***

Continue reading

BİRLEŞ(tiril)MİŞ DEVLETLER GÜNÜ 24 EKİM


 

Günümüzün «Millet Maskeli Beşli Çetesi!»

O günlerde – Zira asıl BM kuruluş tarihi Atatürk sonrası, 24 Ekim 1945’dir – Dünyanın en büyük uluslararası topluluğu olan Milletler Cemiyetine [The League of Nations] Türkiye’nin katılması ile ilgili olarak yapılan öneriler karşısında Gazi Mustafa Kemal şöyle demişti:

Biz başvurmayı düşünmüyoruz, fakat davet ederlerse katılmayı düşünebiliriz…

Bunun üzerine Topluluk, bu dik duruş karşısında’ Milletler Cemiyeti Katılım için Başvurma zorunluluğu’nu uygulamaktan ilk kez vazgeçmiş ve 43 üye ülkenin oybirliğiyle, yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin topluluğa davet edilmesine karar vermiştir. Bu davet üzerine Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne katılmayı kabul etmiştir. [Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve Türkiye]

Yıl 1932’dir.

 

Bu, hiç kuşkusuz ki Atatürk’ün iç siyasette olduğu kadar dış siyasette de onurlu ve dik duruşunun yansıması ve buna bağlı olarak da kendi kararlarını kendi verebilen tam bağımsız bir ülkenin ayakları yere basan siyasetinin elde ettiği ibret alınacak diplomatik bir zaferdir.

***

Continue reading

“Yeni Avrupa” İçin Gereken Dönüşümler


Ne Sağ Ne de Sol Görüş, Daha Demokratik ve Bütünleşmiş Bir Avrupa!

© photocredit

***

Continue reading

Çin «Sıcak Sular»a İnmeye Hazırlanıyor…


***

Continue reading

%d bloggers like this: