Referandum Yolu’nda…


 

Halkın ve Siyasi Partilerin Türkiye’ye Dünya’da Biçtikleri Yer!

yes_or_no

Türkiye’de Kamuoyu’na göre; her Türk’ten 29’nun tercihi Avrupa/Batı Dünyası’nda kalmak. 27’si İslâm Dünyası ve Ortadoğu adresini gösteriyor. 10’u geldikleri topraklara, Orta Asya Stepleri’ne dönelim diyor. 20’si ise, Türkiye Türkiye olarak kalmalıdır görüşünde. Bu oranlar siyasi partilere dağıtılınca çıkan sonuçlar şunlar:

AKP: İslam Dünyası 39, Avrupa 22, OAS 10, Türkiye’nin kendi modeli; 18…

CHP: Batı kampı; 51, Ortadoğu/Asya; 6 – 7, Kendi olmaya devam; 27…

MHP: Batı ve İslam; 28, Türkün çıkış noktası; 16, Kendi kimliği 19…

HDP: Avrupa; 41, Ortadoğu (Kürdistan); 26, OAS; 2, Mevcut Türkiye; 10…

Diğer partiler toplamı: Batı; 23, geriye kalan tüm seçenekler toplamı; 77…

…Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki; ‘Bana dictator mü diyorlar? Bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıp gidiyor!

Oysa Erdoğan, gücünü resmileştirmek ve pekiştirmek için referendum seçeneğini kullanıyor. İktidarı tümüyle eline geçirmesinin; bir taraftan ülkenin ekonomik sorunlarını şiddetlendirebileceği gibi, Avrupa Birliği ile ilişkilerini de gerginleştirme olasılığı mevcut!

© photocredit

***

Continue reading

«Etnisite» veya Çok Kültürlülük Üçgeni…


 

Ulusal Kültür; Etnik Kültür; Dinsel Kültür!

etnisite1

Etnisite, ilk ortaya atıldığı zamandan günümüze, anlam kaymasına uğramış bir kavram.

Başlangıçta ‘etnisite’yi anlamlandırmak için, kişiler “kan” yolu na başvurmakta idi. Ancak zamanla, saf ırkın kalmamasından dolayı, etnisite kelimesi, anlatılmak istenileni tam olarak karşılamamaya başladı.

Bilim insanları, o vakitten sonra, çeşitli kültür unsurlarını, coğrafi nitelikleri de işin içine katarak yeniden bir etnisite tanımlamasına gitmek zorunda kaldılar. Ortaya çıkan etnisite tanımlamaları da genelde ulusa, millete karşılık gelen tanımlar oldu.

Gerd Baumann, Çok Kültürlülük Bilmecesi [The Multicultural Riddle. Rethinking National, Ethnic, and Religious Identities]adlı kitabında, etnisiteyi şöyle tanımlamaya çalışır; “etnisite köklerdir; nereden geldim, beni ben yapan nedir? Veya tek bir deyişle ‘doğal kimlik’tir ya da böyle görünür.” [Kaynak.]

İyi de konumuzla ne ilgisi var diyeceksiniz yine. Buyrun okuyun!

 

***

Continue reading

Referanduma gidilmeden…


Sesini Duyur, Gücünü Göster Türkiye!

no_anayasa

***

Continue reading

Council of Europe : Urgent Debate on the functioning of democratic institutions in Turkey


Serious concerns on the current text of the new Constitution

coe_pace

***

Continue reading

AKIL HİS AÇINIZ KAÇ DERECE?


His ve akıl açıları sıfır düzeydeki, insanlık dışı bencilliğin aşağılık «yaratıklar»ı !

aci_olcer

Eğer 2002’de sıfırlanan PKK ayağa kaldırılmasaydı! Oslo ve Habur’da PKK’nın sırtı sıvazlanmasaydı! APO ile müzakere masasına oturulmasıydı! PKK ve FETÖ istiyor diye TSK’ya kahpelikler yapılmasaydı. Barzani ve Müslim ile PYD omuzlara alınmasaydı! Suriye Devleti ile Beşar Esad hasım ilan edilip ihvancılık yapılmasıydı. Dolmabahçe ne Kayseri ne de diğer katliamlar olurdu. Bir gün kindar ve dindar nesil deyip, öbür gün milli birlik için seferberlik çağrısı yaparsanız inandırıcı olamazsınız! Bir gün hepimiz Türkiyeyiz deyip, ertesi gün ülke insanının yüzde 50’sinin şiddetle reddettiği başkanlık rejimini dayatırsanız samimi bulunmazsınız! Bu ülkeyi PKK ile FETÖ değil ama başkanlık ısrarı paramparça eder. S.Ö.

***

Continue reading

EU – Turkey : Divided In Unity?


No Dramatic Gesture in 2017 !?

 

Even if the current situation in Turkey is very alarming –maybe even more than ever– no dramatic rupture is likely.brexit-grexit-eu-cartoon The EU is, in any case, moving towards a new model of differentiated integration. It is safe to claim that there will be a new offer for Turkey in this new structure in the near future. All this will be discussed right after the critical elections to be held in Europe next year.

© photocredit

***

Continue reading

«Demokrasi Yolu»ndan dönüş yok…


Söz var dağa çıkarır, söz var dağdan indirir!

 

Demek Ülkemde Demokrasi… davul_zurna Bu demektir ki; Hukuk ta var! Suç hukukuna göre; failin fiili, ceza hukukunda yapılan tarife tıpa tıp uymadıkça ceza verilemeyeceğidir ve buna “Tipiklik Unsuru” adı verilir. Ülkemiz; Demokratik… Anayasamız, Hukukun üstünlüğü konusunda amir hükme sahip iken nasıl oluyor da kişiler Ceza hukukunda tarifi olmayan Maddi, Manevi ve Hukuka aykırılık unsurları içermeyen sadece görevi ile ilgili kabul görecek bir listede adı geçtiği için, hem mesleğinden atılıyor, hem cezaevine gönderiliyor ve hem de eşi, çoluğu çocuğu aç bilaç perişan duruma düşürülüyor?!… Emsâl mi istiyorsunuz?!

***

Continue reading

%d bloggers like this: