Fethullah Gülen’e çağrı…


Gülen’e çağrı:
Cemaatin faaliyetlerini askıya al… ( * )

“İçerde İmralı canisi ile gizli pazarlıklar yürüten, dışarıda da Barzani’nin seçim desteğini alan Başbakan Erdoğan’ın, AKP’nin yalan, yağma ve yolsuzluk hanedanlığını sürdürebilmek için teröristbaşı ile Barzani’nin açık desteğine ihtiyaç duyduğu bir kere daha anlaşılmıştır.”

* * * * *

Continue reading

Turquie/Turkey : Judicial harassment – Harcèlement judiciaire…


L’acharnement sur les journalistes abordant la question kurde continue

“Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türk makamlarının “resmi inkarına” rağmen Kürt sorununun bir tabu olarak kalmaya devam ettiğini belirterek Kürt sorununda sertlik çizgisine dönüldüğünü belirtti.” ( Tamamı )

* * * * *

Continue reading

Anti-Folter/ Anti-torture/ Prévention de la torture: Report on Turkey – Rapport sur la Turquie (en – fr – tr )


Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi, Türkiye Raporunu ve Türk Hükümetinin Yanıtını yayınladı…

“AİÖK’ün bugüne kadar ülkemize gerçekleştirdiği ziyaretler sonucunda hazırladığı raporların tamamı yanıtlarımızla birlikte Hükümetimizin izniyle yayımlanmıştır. Ülkemize ilişkin sonuncu rapor, daha öncekilerle kıyaslandığında, bu alanda katedilen yolu ve gerçekleştirilen iyileştirmeleri göstermektedir. Ülkemiz Avrupa Konseyi’nin bağımsız denetim mekanizmalarına önem vermekte, taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde sözkonusu denetim mekanizmalarının tavsiyelerini yerine getirmeye çalışmaktadır.”

* * * * *

Continue reading

Başbakan Erdoğan’ın Irak Ziyareti…


“Güçlü bir Türkiye, güçlü bir Irak demektir, güçlü bir Irak da güçlü bir Türkiye demektir.

”İç huzur yoksa, güvenlik yoksa, adalet mekanizması işlemiyorsa, orada ne ekonomik, ne sosyal kalkınmadan bahsedilebilir”

* * * * *

Continue reading

İnanmak veya inanmamak…


Dünya “Lükata” Değildir…

©Münir Kebir

İnanmak veya İnanmamak…..

İkisi de, kişisel irade ve tercihle belirlenen bir yaşam modelidir. İna-nan-la inanmayanlar arasında ki fark, açıkça kendini belli eder de; iki grubun kendi içindeki farkları çoğu kez belirgin değildir.. .

İster inananlar bu yazımı okusun isterse inanmayanlar…
Hiç farketmez !

Çünki benim bu yazımdaki amacım, dini esas alıp, onu herkese kabul ettirme gayreti değildir. Şöyle az da olsa okuyanları düşündürebilmektir.

* * *

Continue reading

Amerikalı ‘Benim Dolarlarıma ne olacak ?’ telâşında…


Amerikan Ekonomisinde Kritik Bahar…

©Melek Çağlar

Gabriel Garcia Marquez, “Kırmızı Pazartesi” adlı romanında işleneceği herkesçe bilinen ama bir türlü kimsenin engel olamadığı bir cinayeti anlatır. Herkesin, nasıl olsa birisi engel olur düşüncesiyle, basiretinin bağlandığı, bu yüzden de işlenmesine engel olamadığı bir cinayetin öyküsü.

Maliye Bakanı Tim Geithner, Ocak ayında Kongre’ye bir mektup yazıp, “Borç tavanını yükseltmezseniz bunun ekonomik sonuçları tam bir felaket olur,” dediği günden bu yana Kongre harekete geçmeyince, “Ya limit yükseltilmezse, ya bunun sonu ekonomik bir Kırmızı Pazartesi olursa” diye kendi kendime kuruntu yapıyorum. Bu mektubun basında yer aldığı günlerde duydum ki piyasalar da benim gibi tedirgin olmuş.

“Borç tavanı da ne oluyormuş, yükseltilmezse kimin boynu altında kalıyormuş, benim Dolar’larıma ne olacak?” diyorsanız, yani biraz içinizi daralttımsa, açayım.

Hem konuyu, biraz ileriki paragraflarda da içinizi… (Öyle ya deprem, tsunami, nükleer reaktör krizi, derken kimin yüreği kaldırır yeni bir mali felaketi…)

Amerika, iki savaş, bir mali kriz, bir de bunların üstüne yaşça büyüklerinin sağlık sigorta masrafları eklenince kazandığı parayla geçinemez oldu. Yani iki Dolar kazandıysa, üç Dolar harcadı. Onun için de çoğumuzun yaptığı gibi açığı borçla-harçla kapatmaya çalıştı. Harcamalar arttıkça, açıklar da arttı, açıklar arttıkça alınan borçlar. Ama her yetişkin gibi Amerika’nın da bir borç limiti var.

Bu borç limiti de Kongre tarafından belirleniyor.

Belirlenen limit 14,294 trilyon Dolar.

18 Mart 2011 itibariyle kullanılan borç miktarı 14,173 trilyon – yani belirlenen limite 121 milyar Dolar kadar yakın.

Maliye Bakanı Geithner mevcut harcama hızıyla 15 Nisan ile 31 Mayıs tarihleri arasında borç limitine varılacağını söylüyor.

2 Kasım seçimleri sonrasında göreve başlayan Kongre’nin (…)


( Devamı )

Almanya, Yunanistan, Gürcistan : Yaşayan veya mezardaki Türkler yine hedefte…


”Saldırılar, Almanya’daki barış, huzur ve istikrar ortamının korunmasına azami özeni gösteren Türk toplumuna karşı büyük bir haksızlıktır…”

Son aylarda Almanya’nın birçok şehrinde Türk göçmenlere ait ev, cami ve derneklere karşı ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi saikleriyle işlenmiş olduğu izlenimi veren saldırılarda artış vuku bulmuştur. Continue reading

%d bloggers like this: