DOSTUNUN YÜZKARASI DÜŞMANININ MASKARASI: Olmak veya Olmamak; «that’s the question!»


Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak. Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak. Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak, atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak… Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

***

Continue reading

«Düşman»a Yalın Hücum Etmek!


Kişinin gönlü dipsiz deniz gibidir, bilgi onun dibinde yatan inciye benzer; Adalete dayanan Töre, gökyüzünün direğidir, eğer adalet bozulursa gökyüzü yerinde durmaz, çöker; İyi hareket edersen, kötülerin zararlarını ortadan kaldırırsın; .Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir; İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır; Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama, fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

***

Continue reading

Şimdi Vakit Özeleştiri Vakti (değil mi?)


“Bütün insanlar hata yapar, hata yapanların en hayırlısı ise hatasından dönendir.”
(İbn Mâce, “ Zühd”, 30)

Tövbe, bir öz eleştiridir. İnsan yaratılışı gereği hata yapmaya elverişli bir varlıktır. İnsan beşerdir, şaşırabilir. Asıl anlaşılmaz olan hatayı savunmak başka bir ifadeyle günahları meşrulaştırmaya çalışmaktır. İşte bu nedenle hata yapan, günah işleyen tövbe ettiğinde af edilebilir, fakat günahta ısrar eden, hatayı savunan asla…

***

Continue reading

İNANÇ VE ONANÇ : İnanmak mı, Onanmak mı?!


İnanmak; duyguda, düşüncede, davranışta özgür olmamaktır. Bir başkasının gördüğünü, işittiğini, hissettiğini, düşündüğünü; kendi gördüğü, işittiği, hissettiği, düşündüğü gibi benimseyerek kendini sıfırlamaktır. İnançlar doğru ve adil olabilir, olmayabilir. Terör ile inandırmak isteyen dini veya siyasi inançlar, doğru ve adil olmayan inançlardır.

***

Continue reading

SEVDALI DÜŞLER SENFONİSİ – II.Bölüm


henüz sabahın erken bir vakti, sen henüz uyuyorsun, gelip yanağını öpüyor, saçlarını okşuyorum, uyanıyorsun, bana bir öpücük veriyor, kahvaltını yapıyorsun, bunları her gün yeniden yapmak isterim, birlikte, asırlar boyu ve her zaman
birlikte, seni asla kaybetmek istemem, gece geç bir vakitte, bir bardak kırmızı şarap elimde, gözlerim gözlerinde, ve yine umud ederim, bu hep böyle olsun

***

Continue reading

Yakın Tarihin «Reis» Üçlüsü…


Milliyetçilik, saldırgan bir akım olarak radikal seviyelere çıktığında, Devletin varlığı, Milletin varlığının önüne geçer. Bu durumda, “Devlet’in Kutsallığı düşüncesi” ideolojik statü kazanarak, Millet; Devleti varolma sebebi sayarak, hayatını ve sahip olduğu herşeyi devlete harcamayı vatanseverlik olarak kabule zorlanır. Sonuçta; İktidarı ele geçiren Yönetimin Diktatöryal statüsü, Devlet içindir anlayışı meşruluk kazanır.

***

Continue reading

SEVDALI DÜŞLER SENFONİSİ – I.Bölüm


Yüksek duvarın bir ucuna tünemiş martı, parlayan sıcak güneşe aldırış etmeksizin, sessiz ve inanılmayacak kadar hareketsiz. Önündeki masmavi denize, üstündeki göğe inat, uzaklara, ufka başını çevirmiş. Uzun, kar beyazı boynunu öpesim geliyor çekinmesem titreşen maviden.
Martının tutsak kaldığı uzaklara bakışında, dilini anlayamadığım bir serzenişin sevda yüklü düşleri, teleklerinde özlem kokusu, kanat uçlarında yasak bir aşkın yasaklanmış şiiri var.

***

Continue reading

%d bloggers like this: