«Reis» diye diye…


Kafaları «afyonlaştıran» gündemler!

***

Continue reading

Günümüzün ‘3 Tür İnsan’ Dünyası…


 

Mümin, Kafir ve Münafıklar!

Müslümanları aldatmaya çalışırlar;

Kalplerinde hastalık vardır;

Fesatçıdırlar: Kendilerine yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman ‘biz ancak ıslah edicileriz’ derler;

Kâfirleri dost edinirler: İzzeti (güç ve şerefi) onların yanında ararlar;

Kulluk ederler: Eğer kendilerine bir hayır dokunursa pek memnun kalırlar, kopamazlar. Eğer bir musibete uğrarlarsa çehreleri değişiverir, yüzçevirirler;

Yalan yere yemin ederler; Mü’minlere kin beslerler; Mü’minlerin iyi olmalarına üzülür, başlarına bir belâ geldiğinde seviniler; Müslümanları küçümserler, yeri geldiğinde alay ederler; Korkaktırlar; Kötü propaganda yaparlar; Fırsat kollarlar, suikast düzenlerler, gizli plânlar yaparlar, iftira atarlar, kâfirler hesabına ajanlık yaparlar, dönektirler…

(Tevbe; Bakara; Münafıkın; Nisâ; Âl-i İmran; Mâide; Nur; Mücadele; Hacc gibi âyetlerden alıntıdır!)

© photocredit

***

Continue reading

SUÇU VE SUÇLUYU ALLAHA HAVALE ETMEK…


Ahmet Hakan Mantığı!

***

Continue reading

President Trump has ‘no luxury’ of despising Turkey and her capabilities!


 

Donald Trump’ın, Türkiye’nin imkân ve yeteneklerini küçümseme gibi bir “lüksü” yoktur!

BM Sistemi (BM Şartı ve BM bünyesinde alınmış kararlar), BM’ye üye ülkelerin; üye diğer ülkelerin toprak bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına saygı göstereceklerini, üye diğer ülkelerin toprak bütünlüğünü ve siyasal bağımsızlığını hedef alan girişimlerden uzak duracağını ve bu tür girişimlere destek vermeyeceğini, aksine hareketlerin o üye ülkeye yapılmış bir “saldırı” anlamına geleceğini öngörmektedir.

Türkiye, ABD’nin sadece müttefiki değildir. Aynı zamanda, özgür ve bağımsız Dünyanın üyeleri olarak, iki ülke aynı zamanda dosttur ve tarafların bu dostluktan kaynaklanan sorumlulukları da bulunmaktadır.

Donald Trump’ın Suriye’de Rakka ilinin IŞİD’dan temizlenmesi üzerine yayınladığı mesajda gösterilen başarı için Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bağlamında PKK terör örgütüne (ve PYD’ye) yollama yapması; BM Sistemine, NATO üyeliğine ve dostluğa aykırı, bunların hepsinin açık ihlali niteliğindedir.

Türkiye’yi görmezden gelenler için, “ileride” bunun bedeli ağır olabilir. Tarih, Türkiye’nin “görülmeyen ya da ihmal edilen” gerçek gücü ve geniş etki alanı, ileriye yönelik olarak Türkiye’ye çok şeyler vaat etmektedir. Bugünler geride kalacaktır. Ve Türkiye, yeniden “dostluğuna güvenilen”, “düşmanlığından çekinilen” bir ülke olacaktır.

Başkan Trump’ın en kısa zamanda ve “samimi” bir şekilde hatasını “telafi etme”si gerekmektedir!

***

Continue reading

Dinler ve İdeolojiler: Hepsi İnsan Odaklı, ama…


Peki Uygulamada Nasıl?

***

Continue reading

Reis; ‘Arakan’a askeri müdahale başlayacak !’ diyeli kaç ay oldu?


 

«Oynatma»ya kaç kaldı?!

Korku içindeyiz. Sürekli birşeylerden korkuyoruz. Yarın gözümüzü ekonomik krize açıp bir anda borçlarımızın katlanmasından… Durakta beklerken bir bombayla paramparça olmaktan… Hiç beklemediğimiz bir anda işsiz kalmaktan… Tüm yaşamımızın bir anda değişmesinden… Çocuklarımıza karanlık bir dünya bırakmaktan… Korkuyoruz! Korktukça içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz!

Türkiye’nin suyu hasta! Niye mi?

 

Bir arkadaşım anlatmıştı. Japon balığı almış. İşten sonra evine gidip balığını seyrediyormuş. Şahaneymiş seyretmesi, böyle dalga dalga gidiyormuş balık. Ama bir süre sonra balık yan yatmış, debelenmeye başlamış. Kavanoza koyup deniz biyoloğu olan bir arkadaşına götürmüş. Biyolog incelemiş, demiş ki;

– İyi haberim var, kötü haberim var, hangisinden başlayayım?

– Hangisinden istersen

– İyi haberim balık hasta değil. Kötü haberim suyun hasta.

– Su hasta olur mu ya?

– Evet olur, iyi oksijen almıyor bu su. Bundan dolayı bir bakteri girmiş. Ve bu bakteri balığın sinir sistemini böyle etkilemiş.

– Ne yapmam lazım?

– Balığın suyunu değiştireceksin, bir de pompanı değiştireceksin.
Su değişince, pompa sistemi değişince gerçekten de balık iyileşmiş bir süre sonra. Yine şahane biçimde dalga dalga gitmeye devam etmiş!

Bizim suyun hastalığı ne peki?

Korku kültürü.

 

Korku kültürü yaşamda gücü temel olarak kabul eder. Hayatta en önemli şey güçtür. Bu nedenle yaşam sürecinin kendisini sıfırlar. Mutluymuşsun, coşkuluymuşsun, zevk alıyormuşsun hiçbir önemi yok. Seni güçlü kılıyor mu kılmıyor mu ona bakacaksın. Yaşamın bir süreç olarak değeri yok, güç temel değerdir. Güçlü olan haklıdır, çünkü o güçlüdür. Güçlü olanın denetleme hakkı vardır, çünkü o güçlüdür. Yönlendirir. Böylelikle tüm ilişkiler ve yaşam onun üzerine oluşmaya başlar. O nedenle böyle bir toplumda insan insana ilişki yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Kadın erkek ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilşkisi vardır. Patron işveren ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Bir toplumda ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ diye soruluyorsa o toplumda güçlü güçsüz ilişkisi vardır!
[Alıntı – Tamamı]

***

Continue reading

Türkiye «ketenpereye» mi getiriliyor?


 

BOP eşbaşkanı siviller ve ABD madalyalı askerlerce!

İdlib; Ankara’nın “uzak görüş” noksanlığı ve Türk Dış Politikasındaki zafiyetin “küçük ya da günlük” hesaplar peşinde koşma ve dış politikada Sünni kimliği öne çıkarma alışkanlığının devam ettiği gibi bir operasyon olarak mı tarihe geçecek?

Türk ve Müslüman olan Irak Türkmenleri için askeri harekâta girişmeyen, 15 yıl içinde kayıtsız kalan Ankara’nın İdlib’teki Sünni Müslümanları korumak için askeri harekâta girişmesi yeni bir samimiyetsizlik örneği değil mi?

Türkiye’nin İdlib operasyonu için ileri sürdüğü veya açıkladığı müdahale gerekçeleri; Erbil’e göre, oldukça zayıf gözükmüyor mu. Bu, Türkiye için ayrıca risk oluşturmuyor mu?

Türkiye, İdlib üzerinden, Suriye Kürtlerini Şii milislere ve “Sünni cihatçılara” karşı koruma gibi bir işe soyunmuş olabilir mi?

Moskova, Tahran ve Şam’a güvenilebilir mi, yeni durum Esad’ı Erdoğan’dan “intikam almaya” isteklendirebilir mi?

Rusya veTürkiye’nin İsrail karşısında İran’a müzahir müzahir duruşu, ABD-İsrail ikilisini çok rahatsız ettiğinden dolayı mı, biri açık diğeri örtülü Erbil’in bağımsızlığını destekliyor?

İsrail-ABD ikilisinin hedefinde sadece İran değil, Türkiye de mi bulunuyor?

Ve daha Türkiye’nin başına beterin beteri gelebilir dedirten soru ve hususlar! Futbol ve dizilerden biraz olsun uzaklaş, oku ve üzerinde düşün ey vatandaş…

***

Continue reading

%d bloggers like this: