Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

HUTBE dediğin budur!


 

Minberler; halkın aklı, vicdanı için bir ilim, irfan ve ışık kaynağı olmalıdır!

Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduğunu düşünmek, yani konuşup tartışmak, danışmak için yapılmıştır.

Millet işlerinde her kişinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. (Çünkü) Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir.

Milletin lideri olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması zorunludur. Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her şey açık söylendiği zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir.

(Bu yüzden) Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur.

***

Continue reading

Baykal’ı «tekfir etme»ye kalk…


 

Asıl «kâfirler»e Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni teslim et!

Bir kimseyi yaptığı bir işten veya sarfettiği bir sözden dolayı kâfir sayma, onu küfre nispet etmektir!

İman ile küfrün sınırının tesbiti çok güç olduğundan, Hz.Peygamber fertleri ve kişileri değil, belirli tipleri tasvit etmek suretiyle tekfir etmiştir. Ehl-i Sünnet âlimleri bu hadisleri bile gerçek manâda tekfir için değil, işlenen günâhların büyüklüğünü göstermek amacıyla ele almışlardır.

Bir kimsenin küfrü için 99 delil bulunsa da, sadece biri de imanına delalet etse, o 99 delile değil, bir delile bakılarak imanına hükmedilir. Bu kaide; Ehl-i sünnetin, toplum huzur ve düzeni açısından konuya gösterdiği hassasiyetin delilidir!

Gelelim Deniz Baykal olayına!

AKP yöneticileri; 1) Gebze Milletvekili ne dedi? “Allah’ın bütün hususiyetleri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da toplanmıştır” Küfrün dik âlâsı! 2) Recep Tayyip Erdoğan ne dedi? “Bizim Rahmetimiz gazabımızı aşmıştır” Küfrün dik âlâsı. Sen şimdi bunları duymazdan, görmezden gel; kalk Deniz Baykal gibi çoğunu cebinden çıkaracak bir devlet ve siyaset adamını «kâfir» ilân etmeye kalk, cahil cühelâ takımını, dinden yakından uzaktan ilgisi bulunmayanları dolduruşa getir, daha da ileri gidilirse, linç teşebbüsünde bulunmaya tahrik et!

Ey millet 16 Nisan’da işte bu tıynetteki insanların toplandığı bir partinin hazırladığı Anayasa Referandumu için oy kullanacaksınız? Vicdanınız el veriyor mu? – nö.

Şimdi sözü Münir Kebir beye bırakalım… Bakalım uzmanı ne diyorlar?

© photocredit

***

Continue reading

Siz, önünüze atılan Hollanda Peyniri ile oyalanırken…


 

Türkiye, kendi felâketine yol açacak gelişmelerle karşı karşıya!

1) Referandum bahanesi ileri sürülerek Türkiye Rakka Operasyonu’ndan dışlanıyor. 2) Suriye Kürtleri’nin Özerklik ilân ettikleri Menbiç, ABD’nin üssü yapılıyor. 3) Rus askeri güçleri PYD kokartları ile dolaşıyor, ABD askerleri örneğinde gösterilen Türk tepkisinin Rus olunca esamesi okunmuyor TSK’nın ise; ABD, Rusya ve Suriye askerleri ve YPG güçleri ile karşı karşıya bulunduğundan dolayı ilerlemesi durma noktasına gelmiş bulunuyor. 4) Türkiye’nin güdümündeki muhalifler Astana Toplantısı’na katılmayı boykot ettiklerinden, Ankara oyunbozanlık etmekle suçlanıyor. 5) ABD Kuveyt dahil bir çok ülke ve bölgede asker yığınağını artırıyor. 6) Irak’ın parçalanması sürecinde Erbil merkezli Kürt Devleti’nin ilânı, Suriye’nin Federal Devlet yapısına kavuşturulması çabaları hızlanmışken, Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü derinden etkileyecek çeşitli gelişmelere Ankara suskun kalıyor. 7) Suriye Kürtleri’nin, tıpkı Irak Kürtleri gibi, federalizm üzerinden Şam’dan kademeli bir şekilde kopma sürecine girmesi ABD tarafından destekleniyor ve hedef kontrolü altında tutacağı bir bölge oluşturmak. Şam sessiz. 8) Türkiye kendi içinde federalizme sürükleniyor. 9) Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinin olumlu yönde değişmeye başlaması, Türkiye’ye olumsuz olarak yansıyabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Türkiye’nin desteklerden yoksun kalması mümkün. Sürekli ciddiyet ve güç kaybına sürüklenen Türkiye yükünü taşıyacak ülke sayısı azalıyor. 10) …Ve bütün bu gelişmeler Türkiye’yi kolayca hedef alınabilecek bir ülke konumuna sürüklüyor…

Referandum soslu Gouda peynir parçası ile oynamaya devam edin sizler…

***

Continue reading

AB ülkeleri «Nazi rejimi» nasılmış göstermeliler!


 

«Faşizan» uygulamalara imza atarak! Yetti be gari sizlerden çektiklerimiz…

Madem ki buraların yöneticileri faşist, nazi, ırkçı en masumundan yabanı ve müslüman karşıtı alın size kalıcı çözüm önerisi.

Çifte vatandaşların bulundukları ülkelerin tabiyetleri derhal iptal. Herkes kendi köyüne…

Yeni Yasa uyarınca; İsimleri belirlenen ve kendilerine iadeli taahütlü belgeyle bildirilmiş bulunan kişilerin Belçika, Almanya, Hollanda ve adı geçen ülkelerin topraklarındaki tabiyetleri iptal edilmiş ve kendilerine şu kadar süre verilmiştir. Geldikleri ülkelere, anavatanlarına bu süre zarfında dönmeyenlerin mal varlıklarına el konulacaktır.

İşsizlik ve emeklilik primleri askıya alınacak, ülkelerinin sosyal sigortalar kurumlarına aktarılacak, primlerinin bundan böyle o kurumlarca ödenmesi sağlanacaktır.

AB dışından gelen yabancıların topraklarımızda düzenlenecek ulusal ve avrupa parlamentoları seçimlerindeki seçme ve seçilme hakları iptal edilecektir. Özel izne bağlanacaktır. Adamına göre…

Diyanet, İslâm Kültür Vakfı gibi kuruluşlar kapatılacak, dinî nitelikli dernek ve tarikatlar yasaklanacaktır. Anavatanlarından gönderilmiş bulunan din hocaları, imamlar derhal geri gönderilecektir.

Yeni yaşamında ve «Yeni Ülke»nde buralardan çok daha mutlu, huzurlu, istikrarlı bir yaşam diliyoruz. Yeni başkanlık sistemin, rejim değişikliğin, muhtemel padişahlık saltanatın da hayırlara vesile olsun senin ve ailen için…

Vamos amigos…

© photocredit

***

Continue reading

Sonun Başlangıcı…


 

Referandum «Kumarı!»

Aldanıyorsun Ey Millet! Ortada «Başkanlık Modeli» diye bir şey yok!
CB, BB, AKP bir sistem modeli peşinde de değiller!
Syasal bir düzen olacaksa, evet doğru…

Çünkü bu iktidar Türkiye’yi 12 yıl FETÖ’ye, perde arkasında ise Siyonizm + Vatikan + ABD emperyalistine teslim etmedi mi? ABD’nin tahrif edilmiş bir Kur’anı (!) piyasaya sürme girişimini de ne çabuk unuttunuz!

Laikliği siyasal statüsünden saptırarak İslam karşıtı hüküm üreten bir mekanizmaya dönüştürenleri de bu arada… Hocaefendiliği islam temsilcisi yaparak Teslis-Tevhid bileşeninde Furkanlı, Hocaefendili çakma bir islamı bu ülkeye kazandırma cihetine gidenler kimlerdi, AKP öncesinde? Çünkü, koalisyonun amacı,Türk halkını hiristiyanlaştırmak değildi ki… Amentülerini/tevhid esasını tahrif etmekti! CB de kendi iradesiyle bu çemberin içine sokuluverdi.

17-25 Aralık sonrasında İslami korporatizmi tamamen bireysel amaçlı “İdeolojik İslama” dönüştürdü ve kendi yandaşlarını da elde ‘bana bişey olursa siz de gidersiniz, anca beraber kanca beraber’ korkutmacısıyla derleyip, topladı.

Peki şimdi ne mi olacak?
Roboski sonrasında yakılan ağıtların, bedduaların tecelli etme zamanı geldi de çattı!
Neydi bunlar?

“RTE öyle bir akibete düçar kala Kİ, Tavuk civciviyle, nefse kadın bebeğiyle “Vah!..böyle de bir şey olur mu” diyerek onun ve adamlarının seyr-ü temaşasına geleler.”

Şimdi artık; Alma mazlumun ahını, çıkar ahesteeee,aheste!..

Zamanıdır…

***

Continue reading

YÜKSELTEREK UZAKLAŞTIRMAK


 

Din Kimin İçin? Allah için mi; İnsan için mi!

Bütün dinler, insanlara yürüyecekleri yolu gösterdikleri iddiasındadırlar. İnsan için olan din; insan aklı, anlayışı ve kavrayışıyla çerçevelenecek, sınırlanacaktır, doğal olan budur. İslâm Peygamberi ne diyor? İnsanın dini aklıdır; aklı olmayanın dini yoktur!

Akıl körü körüne inanmayı; her olumluda olumsuzu, her olumsuzda olumluyu aramayı olmazsa olmaz sayar. Aklı olanın dininde ezbere inanmak yoktur, sorgulamak vardır.

Baş üstündekileri büyülterek, ayaklar altındakileri küçülterek kendimizden uzaklaştırırız. Dindarın dini başının üstünde kendinden uzakta; dinsizinki ayaklarının altında kendinden uzaktadır.

İnsanoğlu lokmasını dişleriyle parçalamadan, tükrüğüyle ıslatmadan sindiremez; işe yarayan kısmını özümleyemez, işe yaramayan kısmını dışarı atamaz. Bedendeki lokma ile zihindeki bilgi aynı işlemlerden geçerek özümlenir.

Bir ilâhiyatçı tersini söylüyor da…

***

Continue reading

%d bloggers like this: