İdlib’de Çıkarlar ve Taraflar


Önümüzdeki dönemde yoğun bir diplomasi seyri bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Rusya Devlet Başkanı Putin, Almanya Başbakanı Merkel ile ikili temaslarda bulunması, 25 Eylül 2018 tarihli BM Genel Kurulu’nda da konuyu en yüksek perdeden gündeme taşıması bekleniyor.

***

Continue reading

İfrat ve tefritten sakınmaya çağrı! : DİYANET GÖREVE


Ne buyuruyor islam peygamberi? “İfrattan ve tefritten sakının, itidali seçin”. Aşırılıklardan sakının, ortayolu seçin” Doğru yolu gösteren pusulanızın yönü ortayol olsun.

***

Continue reading

Ben «Tanrı» Olsaydım Ne İsterdim?


Hiçbir kurban -koyun, sığır. Boğa vb.-; “İnsanoğlu, canım sana feda olsun” tavrıyla, kasap bıçağına boynunu uzatmadığına göre, sevap bunun neresinde? Ama, İnsan insanı harplerle kitleler halinde öldürürken, hayvanın, bitkinin can güvenliğini mi düşünecek?

***

Continue reading

BM; Arakan Müslümanları: Amaç Gerçekten «İnsanlık» mı?


Myanmar, şu günlerde, Batının ağır eleştiri oklarının hedefinde… Görünürdeki gerekçe, Myanmar’da Yönetimin, Rohingya Müslümanlarına uyguladığı ve onları Myanmar’dan kaçıp Bangladeş’e sığınmaya zorlayan “soykırım fiili”. Hedefteki şahıs da Nobel Ödüllü Aung San Suu Kyi.

Photocredit ©[1] [2]

***

Continue reading

Okumayan, düşünmeyen, sorgulamayan insanları aldatma kolaylığı…


Kimi gelişmeler; ilk önce büyük bir heyecanla abartılıyor, gereğinden fazla anlamlar yükleniyor, olduğundan farklı gösteriliyor sonra da unutup gidiliyor. Çünkü; kritik meselelere yeteri kadar ilgi gösterilmiyor, tartışılmıyor, görmezden geliniyor. İnsanlar uyutulmaya devam ediliyorlar.

 

***

Continue reading

ÖNCE İNSANIZ: Ama…


“Çalmayacaksın ve sana yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi, başkalarına yapmayacaksın”. İnsanlık idealine erişilmesi için, milliyet ve din bölücülüğünün bütün milletlerce aşılması gerekir.

***

Continue reading

Dinler, İnançlar, «Kurbanlar, Kurbanlıklar!» ve İnsanlık…


 

Ben mi, evet…bir gün çıkıp gideceğim kapıları, anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin, hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde, hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece…koşulsuz, önyargısız, hesapsız…yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl.. doğan, ölen ve yaşayan şeyleri…yani dingin ve büyük olan her şeyi anlatmak…ben mi, evet çıkıp gideceğim bir gün…

Ataol Behramoğlu
(alıntı)

***

Continue reading

%d bloggers like this: