Resmi Tarihin Hainleri


 

…Ve Günümüzdekiler!

İki şey yıkar insanı;
Dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet…

Mevlana
Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
Charles Bukowski
Senin düşmanına ihanet edip, sonra sana gelen adamdan asla dost olmaz. Bugün kapına köpek olan, yarın seni de ısırıp başkasına yaltaklanır.
Elif Şafak
Hayat yolunda ilerlerken, sadece ihanet ile sadakat arasında tercih yapmak zorunda kalınsaydı işler kolaylaşırdı. Ama insan çoğunlukla iki bağdaşmaz sadakat veya iki ihanet arasında tercih yapmaya zorlanır.
Amin Maalouf
İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.
William Shakespeare

Yalnız, ihanet ile şiddet iki ucu sivri oklara benzer; kullananları düşmanlarından beter yaralarlar.
Emily Bronte
Biz tarihi, ‘geçmişte ne olduğunu merak ettiğimiz için’ değil, geçmişle yaşananların ‘ne gibi sonuçlara yol açtığını’ görmek ve anlamak için inceliyoruz. Yani asıl endişemiz, ‘dünü’ değil; ‘bugünü’ ve hatta ‘yarını’ görmek ve değerlendirmek. Ve bu konuda bize en yoğun ışık tutacak gelişmeler, hiç kuşkusuz ‘yakın tarihimizin’ gelişmeleri.
Toktamış Ateş
“…müsamaha hisleri devam ettikçe; kim vatanperver, kim bugünkü şartlar içinde münhasıran kendini düşünmüş, kim ihanet etmiş tarih bunu tespit edemeyecek…”
İstiklal Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Bey
Vatana ihanetin nedeni olmaz.Er ya da geç bedeli olur.
Atatürk

***

Continue reading

ABD ve Ermeni «Soykırımı…»


© photocredit

ASILSIZ ERMENİ İDDİALARINA DAİR YAZIYA CEVABIMDIR!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Stella Morabito’nun, the federalist.com’da yayınlanan “Why President Trump Should Recognize The Armenian Genocide” başlıklı yazısına verdiğim cevabı aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

***

Continue reading

“TÜM SOYKIRIMLARI ARAŞTIRMA VE YENİLERİNİ ÖNLEME VAKFI” ÖNERİSİ


 

Tarih Katliam Kulesi Gibidir!
Hegel

Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımını unutmayın. Çünkü unutulan ve unutturulan soykırımı tekrarlanır.

Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Biz de zalimlerden olursak zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Nefrete nefretle cevap vermeyin. Nefret çıkmaz sokaktır. Nefret sadece bizim ruhlarımızı zedelemiyor, İnsanlığın özünü de zedeliyor. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın.

İktidara gelirseniz, hal ve hareketlerinize dikkat edin. Kibirli olmayın, kendini beğenmişlik etmeyin. Size ait olmayan şeyleri almayın, güçsüzlere yardım edin ve ahlak kurallarına uyun. Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Her iktidar geçicidir ve herkes, er veya geç, önce milletin ve nihayet Allah’ın önünde hesap verecektir. İnsan şahsiyetini alçaltan, onu eşyayla bir tutan her şey gayri insanidir.

Aliya İzzetbegoviç

***

Continue reading

Kandırdın Yine Beni Zalim…


 

Aldatanlar, Aldananlar, Faturayı Ödeyenler Ortaklığı!

Farkına varmadan başkalarını aldatmak ne kadar güçse, farkına varmadan kendini aldatmak o kadar kolaydır. Oysa, Kurnazlıkların en incesi, bize kurulan tuzaklara düşer gibi görünmeyi iyi bilmektir. Bilinmeli ki; İnsanlar birbirlerini aldatmasalar, uzun zaman bir arada yaşayamazlar.
François de La Rochefoucauld

Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.
Abraham Lincoln

Bilginlerin aydınlatamadığı toplumları, şarlatanlar aldatır.
Marquis de Condorcet

Biri sizi bir defa aldatırsa suç onundur. İkinci defa aldanırsanız bilin ki suç sizindir.
Sarah Bernhardt

Aldatmaya ve aldanmaya en elverişli şeyler, bilmediğimiz şeylerdir. İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır.
Michel de Montaigne

Yetkili kimse, gerektiği şekilde aldanan adamdır.
Paul Valery

 

Aldatanlar, aldananların açık bıraktıkları kapılardan girerler.
Akif Cemil

Aldatan, bizden değildir.
Hz.Muhammed

***

Continue reading

«Enayiler» Reis Sever…


 

Dün ve Bugün, Değişen Ne?!

Türkler, dünyanın her yerinde hatta Türkiye’de bile hep husumete maruz kalmış ve kalmaya da devam ediyor. Fakat yaşam da, sanki bunlar ile hiç ilgili değilmiş gibi sürüyor.

«Dış Türkler»in Avrupa Birliği ülkelerinde ibadet yerleri saldırılara uğrar, Lozan, Yunanistan’da; Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler, Dönem Başkanlığı’nı üstlendiği AB yasa, sözleşme ve anlaşmaları Bulgaristan’da Türkler sözkonusu olunca çiğnenir, gözler önünde ihlâl edilir, Batı görmezden gelir ama… Hedef Türk ise, iktidar suskundur. Hedef İslâm ve Müslüman ise «İslamofobi» yaygarası koparılır.

Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır baskı altında. Dış müdahaleler açık veya örtülü biçimde yaygın. Yabancı varlığı Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi yoğun bir şekilde yeni işbirlikçileri sayesinde hissettiriyor. Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır bunalımlar yaşıyor ve ülkemizde yabancı varlığı kendisini Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi kesif bir şekilde yeni işbirlikçilerle hissettiriyor. Değişen sadece «taşeronları!» Ya «etnik özürlü»dürler, ya da sözkonusu diğer dinler ise, saygıda «kusur» işlememeye azami itina gösterirler.

Ticarette, ekonomide başkalarını zenginleştir hükümet; fındık üreticisine ürününe âdeta «ambargo» uygulayanlar karşısında acizdir. Tıpkı Gümrük Birliği öncesinde fındık, tekstil gibi ürünlerde kota müzakerelerinde olduğu gibi.

Peki kim bu günümüzün «enayiler»i?! (nö)

***

Continue reading

Almanya Seçimlerine Çeyrek Kala…


 

Türkiye – AB ilişkileri!

24 Eylül 2017 tarihinde Almanya’da gerçekleştirilecek federal seçimler yaklaşırken Türkiye ile Almanya arasındaki gerginliğin tırmandığı, bunun sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmayarak Almanya tarafından Türkiye-AB ilişkilerine taşınmaya çalışıldığı görülüyor.

Türkiye ve Almanya’yı ekonomik, ticari, kültürel, sosyal, tarihsel pek çok bağ birbirine yakın olmaya iterken giderek artan bu gerginliğin sebeplerini sadece müzakereleri durdurma söylemlerine indirgemek mümkün değil.

Türkiye-Almanya ilişkilerinde yaşanan gerginlikte gelinen noktada, Almanya tarafından Türkiye’ye yönelik izlenen politikanın değiştirilip, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerinin başlamasının engellenmesi ve Türkiye ile katılım müzakereleri sürecinin askıya alınması mümkün mü?

Türkiye-Almanya ilişkilerindeki yüksek gerilim hattında her iki tarafın da daha soğukkanlı hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde çıkacak yangın, telafisi uzun sürecek hasarlara yol açağına kuşku yok.

Peki, gerginliklerin başlangıç noktası ve ilerleyen süreçteki gerilimi artıran olaylar nedir?

© photocredit

***

Continue reading

AP Kararı’na Türkiye’den Tepkiler…


 

Reactions to the EP Resolution from the Turkish Side!

☪ AB’nin herhangi bir kurumu tarafından yayımlanan bir raporun güvenilir olması, içinde bizim faydalanabileceğimiz unsurlar olması gerekir. Eleştiriden çekinmeyiz. Hatta bu eleştiriden nasıl faydalanırız diye bakarız. Fakat maalesef bu karar böyle bir içerikten tamamen uzak.

☪ Bir iş birliği raporu değil. Eleştiri hayatın icabıdır. Raporun eleştirilerle birlikte ilerlemeye, beraberce iş yapmaya olanak sağlayan birtakım hükümler içermesi, birtakım imkanlar yaratmasını beklerdik. Bu bir sabotaj raporu, ilişkileri sabote etmeye dönük bir rapordur.

☪ Kararın, AB Komiseri’nin ülkemizi ziyaret ettiği ve her iki tarafın da ilişkileri geliştirmek için çaba sarfettiği bir döneme denk gelmesi ayrıca talihsizdir.

☪ Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bir karar söz konusu. Bu karar tarafımızdan yok hükmünde sayılmaktadır.

☪ AP’nin de eleştirdiği, yani demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında Türkiye’nin ilerlemesini sağlamak, Avrupa değerlerine bağlı kalmasını temin etmek için en etkili araç ve yöntem üyelik süreci ve müzakerelerdir. Yeni fasılların açılmasıdır. Etkin ve inandırıcı bir müzakere süreci Türkiye’nin AB’ye her alanda yakınlaşmasını sağlamanın en etkili yoludur.

☪ It did not represent a binding decision and further highlighted that suspending negotiations would result in tremendous damage to Turkey-EU relations.

☪ In order to full advance in issues criticised by the EP such as democracy, human rights, fundamental freedoms and rule of law and for Turkey to progress and to be fully in line with European values, the most effective method would be to open new Chapters within the framework of the accession negotiations. An effective and credible negotiation process is the most efficient way in enabling the necessary rapprochement between Turkey and the EU.

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: