Almanya Seçimlerine Çeyrek Kala…


 

Türkiye – AB ilişkileri!

24 Eylül 2017 tarihinde Almanya’da gerçekleştirilecek federal seçimler yaklaşırken Türkiye ile Almanya arasındaki gerginliğin tırmandığı, bunun sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmayarak Almanya tarafından Türkiye-AB ilişkilerine taşınmaya çalışıldığı görülüyor.

Türkiye ve Almanya’yı ekonomik, ticari, kültürel, sosyal, tarihsel pek çok bağ birbirine yakın olmaya iterken giderek artan bu gerginliğin sebeplerini sadece müzakereleri durdurma söylemlerine indirgemek mümkün değil.

Türkiye-Almanya ilişkilerinde yaşanan gerginlikte gelinen noktada, Almanya tarafından Türkiye’ye yönelik izlenen politikanın değiştirilip, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerinin başlamasının engellenmesi ve Türkiye ile katılım müzakereleri sürecinin askıya alınması mümkün mü?

Türkiye-Almanya ilişkilerindeki yüksek gerilim hattında her iki tarafın da daha soğukkanlı hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde çıkacak yangın, telafisi uzun sürecek hasarlara yol açağına kuşku yok.

Peki, gerginliklerin başlangıç noktası ve ilerleyen süreçteki gerilimi artıran olaylar nedir?

© photocredit

***

Continue reading

AP Kararı’na Türkiye’den Tepkiler…


 

Reactions to the EP Resolution from the Turkish Side!

☪ AB’nin herhangi bir kurumu tarafından yayımlanan bir raporun güvenilir olması, içinde bizim faydalanabileceğimiz unsurlar olması gerekir. Eleştiriden çekinmeyiz. Hatta bu eleştiriden nasıl faydalanırız diye bakarız. Fakat maalesef bu karar böyle bir içerikten tamamen uzak.

☪ Bir iş birliği raporu değil. Eleştiri hayatın icabıdır. Raporun eleştirilerle birlikte ilerlemeye, beraberce iş yapmaya olanak sağlayan birtakım hükümler içermesi, birtakım imkanlar yaratmasını beklerdik. Bu bir sabotaj raporu, ilişkileri sabote etmeye dönük bir rapordur.

☪ Kararın, AB Komiseri’nin ülkemizi ziyaret ettiği ve her iki tarafın da ilişkileri geliştirmek için çaba sarfettiği bir döneme denk gelmesi ayrıca talihsizdir.

☪ Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bir karar söz konusu. Bu karar tarafımızdan yok hükmünde sayılmaktadır.

☪ AP’nin de eleştirdiği, yani demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında Türkiye’nin ilerlemesini sağlamak, Avrupa değerlerine bağlı kalmasını temin etmek için en etkili araç ve yöntem üyelik süreci ve müzakerelerdir. Yeni fasılların açılmasıdır. Etkin ve inandırıcı bir müzakere süreci Türkiye’nin AB’ye her alanda yakınlaşmasını sağlamanın en etkili yoludur.

☪ It did not represent a binding decision and further highlighted that suspending negotiations would result in tremendous damage to Turkey-EU relations.

☪ In order to full advance in issues criticised by the EP such as democracy, human rights, fundamental freedoms and rule of law and for Turkey to progress and to be fully in line with European values, the most effective method would be to open new Chapters within the framework of the accession negotiations. An effective and credible negotiation process is the most efficient way in enabling the necessary rapprochement between Turkey and the EU.

© photocredit

***

Continue reading

« FETÖ Savunması » gibi değişiklik önergeleri…


 

Avrupalı Parlamenterlerin «derdi» Türkiye ile ilişkilerin tamamen kopartılması (mı?!)

Avrupa Parlamentosu’nun Dışilişkiler Komisyonu’nda oylanması sırasını bekleyen Kati Piri Karar Taslağı [EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union]üzerine 397 adet değişiklik önergesi sunuldu. [Amendments 1 – 199] + [Amendments 200 – 397] Report on the 2016 Commission Report on Turkey

Ekseriyeti Türkiye aleyhtarı Kıbrıslı Rum, Yunan, aşırı sol ve aşırı sağ parlamenterler tarafından sunulan önergelerde; Fethullah Gülen’e âdeta sahip çıkılıyor ve darbenin Erdoğan tarafından düzenlendiği, AB istihbarat Servisleri’nce de teyit edildiği iddiasında bulunuluyor.

Ermeni Soykırımı Kararı dahil taslak metnine bir çok ekleme taleplerinin dışında, Türkiye’nin bugüne kadar yerine getirmediği Avrupa beklentileri de sıralanıyor.

Ardından da; Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor. Ayrıca, Parlamento’dan görüş bildirmesini bekleyen Hükümetlerin Karar Organı Bakanlar Konseyi’nden de günün koşullarına uyarlanmış yeni gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili müzakereleri başlatmaması isteniyor.

Oylamaların 29 Mayıs tarihinde yapılması bekleniyor.

***

Continue reading

Zamanın durduğu yer…


 

Bir Zamanlar Bizler de Çocuktuk!

© Kayseri Resimleri

Niçin beni böyle yollarda bıraktı zaman?
Feryadımı duymadı sağır gibi,
Kalbi ne kadar sertti
Tunç gibi, bakır gibi
En güzel günlerimi koparıp göğsüne taktım
Vazgeçtim hayatın baharından yazından
Dur dedim anlamadı bir kalbin biyazından
Karanlık bir gecede bir çeşmenin ağzından
Akan damlalar gibi aktı.
Durmadı zaman

***

Continue reading

Hayır Oyu’nun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?


 

DIVIDE & RULE!

Türkiye’nin üniter yapısını ayakta tutmak için HAYIR…

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tamamını Kürdistan Özerk Bölgesi ilan etmeye HAYIR…

Kerkük’ü Kürt eyaleti yapmaya HAYIR…

İsrail, ABD ve AB güdümünde bir Kürt Piyon Devleti kurma plânına HAYIR…

Siyonizmin “ARZ-I MEV’UD” Plânına HAYIR…

Yunanistan’ın ve Kıbrıslı Rumların Μεγάλη Ιδέα – Megalo idea’sına HAYIR…

Ermeni Soykırımı ve daha bir çok konuda, sorunda AKP hükümetinin çaresizliğini, Kasımpaşa kabadayılığıyla, marifete dönüştürmesine HAYIR…

Zira, Evet’le ortaya çıkacak pişmanlık, sıradan pişmanlık değil, geriye dönmeyi imkansız hale getiren hüsrandır…

***

Continue reading

Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

Dikensiz Gül Bahçesi Vadedenler Türkiye’si…


 

…ve Soyu Sopu Belirsiz İslamcı Kimlikli Ucubeler!

rte_beko

‘Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, adlı eserinde Joanne Greenberg, deliliği, tıbbî tanımıyla akıl hastalığını işler. İnsanın, neredeyse toplum düzenine geçtiği ilk günden başlayarak, kitlesel uzlaşımlara, kabullenilmiş değer yargıları ve davranış biçimlerine aykırı düşen bireylere yakıştırdığı konumun öyküsüdür bu… Makro boyuttaki bir insanlık durumunun mikro boyuta indirgenmiş bir örneğini serer gözler önüne… Ben’in parçalanmasına giden bir yabancılaşma, gerçeklerden kopma süreci, olmayan veya zamanla erozyona uğrayan kimlik kavramı, eski bohçaları karıştırıp, sürekli “bir yere ait olma” dürtüsü ile başka bir düzen kurma hâyâlleri, konunun kahramanını düşsel bir dünya oluşturmaya sevkeder. Oysa gerçek dünyanın koşulları çok farklıdır. Düşlediği dünya ile çatışma başlar. Ve tragedyaya dönüşme sürecine girer… Eser; «uyumlular» ile «uyumsuzlar»ın orantısız bir güç kapışmasıdır aynı zamanda… Peki Türkiye ile ne ilgisi var ki?!

 

***

Continue reading

%d bloggers like this: