The Rome Declaration: A compromise to save unity ?!


 

Déclaration de Rome : Un compromis pour sauver l’unité?!

Dans une déclaration solennelle aujourd’hui à Rome, pour le 60e anniversaire du traité fondateur de l’UE, les 27 vont proclamer leur unité et « avenir commun » face au Brexit.

The leaders of the 27 states that will make up the European Union after Britain’s departure have gathered in Rome to reaffirm their support for the bloc.

EU national leaders and the leaders of the EU Institutions today adopted a declaration with a bold vision for the future of the Union, at their Summit in Rome to celebrate 60 years since the signature of the original Rome Treaties.

The Declaration underlined four major priority areas for future EU development:
a safe and secure Europe; a prosperous and sustainable Europe; a social Europe; and a stronger Europe on the global scene.

On this, the Declaration calls for: a Union further developing existing partnerships, building new ones and promoting stability and prosperity in its immediate neighbourhood to the east and south, but also in the Middle East and across Africa and globally; a Union ready to take more responsibilities and to assist in creating a more competitive and integrated defence industry; a Union committed to strengthening its common security and defence, also in cooperation and complementarity with the North Atlantic Treaty Organisation, taking into account national circumstances and legal commitments; a Union engaged in the United Nations and standing for a rules-based multilateral system, proud of its values and protective of its people, promoting free and fair trade and a positive global climate policy.

© photocredit

Déclaration des dirigeants de 27 États membres ainsi que du Conseil européen, du Parlement européen et de la Commission européenne
[Version française]

***

Continue reading

60 Candles for Europe…


 

…and then?!

On 25 March EU will celebrate the 60th anniversary of the signing of the Treaties of Rome. On that day, to celebrate together the beginning of a long journey at the Orazi and Curiazi Hall of the Capitol, the very place where the Treaties were signed in 1957. This will be an opportunity to reflect on the state of the European Union and the future of the integration process.

First, this will be an opportunity to celebrate European history together and take stock of sixty years of integration. It is no secret that the historical moment we are facing requires deeper and more solid reflection on the challenges for the Union in the short and medium term: we refer to internal and external security (with particular reference to migration), to growth and employment and to social development. After the celebratory session, we intend to adopt a political declaration reaffirming the validity of the European integration project, and setting out a joint vision for the years to come.

The leaders of 27 member states and of EU institutions will adopt a political declaration in Rome, reaffirming their commitment to continue to work together within the European Union. The declaration will look back at achievements over the last 60 years, set out a number challenges and offer a joint vision for the years to come. Leaders are expected to commit themselves to a ‘Rome Agenda’ pledging to work for
1) a safe and secure Europe,
2) a prosperous and sustainable Europe,
3) a social Europe,
4) a stronger Europe on the global scene.

***

Continue reading

EU Foreign and General Affairs Councils’ Meeting – Brussels


 

Western Balkans, Democratic Republic of the Congo, Egypt, Migration, Middle East peace process, Security and Defence…

brussels

Defence: to review progress on: operational planning and conduct capability, permanent structured cooperation, coordinated annual review on defence, EU’s rapid response toolbox, including the EU battlegroups and civilian capabilities, capacity building in support of security and development, situational awareness and defence capability development. Responding to external conflicts and crises, building the capacities of partners, and protecting the European Union and its citizens.

Western Balkans: The High Representative Mogherini will brief on her visit to Albania, Bosnia and Herzegovina, Kosovo, Montenegro, Serbia, and the former Yugoslav Republic of Macedonia. Council expected to reconfirm the EU engagement and focus on the region, including through political and economic ties. Also stress the need to deliver on reforms, to ensure that the partners progress steadily on the European path. regional cooperation.

Middle East Peace Process: EU’s strong commitment to long-standing consolidated positions; not least on the two-state solution, on settlements and on Jerusalem and to continue working to achieve a comprehensive peace deal, preserve the viability of the two-state solution and reverse ongoing negative trends on the ground.

Sameh Hassan Shoukry: political developments, economic reforms, cooperation in various sectors, including counter-terrorism and migration, as well as Egypt’s role in the region, in particular in regards to Libya, Syria and the Middle East peace process.

Migration: key element of a sustainable migration policy is to ensure effective control of our external border and stem illegal flows into the EU. EU leaders stressed the importance of stabilising Libya and expressed willingness to step up their work with Libya as the main country of departure for crossings of the Mediterranean sea, as well as with its North African and sub-Saharan neighbours.

Children’s rights: EU Guidelines for the promotion and protection of the rights of the child (2017) – “Leave No Child Behind”. With these guidelines, the EU reaffirms its commitment to comprehensively protect and promote the rights of the child in its external human rights policy.

© photocredit

***

Continue reading

«Yandaşlık Fonu»ndan «Varlık Fonu»na


 

Bugünlere nasıl geldik; neredeyiz ve nereye doğru ilerliyoruz ?!

tepe

Bugün geldiğimiz nokta, sonuç safhasına ramak kalmış bir durumdur. 1 – 0 önde götüren Güçlüler, tek adam monarşi referandum tekniğiyle kabul ettirmenin hesabıyla yanıp tutuşmakta. Bir tarafta; mutfak enflasyonu karşısında içine düştüğü şaşkınlıklarını, yandaşlık psikolojisiyle giderebileceklerine inandırılmış «güçsüzler»; tepede ise, «Varlık Fonu» adı altında yandaş olsun olmasın, referandum için “EVET” fonu oluşturan «güçlüler» oturuyor… Türkiye «kayıt dışı ekonomi»yle yönetilen bir ülkedir. Türkiye’de kamu gelir ve giderlerinin ana kaynağı vergilerdir. Bu vergilerle elde edilen gelir ve kamu harcamaları «devlet sırrı»dır. Çünkü «gerçek kazanç kayıt dışı»dır. Ülke bir önceki yıla göre katma değer / üretim artışı sağlamamış ama oldukça yüksek bütçe açıklarının yanında, Babaanne ve / veya anne annelere maaş, Yanında yaşlı anne baba veya engelli çocuğu olanların her birine maaş, İşkur vasıtasıyla küçük-orta ve büyük boy işletmelere maaşı devletten işçi istihdam edilmesi, odun, kömür hatta buzdolabı elektriksiz köylüye çamaşır makinası, havada uçuşarak dağıtılan ulufeler, katma değere denk gelmeyen paralara kaynak yaratma girişiminin adıdır, «Varlık fonu…» Bütün bu «maddiyat yoluyla oy satınalma»ya bir de dini değerleri, din dışı hükümlerle «korkutma yöntemi»ni de ekleyip, karlı ortamda Tropikal Meyvelerle donatılmış ağızlarınızı sulandıran «Referandum Sepeti»yle karşınıza dikildiklerinde direnç mi göstereceksiniz? Sonrası mı?

 

***

Continue reading

EU Leaders’ Summit: Malta Declaration


 

The external aspects of migration

malta_summit

© photocredit: European Union – No Commercial Use

A key element of a sustainable migration policy is to ensure effective control of our external border and stem illegal flows into the EU. In 2016, arrivals decreased to one-third of the levels in 2015. On the Eastern Mediterranean route, while pressures remain, arrivals in the last four months of 2016 were down 98% year-on-year. We remain committed to the EU-Turkey Statement and the full and non-discriminatory implementation of all its aspects, as well as to continued support for the countries along the Western Balkans route.

 

***

Continue reading

Astana ve Türkiye: Men dakka dukka…


Erdoğan’ın «İP»i bu kez Esad’ın elinde! …

23 Ocak 2017 tarihinde gerçekleşeceği ifade edilen Suriye krizi ile ilgili toplantı, hâlihazırda, toplantının yapılıp yapılmayacağı da dâhil, ipbazı belirsizlikleri içermekte olsa da, Astana toplantısı, Suriye politikasındaki değişimin çok somut bir işareti niteliğinde… Batının yalnız bırakması sonucu Rusya’ya yanaşan Türkiye, bugün kendisini çok boyutlu «endişeler»le dolu ortamdan kurtarma çabası veriyor. Dün dündür, bugün bugün kaidesi ise devreye girmiyor! Numan Kurtulmuş’tan gelen “tek başına gücümüz yetmedi” açıklaması da, bir itiraf ve teyit niteliğinde… Gelinen noktada sorular: Suriye krizine ilişkin bazı gerçeklerin daha net olarak görülmesine Ankara açısından hizmet ediyor mu? Suriye konusunda yapılan onca hatadan sonra, yoğurdu üfleyerek yiyecek, günü yaşamak yerine görünür geleceği dikkate alan bir yaklaşım sergileyebilecek mi? Şu an için bir tahinde bulunmak son derece güç!

© photocredit

***

Continue reading

Cenevre Süreci : Dönüşümlü Başkanlık ve Türkiye’nin Garantörlüğü…


Kıbrıs Türklerinin siyasal eşitlik anlamında olmazsa olmazıdır!

Güvenlik ve garantiler konusu bu konferansın ana temasıdır. 2014 Metninin 2. Maddesidir. Yeni icat edilmiş birşey değildir. Eğer anlaşma metninde yoksa, bunu Kıbrıs Türk halkının onayına sunulacak metin olarak göremem ve böyle bir metnin altına da imza atmam. Bu çok net ve açıktır. Kararlara etkin katılım olgusu yanında, nihaî çözüm metninde mutlaka bulunması zorunludur . Anlaşma metninde yoksa, Kıbrıs Türk halkının onayına sunulacak metin olmaz. Garantilerin devamı herkesin bildiği gerçekliktir. Önemli olan konu bir tarafın güvenliğinin, diğer tarafça tehditmiş gibi algılanmayacağı noktayı bulabilmektir.

***

Continue reading

%d bloggers like this: