Hayvanları Dövüştürmekten «Şereflenmek…»


 

…Ve Elbette Cepleri Doldurmak!

İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.
Aziz Nesin

 

Köpekler centilmedir. Umarım onların cennetine giderim, insanlarınkine değil.
Mark Twain

İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Anatole France

Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.
Charlie Chaplin

Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
Lev Tolstoy

Kuş, insafsız eIIerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar.
Kalman Mikszath

Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz.
H. Veldet Velidedeoğlu

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi

Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum? Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.
Hz. Muhammed

***

Continue reading

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir…


 

Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!
Ziya Paşa


Geçmişten adam hisse kaparmış…
Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
‘Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.

Mehmet Akif Ersoy

***

Continue reading

Yaşlanan Avrupa’da Sosyal Yaşamın Geleceği…


 

Türkiye’deki Durum Ne?

2050 yılına kadar Avrupalıların karşı karşıya kalacağı çeşitli zorluklar var. Ortalama yaş 45 olan Avrupa, 2030 yılına kadar dünyanın en “yaşlı” bölgesi olacak. Uzayan ömür, sağlık sistemi ve bakım sektörünün ötesinde, eğitim sisteminden yaşlı dostu konut ve hareketliliğe olan ihtiyaca kadar kamu politikaları ve sosyal hizmetleri üzerinde derin bir etki yaratacak.

Yaşam tarzında değişiklikler de bekleniyor. Bireysel değerler, özgürlüğe ve bağımsız yaşam tarzına yönelik bir beklentiler öne çıkacak. Sosyal izolasyon artacak.

Dijitalleşme, yeni teknolojiler ve ortaya çıkan işgücü gereksinimleri eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılacak.

Türkiye, 1999 yılında AB’ye aday ülke statüsü kazanmasından ve sonrasında müzakere sürecine girmesinden bu yana, her alanda olduğu gibi sosyal politika alanında da uyum politikalarını devreye sokmuş ve AB’yle ilişkileri sosyal politika alanında ciddi bir zihniyet değişikliğini de gündeme getirmiş durumda.

Peki Avrupa’ya koşutsal ilerlemeler mevcut mu? Varsa eksiklikler hangileri? İvedi olanlar neler

***

Continue reading

İYİ HAL İNDİRİMİ ADALETSİZLİĞİ


 

SENİN BİLDİĞİN KANTAR BURSA’DA KESTANE TARTAR!

Bu iş senin bildiğin gibi değil anlamında bir deyimimimizdir, Türkçemizde. Deyimin oluştuğu devirde, Bursa denince akla kestane; kestane denince Bursa geliyor olmalı ki, daha önemli nesnelerin tartıları gözardı edilerek, gündem Bursaya ve kestaneye indirgenip tartan kişi küçümseniyor olmalıydı.

İyi de konumuzla ilgisi ne ki kantarın, Bursa’nın ve kestanenin?!

İyi hal indirimini kabul eden kanun koyucunun kantarı, Bursada kestane tartıyormuş meğer. Mağdurun ahı vahı yeri göğü inletirken, yargıcın “Sanık düzgün kıyafet ve munis çehreyle mahkeme salonuna gelerek iyi hal indirimini hak etti” kararını vermesinin yolunun açılması bunun kanıtıdır ey kanun koyucu!.

***

Continue reading

Kandırdın Yine Beni Zalim…


 

Aldatanlar, Aldananlar, Faturayı Ödeyenler Ortaklığı!

Farkına varmadan başkalarını aldatmak ne kadar güçse, farkına varmadan kendini aldatmak o kadar kolaydır. Oysa, Kurnazlıkların en incesi, bize kurulan tuzaklara düşer gibi görünmeyi iyi bilmektir. Bilinmeli ki; İnsanlar birbirlerini aldatmasalar, uzun zaman bir arada yaşayamazlar.
François de La Rochefoucauld

Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.
Abraham Lincoln

Bilginlerin aydınlatamadığı toplumları, şarlatanlar aldatır.
Marquis de Condorcet

Biri sizi bir defa aldatırsa suç onundur. İkinci defa aldanırsanız bilin ki suç sizindir.
Sarah Bernhardt

Aldatmaya ve aldanmaya en elverişli şeyler, bilmediğimiz şeylerdir. İnsan, en az bildiği şeye en çok inanır.
Michel de Montaigne

Yetkili kimse, gerektiği şekilde aldanan adamdır.
Paul Valery

 

Aldatanlar, aldananların açık bıraktıkları kapılardan girerler.
Akif Cemil

Aldatan, bizden değildir.
Hz.Muhammed

***

Continue reading

Irak olmadı, Suriye deneyelim (mi!)…


 

ABD Ordusuyla çarpışabiliriz!

ABD askeri var Kuzey Irak’ta. ABD karşı koymaz mı?
Koysun.
Türk askeri ile ABD askerinin çatışması risk doğurmaz mı?
Doğabilir. Çarpışabiliriz o zaman.
ABD’yle?
Evet. ABD’yle. Bizim Silahlı Kuvvetlerimiz niye öyle ABD silahlı kuvvetlerinden aşağı görülüyor ki!?..
ABD dünyanın tek süper gücü, askeri olarak ta öyle değil mi?
O imaj var.. O kadar! Başka bir şey yok, imaj..

Savaş, Barış için yapılır. Barış ise amaç yönünden Ülkemizin bekâsı ile eşanlamlıdır. Bu yüzden de hiçbir partinin malzemesi YAPILAMAZ…

AKP ile bugün ittifak ettiğini açıklayan Devlet Bahçeli,Türk ulusunun bekâsını, “Efsane Bozkurtlar” ı, tarihi şan ve şerefle dolu olan bu ordumuzun tamamlayıcı unsuru olarak kullanmasın. Milli şuurumuza fitne sokmaktan uzak dursun. Ülkemizin bekası, bu ülkeyi, biri bozkurt, diğeri yandaş, diğeri bilmem ne diyerek bölüp parçalamak PKK’dan daha azılı terörizmdir.

Peki bugünlere nasıl gelindi?

***

Continue reading

İKİNCİ YAZI: “METAL FIRTINA” ÇAĞRIŞIMLARI, SURİYE KRİZİ VE MENBİÇ


Asıl Hedef Türkiye!
19 Şubat 2018

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

[1] ABD’nin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip 14 gün gibi kısa bir sürede Türkiye’yi işgal etmesi üzerine bina edilmiş “Metal Fırtına” kitabının onlarca baskısı yapılmış, toplamda yüz binler ile ifade kitap satışa sunulmuştur. Bu, kitabın milyonlarla ifade edilen okuyucu kitlesinin ilgisini çekmiş olduğu anlamına gelir.

Bugün Irak’taki ve Suriye’deki mevut tablo ile bağlantılı olarak Ortadoğu’da yaşanan ve Türkiye’yi derinden olumsuz olarak etkileyen bir tablo mevcuttur. Türkiye, Suriye’de ABD ile karşı karşıya gelmiştir. ABD, Fırat’ın batısında kalan Menbiç de dâhil, Fırat’ın doğusundan başlayıp Suriye-Irak sınırına kadar uzanan Suriye’nin (Türkiye’ye bitişik) kuzeyinde YPG’yi ağır silahlarla silahlandırmaktadır.

Bir tarafta ABD’nin Suriye’den girip Türkiye’yi işgal etmesinin işlendiği “Metal Fırtına” kitabı, diğer tarafta da bugün Suriye’de karşı karşıya gelmiş Türkiye ile ABD tablosu var… Kitabın içeriği ile bugün Suriye’de ortaya çıkmış tablonun örtüştüğü izlenimi edinilmiyor mu? Ben böyle bir izlenimi çıkarabiliyorum ve bu yazı da, bu izlenimin ürünüdür. Milyonlarla ifade edilen bir okuyucu kitlesinin ilgisini çekmiş olmasına rağmen, Suriye’de ortaya çıkan ve Türkiye’yi “beka” derecesinde tehdit eden tablo karşısında “Metal Fırtına” kitabının hatırlanmaması mümkün müdür?

***

Continue reading

%d bloggers like this: