Türkiye ve Avrupa Birliği Uzlaşabilecek mi?


 

Yoksa, bir 12 ay daha ilişkilerin «kayıp yıllar» hanesine eklenecek!

Brüksel buluşmasında, eleştiriler ve sert söylemlerin yerini karşılıklı diyalog kurup birlikte hareket edebilen iki tarafa bırakması son derece önemli. Şimdi tarafların bu ihtiyatlı iyimserlik havasını eylemleriyle güçlendirmeleri gerekiyor.

Bu yolda kritik dönemeç, 13 Haziran tarihinde gerçekleştirilmesi öngörülen siyasi diyalog toplantısı olacak. Toplantı, ikili ilişkilerin hangi konular ekseninde sürdürüleceğini gösterecek. a Şu anda masada olan konular kimse için sürpriz niteliği taşımıyor.

Türkiye’nin istek ve beklentileri belli:

Mülteci anlaşması kapsamında AB’nin taahhüt ettiği mali yardımın tamamının aktarılması.

Vize serbestisi süreci

Üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılması hususu

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreciyle ilgili müzakerelerin bu yıl başlatılması

AB tarafının istek ve beklentileri de yeni değil. Brüksel; basın özgürlüğü, temel haklar, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı gibi alanlarda adım atılmasının yanısıra, idamın gündemden kaldırılmasında ve OHAL’in sona erdirilmesinde ısrarlı.

Avrupa Birliği’nin Türk tarafına, 12 aylık yeni bir yol haritası hazırlayıp iletileceği söyleniyor. Bu bir yıllık süre boyunca her iki tarafın da mutabık kalacakları konular üzerinde adım atmaları ve verdikleri taahhütlere bağlı kalmaları beklenecek. Elbette engel ve mayınlardan temizlenmiş bir süreç değil bu.

***

Continue reading

Türkiye’de Türk (Türkiyeli) olmak…


Dışarıda Türk (Türkiyeli) olmak!

***

Continue reading

« FETÖ Savunması » gibi değişiklik önergeleri…


 

Avrupalı Parlamenterlerin «derdi» Türkiye ile ilişkilerin tamamen kopartılması (mı?!)

Avrupa Parlamentosu’nun Dışilişkiler Komisyonu’nda oylanması sırasını bekleyen Kati Piri Karar Taslağı [EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union]üzerine 397 adet değişiklik önergesi sunuldu. [Amendments 1 – 199] + [Amendments 200 – 397] Report on the 2016 Commission Report on Turkey

Ekseriyeti Türkiye aleyhtarı Kıbrıslı Rum, Yunan, aşırı sol ve aşırı sağ parlamenterler tarafından sunulan önergelerde; Fethullah Gülen’e âdeta sahip çıkılıyor ve darbenin Erdoğan tarafından düzenlendiği, AB istihbarat Servisleri’nce de teyit edildiği iddiasında bulunuluyor.

Ermeni Soykırımı Kararı dahil taslak metnine bir çok ekleme taleplerinin dışında, Türkiye’nin bugüne kadar yerine getirmediği Avrupa beklentileri de sıralanıyor.

Ardından da; Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor. Ayrıca, Parlamento’dan görüş bildirmesini bekleyen Hükümetlerin Karar Organı Bakanlar Konseyi’nden de günün koşullarına uyarlanmış yeni gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili müzakereleri başlatmaması isteniyor.

Oylamaların 29 Mayıs tarihinde yapılması bekleniyor.

***

Continue reading

Bye Bye «Old» Turkey…


 

Hello and Welcome to the Erdogan’s Charismatic Authority Rule!

☪ Recep Tayyip Erdogan has finally secured the “iron throne” he sought for more than a decade. However, the way he achieved his final victory, and the political environment over which he will rule as the “one man” for the foreseeable future. Turkish President’s grip on power will become increasingly shaky.

☪ Turkish politics has become somewhat of a mix between a twist-rich drama and an action-packed thriller, attracting the full attention of global audiences. With the referendum of the April 16, Turkish politics, which would make HBO’s popular series Game of Thrones look like The Smurfs or Teletubbies, now entered a new phase: Erdoganocracy, or, rule by Erdogan. The referendum effectively ended the “old” Turkey’s parliamentarian regime, instead establishing a presidential system where the president faces little, if any, checks and balances on his power.

☪ His pragmatism knows no bounds: He would make Sun Tzu smile, and fill Machiavelli with jealousy. However, the house of cards he has built is a very fragile one. Erdogan’s final victory, in this sense, may eventually defeat him. So, what happens to Turkey if that day comes? Nothing is for certain but one fact: With the referendum, Erdogan finally broke the “old” Turkey, and it is never coming back.

***

Continue reading

Cisel İleri Gözüyle Referandum Sonrası Türkiye-AB İlişkileri…


 

54 yıllık Ortaklık Hangi Yönde Seyredecek?!

☂ Mehmet Ali Birand, 2003 yılında kaleme aldığı ve Türkiye lehine dönen havaya kendisinin bile inanamadığını dile getiren yazısı sanki bugünler için. “O gün Strazburg’da çocuklar gibi şendik” diyen Birand, “bu iş bitti diye düşünürsek 10-15 yıl sonra gene sıkıntı yaşarız” diye uyarıyordu. Bugün gelinen nokta ne yazık ki kendisini haklı çıkarıyor.

☂ AB yöneticilerine göre; Türkiye-AB ilişkileri mevcut düzende sürdürülebilir değil, ekonomik ilişkiler düzeyinde yürütülmesi gerekiyor. Katılım Müzakerelerinde daha fazla gidecek mesafe yok, taraflar önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerin pratik tarafına ve Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesine odaklanmalı.

☂ Bu noktada elbette, Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi değerlerin yani kısaca “Kopenhag siyasi kriterlerinin ekseninde seyretmeyen bir Türkiye-AB ilişkisi, önümüzdeki dönem için ne kadar gerçekçi ve sürdürülebilir olacak?” sorusu da sorulmuyor değil.

☂ Ancak, Türkiye ile ipleri atan taraf olmak istemeyen, referandum sonrasında Türkiye’de AB değerlerini savunan önemli bir kitle olduğuna inanan AB’nin de değerlerinin pek çok cephede sarsıldığını hatırlamak gerekiyor.

☂ Türkiye’nin kararlılıkla hareket ettiğinde nasıl ezber bozabildiğinin de hatırlanması gerekiyor. “Gerekirse Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yaparız” gibi güçlü bir söylemin kararlılıklar yinelenmesi ve yenilenmesi, belki de gerek Türkiye’de gerekse AB’de pek çok kişinin rahatlamasına yol açabilir.

***

Continue reading

Batı’da «sopalı-havuçlu oyun…»


 

Hindistan’da «damsız dans!»

ँ Erdoğan’ın MHP katılımlı Hindistan Gezisi Türk Dış Politikası açısından anlamlı ve önemli bir ziyaret oldu. Hem de, güvensizliğin hükmettiği bir zaman diliminde, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde yalnızlaştığı sırada…

ँ Türkiye; ABD’nin ve Orta Doğu’daki “dostları”nın ortada bıraktığı, AB’nin ciddi sorunlar yaşadığı, Rusya’nın güvenip-güvenmemede tereddüt ettiği, Kürt hareketi nedeniyle ülke ve ulus bütünlüğü ciddi tehdit altında olan bir ülke tablosu çizerken, Cumhurbaşkanı’nın Hindistan ziyareti Soğuk Savaş yıllarının “Bağlantısızlar Hareketi” yıllarını anımsatıyor.

ँ Batı ve Rusya arasında sıkışıp kalmış gözüken Türkiye’nin bir “çıkış yolu” bulma arayışı içinde olduğunu da yansıtmıyor değil. Önemli olan Ankara’ya duyulan güvensizliğin ve içine düştüğü yalnızlığının Yeni Delhi tarafından nasıl algılandığıdır. Hindu yöneticilerin Washington ve Moskova ile iyi ilişkiler sürdürdüğü, bu iki başkentin Türkiye tedirginliğini nasıl yorumlayacakları da ayrıca merak konusudur.

ँ Peki bu ziyaretin ileriye dönük sonuçları üzerinde neler düşünülebilir, öngörülebilir?

© photocredit

***

Continue reading

Seçimlere Doğru Giderken…


 

Liderlik yapacak Lider Arayışları!

⚔ Toplumsal gelişmenin de, çürümenin de temelinde, yöneticilerin tavırları yatar;
Atatürk

⚔ Doğruluk ve sorumluluk sahibi kimse lider olmaya layıktır;
Cicero

⚔ Bir liderin büyüklüğü; inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşlerinin genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür;
Doss Nathan Jackson

⚔ Liderlik; yapılmasını arzu ettiği şeyi, sanki kendileri arzu ediyormuşcasına başkalarına yaptırabilmektir;
Dwight Eisenhower – Ike

⚔ Liderler motivasyonu kendileri yaratmazlar, yalnızca kilidini açarlar;
John Gardner

⚔ Bir liderin başlıca fonksiyonu, ümitleri canlı tutmaktır;
John W. Gardner

⚔ Sakin bir denizde, herkes kaptan kesilir;
John Ray

⚔ Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin;
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın;
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının;
Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu takip edin;
Confucius

⚔ Başkalarını yönetmek isteyen insan her şeyden önce kendisinin ustası olmalıdır;
Robert Burton

⚔ İşi doğru yapana yönetici; doğru işi yapana lider denir;
Warren Bennis

***

Continue reading

%d bloggers like this: