Yoksulu daha da yoksullaşmaya iteleme yöntemi: Kör Yandaşlık


Seçim sonuçlarından aklı selim insanlar yanıldıklarını dile getirdiler. Bunlardan biri de bendim. Buna alışılmış acizlik deniliyor. İyi de neden? Bunun başlıca sebebi; Hükümetin, Demokrasiyi kendi ekseninden kaydırarak, AKP ve RTE lehine kişisel bir modele araç etmesidir.

***

Continue reading

«İş olsun torba dolsun» Demokrasisi…


Demokraside suç aramayalım. Demokrasi eğitimli, kültürlü ve karakterli toplumların işidir. Günümüzdeki «Tek Adam» sistemi de, Türkiye’yi demokrasiden bir adım daha uzaklaştırmıştır. «Kurulu Düzen»in perde arkasındaki gizli yöneticilerinin denetimindeki siyasi kadrolar ve ‘Padişahım sen çok yaşa’ demlerinden bu yana biat etmeye alıştırılmış bir toplumda gerçek demokrasi olmaz!

***

Continue reading

Erdoğan’ın «tebeyyün eden» durumu…


…ve «Dökülen MHP!»

***

Continue reading

Yoksa siz de hâlâ ‘Reis’ diyenlerden misiniz?


 

Kul azmayınca Allah belâ vermez(miş!)

☪ ☠ Barzani piyonunun Türkmen şehri Kerkük’te, Kürt(çü) paçavrasını her yere asmaları karşısında, sözde Türkmenlere; “Türk milleti, Kürdistan’a izin vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti, evinin önünde kurulması planlanan ruhsatsız, bölücülük ve düşmanlık kampına müsaade etmeyecektir” diyen Devlet Bahçeli’nin hamaset edebiyetıyla çağdışı kalmış Pan-Türkizmine asıl oyunu bilmediklerinden dolayı karşı çıkabiliyor?

☪ ☠ Esas Mesele, İsrail’in İran’ın güçlenmesinden duyduğu korkudur. Bu korkuyu, Irak’ı, Suriye’yi ve Türkiye’yi Böl Parçala ve Yönet stratejisiyle; İsrail, ABD ve AB güdümünde bir Kürt Piyon Devleti kurmak ve bununla İran’ı alt etme imkanı yakalamaktır.

☪ ☠ ABD başkanı Trumph’un, İsrail ve Emperyalist Avrupa koalisyonu eliyle, kısmen Doğu Anadolu Bölgesi ile Hatay’ı da içine alacak biçimde Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tamamını Bağımsız Kürdistan Devleti olarak ilan edeceğini şimdiden kabul ettiklerini biliyor musunuz? Kaybedilenlerin ah-vahla geri gelmeyeceğini bilmiyorsanız sonunuz hüsran demektir.

☪ ☠ Kabahat sizlerin de değil ki! Toplumun afyonlarına olan bağımlılığınızı atıp bir iki kitap okumayı boşverin, kamu görevi yapmaları gereken Medya patronları refahımıza zarar gelmesin, nasıl olsa bu millet “Şehitler ölmez Vatan Bölünmez” Niyaziliğini şeref kabul ediyor diyorlar ve gerçekleri yansıtmıyorlar. Şimdi de Fetö İddianame Dizileri ile uyutmaya başladılar Milleti.

☪ ☠ Terör de duracaktı değil mi?
Haziran Seçimleri ardından verilen sözler bir yana, referandum nutuklarında bağıra bağıra vaad ettikleri gibi…
Ne mi oldu?
Gerisi içeride…

***

Continue reading

Türkiye’nin «Mühendisleri!»


 

Kalmadı Millete «Çektirdikleri!»

☪ ♚ (…) Zor şartlar altında gerçekleştirdiğimiz anayasa değişikliğiyle 94 yıllık yönetim geleneğimizde köklü bir değişikliğe gidilmiştir. Parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş olarak adlandırabileceğimiz bu değişiklik ülkemizin gelecek yıllarını istikrar ve güven bakımından teminat altına alacaktır. Yeni sistem üniter yapıyı daha da tahkim etmiş, sürekli iktidar, kalıcı istikrarı garanti altına almıştır. Bu değişik ülkemizin bulunduğu zor coğrafyada karşılaşabileceği kritik iç ve dış gelişmelere karşı koyabilmek için çok önemli bir imkan sağlamıştır. Hedefimiz Gazi Mustafa Kemal’in işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesinin daha da ilerisidir. (…)

☪ ♚ Beni hayrete düşüren ifade; ”..(..).. sürekli iktidar, kalıcı istikrarı garanti altına almıştır… (..)..” ifadesi olmuştur. İktidar nasıl sürekli olur? Eğer iktidar sürekli olursa o zaman, Cumhurun Demokratik tercihleri, Milli irade ne iş görüyor? İktidarın sürekliliği mümkündür. Ama Demokratik Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde bu mümkün değil. İktidarın sürekliliği, ancak ve ancak Mutlak Monarşi yani Padişahlıkla yönetilen ülkeler için söz konusu olabilir. Demek 16 Nisan 2017 referandumu ile ortaya çıkan Anayasa değişikliği bu sonucu doğurmuş. Öyle mi?!

© photocredit

***

Continue reading

AP Kararı’na Türkiye’den Tepkiler…


 

Reactions to the EP Resolution from the Turkish Side!

☪ AB’nin herhangi bir kurumu tarafından yayımlanan bir raporun güvenilir olması, içinde bizim faydalanabileceğimiz unsurlar olması gerekir. Eleştiriden çekinmeyiz. Hatta bu eleştiriden nasıl faydalanırız diye bakarız. Fakat maalesef bu karar böyle bir içerikten tamamen uzak.

☪ Bir iş birliği raporu değil. Eleştiri hayatın icabıdır. Raporun eleştirilerle birlikte ilerlemeye, beraberce iş yapmaya olanak sağlayan birtakım hükümler içermesi, birtakım imkanlar yaratmasını beklerdik. Bu bir sabotaj raporu, ilişkileri sabote etmeye dönük bir rapordur.

☪ Kararın, AB Komiseri’nin ülkemizi ziyaret ettiği ve her iki tarafın da ilişkileri geliştirmek için çaba sarfettiği bir döneme denk gelmesi ayrıca talihsizdir.

☪ Asılsız iddialara ve iftiralara dayanan bir karar söz konusu. Bu karar tarafımızdan yok hükmünde sayılmaktadır.

☪ AP’nin de eleştirdiği, yani demokrasi, insan hakları, temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü alanlarında Türkiye’nin ilerlemesini sağlamak, Avrupa değerlerine bağlı kalmasını temin etmek için en etkili araç ve yöntem üyelik süreci ve müzakerelerdir. Yeni fasılların açılmasıdır. Etkin ve inandırıcı bir müzakere süreci Türkiye’nin AB’ye her alanda yakınlaşmasını sağlamanın en etkili yoludur.

☪ It did not represent a binding decision and further highlighted that suspending negotiations would result in tremendous damage to Turkey-EU relations.

☪ In order to full advance in issues criticised by the EP such as democracy, human rights, fundamental freedoms and rule of law and for Turkey to progress and to be fully in line with European values, the most effective method would be to open new Chapters within the framework of the accession negotiations. An effective and credible negotiation process is the most efficient way in enabling the necessary rapprochement between Turkey and the EU.

© photocredit

***

Continue reading

From EP to Erdoğan: You cannot sit and wait while situation in Turkey is deteriorating!


 

MEPs vote on plans to suspend accession talks with Turkey should controversial changes to its constitution go ahead.

☪ ⚠ ⛔ The Parliament speaks with one, clear and loud voice in condemning the Turkish government’s serious decline in democratic standards, and continues to support the Turkish population – millions of whom would like to continue to see the EU as an anchor for reforms in their country.

☪ ⚠ ⛔ Taking note of the outcome of Turkey’s recent referendum and the expansion of presidential powers, the resolution calls on the EU Commission and the EU national governments “to formally suspend the accession negotiations with Turkey without delay if the constitutional reform package is implemented unchanged.

☪ ⚠ ⛔ The resolution also recognises the importance of good EU-Turkey relations and maintaining a constructive and open dialogue, which is key to addressing common challenges, such as migration, security or terrorism. MEPs support upgrading the EU-Turkey Customs Union, asking for human rights and fundamental freedoms to be a part of a new agreement.

☪ ⚠ ⛔ The Parliament is planning to send an ad-hoc delegation to Ankara in the autumn with the aim of renewing parliamentary dialogue.

☪ ⚠ ⛔ The resolution was approved by 477 votes to 64, with 97 abstentions.

***

Continue reading

Avrupa Parlamentosu’ndan Türkiye’ye…


Koşulları yerine getirmeden ilişkilerde ilerleme bekleme!

***

Continue reading

Türkiye ve Avrupa Birliği Uzlaşabilecek mi?


 

Yoksa, bir 12 ay daha ilişkilerin «kayıp yıllar» hanesine eklenecek!

Brüksel buluşmasında, eleştiriler ve sert söylemlerin yerini karşılıklı diyalog kurup birlikte hareket edebilen iki tarafa bırakması son derece önemli. Şimdi tarafların bu ihtiyatlı iyimserlik havasını eylemleriyle güçlendirmeleri gerekiyor.

Bu yolda kritik dönemeç, 13 Haziran tarihinde gerçekleştirilmesi öngörülen siyasi diyalog toplantısı olacak. Toplantı, ikili ilişkilerin hangi konular ekseninde sürdürüleceğini gösterecek. a Şu anda masada olan konular kimse için sürpriz niteliği taşımıyor.

Türkiye’nin istek ve beklentileri belli:

Mülteci anlaşması kapsamında AB’nin taahhüt ettiği mali yardımın tamamının aktarılması.

Vize serbestisi süreci

Üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılması hususu

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreciyle ilgili müzakerelerin bu yıl başlatılması

AB tarafının istek ve beklentileri de yeni değil. Brüksel; basın özgürlüğü, temel haklar, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı gibi alanlarda adım atılmasının yanısıra, idamın gündemden kaldırılmasında ve OHAL’in sona erdirilmesinde ısrarlı.

Avrupa Birliği’nin Türk tarafına, 12 aylık yeni bir yol haritası hazırlayıp iletileceği söyleniyor. Bu bir yıllık süre boyunca her iki tarafın da mutabık kalacakları konular üzerinde adım atmaları ve verdikleri taahhütlere bağlı kalmaları beklenecek. Elbette engel ve mayınlardan temizlenmiş bir süreç değil bu.

***

Continue reading

Türkiye’de Türk (Türkiyeli) olmak…


Dışarıda Türk (Türkiyeli) olmak!

***

Continue reading

« FETÖ Savunması » gibi değişiklik önergeleri…


 

Avrupalı Parlamenterlerin «derdi» Türkiye ile ilişkilerin tamamen kopartılması (mı?!)

Avrupa Parlamentosu’nun Dışilişkiler Komisyonu’nda oylanması sırasını bekleyen Kati Piri Karar Taslağı [EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union]üzerine 397 adet değişiklik önergesi sunuldu. [Amendments 1 – 199] + [Amendments 200 – 397] Report on the 2016 Commission Report on Turkey

Ekseriyeti Türkiye aleyhtarı Kıbrıslı Rum, Yunan, aşırı sol ve aşırı sağ parlamenterler tarafından sunulan önergelerde; Fethullah Gülen’e âdeta sahip çıkılıyor ve darbenin Erdoğan tarafından düzenlendiği, AB istihbarat Servisleri’nce de teyit edildiği iddiasında bulunuluyor.

Ermeni Soykırımı Kararı dahil taslak metnine bir çok ekleme taleplerinin dışında, Türkiye’nin bugüne kadar yerine getirmediği Avrupa beklentileri de sıralanıyor.

Ardından da; Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor. Ayrıca, Parlamento’dan görüş bildirmesini bekleyen Hükümetlerin Karar Organı Bakanlar Konseyi’nden de günün koşullarına uyarlanmış yeni gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili müzakereleri başlatmaması isteniyor.

Oylamaların 29 Mayıs tarihinde yapılması bekleniyor.

***

Continue reading

Bye Bye «Old» Turkey…


 

Hello and Welcome to the Erdogan’s Charismatic Authority Rule!

☪ Recep Tayyip Erdogan has finally secured the “iron throne” he sought for more than a decade. However, the way he achieved his final victory, and the political environment over which he will rule as the “one man” for the foreseeable future. Turkish President’s grip on power will become increasingly shaky.

☪ Turkish politics has become somewhat of a mix between a twist-rich drama and an action-packed thriller, attracting the full attention of global audiences. With the referendum of the April 16, Turkish politics, which would make HBO’s popular series Game of Thrones look like The Smurfs or Teletubbies, now entered a new phase: Erdoganocracy, or, rule by Erdogan. The referendum effectively ended the “old” Turkey’s parliamentarian regime, instead establishing a presidential system where the president faces little, if any, checks and balances on his power.

☪ His pragmatism knows no bounds: He would make Sun Tzu smile, and fill Machiavelli with jealousy. However, the house of cards he has built is a very fragile one. Erdogan’s final victory, in this sense, may eventually defeat him. So, what happens to Turkey if that day comes? Nothing is for certain but one fact: With the referendum, Erdogan finally broke the “old” Turkey, and it is never coming back.

***

Continue reading

Cisel İleri Gözüyle Referandum Sonrası Türkiye-AB İlişkileri…


 

54 yıllık Ortaklık Hangi Yönde Seyredecek?!

☂ Mehmet Ali Birand, 2003 yılında kaleme aldığı ve Türkiye lehine dönen havaya kendisinin bile inanamadığını dile getiren yazısı sanki bugünler için. “O gün Strazburg’da çocuklar gibi şendik” diyen Birand, “bu iş bitti diye düşünürsek 10-15 yıl sonra gene sıkıntı yaşarız” diye uyarıyordu. Bugün gelinen nokta ne yazık ki kendisini haklı çıkarıyor.

☂ AB yöneticilerine göre; Türkiye-AB ilişkileri mevcut düzende sürdürülebilir değil, ekonomik ilişkiler düzeyinde yürütülmesi gerekiyor. Katılım Müzakerelerinde daha fazla gidecek mesafe yok, taraflar önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerin pratik tarafına ve Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesine odaklanmalı.

☂ Bu noktada elbette, Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi değerlerin yani kısaca “Kopenhag siyasi kriterlerinin ekseninde seyretmeyen bir Türkiye-AB ilişkisi, önümüzdeki dönem için ne kadar gerçekçi ve sürdürülebilir olacak?” sorusu da sorulmuyor değil.

☂ Ancak, Türkiye ile ipleri atan taraf olmak istemeyen, referandum sonrasında Türkiye’de AB değerlerini savunan önemli bir kitle olduğuna inanan AB’nin de değerlerinin pek çok cephede sarsıldığını hatırlamak gerekiyor.

☂ Türkiye’nin kararlılıkla hareket ettiğinde nasıl ezber bozabildiğinin de hatırlanması gerekiyor. “Gerekirse Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yaparız” gibi güçlü bir söylemin kararlılıklar yinelenmesi ve yenilenmesi, belki de gerek Türkiye’de gerekse AB’de pek çok kişinin rahatlamasına yol açabilir.

***

Continue reading

Batı’da «sopalı-havuçlu oyun…»


 

Hindistan’da «damsız dans!»

ँ Erdoğan’ın MHP katılımlı Hindistan Gezisi Türk Dış Politikası açısından anlamlı ve önemli bir ziyaret oldu. Hem de, güvensizliğin hükmettiği bir zaman diliminde, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde yalnızlaştığı sırada…

ँ Türkiye; ABD’nin ve Orta Doğu’daki “dostları”nın ortada bıraktığı, AB’nin ciddi sorunlar yaşadığı, Rusya’nın güvenip-güvenmemede tereddüt ettiği, Kürt hareketi nedeniyle ülke ve ulus bütünlüğü ciddi tehdit altında olan bir ülke tablosu çizerken, Cumhurbaşkanı’nın Hindistan ziyareti Soğuk Savaş yıllarının “Bağlantısızlar Hareketi” yıllarını anımsatıyor.

ँ Batı ve Rusya arasında sıkışıp kalmış gözüken Türkiye’nin bir “çıkış yolu” bulma arayışı içinde olduğunu da yansıtmıyor değil. Önemli olan Ankara’ya duyulan güvensizliğin ve içine düştüğü yalnızlığının Yeni Delhi tarafından nasıl algılandığıdır. Hindu yöneticilerin Washington ve Moskova ile iyi ilişkiler sürdürdüğü, bu iki başkentin Türkiye tedirginliğini nasıl yorumlayacakları da ayrıca merak konusudur.

ँ Peki bu ziyaretin ileriye dönük sonuçları üzerinde neler düşünülebilir, öngörülebilir?

© photocredit

***

Continue reading

Seçimlere Doğru Giderken…


 

Liderlik yapacak Lider Arayışları!

⚔ Toplumsal gelişmenin de, çürümenin de temelinde, yöneticilerin tavırları yatar;
Atatürk

⚔ Doğruluk ve sorumluluk sahibi kimse lider olmaya layıktır;
Cicero

⚔ Bir liderin büyüklüğü; inançlarının derinliği, heveslerinin yüksekliği, görüşlerinin genişliği ve sevgisinin menzili ile ölçülür;
Doss Nathan Jackson

⚔ Liderlik; yapılmasını arzu ettiği şeyi, sanki kendileri arzu ediyormuşcasına başkalarına yaptırabilmektir;
Dwight Eisenhower – Ike

⚔ Liderler motivasyonu kendileri yaratmazlar, yalnızca kilidini açarlar;
John Gardner

⚔ Bir liderin başlıca fonksiyonu, ümitleri canlı tutmaktır;
John W. Gardner

⚔ Sakin bir denizde, herkes kaptan kesilir;
John Ray

⚔ Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, ona öğretin;
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın;
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının;
Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu takip edin;
Confucius

⚔ Başkalarını yönetmek isteyen insan her şeyden önce kendisinin ustası olmalıdır;
Robert Burton

⚔ İşi doğru yapana yönetici; doğru işi yapana lider denir;
Warren Bennis

***

Continue reading

%d bloggers like this: