Intolerance and xenophobia on the rise in Europe


 

Managing migration while respecting human rights stay a major challenge in European States!

Xenophobic populism and hate speech continue to be on the rise, with high levels of migration and challenges of integration, religious extremism, terrorist attacks and the austerity-driven socio-economic climate observed all over Europe.

The populist rhetoric has blended into a hatred of non-nationals or minorities; migration and multiculturalism have continued to be presented as a threat to social cohesion and security.

Anti-Muslim rhetoric has persisted in many states in 2017. The negative stereotyping of Islam has led to an increase in violence and hate speech. The situation of Jewish people in Europe has not substantially improved, and antisemitic hatred was still widespread.

With regard to homo- and transphobia, the 2017 report describes a varied picture, with progress in some countries offering greater protection for LGBT persons and problems in others where they still experience unacceptably high levels of stigma, intolerance, hatred and discrimination

Montée implacable du populisme xénophobe, du ressentiment et du discours de haine en Europe

***

Continue reading

«Misafir»i hem «Davet» et, hem de içeri sokma…


24 Haziran Seçimlerinin Yabancı Gözlemcileri!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

24 Haziran’a 2 gün kaldı.
Türkiye, 24 Haziran’da çok kritik bir seçim yapacak.
Ya 1950 Seçimleri ile kazandıklarına sahip çıkacak, ya da bunlara elveda diyecek…

Ancak bu denli önem arz eden seçimde, “Seçim Güvenliği” endişesi çok yüksek.

İktidar, önceki seçimler nedeniyle, seçim güvenliği konusunda “şaibe” altında.

***

Continue reading

2018 Uluslararası Göç Görünümü


 

2018 International Migration Outlook and World Refugee Day.

Migration flows to OECD countries have dropped slightly for the first time since 2011, with around 5 million new permanent migrants in 2017, down from 5.3 million in 2016.

Öncül veriler, OECD ülkelerinin 2017’de 5 milyondan biraz fazla yeni ve kalıcı yasal göçmen aldığını gösteriyor. Bu da 2011’den bu yana bölgeye yönelik göçteki ilk azalışı (2016 ile karşılaştırıldığında yaklaşık %5 gerilemeyi) ifade ediyor.

OECD member countries currently host around 6.4 million refugees, more than half of whom are in Turkey. The top three countries from which asylum seekers have come are Afghanistan, Syria and Iraq.

Countries should focus on labour market policies to help refugees and improve coordinated actions to tackle illegal immigration.

 

Ortalama olarak OECD ülkeleri genelinde göçmenlerin istihdam oranı, 2017’de yüzde 1 puan artarak 67.1’e çıkmıştır. Ortalama işsizlik oranları yüzde 1 puan azalarak %9.5’e düştü. Yabancı işçilerin yasa‑dışı istihdamının nispeten genç yaştaki erkekleri etkiliyor. En çok kaygı duyan sektörler tarım, inşaat, imalat ve yurtiçi hizmetleri.

Perspectives des migrations internationales

***

Continue reading

POLİTİKA TİYATROSU.


 

PERDE 24 HAZİRAN 2018 PAZARINDA İNİYOR.

Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.
Üstün Akmen
Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde oturur.
Aristophanes
Yaşam, sadece birkaç uygulamaya geçirilebilir girişi bulunan bir tiyatro salonudur.
Victor Hugo
Tiyatro evrensel değildir, ulusaldır çünkü dille bağlı. Sizin folklorunuz, sizin kültürünüz başkaları tarafından bilinmez. O zaman üreteceğiniz espriler de evrensel değil ulusaldır ve yöreseldir.
Metin Akpınar

Tiyatro tutkusu giderek hayata daha bir demokrat, daha bir özgürlükçü, daha bir barışçıl bakmayı sağlar.
Rutkay Aziz
Biz insanlığın gerçek kültürünün, sanat sınırından başladığına inanıyoruz. Ruh kalkınması olmadıkça adamı hayvandan ayırt edemezsiniz. Gerçek medeniyet, edebiyat ve sanattan doğar. Tarih, tiyatrosuz yükselmiş bir millet gösteremez.
Muhsin Ertuğrul
Tiyatro aşka benzer. İnsanı hazin hazin ağlatır. Ama verdiği acının gücünde bir başka tat bulunur. Tiyatro evrene benzer. İnsanı doya doya güldürür. Ama yansıttığı tuhaflıklar, gülerken ağlamak için istekler doğurur.
Namık Kemal

Tiyatroyu tüm sanat biçimleri arasında en yücesi olarak kabul ederim çünkü o insanoğlunun, neyin insani olduğu duygusunu bir başka kişi ile en dolaysız olarak paylaşabileceği yoldur.
Oscar Wilde
Dünya, büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Herkes bu sahnede rolünü oynar, rolü bitince de bu sahneyi terk eder.
William Shakespeare
Tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır.
Turgut Özakman
Tiyatronun yaşamı sahneden seyirciye seyirciden sahneye olan kan dolaşımı ile olur ve devam eder.
Anonim

***

Continue reading

‘Açılın Gençler Geliyor’dan…


 

Gençlik Nereye Koşuyor? Gençlik Elden Gidiyor’a !

Türkiye her açıdan genç bir ülke: Türkiye Cumhuriyeti 1923’te kuruldu ve ülkenin 80 milyonluk nüfusunun yarısı 30 yaşın altında. Toplumsal, siyasi ve ekonomik anlamda derin bir değişim döneminden geçen Türkiye’deki bu genç nüfus, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bugünden tasarlamaları gereken zorlu ve öngörülemeyen bir gelecekle karşı karşıya.  Her gün tanık oldukları siyasi çatışmalar ve gerilimler yüzünden hayal kırıklığına kapılıyorlar.

Türkiye’nin sahip olduğu bu demografik yapıdan faydalanma imkanı var ancak bunun için politika belirleyicilerin hızlı ve mantıklı adımlar atması gerekiyor. Bunun yalnızca gençlerin iş hayatına girmesini sağlamak anlamına gelmediği, daha ziyade gelecek neslin özgür iradesini tanımakla ilgili bir durum olduğu da hatırlanmalı.

Gençler geleceğin liderleri, şekillendiricileri ve küresel vatandaşlarıdır. Onların eylemleri Türkiye’nin ve komşularının güvenlik ve refahına dair gündemi şekillendirecektir. Ancak gençlerin gözünde iyi bir eğitim tek başına yeterli değil. Türkiye gençliği,  dil yeterliliği, iyi iletişim ve kişisel bağlantılar geliştirme gibi modern becerilere yönelik ihtiyacın da açıkça farkında. Gençlerin çoğu, uluslararası deneyimin paha biçilemez olduğunu düşünüyor ve ufuklarını açmak için kültürel fırsatların ve eğitim imkanlarının peşinde koşuyor.

© photocredit

Farklı toplumsal kesimlerden gelmiş olmalarına rağmen gençlerin benzer yaşam tarzı tercihleri mevcut: neredeyse tamamı gündelik hayatlarını en yakın çevreleriyle sosyalleşerek geçiriyor, tiyatro gibi kültürel aktivitelere duyulan ilgi ise çok az. Gençlerin büyük çoğunluğu her gün televizyon izliyor ancak boş zamanlarını değerlendirme biçimleri ebeveynlerinden farklılık gösteriyor. Günlük etkileşimlerinin çoğu internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Dünyada olan biteni sosyal medyadan takip etmeyi tercih ediyor,

Türkiye’de genç işsizliği ve NEET (çalışmayan, eğitim veya öğretim görmeyen gençler) oranları yüksek: 18-30 yaş arası gençlerin yüzde 26’sı NEET kategorisine dahil ve yüzde 12’si herhangi bir işte çalışmıyor.

Önceki nesillere kıyasla farklılıklara karşı daha açık olsalar da bugünkü gençlerin Türkiye’nin etnik ve kültürel çeşitliliğini tamamıyla kabul etme konusunda aşması gereken hala çok mesafe var. Gençler ilişkilerinde en az direnç içeren yolu, yani çatışmaya girmekten kaçınmayı tercih ediyorlar.

Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olunması gerekiyor.

Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar haline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmeleri zorunlu.

[Gençlerin Sesini Dinlemek Raporu’ndan Alıntı]

***

Continue reading

Fırtına Öncesi Sessizlik…


 

Meydanlar «Bangır Bangır» Boş Vaadler ile İnlerken!

© photocredit

Bir kesim mutlu ve herşey çok iyi diyor. Bir kesim takdir çalıyor ama hizmet te ediyor diyor. Bir kesim çaresiz geçim derdinde. Bir kesim paralarıyla yurtdışına gidiyor. Birileri de pişkinlikle sırıtıyor.

 

Ülkenin birikimi fabrikaların yabancılara satışı, temel üretimlerin durdurulması, her konuda özelikle tarım ve hayvancılık alanında vergi muafiyeti ile ithalatın artışı, ülkede üretici şaşkın çaresiz.

Kim nasıl ne şekilde neye göre hesaplıyorsa, birileri Türk halkıyla, sokaktaki vatandaşla dalga geçiyor. Düşük kur yüksek faizle, ithalata dayalı, ihracatla büyüyen ekonomi! İstihdam yaratmayan Türk halkına yansımayan gelir artışı.

Dolar milyonerlerin arttığı, işsizliğini yoksulluğun kol gezdiği, fuhuşun, ahlaksızlığın her yeri sarmaladığı ülke gerçeği, yine örtülüyor.

Ülkenin istikrarına zarar verecek siyasi kumarlar oynanıyor. Bunca sorumsuzluğu yap sonra bir iç ve dış bol harcırahlı gezilerle, konuşmalarla bütün sıkıntılardan kurtul. Böyle bir sihirbazlık yeteneğine hiçbir iktidar sahip olamaz.

Peki ne yapmak gerekiyor?
Tamam mı Devam mı?

***

Continue reading

Effective Teacher Policies: What do to assign high-quality teachers?


 

Teacher policies have a critical role to play in delivering a future

Teachers are the most important school resource. In every country, teachers’ salaries and training represent the greatest share of expenditure on education; and this investment in teachers can have significant returns. Research shows that being taught by the best teachers can make a real difference in the learning and life outcomes of otherwise similar students. But not all students are equal when it comes to access to high-quality teaching. In fact, PISA data show that there are inequities in access to experienced and qualified teachers in many countries, and that they are related to the gap in learning outcomes between advantaged and disadvantaged students.

In 2015, a majority of countries and economies that participated in PISA compensated disadvantaged schools with smaller classes and/or lower student-teacher ratios. However, in more than a third of countries and economies, teachers in the most disadvantaged schools were less qualified or less experienced than those in the most advantaged schools.

Gaps in student performance related to socio-economic status were wider in countries where socio-economically disadvantaged schools employed fewer qualified and experienced teachers than advantaged schools.

Greater school autonomy for managing teachers is associated with more equitable sorting of teachers across schools.

 

Une plus grande latitude en matière de recrutement peut permettre de réduire les pénuries d’enseignants dans les régions défavorisées

***

Continue reading

%d bloggers like this: