HİBRİT SAVAŞ…


 

…ve katılımcılığın dışlanması, bilginin “değersizliği (!)”nin artması!

Siber savaş olgusu yerini artık hibrit savaşa bırakmaya başladı ve Batı bu konuya yönelmiş bulunuyor.

★ Üstelik geçen her gün, ülke politikalarının ve küresel politikaların, genellikle ulusal ya da uluslararası medyada görünenden, anlatılandan ya da tahmin edilenden çok farklı olduğu, gerçeklerin kısmen ve/veya tamamen gizlendiği daha çok anlaşılıyor.

★ Bu, belirsizliğin artması anlamına geliyor ki; artan belirsizlik de, yine artan risk, tehdit, güvensizlik, dolayısıyla istikrarsızlık ve kaos anlamına geliyor.

★ Gidişat bu yöndedir. Bu gidişattan zarar görmemenin yolu, bilgiye önem/değer vermekten geçiyor. Artık hiçbir şey uzun süre gizli kalamıyor. Bilgi üretimindeki korkunç hız bunu anlamlı olmaktan çıkarıyor. Çünkü açığa düşen gizli bilginin yerini hemen daha fazla sayıda yeni gizli bilgi alıyor, bu da belirsizliği ve dolayısıyla bilgiye olan ihtiyacı daha çok artırıyor.

★ Önem ve özellikle dikkate alınması gereken de; artık uluslararası politikada hızı giderek artan, bu tür bir döngünün söz konusu olduğudur.

***

Continue reading

THANK YOU, GREAT ATATÜRK


 

Now, it is our responsibility and job!

© photocredit

Dear Great Atatürk,
I promise YOU,
I will do my best to protect equal rights for girls as a girl-child…
Own your visions as if mine to carry out them
during my lifetime and beyond.

I am proud being born a Turkish-American child,
Because of You, Great Atatürk,
Who I am, and who I will become
It was/is/has been seeded by YOU in ALL OF US…
Now, it is our responsibility and job
to convey it on many centuries to come..

Rüya Ünver

***

Continue reading

New York’ta 23 Nisan…


© photocredit

***

Continue reading

Yazarlarımızdan farklı 23 Nisan!


***

Continue reading

Fransa’daki Başkanlık Seçiminin Önemini anlamak…


 

Ya Aşırı Sağ’ın Lideri Le Pen Seçilirse?!

AB şüpheciliği ile İslam ve göç karşıtlığını birleştiren ve mevcut sistemin sorundan başka bir şey getirmediğini iddia eden sağcı popülist söylemler; işsizlik, terör olayları ve Müslümanların uyum sorunlarının arttığı bir ortamda, Fransızlar 23 Nisan – 7 Mayıs tarihlerinde 11 aday arasından ‘Cumhuriyet’in Başkanı’nı seçmek için sendık başına gidiyorlar.

Anketlere göre; son dönemde yükselişe geçen işsizlik oranı ve özellikle her dört gençten birinin işsiz olması ve güvenlik Fransızları endişelendiren konuların başında geliyor.

23 Nisan’a yaklaşırken Fransız halkının endişelerini körükleyen Marine Le Pen, her fırsatta AB ve İslam’ın sorunların kaynağı olduğunu fransızların beyinlerine işlemeyi sürdürüyor.

AB ise, Le Pen’in anketlerdeki yükselişine ve ilk turda her dört fransızdan birinin oyunu alma ihtimaline karşın, ikinci turda Cumhuriyetçi Fillon veya eski Ekonomi Bakanı Macron ile yarışıp, ikisinden birine yenileceği umudunu taşıyor.

Tahminlerin tutmaması hâlinde, Marine Le Pen’in Başkan seçilmesi sonrasında meydana gelebilecek gelişmeleri ise kimse düşünmek bile istemiyor.

***

Continue reading

Sert esen korumacılık rüzgârları…


 

…ve Türkiye Gemisi!

Dünya ticaretinde son yıllarda esmekte olan korumacılık rüzgârlarının Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesiyle beraber ivme kazanması bekleniyor. Bu rüzgârların Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin geleceğini nasıl etkileyeceği merak ediliyor.

OECD ve G-20 gibi uluslararası yapılanmalar kriz sonrasında küresel ticaretteki korumacılığın azaltılmasını ve yeni ticari kısıtlamaların getirilmemesini hedeflemişlerdi ancak pek başarılı olabildikleri söylenemez..

Trump’ın saldırgan ticaret politikaları uygulaması durumunda sadece ABD ekonomisinin değil, küresel ekonominin de zarar görmesi, başta Çin olmak üzere pek çok ülkeyle iplerin gerilmesi ve bunlardan karşı hamleler gelmesi olası.

Dünya ticaretinde 2008’den beri daha çok hissedilen korumacılık rüzgârlarının Donald Trump’ın başkanlığı ile beraber ivme kazanması beklense de liberalleşme gayretindeki AB’nin akdettiği kapsamlı STA’lardan ve Çin’in tutumundan da anlaşılacağı üzere bu rüzgârların ne boyutlara ulaşacağını ve Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini tahmin etmek zor.

Peki Türkiye verimli bir müzakere dönemi geçirmek ve sert esmeye başlayan korumacılık rüzgârlarına takılmamak için neler yapmalı, nasıl bir politika izlemeli?!

***

Continue reading

COUNTERTERRORISM YEARBOOK 2017


 

Security Challenges Faced by Turkey!

Turkey chapter discusses the security implications of the failed coup plot, the underlying dynamics of the PKK insurgency and IS militancy and the government’s response to these twin security challenges.

Post-coup commentary has focused primarily on the bitter feud between President Recep Tayyip Erdogan and the reclusive Pennsylvania-based Muslim cleric, Fethullah Gulen. That’s unsurprising, in the light of the Turkish Government’s allegation that Gulen had a central role in the coup plot.

However, this oversimplifies the coup by sheeting it home to the relationship between two consequential personalities while ignoring the deep polarisation in Turkish society as its root cause. Recent opinion polls reveal the extent to which ideological, sectarian and ethnic divisions bedevil Turkish politics and society.

Turkey’s botched coup and its aftermath have occurred at a time of a rising PKK insurgency and IS militancy. Wholesale changes to the military, intelligence apparatus and security forces have raised concerns over the country’s readiness to counter security threats, whether from Kurdish nationalism or Islamist militancy.

Turkey’s secular–religious and Turkish–Kurdish cleavages created the enabling environment for the botched coup. Putschists sought to exploit fractures in society and visceral feelings towards Erdogan but underestimated the overwhelming popular preference for electoral politics over military intervention.

***

Continue reading

%d bloggers like this: