Giderek artan iç ve dış tehditler…


 

…ve Türkiye’nin acilen güncellenmesi gereken Ulusal Güvenlik Stratejisi…

kurtt

ABD’nin Orta Doğu’daki muhtemel “geri kazanım” hamlesi nin ağırlıklı bir şekilde proxy unsurlar üzerinden olması beklenmelidir. Bunlar da hiç kuşkusuz; bölge ülkeleri, IŞİD ve Kürt Hareketi olacak.
Türkiye’nin karşısında bugün, 1266 km uzunluğunda bir Kürt Koridoru ile burun buruna gelme olasılığı mevcut. İran ile mevcut 534 km’lik sınırı da eklenince bu mesafe 1800 km’yi buluyor. Buna Hatay ve İskenderun Körfezi de dahil. Kürt Hareketi’nin İran boyutunun da dikkate alınması gerekiyor çünkü bunun arkasında da yine ABD bulunuyor. Saddam’a karşı kullanılan Kürtlerin, bugün Türkiye’ye yöneltilmeyeceğinden hiç kimse emin olamaz.

Öte yandan, Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri de unutulmamalı. Rusya’nın Kürt hareketine ilişkin görüntüsü somut değişiklik işaretleri veriyor. Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri, ivme ve canlılık kazanmış bulunuyor.

Etnik ya da dinsel temelli ayrılıkçı hareketlerin dış devletlerce “ortak düşman”larının aleyhine kullanıldığına dair örneklerle doludur Tarih! Çünkü terörizm, kolay ve ucuz bir dış politika aracı dır. PKK’nın da bugüne kadar hem ABD hem de AB tarafından Türkiye’yi hedef alan “dış politikaların” bir aracı olarak kullanıldığı bir sır değil. Sözde YASAKLAMA kararlarına karşın…

Uluslararası ilişkilerinde Türkiye’nin gerçekten başı belâda. Ve bu belâ da, münhasıran Kürt hareketi ile ilgili olacak. Peki ne yapmak gerekiyor?

© photocredit

***

Continue reading

Views of Islam and extremism…


In the U.S. and Abroad!

islam_in_usa

***

Continue reading

US Message to NATO members in Brussels: Pamuk Eller Ceplere…


 

American people expect our allies to keep their word and do more in our common defense.
VP Mike Pence

America will continue to do our part but Europe’s defense requires Europe’s commitment as much as it does ours. Because a stronger NATO means a safer world.

As PresidentTrump has said: for too long, too many in NATO haven’t done their part to fairly pay the cost of our common defense.

The world needs NATO’s strength and leadership now more than ever before. Immediate and steady progress needs in defense spending among member countries. NATO has set a goal that nations should spend the equivalent of 2 percent of their GDP on defense, but many don’t.

The United States is expressing strong support for NATO even as we challenge NATO and challenge our allies to evolve to the new and widening challenges and further meet their responsibilities.

© photocredit

***

Continue reading

EU reassured about U.S. relations after talks with U.S. VP Mike Pence?


 

The United States’ commitment to the European Union is steadfast and enduring
VP Mike Pence

pence_in_brussels

Together, the EU and the USA have the largest bilateral trade and investment relationship in the world, roughly 31% of the world trade and over 49% of the world GDP. In keeping with the evolving political and legal personality of the EU, there is active cooperation across a host of sectors: cooperation in justice and home affairs, energy and energy security, environment, science & technology, education & training. On 14 June 2013, the Council of the European Union adopted negotiating directives for a Transatlantic Trade and Investment Partnership (TTIP) with the US.

***

Continue reading

Referandum Yolu’nda…


 

Halkın ve Siyasi Partilerin Türkiye’ye Dünya’da Biçtikleri Yer!

yes_or_no

Türkiye’de Kamuoyu’na göre; her Türk’ten 29’nun tercihi Avrupa/Batı Dünyası’nda kalmak. 27’si İslâm Dünyası ve Ortadoğu adresini gösteriyor. 10’u geldikleri topraklara, Orta Asya Stepleri’ne dönelim diyor. 20’si ise, Türkiye Türkiye olarak kalmalıdır görüşünde. Bu oranlar siyasi partilere dağıtılınca çıkan sonuçlar şunlar:

AKP: İslam Dünyası 39, Avrupa 22, OAS 10, Türkiye’nin kendi modeli; 18…

CHP: Batı kampı; 51, Ortadoğu/Asya; 6 – 7, Kendi olmaya devam; 27…

MHP: Batı ve İslam; 28, Türkün çıkış noktası; 16, Kendi kimliği 19…

HDP: Avrupa; 41, Ortadoğu (Kürdistan); 26, OAS; 2, Mevcut Türkiye; 10…

Diğer partiler toplamı: Batı; 23, geriye kalan tüm seçenekler toplamı; 77…

…Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki; ‘Bana dictator mü diyorlar? Bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıp gidiyor!

Oysa Erdoğan, gücünü resmileştirmek ve pekiştirmek için referendum seçeneğini kullanıyor. İktidarı tümüyle eline geçirmesinin; bir taraftan ülkenin ekonomik sorunlarını şiddetlendirebileceği gibi, Avrupa Birliği ile ilişkilerini de gerginleştirme olasılığı mevcut!

© photocredit

***

Continue reading

16 Şubat 1969’dan bugünlere: Değişen ne?


 

Camiler Kışla Oldu; Kubbeler Miğfer; Minareler ise Süngü!

akp_rte_taksim

Camiler AP’nin ve sömürücü Amerika’nın birer milis kışlası haline getirildi. Halka orada kıyam telkinleri yapıldı. Orada ölüm talimleri yaptırıldı. AP’ye ve Amerika’ya muhalif, Türkiye’nin bağımsızlığını isteyen vatandaşlara orada komünist, orada kâfir dendi. Cami-kışlaların insanları öylesine şartlandırılmış, öylesine Amerikan kölesi haline getirilmiştir ki, sözüm ona müslümanlar, çember sakallılar Boğaz’daki Amerikan filosuna karşı Fındıklı ve Dolmabahçe camilerinde namaz kılmışlardır – Yaşar Kemal.

Artık anayasa değil, yasalar değil, kaba kuvvet konuşuyor… Üstelik karışıklıktan yararlanan hükümet anayasada tanınmış özgürlükleri daha da kısmak üzere Nizamı Koruma Kanun Tasarısı‘nı alelacele Meclis’e sevkediyordu.

Hemşehrilik bağları, dinsel inançları ve sürekli kışkırtmalar kim bilir daha kaç insanı bu saldırıya ortak etmişti.

Geçmişini unutma Türkiye! Bilmiyorsan öğren, bugünlerle kıyasla, geleceği düşün. Ama önce 16 Nisan için iyi düşün Türkiye! (nö)

***

Continue reading

«Abbas» zorda değil, belâ dolu bataklıkta kurtarıcı bekliyor…


 

…ve kime el uzatacağının, kimden destek bulabileceğinin arayışında!

icki

Ancak; “çıkar” olgusunun uluslararası ilişkilerde belirleyici olduğu da unutulmaması gerekiyor. Fransızca’da donnant donnant; İngilizcede de give and take diye geçen ve de Türkçe’ye ne verirsen onu alırsın geçerli. Buna Türkiye açısından; güvensizliği de içeren Türkiye algısını da ekleyin ve sonra Ankara’nın Pazarlık Gücü konusunda tahminler yapın. Hiç merak etmeyin Türkiye’ye güven duyulmuyor olsa da, bu yalnızlık ve zayıflık ortamından azami istifade edebilecekler, ne verirsen onun karşılığını alırsın pazarlığı adı bile verilemeyecek uzlaşmada Ankara ile çalışmayı sürdüreceklerdir! Bu yüzden Referandum Erdoğan açısından hayatî önemde. Zira, iç ve dış politika arasındaki karşılıklı bağımlı ilişki inkâr edilemez ve eğer iç politika, daha çok dış politikaya bağımlı yapılır hâle gelmişse, Cumhurbaşkanı’nın Körfez Gezisi’nin iyi irdelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda akla gelen sorular şunlar: 2002 yılından bu yana Türkiye’yi yöneten siyasal iktidar Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde bir güven sorununa yol açmış ise; Nisan ayındaki referandum, Türkiye’nin muhatabı olan aktörler tarafından bu iktidardan kurtulmak için bir fırsat olarak mı görülür, yoksa bu iktidara destek mi verilir? Destek verilirse, destek verenlerin bunda çıkarı ne olabilir ya da ne karşılığında destek verebilirler? Bileniniz var mı!

***

Continue reading

%d bloggers like this: