NATO’ya «ihtiyaç» neden duyulur?!


 

CIA kiliseye dua etmek için gitmez.
Güney Amerika deyişi.

☠ Amerikan mevzuatına göre haklarında dava açılması oldukça zor olan, ancak serbest bırakılmaları da ABD için bir “tehlike” kabul edilen binlerce kişi, “yargısız” bir şekilde, ev sahibi ülkenin bilgisi/onayı dışında gizlice tutulurlar.

☠ ABD’nin ülkesi sınırları içinde suç sayılmasına karşılık, ülke dışında suç sayılmaması bir “Başkanlık Talimatı” na dayanır.

☠ ABD yasa dışı işlere de yöneldiğinde, özellikle uyuşturucu ticaretine ilgi duyar. Bu bağlamda, uyuşturucu karşıtı gibi gözüken programlar gerçekte tam tersi bir mecrada seyreder. ABD, işbirlikçi uyuşturucu baronlarının işlerini de kolaylaştırır.

Buyrun «tadımlık» okumaya!

***

Continue reading

Suudi Arabistan’a yönelik İran kuşatması…


 

…ve Güç Dengesindeki Değişiklik!

☫ ♨ ⚠ İran’ın Irak’ta, Suriye’de ve Lübnan’da, geçen her gün biraz daha artan nüfuzu bir sır değil. Riyad, başlattığı kriz ile; hem Katar’ı Tahran’a daha çok itmiş, hem de İran’ın Umman ile bağlarını güçlendirmesine yol açmış bulunuyor. Suudi Arabistan, krizi yönetememiş ve kendi aleyhine bir mecraya sürüklenmiş gözüküyor.

☫ ♨ ⚠ ABD ise Riyad’ı adeta ortada bıraktığı izlenimi yaratan davranışlar sergiliyor. Bu arada Riyad’ın Sünni İslâm Âlemi’nin tam desteğini sağladığını söylemek te mümkün değil. Körfez İşbirliği Konseyi’nin bile dağılma noktasına geldiği öne sürülüyor.

☫ ♨ ⚠ Bu koşullar ve daha önce yaşanmış olaylar ışığında bakıldığında, yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle Müslümanların hac farizalarını yerine getirmek için Suudi Arabistan’a akın edecek olmalarının da, Riyad için ciddi bir sıkıntı yaratacağı düşünülüyor. Ayrıca, Kâbe gibi kutsal mekânların, Riyad’ın yönetim ve kontrolünde bulunmasından dolayı duyulan rahatsızlıkları da unutmamak lâzım.

☫ ♨ ⚠ Suudi Arabistan’ın iç dengelerinde mevcut olan huzursuzluk ile düşük petrol geliri nedeniyle artan ekonomik kaynak ihtiyacı da eklendiğinde, Riyad’ı oldukça zor ve sıkıntılı bir sürecin beklediğini tahmin etmek zor değil.

***

Continue reading

Burnumuzun dibinde «olup biten»ler…


 

Adalet Yürüyüşü ile gündemi saptıranların üzerine oturacakları muhtemel «Diken»ler!

⚠ Barzani’nin iktidarı devretmeyi ret ettiği ve milyarlarca doları zimmetine geçirdiği de, muhtemel “başarısız Kürdistan devlet”i ile ilişkilendirildiği ileri sürülüyor. Peki bu iddia «maksatlı» olabilir mi? Kürtlerin Orta Doğu’da sadece Irak’ta yaşamadığı; Türkiye’nin, İran’ın ve Suriye’nin de Kürt kökenli nüfusa sahip olduğu da bilinen bir husus.

“Irak Kürdistan’ı” nın kendi kaderini tayin hakkını kullanarak Bağdat’tan kopması ve bağımsız olması, hiç şüphesiz, Kürt hareketinin bütünü üzerinde etkili olacak, onlarda “Büyük Kürdistan”ı hayata geçirmeye yönelik “toplu” bir heyecana yol açacaktır ki; bu, en azından isimleri geçen ülkeler için tehdit oluşturmayacak mıdır?

⚠ Peki, ABD’nin içinde bulunduğu durum – Trump – Kürtler ile bağlantılı olarak ortaya çıkacak yeni bir krizi yönetmeye elverişli mi?

⚠ ABD’nin Orta Doğu’da müstakil bir “Kürt kartı”na sahip olması Rusya, Avrupa ve Çin tarafından nasıl karşılanacaktır?

⚠ Kürtlerin bağımsızlık sürecine “Barzanilerin” önderlik etmesine karşı bir duruşun, diğer Kürtleri “temsilen” bir duruş olduğu düşünülebilir mi?

***

Continue reading

Global Trade Union’s Rights Index 2017


 

One of the World’s 10 worst Countries for Workers is Turkey

⚒ Following the attempted coup in Turkey in July 2016, trade unions and their members have been made public enemies. Over 100,000 public sector workers have lost their jobs in systematic purges by the Erdogan government, whilst others have been transferred or suspended.

⚒ Furthermore, trade union leaders and members have been
attacked, arrested and jailed, whilst marches and protests have
been banned or subjected to repressive policing in the aftermath of the coup. Similarly, freedom of movement for trade unionists in Turkey has also suffered in 2017.

⚒ During the whole month of February, acts of violence, arbitrary dismissal and detention took place in the country, aggravating the climate of tension and causing violence and uncertainty.

⚒ There has been a slight decrease in the number of recorded instances where the rights to free speech and public protest were repressed through the police and security services.

⚒ Threats and violence in retaliation for the exercise of freedom of association deprive workers of their rights and create a climate of fear that chills the exercise of that right by others.

© photocredit

L’un des 10 pires pays pour travailleurs et travailleuses au monde est la Turquie

***

Continue reading

Puslu «Trump Ormanı»nda kafa-göz yarmadan ilerlemek…


© photocredit

***

Continue reading

Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

Özgürlük ve Bağımsızlığın «sınır ve sınırsızlığı… »


 

Kişi sonunu kendi gözleriyle görmeden, ‘mutluyum çünkü tek güç benim’ diyemez!
Neden mi?

Krallar yakılmaz! Odun yığınlarının üstünde yakılmak, yalnızca halk önderlerinin ve bilgelerin payına düşen alınyazıları olmuştur. Bir de kitapların…

İnsan zulmü, hemen her yere ulaşır, sadece ve sadece insanların hâyâl ve umutlarına erişemez. Tarih boyunca, bu iki erdemin eşiğinden içeriye adımını atamamıştır. Düşünceyi bile susturan zulüm, umut ve hayali susturmaya gücünü geçirememiştir. Güçsüz insanların en büyük, en vefalı sırdaşı: umutları ve hâyâlleri olmuştur. İç ve dış baskıların, sansürlerin en çok musallat olduğu, kösteklediği erdemimiz, hep atılım gücümüz olmuştur. Çünkü atılım, köleliklerden, bağımlılıklardan kurtulmanın atomcul gücüdür.

Bunun daha bilincine varma yetişkinliğine erişemeden, düzen denilen köleleştirici güç, daha yatağında iken boğmak için elinden geleni yanına koymaz, yarına da bırakmaz! Önce koşullandırır, öz-güveni insanın kendi elleriye yıktırtır.Artık, sömürgenlerin ellerine muhtaç olmaktan, onlara biat etmekten kurtaramaz insan kendisini .

Oysa, insan nereye giderse gitsin, umudunu da, hayallerini de beraberinde götürür. Bunların bittiği yerde de zaten can da biter.

Bu yüzden, gerçek düşmanlarımızı tanımadan, onlardan kurtulamayız! Çünkü; atılımlarımıza engel olan her güç ve etken, bağımsızlaşmamızın düşmanı, köleleşmemizin efendisi olmuştur tarih boyunca, bugün dahi olmaktadır.

***

Continue reading

%d bloggers like this: