Yaşamayı ciddiye alacaksın!!


Yani o derecede, öylesine ki Mesela kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda Yahut kocaman gözlüklerin Beyaz gömleğinde bir laboratuvarda İnsanlar için ölebileceksin Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken Hem de en güzel en gerçek şeyin Yaşamak olduğunu bildiğin halde!

***

Continue reading

OYUM KİME?!


Anlayabilirim, çoğu kere burnumla, yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak ve döğüşebilirim, doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için, yaşım başım buna engel değil, ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı. Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni. Yazık. – Nazım Hikmet

***

Continue reading

SÜRGÜN YAZILARI


Özgürlük dışarıdaysa sürgün sizin yanınızdır – Shakespeare; En ölümcül sürgün, sevdiklerinizden ayrı kalmaktır; Deniz derindir durulmaz, dostluk ebedidir unutulmaz; Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak.Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman – Nazım Hikmet;

***

Continue reading

Nâzım Hikmet; 117 Yaşında – Â 117 ans – 117 Years Old


***

Continue reading

«Vatan Hainleri»ni İç Politikada Sömürmek!


Ne cenaze töreni, ne de mezar taşı. Yeter ki bu insanların yaşamlarının en üretken, en verimli yıllarını çok sevdikleri ülkelerinin ve halklarının esenliği için başka coğrafyalarda mücadeleye harcadıkları unutulmasın…Ve de arkadan gelen kuşaklar artık sürgün acısı tatmasın…

***

Continue reading

Tarih ve «Tekerrür» : Benzerlikler!


Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

***

Continue reading

Nazım Hikmeti hapisten kurtarmak: Paris’in «Delikanlı»ları!


Çoğu gençliklerini bozuk para gibi harcamışlar. Yurda dönmeyi göze alabilenler, gümrük kapılarında derdest edilmişler. Fransız gurbetinde akıl almaz acılar, kahredici yoksulluklar çektiler. Nazım Bursa’da yatarken, onu kurtarmak için Paris’te uğraşan bir avuç Türk delikanlısıydı onlar…

***

Continue reading

Bu Memleket Bizim!


 

Çekin Ellerinizi Eyüp Üzerinden!

Dört nala gelip uzak Asyadan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları
Bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim

Yaşamak bir agaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine
Bu hasret bizim

Nazım Hikmet

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Yaşasın Adalet…


 

Hangisi?
«Asıl Adalet» Elbette!

Bu zıkkımın yanında
Arnavut ciğeri ister, bir.
Çiroz salatası ister, iki.
Cacık ister, üç.

Adalet, müsavat, hürriyet demeye
Sadece yürek ister.

Metin Eloğlu

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Şehirler…


 

…ve Unutulması Zor Kadınlar!

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hâlâ arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

Attila İlhan

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Memleket Manzaraları…


 

Bitecek sanıldığı yerde başlayan Türkiye’m!

İşte adû, karşıda hâzır-silah,
Arş yiğitler vatan imdâdına.
Arş ileri, arş bizimdir felah,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Cümlemizin vâlidemizdir vatan,
Herkesi lûtfuyla odur besleyen;
Bastı adû göğsüne biz sağ iken,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Şân-ı vatan, hıfz-ı bilâd û ibâd,
Etmededir süngünüze istinâd;
Milleti eyler misiniz nâ-murad,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Rehberimiz gayret-i merdânedir,
Her taşımız bir nice bin cânedir;
Câne değil meyi bugün, şânedir,
Arş yiğitler, vatan imdâdına!

Yare nişandır tenine erlerin,
Mevt ise son rütbesidir askerin;
Altı da bir, üstü de birdir yerin
Arş yiğitler, vatan imdâdına

Nâmık Kemal

© Tablo Resimleri: Yalçın Gökçebağ

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Dostlarımız…


 

Çeşit Çeşit!

İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi…
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı….

İnsanlar vardır; derin bir okyanus…
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız

İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu…
Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere…
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk

İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.
Her biri başka bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı…

***

Continue reading

Şiir Pazarı : Ab-ı Derya…


 

Bazen durgun, bazen fırtınalı…

Daldı gözlerim
Denizin o tirşe ve hareli gözlerine
Derken Poseydon’la beraber
Kaldırıp başlarımızı güneşin
Gülkokusu bacaklarına baktık

Derken martılar geçti
Sıyırarak suları yanımızdan
Karşı sahilde akşamla yanan
Beş pare cama gömmek için bizi…

Can Yücel

© photocredit: All photos by Leonid Afremov [Official Web]
[Official Page – Facebook]

☀ ⛵ ♆

Continue reading

Şiir Pazarı: Kadın…


 

Uğrunda şiirler yazılan, âşkları karşılıksız veya yarım bırakanlar!

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlerde yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir.

Cahit Sıtkı Tarancı

© photocredit

***

Continue reading

Türk Milleti’nin sürüklendiği süreç…


 

Amaçsız bir sürüye dönüşüm!

turkiye_cinari

Biz ince bel, elâ göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda…
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik

ANLAYAMADILAR…

***

Çınarı yıkmak için
baltayı köküne vururlar.
evi yıkmak için
sokarlar kundağı temele.
Kartal uçmaz olur
kanadı kırılınca.
düşünebilir miyiz
başımız vurulunca?
Onlar köküdür memleketin,
dallara yürüyen su
bu kökte saklıdır.
Onlar umudun temeli,
onlar kanadı hürriyetin,
halkın aklıdır.
Kaç kere kaç yerde baltalandı kök
yürümez oldu su
dallar kurudu.
Kırıldı kanat
öldürdüler aklı;
Ve sonra yolladılar insanları salhaneye.
Çünkü böyledir
asrımızın gerçeklerinden biri.

***

Yeter artık Yenicami tıraşı,
yeter!
Ayağa kalkın efendiler…

Nazım Hikmet

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: