Nâzım Hikmet; 117 Yaşında – Â 117 ans – 117 Years Old


***

Continue reading

«Vatan Hainleri»ni İç Politikada Sömürmek!


Ne cenaze töreni, ne de mezar taşı. Yeter ki bu insanların yaşamlarının en üretken, en verimli yıllarını çok sevdikleri ülkelerinin ve halklarının esenliği için başka coğrafyalarda mücadeleye harcadıkları unutulmasın…Ve de arkadan gelen kuşaklar artık sürgün acısı tatmasın…

***

Continue reading

Tarih ve «Tekerrür» : Benzerlikler!


Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
“Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

***

Continue reading

Nazım Hikmeti hapisten kurtarmak: Paris’in «Delikanlı»ları!


Çoğu gençliklerini bozuk para gibi harcamışlar. Yurda dönmeyi göze alabilenler, gümrük kapılarında derdest edilmişler. Fransız gurbetinde akıl almaz acılar, kahredici yoksulluklar çektiler. Nazım Bursa’da yatarken, onu kurtarmak için Paris’te uğraşan bir avuç Türk delikanlısıydı onlar…

***

Continue reading

Bu Memleket Bizim!


 

Çekin Ellerinizi Eyüp Üzerinden!

Dört nala gelip uzak Asyadan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları
Bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim

Yaşamak bir agaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine
Bu hasret bizim

Nazım Hikmet

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Yaşasın Adalet…


 

Hangisi?
«Asıl Adalet» Elbette!

Bu zıkkımın yanında
Arnavut ciğeri ister, bir.
Çiroz salatası ister, iki.
Cacık ister, üç.

Adalet, müsavat, hürriyet demeye
Sadece yürek ister.

Metin Eloğlu

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Şehirler…


 

…ve Unutulması Zor Kadınlar!

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hâlâ arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir

Attila İlhan

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: