Dikensiz Gül Bahçesi Vadedenler Türkiye’si…


 

…ve Soyu Sopu Belirsiz İslamcı Kimlikli Ucubeler!

rte_beko

‘Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, adlı eserinde Joanne Greenberg, deliliği, tıbbî tanımıyla akıl hastalığını işler. İnsanın, neredeyse toplum düzenine geçtiği ilk günden başlayarak, kitlesel uzlaşımlara, kabullenilmiş değer yargıları ve davranış biçimlerine aykırı düşen bireylere yakıştırdığı konumun öyküsüdür bu… Makro boyuttaki bir insanlık durumunun mikro boyuta indirgenmiş bir örneğini serer gözler önüne… Ben’in parçalanmasına giden bir yabancılaşma, gerçeklerden kopma süreci, olmayan veya zamanla erozyona uğrayan kimlik kavramı, eski bohçaları karıştırıp, sürekli “bir yere ait olma” dürtüsü ile başka bir düzen kurma hâyâlleri, konunun kahramanını düşsel bir dünya oluşturmaya sevkeder. Oysa gerçek dünyanın koşulları çok farklıdır. Düşlediği dünya ile çatışma başlar. Ve tragedyaya dönüşme sürecine girer… Eser; «uyumlular» ile «uyumsuzlar»ın orantısız bir güç kapışmasıdır aynı zamanda… Peki Türkiye ile ne ilgisi var ki?!

 

***

Continue reading

EU Leaders’ Summit – 3 February 2017 in Valetta


malta_la_valette

***

Continue reading

ABD, NATO, KİLİSE, Silâh Üreticileri ve Şürekası…


Yüzün Kara Seninki Benden Kara!

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumda; NATO, ABD ve AB ile olan ilişkileri ortada, gerilmiş ve gerilemiş gözüküyor; turkey Batı ile sorunlar yaşayan Türkiye ve Rusya yakınlaşmakta; Kürtler ve sığınmacılar, Türkiye’nin Batı ile karşı karşıya geldiği iki önemli konu; İçeride, yaşanmış bir “15 Temmuz Olayı” var; 15 yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten ve son dönemde birçok konuda aldatıldığını söylemesine rağmen siyasal gücünü koruyan bir siyasal iktidar başta; kutuplaşma eğiliminin güçlenmiş olduğu bir toplum karşımızda. Konusu Türkiye olabilecek art niyetli senaryoları ve içinde bulunduğumuz duruma nasıl geldiğini anlamak mı istiyorsunuz? Buyrun okuyun!

***

Continue reading

Türkiye’nin içeride ve Kutsal Topraklar’daki yalnızlığı…


Zeytindağı!

Osmanlı İmparatorluğu, ümmetçilik fikri sebebiyle üç kıtada egemen olurken, bu coğrafyanın büyük bir kısmını Arapların yaşadıkları ülkeler kapsamaktaydı. zeytindagiKudüs, Şam, Filistin, Hicaz gibi… Ancak kazanılan bu toprakların kültürlerine, dillerine, ticaretlerine ve mal mülk, para ile ilgili şeylere egemen olamamıştı. Osmanlı, Arapları Türkleştireceğine oradaki Türkleri Araplaşmıştır. Buraları ne sömürgeleştirmiş, ne de vatanlaştırmıştı. Osmanlı âdeta, ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi. Osmanlı Emperyalizmi şu ana fikir üstünde kurulmuş bir hayal idi. “Türk milleti kendi başına devlet yapamaz!” Büyük harpte Osmanlı hazinesinin büyük bir kısmını çöl ve Çöl Arapları yedi ve de Osmanlı’yı sırtından bıçakladı. Sonuç mu? cehaletin ve hayalciliğin doğurduğu büyük bir hüsran. Oysa Atatürk’e göre; önce ilim ve vatan adamı olunmalı ve bunalımlardan çıkış da, birlik ve beraberlikle sağlanmalı… Günümüzün, dini oyunlaştırmış bir Garp tiyatrosunun sahnesi olan Kudüs’teki durum mu? Birinci ağızdan dinleyelim isterseniz!

***

Continue reading

Türkler için iki büyük laboratuvar: Balkanlar ve Filistin!


Oralarda ne olmuş tarihe bakın ve aklınızı başınıza toplayın!

Devleti yönetenlerin olaylar hakkındaki çelişkilerini görüyormusunuz? Görmüyorsanız vakit çok geç olmadan görün! Yapılan onca yanlıştan sonra Suriye politikası da yanlıştı denilmesi, bizi başkanlık dayatmasınında yanlış olduğu sonucuna götürür! yobazGizli bir el, Türkiye’nin direnç kulelerini etkisizleştirerek Türkiye’yi dönüştürüyor. Milli Devlet ne yazık ki, sarsılıyor.Sahip çıkalım! Türkiye’nin de tıpkı Osmanlının son zamanlarında olduğu gibi yarı sömürge haline geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Günümüzde Müslüman ülkelerin nerede ise tamamı sömürge halindedir. İslamın inananlar üzerindeki etkisini gören emperyalist küreselciler, Müslümanların aleyhine bunu hep kullanmıştır. Camilerde, Türk Milletinin karşı karşıya olduğu tehlikelere ilişkin tek bir söz duymak mümkün değildir. Din adamlarımızın ezici çoğunluğu milli değildir ve Türk olsalar bile Türk milliyetini red etmektedirler. Tıpkı Diyanet gibi… Din tacirleri ve din siyasetçileri yalancıdır! Biraz dikkat ederseniz bunu çok net görürsünüz… Allah bir toplumu akılsız yaratmış olamaz!

***

Continue reading

«Sünni Türkiye» ve Asya…


Risklerle dolu fırsatlar perspektifi!

 

asya_turkiye

Asya’nın küresel ekonomideki, ticaretteki ve ulaşımdaki büyük yeri ile birlikte mütalaa edildiğinde; önümüzdeki dönemde, mevcut küresel ekonomik ve finansal krizin ağırlaşma ihtimalinin güçlü olduğu sonucuna varılabilir. Ancak bu durum bazıları için fırsat ve güçlenme anlamına gelecektir. Bu bazılarının kim olacağı, Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerin seyrine bağlı olacaktır. Türkiye de, bu coğrafyada, daha çok risk boyutu ile öne çıkan bir ülke görüntüsü vermeye başlıyor. Çünkü Türkiye, artık Sünni İslam kimliği ile öne çıkan bir ülke olarak algılanıyor. Balkanlar’da Müslümanlık Türklük ile özdeşleştirilir ve Türklüğü çağrıştırır iken, bugün Asya’da Türklüğün Müslümanlık ile özdeşleştirilmiş olması, Müslümanlığı çağrıştırmaktadır. Bu, Türkiye’nin hareket serbestisi ile önemini arttırabilir. İyi kullaılması halinde… Önümüzdeki süreçte Asya’da üç olgu öne çıkacak; 1) kaos/karmaşa, 2) enerji 3) militan İslami aşırıcılık. Bu yüzden İslam’ın, İslam Dünyası aleyhine bir durum olması, maksatlı “İslami terörizm” nitelemesinin sıkça gündeme getirilmesi beklenebilir.

 

***

Continue reading

Mevcut koşullarda yatırımcı mı gelir?


Türkiye’de İş Yapma Ortamı Kötüleşiyor!

 

doing_business

AB’ye aday bir ülke olarak Türkiye’deki iş yapma ortamı koşullarını AB’nin çok gerisinde kaldığı ve geçen seneye göre daha karamsar bir tablonun ortaya çıktığı inkâr edilemez. Türkiye’deki şirketlerin iş kurmalarını ve iş yapmalarını kolaylaştıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesine ihtiyaç duyulmakta.

Türkiye’deki hukukun üstünlüğünün de güçlendirilmesi şart. Oysa, Dünya Adalet Projesi’nin 2016 Küresel Hukukun Üstünlüğü Endeksi verilerine göre, Türkiye 113 ülke içinde 99’ncu sırada yer almakta. Türkiye’, Çin (80’inci), İran (86) ve Rusya (92) gibi ülkelerin arkasında yer alıyor.

Türkiye’nin iş ortamını iyileştirebilmesi ve bu bağlamda hem yabancı yatırımları daha fazla çekebilmesi hem de rekabet gücünü artırabilmesi için şirketlere ve yatırımcılara öngörülebilir ve güvenilir bir hukuk sistemi de sunması büyük önem taşıyor.

 

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: