Protecting children affected by the refugee crisis…


 

Main challenges for migrant and refugee children in Europe

The fields raise serious concern:

Identification and age assessment

Registration and guardianship

Adequate reception conditions including preventing and responding effectively to disappearances

Alternatives to detention for families and suitable alternative care arrangements for unaccompanied and separated children

Accurate information, quality legal aid and access to child-friendly procedures

Preventing and responding to violence, trafficking and exploitation

Education and integration measures

Access to health services

Relocation and resettlement

Family reunification

Statelessness

Transition to adulthood

The [SRSG,]carried out four fact-finding missions to Greece and “the former Yugoslav Republic of Macedonia”, Turkey, northern France (Calais and Grande-Synthe) and Italy.

[Full Report]

***

Continue reading

Protecting children from sexual abuse


 

Turkey reacts «unfounded allegations» and ask to revise and correct!

© photocredit

La Protection des Enfants Réfugiés contre les Abus Sexuels

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Çal Be Ozan…


 

Çal ki; avurdumda şişen özgürlüğün, inlesin cümle âleme türküsü!

ozan

© photocredit

çal tutuklu dillerin prangalarını gevşetecek
ve içinizdeki suskun notaları emzirecek
öz/gür türkülerim var sözüm var ışıltılı çağa söyleyecek neslimi sabun köpüğü algıların tiryakisi kılan cilveli zamana
akılları dalayan uygarlıkların potasında duyuları eritip yavan hisler peydahlayan
ve tuzaklı avuçlarına hileler katıp hırslarını üzerimde alkışlayanlara
terimi yadırgayan rahatlıklara sözüm var
emeği horlayan doygunluklara
ve tenimdeki sıcaklığı doyumsuz dürtülerinin uçurumlarındaki ayazlarla sağanlara
çal ozan içimde ipildeyen ateş ufuklarımdan çalınan güneş sancısı sözüm var
kuluncumdaki yaraların faili karanlıklara ve aydınlıklarda gözüm var
çal ki dilim sızlayan kemiklerin başına çınar olup dikilsin çal doğmamış çocuklara verilmiş yeminli sözlerim var coşkuyla çal bu türkü tutuklu duyuların dayatılan hazlara başkaldırışı

kadim bir yarayım cümle alem dilinde vur tele
dağdan dağa işmar eder özgürlük
vur çıngılansın söz zifir gecelere çakmaktaşı olayım öfkeliyim dilim duldalardan boşansın
sözümün yamacında feriştahlar üşüsün
vur ozan ovalardan yükseklere uzun hava yürüsün firariyim dökülsün heybemdeki ateş buzulların üstüne canı telef edip yarenimin alnına akik taşı olayım
çal ozan avurdumda şişti özgürlüğün türküsü

***

Continue reading

ÜZÜM SALKIMLARINA TAKILMIŞ ANILAR…


…ama yıllanmış şarap tadında!

vineyard2

Anılar bellekte kendi yer eder
Her biri ayrı bir köşetaşıdır
Anılar üstünde yükselir gider
Bir dosttan bir dosta nice hatıra
Hiçbir anı sığmaz bir kaç satıra
Geldikçe maziden günler hatıra
Bırak anılarım yerinde kalsın
Devrilen devrilsin esen yel alsın
Yağsın yağmurlarım akan sel alsın
Belki duvarda bir asılan resim
Belki sayfalarda sıkışan cisim
Hep sevgi saygıyla anılan isim
Gözüme görünen gözle kaşıdır
Şaban Aktaş

© photocredit

***

Continue reading

State of the World’s Mothers


sowm-2015_infographic

Maternal and Newborn Inequalities Among the Urban Poor

By 2050 an estimated 70 percent of the world’s population will live in urban areas, and 90 percent of the increase in urbanization will be concentrated in Asia and Africa. Approximately 30 percent of deaths among children under five occur in urban areas. Lack of safe drinking water, poor management of waste and sewage, and poor quality or illegal housing create multiple public health challenges. In such settings, high burdens of adolescent pregnancy, unsafe abortions, and inequitable access to skilled attendance at delivery are detrimental to the health of mothers and newborns.

Ces enfants que le monde choisit d’ignorer

الأطفال الذين يختار
العالم نسيانهم

***

Continue reading

Bir Zamanlar Akhisar…


Ah çocukluğum, vah çocukluğum!

Çocukluk dönemi anıları nedense en iyi hatırlananlardır. Bu gerçeği hemen herkes bir şekilde deneyimlerine dayanarak bilir çünkü çok eskileri dünden daha iyi hatırladığına tanık olur. akhisarNeden bu iş böyledir diye sorarsanız buna bilimsel temellere dayanarak cevap verebileni kolayca bulamazsınız. Bulduğunuz bilgeler de size bazı varsayımları anlatmaktan öteye gidemez çünkü bu işin sırrı sanırım henüz tümüyle çözülememiştir. O çok eskilerde kalmış olaylar ve kişiler anımsanır zaman zaman. Hiç beklenmedik bir söz, bir yazı, bir fotoğraf, bir müzik parçası, ilk bakışta alakasız gibi görünen herhangi bir şey, anılarda çok gerilere gidilmesi için yeterli olur. Anamızın ağzından çıkan bir sözcük bile, sanki insanın yanıbaşında söylüyormışçasına işitiliverir… Acaba anılarda ne kadar geriye gidebilir, neleri anımsayabiliriz? Bir bileniniz var mı?

© photocredit

***

Continue reading

Geçen bir yılın düşündürdükleri: Meselenin temeli mi?


İnsanın, insanlık ilke, kural ve değerleri dışına çıkmasıdır!

 

humanity1

Benzememek güzeldir, benzememek özel olmanızı sağlar. Ama toplumsal bir yaratık olan insan, toplumda ortak değerler (asgari müşterekler) bulmadan, yaratmadan, olmadan yaşayamaz… Bir şekilde yönetim makamına oturan bir güruh azınlıklara, farklılıklara dayatmalarda bulunur, hükmeder. herkes başkasını kendisine benzetmek için fırsat kollar. Hoşgörü sözcük olarak kullanılır, lakin kendisi yoktur, dayatma vardır. Anlaşmak için Allah’ın bizlere bahşettiği diyalog dayatmaya dönüşür. Bu arada dostluk, barış, sağlık ve huzur, kardeşlik kelimeleri usûlen söylense de pratikte tersi yapılır. Atom parçalanır lakin önyargıları yok etmek zordur. herkes kendisini fasulye gibi nimetten sayar, kendisine önem atfeder, olanlardan kendisine vazife çıkartır ve sürekli başkalarını yargılar. Seçmediği bir aidiyet bağını yücelterek, tekelcilik taslar, fanatikleşir. Şiddete, işlenceye, teröre başvurarak Allah’ın verdiği canı almaya kalkar ve alır… Doğruluğuna inandığı eylemi gerçekleştirince cennete gideceğini sanarak! Huzur, sağlık ve para insanlarda ancak yokluğu hissedilen kavramlardır. Gerisi hamasettir, Vatan, Millet, Sakarya’dır.

 

***

Continue reading

%d bloggers like this: