EU: Turkey Report 2018 – Reactions/Tepkiler…


Each Both Sides Disappointed by the status quo over Turkey!

***

Continue reading

Integration of immigrants in the European Union


 

Pour ou Contre?!

Many Europeans feel ill-informed about immigration and integration related matters; less than four in ten say that they are well-informed.

There is also a significant lack of awareness of the real extent of immigration from non-EU countries into the EU, with many Europeans overestimating how many immigrants are present in their country.

The overall picture is therefore an ambiguous one: seeing immigration as a problem may not mean hostility against migrants, but rather reflect a perception that governments are not managing the issue of immigrant integration in an adequate way.

A majority of Europeans agree that the integration of immigrants is a necessary investment in the long run for their country. There is also a clear majority who see the EU’s role as important and have a positive view of the actions that could be undertaken by the EU to support the integration of immigrants.

On the one hand, a large majority of Europeans think that if limited efforts to integrate are made by immigrants, it represents a major obstacle. They also recognise that if immigrants face significant difficulties in finding jobs and also experience discrimination and redtape, it makes integration more difficult.

The younger generation, and those with higher levels of education, are more likely to welcome immigrants, see their impact as positive, and more willing to consider integrating them into their lives as friends, colleagues and peers.

Intégration des immigrés dans l’Union européenne

***

Continue reading

Türkiye’yi NATO Üzerinden «Hizaya Getirmek…»


SİYASAL KARAR VERİCİYE NATO KONUSUNDA “AÇIK” BİR UYARI VE ÖNERİ!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Aydın, hakkı teslim edendir. Siyasal iktidarın maruz ve mahrum bıraktıklarına rağmen, onun yaptıklarından eğri olana eğri, doğru olana doğru diyendir. Bunun içinde, yaklaşan bir tehlikeye işaret etme ve bu tehlikeyi savuşturması için siyasal iktidara öneri getirme de vardır. Bu yazı, böyle bir yazıdır.
Bu yazı, aynı zamanda, vatandaşı olmakla kıvanç duyulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bir ferdi olmakla gurur duyulan Büyük Türk Milleti’ne karşı hissedilen sorumluluğun ve Türk Vatanına karşı duyulan derin sevginin de ifadesidir. 

***

Continue reading

AB: 3 milyarı al, göçmenleri benden uzak tut…


 

Kaçak göçün düzenlenmesi için yeterli olmaktan çok uzak bir yaklaşım!

Yasadışı göç şebekeleri, insan kaçakçılığı yolunda bu kez İran üzerinden Türkiye’ye sokmaya başladılar. Türkiye’ye düzensiz yollarla giriş yapan göçmenlerin başında ise 17 bin 847 kişiyle Afganlar geliyor. Afganları; Pakistan, Bangladeş ve Afrika uyruklular izliyor.

Türkiye’nin Doğu-Batı göç yolları üzerindeki stratejik konumu ve kültürel, tarihsel bağlamda insaniyete dayalı kucaklayıcı tutumu kaçak göçü Türkiye için her zaman kritik önemde bir politika alanı haline getiriyor.

Bu durum gösteriyor ki, göç konusu, sadece Suriye’deki durum gibi belirli bir krizle ilişkili olmanın ötesinde daha sürekli bir nitelik kazandı. Önümüzdeki yıllarda da bu göç akınları devam edecek. Göçü tetikleyen birçok neden var. Siyasi baskı ve çatışmanın dışında ekonomik sıkıntılar ve hatta küresel ısınma gibi yeni faktörler de özellikle gençleri göç yoluyla daha gelişmiş Batı ülkelerine gitmeye itiyor.

Peki ne yapmak gerekiyor? Avrupa Birliği’ne düşen görev ve sorumluluklar neler?

© photocredit:Carlos Latuff

***

Continue reading

«Enayiler» Reis Sever…


 

Dün ve Bugün, Değişen Ne?!

Türkler, dünyanın her yerinde hatta Türkiye’de bile hep husumete maruz kalmış ve kalmaya da devam ediyor. Fakat yaşam da, sanki bunlar ile hiç ilgili değilmiş gibi sürüyor.

«Dış Türkler»in Avrupa Birliği ülkelerinde ibadet yerleri saldırılara uğrar, Lozan, Yunanistan’da; Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler, Dönem Başkanlığı’nı üstlendiği AB yasa, sözleşme ve anlaşmaları Bulgaristan’da Türkler sözkonusu olunca çiğnenir, gözler önünde ihlâl edilir, Batı görmezden gelir ama… Hedef Türk ise, iktidar suskundur. Hedef İslâm ve Müslüman ise «İslamofobi» yaygarası koparılır.

Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır baskı altında. Dış müdahaleler açık veya örtülü biçimde yaygın. Yabancı varlığı Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi yoğun bir şekilde yeni işbirlikçileri sayesinde hissettiriyor. Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır bunalımlar yaşıyor ve ülkemizde yabancı varlığı kendisini Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi kesif bir şekilde yeni işbirlikçilerle hissettiriyor. Değişen sadece «taşeronları!» Ya «etnik özürlü»dürler, ya da sözkonusu diğer dinler ise, saygıda «kusur» işlememeye azami itina gösterirler.

Ticarette, ekonomide başkalarını zenginleştir hükümet; fındık üreticisine ürününe âdeta «ambargo» uygulayanlar karşısında acizdir. Tıpkı Gümrük Birliği öncesinde fındık, tekstil gibi ürünlerde kota müzakerelerinde olduğu gibi.

Peki kim bu günümüzün «enayiler»i?! (nö)

***

Continue reading

Her şeyin arkasında bir bit yeniği aramak…


 

…veya ‘Ne olup ne bitiyor?’ sorusundan hareketle «kuşkucu» ve uyanık olmak!

Entrika, şantaj, sabotaj, dedikodu, plan, tertip, dolandırıcılık, ispiyonculuk, katakulli, asılsız iddia gibi tanımlar yerine özensizce kullanılır ‘komplo’ kelimesi…

Komplo, yukarıdaki kavramların bazılarını içinde barındırabilir. Yani komplonun senaryosu içinde entrika, şantaj, dedikodu yaymak vs. olabilir ama bunlar tek başına komplo anlamına gelmez. Komplo daha karmaşık, daha programlı, daha etkili bir sonuç veya sonuçlar doğurmaya göre planlanmış, genellikle kurnaz bir senaryosu olan olay veya olaylar zinciridir.

Bilim adamlarına göre komplo iddialarına yatkın toplumlar uzun süreli politik, ekonomik veya ahlaki çöküntü yaşayan veya kendilerine karşı önemli bir tehdit yöneldiğini düşünen insanlardır.

Ajanlar, komplo planlamak ve uygulamak konusunda en bilinen örneklerin başında gelir. Dünyadaki birçok  istihbarat teşkilatı becerikli ajanlarının yaptıkları eylemlerle ünlenmişlerdir. Onlara ‘komplonun  profesyonelleri’ da denilebilir.

İnsanların komploları lanetlemesi ve komplocuların tezgahladıkları olayların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması komploculara verilecek en iyi derslerden biridir. Ancak o zaman toplumdaki bireyleri birbirine güvenemez hale getiren ve özellikle demokratik katılımcı yönetimlere güvensizliği hedefleyen otoriter zihniyetli unsurlar yavaş yavaş da olsa temizlenebilirler. [Diğer ayrıntılar]

© photocredit

***

Continue reading

Cumhurbaşkanı’nın «Lozan Çıkışı…»


 

…ve «Çam Devirme»nin Eşiğinden Dönülmesi!

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: