«Araştırma Üniversitesileri»: Bütçe hükümetten, Kadro YÖK’ten, Özerklik sıfır…


 

Yürü Ha Yürü Ha Geçmişemelden [*]

Araştırma Üniversitesi Olma Kararını YÖK değil, Üniversiteler vermeli

Üniversitelerin Kalitesini ve Araştırma Potansiyelini Üniversitenin Amacı ve Hedefleri Belirlemeli

Köklü Çözüm İçin; Pedagojik İlkeler, Eğitim Fakülteleri Ve Temel Bilimler Fakülteleri Taşıyıcılığı Şart

Araştırma Üniversitesi Ayrımı Üniversiteler Arasında Ayrımcılığa Yol Açmamalı

 

Toplumsal Bütünleşme ve Destek Olmazsa Sıralamanın Önemi Yok

 

Şeffaflığı Zedelememek için, Üniversitelerin Sıralama Puanları Açıklanmalı

© photocredit

***

Continue reading

Üniversiteler Açılırken…


 

…Ne Olacak Bizim Geleceğimiz?!

⛅ ⚠2017 ÖSYM sınavı sonuçlarına göre toplam 214.430 öğrenci kontenjanın bunların 163.613’ü ön lisans ve 50.817’si ise lisans programları boş kaldı. Yani öğrenciler tercih yapmadı. Lisans programlarına yerleşen toplam öğrenci sayısı 422.950.

⛅ ⚠Tercih yapmayan öğrencilerin yüzde 40’ı en az üç kez üniversite sınavına girmiş ve istediği bir bölümü tutturamamış. Yüzde 32’si ilk kez üniversite sınavına girdiğini ve istedikleri alana giremediği için tercih yapmadığını belirtmiş.

⛅ ⚠Genelde, öğrenci geleceğini güvenceye alacak kaliteli üniversite arayışına girmiş gözüküyor. Bu durumun da, gelecek kaygısı ile ilgili bir zorunluluktan kaynaklandığı anlaşılıyor.

⛅ ⚠Burada üzücü olan üniversite gibi evrensel ölçekte kişiyi hayata hazırlama felsefi bir bakış açısı kazandırmak değil tamamen bir iş edinme meslek kazanma alanı olarak görülüyor.

⛅ ⚠Yöneticilerin bu anlayışı yıkmaları ve her alanda işini iyi yapan, liyakate dayalı bir yapılanmayı toplumun önüne koyarak, isteyen öğrencinin istediği meslekte ileride zevk alarak çalışacağı bir alana yönlendirilmesinde yardımcı olacak koşulları sağlamaları gerekiyor. Türkiye’de bilim, toplum hayatına hâlâ dokunmadığı için insanlar bilim değil meslek arayışına yöneliyorlar.

⛅ ⚠Bu olumsuzluğu gidermenin yolu da, yeniden bilim politikalarına uygun özerk yapıya sahip, misyon ve vizyon oluşturmadan, şeffaf olup hesap verilebilirlik eksenini aşmaktan geçiyor. Diğer deyişi ile; özerk üniversite ve özgür akademik ortam gerekiyor!

***

Continue reading

PISA Sonuçları ne anlama geliyor?


«MIŞ» gibi tesadüfen yaşıyormuşuz!

Şu veya bu futbol takımının futbolcularının isimlerini say? Yedeğine kadar eksiksiz sayar, elbette o kulübü tutuyorsa. Bağımlısı olduğu bir dizinin erkek ve kadın oyuncuları kimlerdir, hangi rolleri oynuyorlar? milli_egitimLafı mı olur ağabey, hepsi bizden sorulur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünkü rejimi nedir? Ik-mık, AKP değil mi hocam! Pis su içersen yakalanacağın hastalık hangisidir; aids, bronşit, ishal? Aids nedir hocam yanıt için çekici geldi bana. 4+4+4 eğitim modeli mi dediniz! Beş yıldır uygulanmıyor mu? FETÖ’nün okulları, dersaneleri bile sizin «Milli» Eğitiminizden daha iyi yetiştirmiyorlar mıydı? O «terör örgütü» mensupları başarabildilerse, sizlerin neyi eksik? Yaratıcı, düşünce üreten, yeni buluşlara imza atan bir nesil mi? Pertavsızla ararsınız. Ha varlıklılar çocuklarını en iyi okullarda (dışarıda) okuttuklarından geleceğin elitlerini oluşturacaklar. «Anadolu Cumhuriyeti»nin çocukları? Peki ne yapmak gerekiyor? Sıkça sorulan bu soruya, Prof.Dr.İbrahim Ortaş yanıt arıyor…(nö)

***

Continue reading

Bilgi-İletişim Çağı ve Bilim…


Bilgi Toplumunun İşleyiş Mantığını İyi Anlamak!

Bilgiye erişim her şeyden önce bir amacın oluşumuna bağlı. Bunun için de bilgi kulanım teknolojisi ve sistematiklik ve organizasyon şemasının okuma bilgisine sahip olmak önemli. Türkiye’deki 186 üniversitedeki kitap sayısı Harvard Üniversitesi’ndeki kitap sayısından 1 Milyon daha az. kitap1 Günümüzde, üniversitenin gücü ve etkinliği yayınlara erişmesi ile doğrudan ilişkilendirilmekte. Bilgi toplumunda, üretilen bilginin geniş kitlelere ulaştırılması ve paylaşımı çağımızın bir gereği. Çin, Pers, Arap, Helen, Roma, kültürlerinin en parlak dönemlerinde bile hep bilgi ve bilim bulunmaktaydı. Dün sanayi devrimini fizik, matematik bilimleri ile yakalayan toplumlar bugün bilgi işleme ile sürdürerek gelişmiş toplum olma özelliğini kazanmış durumda. Bugün dünyadaki en önemli üstünlük kaynağı ekonomiden çok bilgi yoğunluğuna sahip olmaktır. Ancak, bilgiyi üretmek ve bilgiye erişim için özerk bir ortam da şart. Peki neler yapmalıyız?

© photocredit

***

Continue reading

Bir toprak bilimcisinin gözüyle Elbistan’daki toplu zehirlenmenin suçlusu…


Su değil, suyu özelleştirenler!

ortas

© Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

elbistan

Su doğada kendine has kimyası olan bir bileşik olarak yaşamın kaynağı olarak zorunlu bir ihtiyaçtır. Susuz yaşanmayacağı için temiz su içilmesi aynı zamanda temel bir insan hakkıdır. Ve bu hak devletlerin güvencesi altında olmak zorundadır. Bu bağlamda insan ihtiyacı olan su metalaşmamalıdır. Doğanın bütün canlılara sunduğu suyun bir şekilde tek elden tutulması kabul edilemez. Su konusu beklenenin de ötesinde bir sorun olarak ileride insanlığın önüne çıkacaktır.

***

Continue reading

Okullu olduk…


Ama, ‘Yaşasın Okulumuz’ diyemiyoruz!

ortas

© Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

Türkiye’nin dünya çapında ilk 100 veya 500 üniversite arasında üniversitelerinin olmasını istiyoruz. okullu_oldukPeki ne yapmalı? Öncelikle, Türkiye’nin temel bir eğitim ve bilim amacı ve hedefi olmalı. Öğretmenlik mesleği köy enstitüleri anlayışı ile üniversitenin de desteği alınarak özerk ve özgül yüksek bir enstitü altında toplanmalı. Her kurumda liyakat eksenli kadrolaşma ve güven yeniden sağlanmalı. YÖK’ün tümünün bilimsel ölçütlere uygun çalışıp çalışmadığını belirleyecek içsel ve kamusal denetim araçları oluşturulmalı. Üniversiteler özerkleştirmeli, siyaset üstü bir anlayışla kavuşturulmalı. Aksi durum hepimizin felaketi olacaktır.

***

Continue reading

Felsefenin günümüzdeki önemi…


Felsefenin; insanlara yaşamaya başlarken de, ölüme giderken de söyleyecekleri var!
Montaigne

ortas

© Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

Felsefe fukaralığına karşılık teknoloji zengini toplumların temel değer yargısı açıkgözlülük ve el becerisi ile iş ayarlamak. felsefe Günümüzde teknolojinin yarattığı kolaylıklar hayata dair birçok şeyi tüketti. Bütün dünya toptan tüketici oldu. İnsan ilişkileri tükendi, Bütün değerler alt üst oldu, kavramların içi boşaltıldı. İnsanın önüne konulmuş ve çoğu da analize ve gerçeğe dayanmayan bilgi yığınları içinde pratiğe geçiyor. İnsan ilişkileri artık çoğu kişi için teknolojinin esiri haline geldi. Küçük çıkarlar için insanlar kendi yalanları ile yaşamaya başlamış bulunuyor. Değerleri hızla tüketilmiş/tükenmiş insan ve toplumların sorunlarının sağlıklı analiz etmesi ve kendisi ile barışık yaşaması da beklenemez. Bugün birçok toplumda gördüğümüz sorunlarını çözememenin altında kendilerini tüketmiş olmaları ve de bu tükenmişliğin farkında olamamalarıdır.

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: