«Cep telefonu kullananlar», Hâlâ Yaşıyor musunuz? Şükredin Öyleyse…


***

Continue reading

Bir Cinayetin «Anatomi» ve «Otopsi»si…


Eğitimci olarak eğittiğimiz insanların her yönü ile çalıştığı konuyu enine-boyuna tartıştırabilen birikimli ve bilinçlenmiş ve toplumuna yararlı olmasını sağlamak zorundayız. Mutlak üniversitelilik anlayışına yakışır eğitim ve sınav sistemine geçmemiz gerekir. Ülkemizin geleceği olan bu gençliği iyi eğitmeden, diploma sahibi yapamayız. Çünkü ;Eğitim sistemimiz soyut düşünmeden yoksun, analitik düşünmeden uzak.

[Source]

***

Continue reading

Hızına yetişemediğimiz teknoloji insanlığa hükmetmeye mi başlıyor ?


İnsanın geçirdiği büyük dönüşümler sonucunda bugün dünkü insandan farkı bir konuma geldi.Teknolojinin insan hayatında yaratığı etki vazgeçilmez ancak teknolojinin esiri olma ve onun etkisinden kalmanın yaratığı veya yaratacağı kaygı sorgulanır oldu. Teknoloji, insanın aradığı şey değil, bir arama yöntemi mi ? İnsan mutluluğunu ve esenliğini koruyacak mı ?

© Photocredit [Left] [Right]

***

Continue reading

ABD ile ilişkiler, gerginlik ve boykot : Ne yapmalı ?


Çeşidi az olsa bile, yerli malı, vatan malı başka türlü düşünenler varlığından utanmalı. Yerli malı duruyorken yabancıya bakar mıyım işçimizin emeğini bile bile yıkar mıyım. Üstüm, başım, içim dışım ayakkabım yerli malı… vatanını seven insan, yerli malı kullanmalı.
(Alıntı:Hakkı Sunat)

***

Continue reading

‘Açılın Gençler Geliyor’dan…


 

Gençlik Nereye Koşuyor? Gençlik Elden Gidiyor’a !

Türkiye her açıdan genç bir ülke: Türkiye Cumhuriyeti 1923’te kuruldu ve ülkenin 80 milyonluk nüfusunun yarısı 30 yaşın altında. Toplumsal, siyasi ve ekonomik anlamda derin bir değişim döneminden geçen Türkiye’deki bu genç nüfus, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bugünden tasarlamaları gereken zorlu ve öngörülemeyen bir gelecekle karşı karşıya.  Her gün tanık oldukları siyasi çatışmalar ve gerilimler yüzünden hayal kırıklığına kapılıyorlar.

Türkiye’nin sahip olduğu bu demografik yapıdan faydalanma imkanı var ancak bunun için politika belirleyicilerin hızlı ve mantıklı adımlar atması gerekiyor. Bunun yalnızca gençlerin iş hayatına girmesini sağlamak anlamına gelmediği, daha ziyade gelecek neslin özgür iradesini tanımakla ilgili bir durum olduğu da hatırlanmalı.

Gençler geleceğin liderleri, şekillendiricileri ve küresel vatandaşlarıdır. Onların eylemleri Türkiye’nin ve komşularının güvenlik ve refahına dair gündemi şekillendirecektir. Ancak gençlerin gözünde iyi bir eğitim tek başına yeterli değil. Türkiye gençliği,  dil yeterliliği, iyi iletişim ve kişisel bağlantılar geliştirme gibi modern becerilere yönelik ihtiyacın da açıkça farkında. Gençlerin çoğu, uluslararası deneyimin paha biçilemez olduğunu düşünüyor ve ufuklarını açmak için kültürel fırsatların ve eğitim imkanlarının peşinde koşuyor.

© photocredit

Farklı toplumsal kesimlerden gelmiş olmalarına rağmen gençlerin benzer yaşam tarzı tercihleri mevcut: neredeyse tamamı gündelik hayatlarını en yakın çevreleriyle sosyalleşerek geçiriyor, tiyatro gibi kültürel aktivitelere duyulan ilgi ise çok az. Gençlerin büyük çoğunluğu her gün televizyon izliyor ancak boş zamanlarını değerlendirme biçimleri ebeveynlerinden farklılık gösteriyor. Günlük etkileşimlerinin çoğu internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Dünyada olan biteni sosyal medyadan takip etmeyi tercih ediyor,

Türkiye’de genç işsizliği ve NEET (çalışmayan, eğitim veya öğretim görmeyen gençler) oranları yüksek: 18-30 yaş arası gençlerin yüzde 26’sı NEET kategorisine dahil ve yüzde 12’si herhangi bir işte çalışmıyor.

Önceki nesillere kıyasla farklılıklara karşı daha açık olsalar da bugünkü gençlerin Türkiye’nin etnik ve kültürel çeşitliliğini tamamıyla kabul etme konusunda aşması gereken hala çok mesafe var. Gençler ilişkilerinde en az direnç içeren yolu, yani çatışmaya girmekten kaçınmayı tercih ediyorlar.

Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olunması gerekiyor.

Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar haline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmeleri zorunlu.

[Gençlerin Sesini Dinlemek Raporu’ndan Alıntı]

***

Continue reading

Yeni Kabine’de «Yapay Zekâ» Bakanı Kim Olacak?


 

«Akıllı» Bir Robot Değil Herhalde!

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, “İki el bir baş içindir.”
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez…
En korkulu câni gibi ye’sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye’s ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel’un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev’ûd-u Hudâ’dan,
Hüsrâna rıza verme… Çalış… Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…
Sesler de: “Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş!”
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me’mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
‘İş bitti… Sebâtın sonu yoktur!’ deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye’se kapılma.

***

Continue reading

Hayvanları Dövüştürmekten «Şereflenmek…»


 

…Ve Elbette Cepleri Doldurmak!

İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.
Aziz Nesin

 

Köpekler centilmedir. Umarım onların cennetine giderim, insanlarınkine değil.
Mark Twain

İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Anatole France

Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.
Charlie Chaplin

Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
Lev Tolstoy

Kuş, insafsız eIIerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar.
Kalman Mikszath

Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz.
H. Veldet Velidedeoğlu

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi

Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum? Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.
Hz. Muhammed

***

Continue reading

%d bloggers like this: