Referandum öncesi Trump ile paslaşma…


 

Al gülüm ver gülüm!

Önce suçlusu kimdir diye bir araştırma yapmak gerekmez mi? Gerekir. Suçluyu tespit edecek teknik olanaklar var mıdır? Var.

İki taraf da diğerini suçladığına göre, tarafsız bir heyetin derhal olay mahalline gidip inceleme yapması sağlanır. Politik olarak mümkün mü?
Mümkün. Idlip’teki isyancılara Türkiye destek veriyor. Birleşmiş Milletler’in belirlediği tarafsız bir heyetin, Türkiye onaylı bir inceleme yapması için izin sağlanır.

En basit bir suçlamada bile izlenmesi gereken bir basit prosedürü yerine getirme, Türkiye’nin, ABD’nin ve cümle batılı güçlerin ağız birliği etmişçesine, Suriye rejimini suçlaması ve sonunda ABD’nin füzeleri yollamasının mantıki bir izahı var mı?

Irak’a kimyasal silahlar bahane edilerek girilmişti. Olmadığı, bunun manüplasyon olduğu ortaya çıkmadı mı?

Suriye yine böyle suçlanmış ve muhaliflerin Şam’dan ele geçirdikleri kimyasal silahları kullanmış olduğu ve suçu rejime yıktığı yönündeki güçlü deliller nedeniyle, bombardımandan vazgeçilmemiş miydi Obama döneminde?
Üstelik, Rusya’nın araya girmesiyle de Suriye elindeki kimyasal silahları vermiş ve bunlar bir ABD gemisinde imha edilmemiş miydi?

Manüplasyona açık bir konuda bu kadar hızlı ve peşin hükümle davranmak niye? Bu ancak gerçek suçluların telaşıyla açıklanabilir. Gerçek suçluların nerede aranması gerektiğini de göstermektedir.

© photocredit

***

Continue reading

Kripto…


 

Olmaz, olmaz demeyin!

Denetimleri NOBEL Barış Ödüllü, Kimyasal Silâhların Yasaklanması Örgütü OPCW’nin başındaki Türk diplomata görev verilmişti. Suriye, Kimyasal Silâhların Yasaklanması Sözleşmesine üye olmayan 7 ülkeden biriydi. Geçmişte de halkına karşı hardal gazı, klor gibi kimyasal silâh kullanmakla suçlanmıştı. Ve Türk Büyükelçi şimdi müzakereye gidiyordu.

O dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu idi. Kimyasal silâh nedir iyi biliyordu. Zira Türkiye’dekiler memleketi Konya’da stoklanıyordu. Büyükelçi ile görüşmesinde uyarıda bulundu, önemli bir sınav ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

Sonunda Rusya ve ABD arabuluculuğuyla Beşar Esad anlaşma imzalamayı kabul etmiş ve elindeki silâh stoklarını OPCW’ye teslim ediyordu.

Suriye ne zaman çözüm yolunda adım atmaya kalksa hemen ertesinde bir kimyasal silâh saldırısı oluyordu ve Şam Yöneti tepki gösteriyor; Batı’yı somut bir delile daynmadan Suriye’yi zehirli kimyasalları kullanmakla suçlayan düzenli bir yalan kampanyası yürütmekle sorumlu tutuyordu. Tıpkı Batı’nın Suriye’ye yönelttiği son suçlamalar gibi!

Şimdi gelelim asıl senaryoya… (nö)

***

Continue reading

«Kaos’un Mimar ve Mühendisleri…»


 

…«tuğla piyonları» ve «taşeronları!»

ABD’yi, bölgesel politikaları, uluslararası ilişkilerde örgütsel davranışları anlayarak, Türkiye için ciddi dersler çıkarabilmek.

Hangi hareket noktasından yola çıkarak?

ABD’nin dışişleri, güvenlik ve istihbarat birimlerindeki görüş ayrılıkları… Pakistan ve Suudi Arabistan istihbaratlarının ABD nezdindeki bağlantıları ve nüfuzları…
Afganistan gerçeklerinin nasıl görmezden gelindiği…
ABD’nin Afganistan’da “yolunu” nasıl kaybettiği ve ne yapacağını bilemez bir duruma düştüğü…
Afganistan sorununun çözümü zor bir mecraya nasıl kayarak bölgesel bir soruna dönüştüğü…
Pakistan’ın Taliban ile ilişkileri ve bu ilişkiler üzerinden nasıl giderek adeta “Talibanlaştığı…”
Pakistan-Taliban ilişkilerinin şekillenmesinde İslamabad’ın Afganistan’ı kontrol etmek ve İslami direnişçileri Keşmir sorunu üzerinden Hindistan’a karşı kullanmak düşüncesinin etkili olması…
Hindistan’ın Afganistan’da dolaylı olarak var olması…
ABD’nin sorumluluklarını nasıl yerine getirdiği, getiremediği, kimi vakit kararsızlık içine düşerek yapamadıkları…

Gücün uluslararası ilişkilerde önemli olduğu biliniyor. Doğru yerde kullanıldığı ve adil olduğu takdirde… Elbette, yetersiz bile olsa uluslararası hukuk, evrensel değerler,çağdaş uluslararası ilişkiler anlayışının gerekleri yerine getiriliyorsa. ABD’nin bütün bunlara sadık kalmaması sonucudur bugün içinde bulunulan durum…

Barış ve İstikrar bozulmuştur; silahlanma yarışı yeniden başlamıştır; demokrasiler geriye gitmektedir;temel hak ve özgürlükler çiğnenmektedir; vahşet sıradanlaşırken, kendilerine bulaşmadığı sürece küresel kamuoyu kanıksama sürecine girmiştir.

Peki bu süreçte, AKP iktidarının, Erdoğan’ın Afganistan ve çevresindeki dini liderlerle ilişkilerinin, Türkiye’nin bugün içine düştüğü veya düşürüldüğü ortamın, milli istihbarat örgütünün rolleri nedir veya olmuş mudur?! (nö)

***

Continue reading

EU Foreign Affairs Council and Syria Conference…


 

…and NATO Foreign Ministers’ Meetings

Foreign Affairs Council: EU for Syria, the situation in Libya, the situation in Yemen, EU and the League of Arab States, conclusions on the promotion and protection of the rights of the child, EU and the League of Arab States, The new partnership agreement is expected to be adopted at the London Somalia Conference on 11 May 2017.

Syria Conference: Bringing together ministerial representatives from 70 delegations, including from the EU and the region but also the wider international community, the United Nations, major donors and civil society, humanitarian and development organisations, the conference will address the situation in Syria and the impact of the crisis in the region.

NATO: First, fair burden-sharing to keep the transatlantic bond strong. The Alliance have started to increase defence spending, but needs to keep up the momentum and meet the pledge the allies have all made.
The second major topic will be stepping up NATO’s efforts to project stability and fight terrorism.

***

Continue reading

60. Yılında Avrupa Birliği ve Türkiye…


 

Sinoplu Diyojen AB’yi; Türk insanı da AB ufkunu arıyor!

Avrupa Birliği; Britanya’nın üyelikten ayrılma süreci ve AB karşıtı akımların güçlenmesiyle sarsılan birlik yeni bir gelecek inşa etme noktasına gelmiş bulunuyor. AB, bugün her zamankinden daha fazla siyasi bir birliğe ihtiyaç duyuyor.

Ancak AB, özellikle ekonomi ve ticaretteki başarılarına karşın siyasi birlik oluşturmada başarılı olamadı. Bu alanda reforma ihtiyaç duyuyor. Dayandığı değerlere samimi bir şekilde sadık ve sahip çıkan, dış politika, ortak savunma ve güvenlik alanlarında da birleşmiş bir AB gerekiyor Dünya için…

Türkiye ise hem kırgın hem de umutsuz bakıyor AB ufkuna. Kırgın çünkü kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Umutsuz çünkü Türkiye söz konusu olduğunda sudan sebeplerle önüne engeller dikilmesi bıkkınlık yaratıyor.

AB’nin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve rayına sokmak için bu yeni süreçte hâlâ şansı var. Kendi değerlerine bağlı, Türkiye gibi aday ülkelere karşı dürüst ve açık bir politika izleyen bir AB olabilirse.

Ne diyorlar? Çıkmayan canda umut var…

***

Continue reading

Suriye’de gelinen nokta…


 

…ve Türkiye için «Kâbus Senaryosu!»

💀 Suriye, özgürleşme ve demokratikleşme bir yana, parçalanma noktasına gelmiş bulunuyor;

☠Kürt hareketinin devlete dönüşmesi ve Irak’ın parçalanması an meselesi;

💀Bölgesel dengeler derinden etkilendiği gibi, bölge ülkelerinin sınırlarının değişme ihtimalini içeren ciddi bir tehdit mevcut;

☠Ve bütün bunların arkasında ABD, Rusya, İsrail ve İran var;

💀Türkiye, Kürt nüfusa sahip bir bölge ülkesi olduğundan ve hem gücünden, hem de inandırıcılığının yanısıra çok şey kaybettiğinden dolayı tam bir tecrit altında bulunuyor;

☠Bölgede ilerlenen süreç ile çıkacak sonuçların Türkiye’ye yansımaması mümkün değil;

💀Ankara’nın Ermenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İran ile ilişkilerinin mevcut durumu, bu tabloyu daha da kötüleştiriyor;

☠ABD kuvvetlerinin Suriye üzerinden Türkiye’ye girip bir haftada İstanbul’a varmalarını işleyen, “Metal Fırtına” kurgu romanı gerçeğe mi dönüştürülüyor? [Özet]

© photocredit

***

Continue reading

From Winter Icy Turn to Spring Warming?


 

EU – Turkey Relations : On the agenda of the EP April Session

MEPs will discuss the state of play in Turkey, in particular the upcoming referendum, during the April plenary in Strasbourg.

The Committee on Foreign Affairs calls on the Committee on International Trade, as the committee responsible, to incorporate 11 suggestions into its motion for a resolution inter alia;

The modernisation and effective implementation of the Customs Union will further strengthen the already strong economic ties between Turkey and the European Union and will keep Turkey economically anchored to the EU;

Contribute to both sides engaging in a positive reform agenda while mitigating political tensions with Ankara on the deteriorating situation of the rule of law and fundamental freedoms in the country;

Because; democracy, the rule of law and respect for human rights, fundamental rights and fundamental freedoms; EU-Turkey trade relations are and must remain based on mutual respect for human rights and fundamental freedoms; Include a clause on human rights and fundamental freedoms in the upgraded C U making them a key conditionality;

The C U can only reach its full potential if Turkey fully implements the Additional Protocol vis-à-vis all Member States; Turkey continue not to open Turkish ports to Cypriot vessels and failed to apply to Cyprus the Additional Protocol to the Ankara Agreement;

The C U cannot be considered a direct or indirect replacement of accession talks;

Upgraded Customs Union could help Turkey to overcome the challenges it faces, and contribute to stabilising Turkey and providing growth for its citizens, if the necessary reforms are made by the government and Turkey returns to the path of democracy and the restoration of the rule of law;

***

Continue reading

%d bloggers like this: