Mustafa Suphi Olayı ve Atatürk…


Türkiye’nin ABD emperyalizmine ve NATO’ya köle edilmesinin ana nedeni 98 yıl önce gizli oturumda siyasetin atar damarına zerkedilmiş “anti-komünist”ikti…

***

Continue reading

Dünya Kaynarken, Türkiye…


Popülizm tuzağından kurtulmak, halkı temsil ettiğini iddia eden liderler yerine halkın temsili kurumlar aracılığıyla yönetime katıldığı parlamento, sivil toplum örgütü gibi yapıların güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün tam anlamıyla güvence altına alınması, şiddeti teşvik etmedikçe düşüncelerin ifade edilmesinin suç sayılmadığı bir sisteme işlerlik kazandırılabilmesinde yatıyor.

***

Continue reading

KÖK SÖKTÜRÜCÜ MÜ – KÖK KAZIYICI MI?


Pictures: [1+3]+ [2]

***

Continue reading

Kürt Hareketi ve Abdullah Öcalan Demokrat Değildir!.


Çünkü; dediği sadece bizim de politik bir birim olarak örgütlenmemize imkan verin, bizi tanıyın. O zaman korkmanıza gerek yok, bizim ayrılmak gibi bir derdimiz yok demekten ibarettir. Bu demokratik bir program değildir. Çünkü ulusu, politik olanın bir dille, bir tarihle vs. tanımlanmasına karşı tanımlamak gibi bir derdi yoktur.

***

Continue reading

Tek Kitapta Koca bir yıl !


***

Continue reading

Kaderleri Benzer İki Ülkenin Dün ve Bugünü…


Şili ve Türkiye arasında bugün pergelin ayağı iyiden iyiye açılmış durumda… Şili’de bugün parlamenter demokrasi egemendir, yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirinden bağımsızdır, basın ve demokratik kitle örgütleri özgürdür. Türkiye’de ise bugün yasama, yürütme ve yargı erkleri tek kişinin elinde toplandı. Meclis yasama ve denetleme görevini yapmaktan aciz, yerel yönetimler “kayyum” uygulamaları ve tehditleriyle felç ediliyor. Ana akım medyanın mülkiyeti cumhurbaşkanına göbekten bağlı kapitalistlerin elinde toplandı, özgür gazeteciler ya hapiste ya da sürgünde….

***

Continue reading

Ölümünün 8.Yılında “Kapetan Kemal”


Hiç değişmeyen mutlak hakikatler de var: Marx ve Lenin’in “devrimin güncelliği”ni vaz eden yapıtlarını, Marksizmin devrimci geleneğini Türkiye toprağına taşıyan Mihri Belli ve onun dava arkadaşlarıydı; devrimci mücadelenin yüksek ahlaki standartlarını sonraki kuşaklara aktaranlar da onlardı. 96 yıl yaşamak bir devrimci için çok riskli olabilirdi. Ama Mihri Belli bunun da üstesinden geldi, 96 yıl boyunca davasına sadık kalmayı başardı. Hep Lenin’i Marx’a bağlayan halkaya bağladı kendisini: Devrimin güncelliği! – Ertuğrul Kürkçü

***

Continue reading

%d bloggers like this: