31 Mart 2019: Sandığa Gitmek; Sağduyulu Olmak; Keyfiyet ve Sonuca Katlanmak!


Demokrasi, Laiklik ve Bağımsız yargı olmadan devam etmesi asla mümkün değildir. Çünkü, Demokrasi Halk iradesiyle sonuç doğurur.. Öyleyse; Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devlet düzeninde, Halkın yumuşak karnı olan İslam ve Milliyetçilik, Demokrasi ve Çağdaş Hukukla şekillenen Bağımsız yargı sayesinde ayakta kalırlar. Aksi halde, hak ettikleri yerden saptırılarak, siyasetin aracı haline getirildiğinde; artık ülkenin bölünmesi, parçalanması, bağımsızlığını kaybetmesi ve sosyo-psikolojik krizlerin önüne geçmek artık imkânsızlaşır.

***

Continue reading

Siyaset Arenası’nda Vatandaş «Ayaklanıyor!»


İçinde solcusu da, sağcısı da, siyasetle uzaktan yakından ilgisi olmayanı da bulunan yeni bir hareket doğuyor ve hızla ilerliyor: Vatandaş Hareketi…Zira artık, geleneksel düzen partilerinden hiçbiri sosyal adaletsizliğin ve yoksulluğun ana nedenlerine karşı savaş verecek güç ve konumda değil, programları yetersiz kalıyor. Hareket bir parti değil. Seçimlerde kendilerine en yakın siyasi partileri destekleyecekler. Bu da yıllardır koalisyonlar yoluyla iktidarı ellerinden bırakmayanlara soğuk terler döktürmüyor değil… Hesaplaşma Vakti yakın (mı)!

***

Continue reading

Venezuela: Bir Latin Amerika Ülkesinin Anatomisi


Ülkedeki gerginlik zirve noktasına ulaşırken; küresel aktörlerin fikir ayrılıkları, Venezuela’daki krizin kolay sönecek bir yangın olmadığını işaret ediyor. Oysa, 1970’lerin başlarında Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi konumundaydı. ABD yaptırımları altına girmesiyle birlikte Trump’ın politikalarında yeni bir günah keçisi olmaya başlayan Başkan Maduro, Latin Amerika ülkeleri tarafından emperyalist bir güç olarak nitelendirilen ABD’nin, Venezuela’daki krizin daha da derinleşmesiyle bölgedeki ABD karşıtı görüşlerin güç kazanmasında rol oynayabilir. Avrupa Birliği ise meseleye insanî açıdan yaklaşıyor, vicdanını geleneksel «Avro» Yardım Politikaları ile bastırmaya çalışıyor.

***

Continue reading

Mahalli Seçimler Hiçbir Parti Adayı için «Çantada Keklik» Değil!


31 Mart seçimleri Türkiye’de sadece yerel yönetimlerde kimlerin söz ve karar sahibi olacağını belirlemenin ötesinde, 17 yıldır Türkiye’nin başına bela olan islamo-faşist yönetimin çökertilmesi büyük önem taşıyor. Bu sonuca varilabilmesi için de oyların ikiye bölünmemesi gerekiyor. Ancak…

***

Continue reading

Zincirleri kırma vakti…


Yerel seçimleri o kazanacak bu kazanacak, 1 Nisan’da IMF‘mi gelecek yine karşımıza gibi konuları düşünmek yerine ; suyun başını tutanlara karşı, kaynağın sahibi olan milletin, artık « zincirleri kırma vaktidir. » diyerek suyun başına geçme yollarını araştırması ve uygulamaya sokması zorunludur !

***

Continue reading

Bir başkasına yaşama hakkı tanımak !


***

Continue reading

İktidar ve ortağının «Türklük Takıntısı»


«Parti Yargısı»na yenik düşenler listesi uzun…Bir çok konuda sesini çıkarmayan ve bir yağlı kemik «»bana da düşer mi, diye beklenti içinde olan «çakma milliyetçiler,» milliler ve muhafazakarlar Türklükle ilgili değerlerin kaybolmasına ve toplumun dağılmasına sessiz kalıyorlar. Hem de «Başbuğ»un ses çıkarmadığı bir ortamda. ‘Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını. Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini. Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini. Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini… Yiyin efendiler yiyin, bu «han-ı yağma» sizin’

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: