Tek bir görevleri var…


 

Türk Milletini aldatmak!

Türklerle ilgili gerçekler aynen olduğu gibi bugünde önümüzde duruyor. Şimdi Türkmeneli’nden, Kerkük’ten bizi temizlemeye çalışıyorlar. Ne kadar direneceğimizi hep beraber görececeğiz. Dilerim ki, yine bir tarih yazarız… Mesele biter mi? Ne yazık ki HAYIR!

Türk Milleti, üzerine oynanan oyunlar sebebiyle akşam yediğini unutur vaziyettedir. Türkiye Türkleri, uzun yıllar, uygulanan karartma politikası yüzünden, kendilerinden başka Türk olabileceğini düşünememişlerdir. Oysa yeryüzünde, Çin Seddinden Adriyatik’e, Avrupa’dan Amerika, Avustralya ve Afrika’ya kadar büyük bir coğrafyada sayısı 300 milyona ulaşmış olan büyük bir millet yaşamaktadır. Üçyüz milyonluk bu büyük insan kitlesini; birbirine unutturmak ve kucaklaştırmamak için bugüne kadarcbir çok oyun sahneye konulmuştur. Türk Milleti kendisinden bazı gerçekler gizlenmek suretiyle birbirinden uzak tutularak tarih boyunca zayıflatılmaya çalışılmıştır.

Dış güçler ve onların işbirlikçisi yerli ihanet çeteleri, Türk denilince hemen hafife ve alaya almaya başlar, biraz ısrar etseniz sizi hayalci diye nitelendirir, pes etmediğinizi görünce de “ırkçı faşist” damgasını yapıştırıverirler.

Hepsi AB, ABD, İsrail ve sahipleri kimse onun yardakçılığına soyunmuş vaziyette. Küresel güçler bazı milliyetleri öne çıkartırken bazılarını da unutturmaya çalışmaktadır. Küresel sermaye baronlarının, çıkarlarının olduğu bölgelerdeki etnik ve dini azınlıklar daima ön planda tutulmaktadır. Küresel güçlerin çıkarının olmadığı bölgelerdeki azınlıklar ya tamamen görmezden gelinir, ya da unutulur, unutturulur.

Peki ne yapmak gerekiyor?!

***

Continue reading

Almanya Seçimlerine Çeyrek Kala…


 

Türkiye – AB ilişkileri!

24 Eylül 2017 tarihinde Almanya’da gerçekleştirilecek federal seçimler yaklaşırken Türkiye ile Almanya arasındaki gerginliğin tırmandığı, bunun sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmayarak Almanya tarafından Türkiye-AB ilişkilerine taşınmaya çalışıldığı görülüyor.

Türkiye ve Almanya’yı ekonomik, ticari, kültürel, sosyal, tarihsel pek çok bağ birbirine yakın olmaya iterken giderek artan bu gerginliğin sebeplerini sadece müzakereleri durdurma söylemlerine indirgemek mümkün değil.

Türkiye-Almanya ilişkilerinde yaşanan gerginlikte gelinen noktada, Almanya tarafından Türkiye’ye yönelik izlenen politikanın değiştirilip, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerinin başlamasının engellenmesi ve Türkiye ile katılım müzakereleri sürecinin askıya alınması mümkün mü?

Türkiye-Almanya ilişkilerindeki yüksek gerilim hattında her iki tarafın da daha soğukkanlı hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde çıkacak yangın, telafisi uzun sürecek hasarlara yol açağına kuşku yok.

Peki, gerginliklerin başlangıç noktası ve ilerleyen süreçteki gerilimi artıran olaylar nedir?

© photocredit

***

Continue reading

9 Eylül Niçin Önemlidir?!


 

Çünkü…

☪☀⚓ 9 Eylül, Türkler açısından çok önem arz eden bir gündür. Sözlü tarih denilen bir olgu nedeni ile Ege bölgemizin yaşlıları, niçin önemli olduğunu ve başlarına gelenleri, olan bitenleri, yaşananları evde, kahvede, sohbette, muhabbette yeri geldiğinde anlatmıştır.

☪☀⚓ 9 Eylül; ihaneti içselleştirmiş yerli işbirlikçilerin durdurulduğu gündür. Türk Milletinin, istiklalin ne demek olduğunu bir kez daha anladığı gündür. Türk’ün kutlu ve aydınlığa ulaşmak için zihinlerdeki prangaları kırdığı gündür . İzmir önde, tüm Ege; Atatürk’e ve Türk Ordusuna kalben büyük bir samimiyetle bağlıdır. Gericiliğe, yozluğa, yobazlığa ve düşman seviciliğe karşıdır. Ruhsal genetikleri sebebiyle yeniden başımıza bir şey gelirse de, hiç merak etmeyin, düşmanı tekrar denize dökmeye hazırdır.

☪☀⚓ Günümüzde bunların farkındamıyız? Elbette bir çok mesele de olduğu gibi bunları da, bilmeyiz. Bize bunları, gizli bir el öğretmemiştir. Tıpkı 29 Ocak 1990 olayları gibi… Ne mi oldu tarihte?!

***

Continue reading

Barzani’nin, İsrail ve ABD destekli yayılmacı girişimleri…


 

Musul ve Kerkük Kürtlerin eline mi geçiyor?

☪ Türkiye’nin Musul konusundaki ısrarının arkasında yer alan en temel etken, bu vilayetin sınırları içinde yaşayan nüfusun çok büyük bir çoğunluğunun Türk/Türkmen olması, vilayet toprağının Türkmenlerin ata toprakları olmasıdır.

☪ Kürtlerin Kerkük’te “kendi hukuklarını” yaratma çabası içinde oldukları ve Kerkük İl Meclisi’nin kararının da buna örnek teşkil ettiği anlamına gelmektedir. Ancak yerleşik uluslararası hukuk, yürürlükteki Irak Anayasası ve diğer ilgili mevzuat himaye edici değil. Kürtlerin Kerkük ile ilgili tasarrufları, uluslararası hukuk ve Irak iç hukuku muvacehesinde yok hükmündedir.

☪ Kürt Yöneticiler, bugün çok farklı şeyler söyleseler de, o toprakların Türk/Türkmen kimliğini “silmek” için dün tapu ve nüfus kayıtlarını tahrip edenler de onlardır. Ve söyledikleri, dünkü gerçekleri örtmeye/unutturmaya yetmemektedir.

☪ Erbil ve Kerkük ile gelişmeler; “perde” gerisinde kalmaya özen gösterse de, daha çok İsrail ile bağlantılı bulunmaktadır.

☪ Bağımsızlık referandumunun alınış biçimi ve koşullar dikkate alındığında, Kerkük’ü de kapsayacak referandumdan kuvvetle muhtemel Barzani’nin istediği sonucun çıkacağı; bunun da, müteakiben Kerkük’ün yeni statüsünü belirlemek için yapılacak ikinci referanduma yansıyarak Kerkük’ün “Irak Kürdistanı”na bağlanacağı anlaşılmaktadır. Kerkük’ün bu suretle “Irak Kürdistanı”na dâhil olması, Kerkük petrollerinin Irak Kürtlerinin (dolayısıyla ABD’nin ve İsrail’in) kontrolüne girmesi anlamına gelecektir.

© photocredit

***

Continue reading

ANTİLAİK KALEMŞÖR


 

S.çtı Cafer bez getir, cıvık s.çtı tez getir!

☀ Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.

☀ Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.

☀ Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.

☀ Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

☀ Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir.

☀ Bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlar ve tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün ögelerinden bir an önce kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir.

☀ Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla vazifeli olan bir hükumet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur.

☀ Türkiye Cumhuriyetinde, her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatı ile ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz.

☀ Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz.

☀ Bazı kimseler asri olmayı kafir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların maksadı, İslam’ın kafirlere esir olmasını istemek değil de nedir?

☀ Bizi yanlış yola sevk eden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir.

***

Continue reading

Din ve sosyal yardım…


 

Diktatörlerin «Sürüleştirme» yöntemi!

⚖ Devletin salt ortak çıkar, ortak amaç ilkelerinin ötesinde hukuk bağları üzerine oturtulması zorunludur. Devletin amacı; toplumsal düzeni koruyup yurttaşların mutlu ve iyi bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Kişinin Devlet için kendini kamu hizmetine adaması şarttır.

⚖ Yurttaş kişisel çıkar ile kamusal çıkarın bir olduğu bilincine varmalıdır.

⚖ Eşitsizliğin, adaletsizliğin ve özgürlüğün aşırı boyutlar kazanması Demokrasiyi yozlaştırır tiranlığa dönüştürür. Yönetimin tek kişinin elinde olması Monarşi; seçkin bir azınlığın yönetmesi Aristokrasi; kamusal işlerin halkın elinde bulunması ise halk yönetimi ya da Demokrasidir.

⚖ Doğruluk ve sorumluluk sahibi kimse lider olmaya layıktır. Liderler şaraba benzer; geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini olgunlaştırır.

⚖ İnsanların bir araya gelişinin temel nedeni, zayıflık olmaktan çok, insan için doğal olan bir çeşit toplumsallık içgüdüsüdür. Cumhuriyet, halkın işidir. Halk, herhangi bir şekilde bağlantılı tüm insan gruplarını değil, ancak hukuk ve haklar konusunda ortak bir anlaşmaya varmış, karşılıklı menfaatlere katılmaya istekli birçok insanın bir araya gelmesidir.

⚖ Yasa yapılacak ve yapılmayacak olanı buyuran, bizim doğamıza işlenmiş yüce akıldır. Şeref ve doğruluk adaletin temelidir. Yasaların gücü, adalet duygusundan değil, içerdikleri olumsuz yaptırımlardan kaynaklanmaktadır ve her ulus çıkarı ile ilgili şeylere yasa adını vermektedir Adaletsizlik, yasaların çoğalmaya başlamasıyla artar. imparatorluklar adaleti sadece diktikleri çarmıhlarda sağlayabilirler. Ahlak ve erdem çöktüğünde devleti yönetemezsiniz.

Geçmiş geçmişte kalmıştır, biz işimize bakalım!

Marcus Tullius Cicero

© photocredit

***

Continue reading

TÜRKİYE…


 

«Yobazlar»ın zihinleri işgâl etmeye çabaladıkları ülke!

Yobazlık ve bağnazlık; inançları konusunda tartışmaya yer vermeyen, tek doğru şeyin kendi doğrusu olduğuna inanan, kendi gibi düşünmeyenlere en ağır biçimde saldıran, hoşgörüsüz ve sevgisiz insanları nitelemesi gereken kavramlardır.
Doğan Cüceloğlu

Çağdışı yobazlık, eskiyi putlaştırır; çağdaş yobazlık ise içinde yaşanılan zamanı.
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk

Sevgi varken nefret niye.
Barış varken savaş niye.
Kardeşlik varken didişmek niye.
Dostluk varken düşmanlık niye.
Hoşgörü varken bağnazlık niye.
Özgürlük varken tutsaklık niye.
Adalet varken, haksızlık niye.

Hacı Bektaş Veli

Fikri taassuptan kurtulmanın yolu şudur: Doğruluğunu apaçık olarak bilmediğimiz hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek, yani acele hüküm vermekten ve peşin hükümlere saplanmaktan dikkatle çekinerek verdiğimiz hükümlerde açık ve seçik olarak kavradığımız şeyleri bulundurmakla olacaktır.
Descartes

Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkça ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler. Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmasında fayda var.
Friedrich Nietzsche

Bağnazlık ayrı, İslam ayrıdır. Bağnazlık, İslam’ı yok etmek için şeytan tarafından ortaya çıkarılmış bir zulüm sistemidir. Müşrik kadınlar ve müşrik erkeklerden oluşan bir topluluktur. Kuran’a tabi olan “Kuran Müslümanı” gerçek Müslümandır.
Adnan Oktar

Her taassupta kaatil bir mahiyet vardır; tarihin taassubu hakikati öldürür; felsefenin taassubu fikri öldürür; dinin taassubu dini öldürür.
Cenap Şahabettin

Hayatın felsefesi, tarihin garip tecellisi şudur ki, her iyi, her güzel, her yararlı şey karşısında, onu ortadan kaldıracak bir güç belirir. Bizim dilimizde buna “irtica” derler. İyi bir şey yaptınız mı biliniz ki bunu ortadan kaldırmak için karşınıza muhalif, gerici bir güç çıkacaktır. Atatürk

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: