Avrupa’da «Türk Irkçılığı» Yükseliyor: Türkler, Kimin «Esiri?» Ankara’nın mı, Brüksel’in mi?


Emir Kır olayı gerçekten ormanı gizleyen bir ağaç… Asıl hesap vermesi gerekenler, göçmenleri devlet terörünün alkışçısı olmaya zorlayan Ankara iktidarları ve Türk oylarını çekebilmek için o iktidarların hizmetindekilere koltuk sağlayan Belçika partileridir.

***

Continue reading

Ha Türkiye, Ha Belçika… Yok Öyle, Bizde Böyle, Öyleyse, Yanıtla, Belçika…


***

Continue reading

Hrant Dink Suikasti’nin 13. Yılı: Ermeni Konusu, Hukuki mi, yoksa sosyolojik kavramlarla mı tartışılmalı?!


Ermeni katliamının hukuki kavramlarla tartışmaya hapsedilmesi ve bunun yaygınlaşması; katliamın nedenleri üzerine sosyolojik kavramlarla tartışmanın gündemden düşürülmesinin bir aracına dolayısıyla gerici bir programın savunulmasına ve tartışmasız egemenliğini kurmasına dönüşmüş bulunuyor. Peki niçin?

***

Continue reading

Şimdi biz neredeyiz ve kimiz?


Tek bir Anadolu vardı – Միայն մեկ Անատոլիա կար –
Il n’y avait qu’une seule Anatolie –
ինչ եղավ այնտեղ

Akşam oldu hüzünlendim ve daldım geçmişe…

***

Continue reading

Evrensel Üstüngüç, Savaşmalı mı, yarışmalı mı?


Milliyet – hamaset – ve din savaştırır. Oysa, Cehenneme çevirdiğimiz zavallı Dünyamızı cennet yapmak elimizde. Ama hilesiz yarışmak zor gelmiş ademzade’ye; yakıp yıkmak, kırıp dökmek daha kolay olduğundan, insanlık değerleri yerine; milliyetçilik ve köktendincilik sürekli köpürtürlmektedir. Savaşmayacak yarışacağız. Savaşma ölüm, yokoluş getirir. Yarış, zindelik ve yaşam sağlar.

***

Continue reading

Sibel’in intiharı öyle geçiştirilecek basit bir olay değildir.


İntihar etmek için insanı bu dünyaya bağlayan hiçbir şeyin kalmamasıdır. Dışlanma, hor görülme, yanlış yönlendirilme ve belki başka etkenlerin de ruhsal yapısı zayıf bir insanı kolaylıkla intihara sürükleyebilir. Her kişi bu tür zorlukları kolayca aşamaz, hele elinden tutan, destek olanlar veya ilgili üniversite birimleri yoksa. Devletin sorumluluğu yadsınamaz. Üniversitenin de… Peki ne yapılmalı?!

***

Continue reading

Belki Kendimiz İçin «Yapamadık»; Ama, Yapabildiklerimiz var en azından, Başkaları için…


dünyamızla uyuşmak vardı, oyunda sonunu görmeden oynamak, sevinebilmek kazandığına, yitirdiğine yerinebilmek, düşünmeyebilmek yoruldukça düşünmekten, kamaştıkça örtebilmek gözlerini, düşlerde bile ışıktan sakınarak kendini, uyayabilmek vardı vaktinde rahat… Yapamadık. Bülent Ecevit

***

Continue reading

%d bloggers like this: