Türkiye için «felaketlerden» «felaket» beğenmek!!


ABD’nin Türkiye’ye yaptırım kararını açıklamak uygun nasıl olabilir? Kasım’daki Kongre ara seçimleri, bir “ara hedeftir”, bütüncül bakıldığında da bir “bahanedir.” Peki, Türkiye, kendisini açıkça karşısına almış ABD’ye ne yapıyor, bugüne kadar ABD için caydırıcı olabilecek hangi adımı atmıştır? ABD, Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü hedef alan tehdidin ve karşı karşıya bulunduğu “beka sorununun” arkasına değil mi? ABD’nin Türkiye’ye bu yaptığı, uluslararası hukuka açıkça aykırı değil mi? “Müttefiklik” ilişkisi ve “stratejik ortak” söylemi hatırlandığında, ABD’nin Türkiye’ye yaptığı siyaseten yanlış olmuyor mu? Şu ana kadar, ABD konusunda “caydırıcı” olabilecek, sözün ötesine geçmeyen somut bir adım atılmış mı? Yanılıyor muyuz yoksa?!

***

Continue reading

Factsheet: EU acts for peace and security – Part I


EU Member States have substantial security and defence capabilities. By working closely together, Europe further strengthen its role as global player to protect its citizens and promote peace in partner countries. Therefore the EU fosters deep cooperation among Member States in the areas of security and defence.

***

Continue reading

İran’ın ve aynı zamanda Türkiye’nin «HESABINI GÖRMEK!»


“İRAN OYUNLARI” HIZ KESMİYOR

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Mossad’ın 2018 yılı başında ele geçirdiği ileri sürülen İran’a ait nükleer belgelere [“Iran nuclear archive”] ilişkin yeni bazı detayların ortaya çıktığı ve bunların, İran’ın nükleer silah üretmek için gereken her şeyi bir araya getirmek için çalıştığını gösterdiği ileri sürülmüştür. [Reports detail Mossad raid on Iranian nuclear documents] Haber İsrail mahreçli ve haberde, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, medyaya sızdırılan yeni detayların, ABD Başkanı Trump’a, ABD’nin İran ile yapılmış nükleer anlaşmadan çekilmesi konusunda daha fazla neden sağladığını söylediği de belirtiliyor.

***

Continue reading

Halklar, «perde»ye ne yansıtılıyorsa, onu seyreder!


© photocredit

PERDENİN ÖNÜNDEKİ ABD İLE PERDENİN ARKASINDAKİ ABD

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

ABD’nin İran’ı karşısına aldığı mevcut konjonktürde, Batı basınında çıkan İran ile ilgili haberlere biraz farklı gözle bakmak gerekir, sorgulanmalı, diye düşünüyorum. İran’ın ABD’ye misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatma tehdidinde bulunduğunu ve bu tehdidin İran halkının Cumhurbaşkanı Ruhani’ye olan desteğini artırdığını içeren yazıyı, [Sudden shift in Iran as hardliners back President Hassan Rouhani] bu bağlamda görüyorum.

Niye/niçin diye sorulabilir. Cevabı oldukça açık. Lütfen bir düşünün: İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ABD’ye “misilleme” olarak kapatması, ABD’nin işine gelir mi, gelmez mi? Gelir. Çünkü Hürmüz Boğazı deniz trafiğine kapanınca, enerji ihtiyaçlarını buradan karşılayan ülkelerin çoğu, enerji satıcısı ABD’nin müşterileri arasına girerler.

***

Continue reading

Doğa Anamız’a «Hırsız!» Şoku..


“YAĞMUR YAĞDIRAN”, “BULUT-KAR ÇALAN” DIŞ GÜÇLER

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

24 Haziran seçimlerinin kampanya döneminde, başta Ankara olmak üzere birkaç ilde sele ve dolayısıyla AKP’li belediyeler aleyhine görüntülere yol açan aşırı yağışlar için, medyada, “dış güçler yağmur yağdırıyor” iddiası gündeme gelmiş, bu iddia “komik” bulunmuştu…

Bir süredir ülkesinin bazı yerlerinde kuraklığın yaşandığı ve şehir su şebekesinden tuzlu suyun aktığı, bu nedenle halkın son günlerde sokaklara döküldüğü İran’da, şimdi bir İranlı general, benzeri şeyler söylüyor…

İranlı general, İsrail’i, İran’ın üzerindeki hava şartlarını manipüle etmekle suçluyor. İsrail’den ve komşu ülkelerden ortak timlerin, bulutları İran’ın boş-verimsiz bölgesine yönlendirdiğini, “bulut ve kar hırsızlığı” ile karşı karşıya olunduğunu iddia ediyor. [Jewish state was stealing clouds and snow]

***

Continue reading

Intolerance and xenophobia on the rise in Europe


 

Managing migration while respecting human rights stay a major challenge in European States!

Xenophobic populism and hate speech continue to be on the rise, with high levels of migration and challenges of integration, religious extremism, terrorist attacks and the austerity-driven socio-economic climate observed all over Europe.

The populist rhetoric has blended into a hatred of non-nationals or minorities; migration and multiculturalism have continued to be presented as a threat to social cohesion and security.

Anti-Muslim rhetoric has persisted in many states in 2017. The negative stereotyping of Islam has led to an increase in violence and hate speech. The situation of Jewish people in Europe has not substantially improved, and antisemitic hatred was still widespread.

With regard to homo- and transphobia, the 2017 report describes a varied picture, with progress in some countries offering greater protection for LGBT persons and problems in others where they still experience unacceptably high levels of stigma, intolerance, hatred and discrimination

Montée implacable du populisme xénophobe, du ressentiment et du discours de haine en Europe

***

Continue reading

Avrupa – ABD İlişkileri: Quo Vadis?


 

Atlantik «Köprü»sü Çatırdıyor mu?

Trump’ın ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve özellikle de İran nükleer anlaşmasından çekilme kararının ABD ile Avrupa arasındaki ayrılığı çok daha görünür hale getirdi.

P5+1 nükleer anlaşmasının ardından uluslararası güçlerin ve küresel şirketlerin İran ile kurmuş olduğu ilişkiler, geçici olmayıp çok yönlü çıkarlara dayanıyor. Trump’ın İran politikasının, başta AB olmak üzere, uluslararası alanda beklenen desteği görmesi oldukça zor. Bu yönelimde küresel sermayenin de sanıldığı gibi bir çıkarı olmaz. İran’ın başta Almanya, Fransa ve İtalya olmak üzere, AB ülkelerinden önemli tutarda yatırım çekmesi bekleniyor.

ABD’nin Avrupalı müttefikleri Washington’nun büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve bununla bağlantılı Gazze’deki İsrail saldırılarına da tepkisiz kalmadılar.

Trump’ın bölgesel dengeleri bütünüyle değiştirmeye yönelik yeni adımlar atması halinde Orta Doğu’daki kriz, tahmin edilenden çok daha fazla derinleşebilir ve yıllar süren bir istikrarsızlıkla karşı karşıya kalınabilir. ABD’nin tek başına yönetme şansının olmadığı böyle bir kriz, bölgesel bir savaşı bile tetikleyebilir.

***

Continue reading

%d bloggers like this: