Militer Demokrasi ve Halk Tercihi


Diktatörler bile; Halkı halk adına ve halk yararına yöneten bir demokratım, demiyorlar mı? Erdoğan; Belediye Meclisinin büyük çoğunluğu bizde. Belediye Başkanlığı semboliktir. Bizim açımızdan büyük sorun olmaz” derken, tipik militer demokrat tavrı sergilemiyor mu?. Niye? Adamlarına emir verecek, istediği kararı kabul ya da reddettirecek. Peki bu o kadar kolay olabilecek mi?

***

Continue reading

OYUM KİME?!


Anlayabilirim, çoğu kere burnumla, yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak ve döğüşebilirim, doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için, yaşım başım buna engel değil, ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı. Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni. Yazık. – Nazım Hikmet

***

Continue reading

Ey Seçmen, Tercihin: Güreş mi; Boks mu; yoksa Futbol Derby’si mi?


Kupayı alıp, “Ekstra Cumhurbaşkanlığı” gibi süslerseniz, elbette kıyamet kopar. Sonunda “Temsili bir Maç veya Karşılaşma” denilebilecek, canlı yayına mahkûm olursunuz. İki taraf istediğini elde edemeyince de, Maçı, karşılaşmayı idare eden Hakem’e yüklenirsiniz. İdare edemeyen değil, ortaya “Galip” çıkaramayan. Oysa, “Maç veya Ring-Minder” karşılaşmasının yeri, TV ortamı değil, Sandık Başı’dır. Neyse biz, ikilinin çıktığı ekran münazarasını değerlendirelim, arzu ederseniz. Erol Erdoğmuş beyin, naklen anlatımıyla. (nö)
(Görseli Değerli Çizerlerden izinsiz kullandığım için hoşgörülerine sığınıyorum!)

***

Continue reading

Tavlayan Tavlayana İktidarı: “Olağan Dışı Gider ve Zararlar”


“Tavlamak”; demir, toprak, cam gibi işlenecek bir nesneye gereken ısıyı ya da nemi sağlayarak onu işlenecek duruma getirmek, tav vermek anlamına geldiği gibi; mecazî anlamda da umut vererek inandırmak, kandırmak demektir. Ha bir de “Kız Tavlamak” vardır ki; bunun başlına apayrı bir açıklaması, bilimsel (!) yaklaşımı ve “yöntemleri” mevcuttur, ancak, konumuzun dışında kalmaktadır. Ucu, dolaylı yoldan değse bile…(nö)

***

Continue reading

Yarım Asıra Bir Kala: 15-16 Haziran Olaylarının, İstanbul Seçimi Arifesinde Düşündürdükleri…


CHP’nin “Sabıka Karnesi” oldukça yüklüdür. “Cürüm” işleme vakti gelip çattığında da, “suç ortaklığı” yapacak kişi ve partinin kimliği (!) önemli değildir. Kimi vakit, Türkiye’yi darbelere sürükleyen süreçte, Adalet Partisi ve Lideri Süleyman Demirel olmuştur; bugün de farklı sima ve partiler… Bu yüzden günümüzü iyi değerlendirebilmek için, yakın tarihimizde CHP’nin kimlerden yana olduğunun iyi anlaşılması şarttır! Buyrun sizlere tutanaklarıyla, örnekleriyle CHP…(nö)

***

Continue reading

NOTER’lerde OY Kullanabilmek…


Anayasa’nın; ‘Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları’na ilişkin maddesi, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler. Buna karşılık, seçim günü ikametgahlarında bulunamayanların oy hakkını kullanabilmeleri gözardı edilmiştir. Peki bu boşluk nasıl doldurulabilir?

***

Continue reading

AB: İktidarın 2020 Yılı “Ev Ödevleri…”


AİHM içtihat hukuku ile uyumluluk; Bağımsız, hesap verebilir, nitelikli, etkili ve profesyonel bir yargı; Temel hak ve özgürlükler konusunda uluslararası yükümlülüklere eksiksiz uyulması; Gözaltında tutulan gazeteciler, insan hakları savunucuları, avukatlar, yazarlar ve akademisyenlerin serbest bırakılması; ve haberin içinde zikredilen diğerleri…

***

Continue reading

%d bloggers like this: