Tahran’ın Son Kudüs Hamlesi…


 

Quo Vadis Ortadoğu?!

İran’ın Doğu Akdeniz’deki varlığının Lübnan’dan ve Suriye’den sonra Filistin yönetimindeki Gazze Şeridi’nde de kendisini gösterebileceğidir.

Tahran’ın Kudüs sorunu üzerinden Filistin’e verdiği destek, İsrail için, İran tehdidine güç katmakla kalmayacak, bu tehdidi daha da “yakınlaştırmış” olacaktır. ABD için de, İran daha güçlü bir hedef haline gelmiş olacaktır.

Peki ABD Kudüs kararı alırken, böyle bir tablonun ortaya çıkacağını tahmin etmedi mi. Etmez olur mu! Kararın hemen sonrası, İsrail’in başlattığı devasa tatbikat ve hemen uygulamaya koyduğu diğer tedbirler; Washington ile Tel Aviv’in koordineli çalıştığını gösteriyor. İyi de, ABD-İsrail ikilisi mevcut tabloyu nereye kadar taşırlar ve tüm bu hazırlıkların sınırı nereye dayanıyor?

Orta Doğu eskisi değil, değişti. Bu değişimin kontrolü zor, bilinmeyeni çok. Bölgedeki muhtemel yeni büyük karmaşa tahmin edilenden daha ciddi olacağa benziyor. Çatışmalar, artık düzenli ordular arasında ve cephede olmayacak; her şey, her konu, her alan hedeftir. Asimetrik tehdit, öne çıkmıştır. Önleyici istihbarat, artık kolay değildir. Bu, önce krizin yönetimini, sonra da sıcak bir çatışmanın yönetimini zorlaştıran bir durum. Bu da, Orta Doğu’daki muhtemel karmaşanın tahmin edilenden çok daha ciddi olacağını gösteriyor.

***

Continue reading

AH DEMOKRASİ VAH DEMOKRASİ


 

«Satılık»tan «Rasyonel»e geçil(e)mediği sürece daha çok dövünürüz!

ABD’nin yahudi inançlı başkanlarından Abraham Lincoln; “Demokrasi, halkın halk tarafından, halk için yönetilmesidir” diyebiliyorken; 20 bin doları bastıran bir başka yahudi, sonuncu ABD başkanını satın alarak semavi dinlerin paylaşamadığı Kudüs’ü sadece yahudi devletinin başkenti ilan ettirebiliyor ve Lincoln’ın tanımının ırzına geçebiliyor.

Rasyonel Demokrasi’nin gözardı edilerek irrasyonel -usdışı- uygulamalarla demokrasinin ırzına geçilmesi, insanlığın yüz karasıdır. Rasyonel Demokrasi adalettir. Adalet herkes için parayla alınıp satılmadan; iyi doğru güzel olması gerekendir.

Rasyonel Demokrasi’nin düşmanları para ağaları, baronları, kralları; dostu ise irrasyonel demokrasi kurbanı mazlum halklardır. “Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” kuralı gereğince mazlum halklar bilinçlenerek irrasyonel demokrasiyi yok etmedikçe, Rasyonel Demokrasi bir hayal, bir ütopyadır.

***

Continue reading

Destek var, inanç yok…


 

Toplumun %68,8 üyeliğin yakın bir gelecekte gerçekleşeceğine inanmıyor.

Anket sonuçları Türk halkının hâlâ büyük ölçüde AB üyeliğini desteklediğini ortaya koyuyor. Halk, refah ve istikrar beklentisini önde tutuyor ve bu yüzden AB üyeliğini desteklemeye devam ediyor. Destek oranı geçen seneye göre % 3 puan artışla, %78,9’u bulurken; katılımcılar, Türkiye’nin yakın bir gelecekte AB üyesi olacağı konusunda olumlu bir beklenti içinde değiller. İnanan oranı % 31’de seyrediyor. Bu da, AB hedefine yönelik bir inanç ve güven bunalımı olduğunu gösteriyor.

Ankete katılanlar; Türkiye’nin AB üyeliğini engelleyen başlıca unsurlar arasında ekonomik nedenlerin, AB’nin çifte standart politikalarının, Avrupa’daki Türkiye’ye yönelik önyargıların ve kültürel farklılıkların bulunduğuna inanıyor. Türkiye’yi AB’ye yakınlaştırmanın temel mekanizması olması gereken katılım müzakereleri sürecinin işlemediğinin Halk da farkında…

Kamuoyu AB’yi Türkiye’nin birinci ekonomik partneri olarak görüyor ama siyasi açıdan AB’ye kuşkuyla bakıyor ve Türkiye’nin yanında yeterince destek vermediğinden yakınıyor. Siyasi müttefik ve ortak olarak AB ikinci sırada kalırken, ilk sırayı Rusya ve Türki Cumhuriyetler alıyor.

***

Continue reading

Filistin’in desteğe ihtiyacı var ama!


 

İİT Toplantısı Arifesinde «Cihad-ı Ekber…»

Artar cihadla şanımız
Fahr-i resul Sultanımız
Şer’i bize ihsan-ı Hak
Uğrunda aksın kanımız.

Osmanlıyız Osmanlıyız
Ünvanlı namlı şanlıyız
Allah deyüp cenk ederiz
Var nusrete imanımız

Cihadı Ekber Marşı

***

Continue reading

İslâm’ın «yenilenen yalancıları…»


 

İyiler mücadele eder bedel öder, kötüler kaymağını yer!

Adı, Kur’an-ı Kerim’de 88 defa geçer;

Görevi insanları saptırmaktır;

Sadece onu dost edinenleri kandırabilir;

İnsanlara kuruntu ve vesvese verir;

İnsanlara kötülükleri çekici göstermeye çalışır;

Unutturma özelliği vardır;

Yalan söyler;