EU: FAC…


 

Authoritarian Regime Leaders and Una Signora!

The Foreign Affairs Council will start with a review of pressing issues on the international agenda. The High Representative and ministers may refer to the EU-Western Balkans summit in Sofia on 17 May, recent developments related to North Korea and the situation in Yemen.

The Council will discuss Iran, in particular the Iran nuclear deal, the JCPOA, following the US withdrawal from the JCPOA as announced on 8 May.

Over lunch, foreign ministers will discuss the situation in Gaza following recent developments, including with regard to Jerusalem.

Foreign ministers will exchange views on Venezuela, following the presidential and regional elections on 20 May and the re-election of Nicolás Maduro for a second six-year term. The Council will adopt conclusions on Venezuela.

The Council will discuss the situation in the Democratic Republic of the Congo (DRC). The Council will discuss the progress and the challenges in the electoral process which is expected to lead to the general election scheduled for 23 December 2018.

Foreign ministers will discuss the future partnership framework with the African, Caribbean and Pacific (ACP) countries, as the current agreement framing the partnership, the Cotonou agreement, is due to expire on 29 February 2020.

The Council is expected to adopt conclusions on enhanced EU security cooperation in and with Asia.

The Council is expected to adopt conclusions on strengthening civilian CSDP, in follow-up to the process launched by the Council in November of last year.

***

Continue reading

EU – TURKEY: Ekonomik Alanda Ankara Ne Yapmalı?


 

The links between the progress on rule of law/fundamental freedoms and the improvement in economic governance and the judiciary system.

The submitted 2018 Economic Reform Programmes (ERPs) of the Western Balkans and Turkey outline the medium-term macroeconomic and fiscal framework as well as structural reforms (affecting areas such as labour markets and education, energy, innovation and the business environment) to enhance competitiveness and long-term growth.

Participants recalled the commitment to set out a new set of targeted policy guidance to support efforts towards fulfilling the Copenhagen economic criteria. In this context, Participants agreed that the elements of the 2017 policy guidance which had not yet been fully implemented remained valid and needed to be addressed by policymakers in Turkey.

Lower external imbalances in light of high external funding needs constituting a substantial risk for the Turkish economy.

Focus monetary policy on the pursuit of price stability and ensure that the monetary policy stance is sufficiently tight to bring inflation back to the target band, anchor inflation expectations and increase trust in the local currency.

With a view to improving the business environment, strengthen the rule of law and the judiciary. The effective implementation of the amended law on bankruptcy.

***

Continue reading

Batıdaki “ayrışma” işaretleri


BAŞKAN TRUMP’IN AVRUPA’YA “SOPA GÖSTERMESİ” ÜZERİNE

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Başkan Trump, geçtiğimiz günlerde, NATO Genel Sekreteri’ni kabulünde, Avrupalı müttefiklerine, özellikle Almanya’ya, “sopa” gösteriyor [Trump to Host NATO Secretary-General] … Avrupa ülkeleri NATO katkı paylarını artırmaz ise, ABD’nin müttefikleri için savunma yükümlülüğünü yerine getiremeyebileceğine dikkat çekiyor. Ya NATO’ya katkı paylarınızı artırın ya da güvenlik konusunda başınızın çaresine bakın diyor. Bu söylem, Başkan Trump’ın seçim kampanyasından bu yana ifade ede geldiği bir söylem, yeni değil. Yeni olan, Avrupa’nın ABD’ye ilişkin yaklaşımında görülen, ABD’nin aleyhine değişmedir. Avrupa, Başkan Trump’a direnmeyi, ABD’ye muhalefet etmeyi seçmiş gözükmektedir. Bu değişim, “şimdilik” belirli konularda kendisini göstermekte ancak devamının geleceği tahmin edilmektedir. [Almanya ve Çin işbirliğini artırıyor]

***

Continue reading

İklim Değişikliği: Mücadelede Neredeyiz?


 

Farkında mısınız, Politikacılar Yüzünden Dünyamız Tehlike Altında!

Beş eylem alanı öne çıkıyor: a) emisyonları azaltma, b) iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama, c) finansman sağlama, d) ortaklık ve e) liderlik.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak birincil amaç olsa da, iklim değişikliği şu an hâlihazırda hayatımızı etkiliyor ve kısa vadede çok daha büyük zorluklar oluşturması ihtimali çok yüksek. Bu konuda Yeşil İklim Fonu’nun etkisi çok önemli olduğundan, bu mekanizmanın en iyi şekilde hayata geçirilmesi için bu fona üye olan, özellikle de bağış yapan devletlerin rolü çok büyük.
Siyasi liderler yol gösterdiği sürece, şirketlerin ve vatandaşların bu yoldan yürümesi çok daha kolay olacaktır. Buna, düşük karbonlu iklim-esnek politikalar yaparak başlanabileceği düşünülüyor.

© photocredit

Peki ya Türkiye ne yapıyor?

Türkiye, 1992’de UNFCCC imzalandığında OECD ülkesi olduğundan, diğer gelişmiş ülkelerle birlikte Ek-1 listesinde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Ek-2 ülkelerince sağlanan finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme imkânlarından yararlanamıyor. Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayı Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartıyla kabul etmişti. Türkiye, 2020 yılı için bir hedef koyma zorunluğu altına girmeyip, 2030 yılı hedefleri için de referans senaryoya göre kendi ulusal koşul ve kapasitesi ile doğrultulu olarak yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fona en büyük mali destek sağlama vaadinde bulunan ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının ardından, mali destek sözü tutulmadığı takdirde anlaşmanın TBMM’den geçemeyeceğini belirtti. Berat Albayrak da Türkiye’nin hedefinin, ithal kömürün payını azaltıp, en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak amacında olduğunu açıkladı. AB üye ülkeleri sera gazı azaltımı hedefleri doğrultusunda termik santrallerini kapatırken, AB içerisinde en fazla sera gazı artışına neden olan Türkiye’nin kömür teşvikinde bulunması, iklim değişikliği hedeflerine öncelik vermediğini gösteren bir tablo ortaya çıkarıyor.

Diğer deyişi ile ‘No Money No Climate Change…!

 

Oysa 24 Haziran Seçimleri için «örtülü, örtüsüz» harcanan paraların miktarına bakınca, sokaktaki vatandaşın ve gelecek kuşakların gerilerde kaldığı, refahla dengeli sağlık koşullarının dikkate alınmadığı anlaşılıyor. (nö)

***

Continue reading

AB: Ekonomide Büyüme…


 

…Ve Destekleyen Faktörler!

AB ekonomisinde büyümenin 2018 ve 2019’da güçlü bir şekilde devam etmesi ve bunun istihdamı desteklemesi bekleniyor. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde risklerin artması gündemde. Ekonomi artan ve daha olumsuz hale gelen dış kaynaklı risk faktörlerine daha açık görünüyor. Görünümü en olumsuz etkileyebilecek riskin küresel korumacılık olduğu belirtiliyor Bu nedenle ekonominin daha dayanıklı hale getirilmesi amacıyla zamanın iyi kullanılması mühim. Bunun için mali tamponların oluşturulması, üretim ve yatırımların artırılması amacıyla ekonominin reforme edilmesi ve büyüme modelinin daha kapsayıcı hale getirilmesi gerekiyor. Bu aynı zamanda EPB’nin de güçlendirilmesi anlamına geliyor.

Avrupa ekonomisine ve ulusal bütçelerin büyüklüğüne kıyasla mütevazı büyüklükteki AB’nin ortak bütçesi ile genel olarak ulusal düzeyde yapılacak kamu harcamalarıyla elde edilmesi pek mümkün olmayan etkilerin merkezi bir biçimde hayata geçirilmesi ve böylelikle gerçek bir Avrupa katma değerinin yaratılması amaçlanıyor. Birliğin yarattığı dayanışma ve bütünlük kültürü sayesinde bu katma değer, Avrupa’daki en iyi araştırmacıları bir araya getiren inovasyon projelerinden, dijital dönüşümü ve Tek Pazar’ı destekleyecek altyapı yatırımlarına, Birliğin bütünlüğünün korunması ve Avrupalıların güvenliğinin sağlanması için gerekli araçların koordineli bir şekilde sağlanmasından, iklim değişikliği ile mücadeleye kadar her alanda kendini gösteriyor.

Peki, AB’nin bir “Birlik” olarak daha hızlı hareket etmesi için neler gerekiyor?

***

Continue reading

Balkan Summit – Final Declaration


 

***

Continue reading

EU: Western Balkans summit


 

Iran nuclear deal and trade with the US.

Western Balkans summit will take at the National Palace of Culture in Sofia, Bulgaria, on 17 May. It will bring together heads of state or government of EU member states with the Western Balkans partners: Albania, Bosnia and Herzegovina, Serbia, Montenegro, the former Yugoslav Republic of Macedonia and Kosovo.

The summit should first and foremost reaffirm the European perspective of the whole region. It will be centred on the theme of connectivity with a view to improving the links between the EU and the Western Balkans as well as within the region itself. The summit will also aim to boost cooperation in areas of mutual security concerns, including terrorism, organised crime and illegal migration.

The summit will be an opportunity for the leaders to reaffirm its unequivocal support for the European perspective for the region. It will equally be an occasion for the Western Balkans partners to recommit themselves to this perspective as their firm strategic choice and the transformational reform process that comes with it.

It will also be an occasion to discuss the latest developments in regard to the Iran nuclear deal and trade with the US.

Letter from President Donald Tusk to the members of the European Council ahead of their informal dinner and the EU-Western Balkans Summit in Sofia

***

Continue reading

%d bloggers like this: