«Düşman»a Yalın Hücum Etmek!


Kişinin gönlü dipsiz deniz gibidir, bilgi onun dibinde yatan inciye benzer; Adalete dayanan Töre, gökyüzünün direğidir, eğer adalet bozulursa gökyüzü yerinde durmaz, çöker; İyi hareket edersen, kötülerin zararlarını ortadan kaldırırsın; .Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir; İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır; Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama, fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

***

Continue reading

SAYIN TUBA RENDA’YA TEŞEKKÜR


Yansız ve objektif olarak herkesin güvenini kazanması gerekirken; herkese göre değişkenlik gösteren adalet değil, anarşidir diyebilir miyiz?
Hukuk Fakültelerini bitirenler Hukukçu değil, hukuk bilgisi edinmiş olurlar. Hukukçu olmak o kadar kolay değildir. Yanlış kararları hukukçular vermiyorsa, sokaktaki adamlar mı veriyor?

© photocredit

***

Continue reading

Bir Diktatör…


 

…ve Kimi Benzerlikler!

Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar şiddete aittir.
Asla yalan söylemedim, asla başkaları gibi gerçekleşmeyecek şeyler vaat etmedim. İşte bu yüzden insanlar benden nefret ettiler.
Başarının şartlarından ilki sürekliliktir.
Beceri ve yetenek eğitimin bir ürünü değildir. Bu yetenek kişide doğuştan vardır. Yani bu Tanrı’nın bir lütfudur.
Liderlik sanatı kitlelerin dikkatini tek bir düşmana odaklamaya ve hiçbir şeyin bu dikkati dağıtmamasını sağlamaya bağlıdır.
Toplum bir tek kuvvet karşısında eğilir. Yani zor kullanıldığında. Nasıl ki kadınlar zayıf olanlara baskı yaptığı halde, kuvvetli olanın karşısında diz çökerse; toplum da otoriteyi, her zaman zayıfa tercih etmiştir.

Bir milletin bireylerinin ihtiyaçları, kâğıt üzerinde lafla ve teorilerle karşılanamaz.
Amerika’yı yalnız bırakın. Onlar kendilerini yok edecek.
İslam halkı bize, örneğin Fransa’dan hep yakın olacak.
Bir milletin milli kültürünü bilmesi için önce siyasal bağımsızlığını elinde tutması gerekir. O halde siyasal bağımsızlık söz konusu olduğu zaman, ne kadar ağır olursa olsun, hiçbir fedakarlıktan çekinilmemelidir.
Halkın sevgisini kazanmak, ancak halkın amacına erişmesi için yardımcı olmak ve aynı zamanda bu amaca ulaşılmasına engel olanları da yok etmekle mümkün olur.
İnsanlar kişisel çıkarlarını ikinci plana atmaya ne kadar taraftarlarsa, onların büyük topluluklar kurma yetenekleri de o kadar büyük olur.

İnsanların düşünmemesi yöneticiler için en büyük şansdır.
Devlet otoritesi, bir topluluğu yönetenlere gösterilmesi gereken ve gösterilebilen genel güvene dayandırılır. Fakat bir kere daha belirteyim ki bu güven, hükümetin ve yönetimin namuslu, çıkar düşüncelerinden uzak olduğu hakkında halka samimi ve sarsılmaz bir izlenim verilerek kazanılır.
Düşmanınızı şaşırtarak, terör, sabotaj ve suikast ile demoralize edin. Geleceğin savaşı bu.
Avrupa kıtası üzerinde akla uygun bir şekilde “toprak politikası” takip edilecek yerde, nedendir bilinmez, bir “sömürgecilik” ve “ticaret” politikasına saplanıp kalındı.

***

Continue reading

‘Açılın Gençler Geliyor’dan…


 

Gençlik Nereye Koşuyor? Gençlik Elden Gidiyor’a !

Türkiye her açıdan genç bir ülke: Türkiye Cumhuriyeti 1923’te kuruldu ve ülkenin 80 milyonluk nüfusunun yarısı 30 yaşın altında. Toplumsal, siyasi ve ekonomik anlamda derin bir değişim döneminden geçen Türkiye’deki bu genç nüfus, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bugünden tasarlamaları gereken zorlu ve öngörülemeyen bir gelecekle karşı karşıya.  Her gün tanık oldukları siyasi çatışmalar ve gerilimler yüzünden hayal kırıklığına kapılıyorlar.

Türkiye’nin sahip olduğu bu demografik yapıdan faydalanma imkanı var ancak bunun için politika belirleyicilerin hızlı ve mantıklı adımlar atması gerekiyor. Bunun yalnızca gençlerin iş hayatına girmesini sağlamak anlamına gelmediği, daha ziyade gelecek neslin özgür iradesini tanımakla ilgili bir durum olduğu da hatırlanmalı.

Gençler geleceğin liderleri, şekillendiricileri ve küresel vatandaşlarıdır. Onların eylemleri Türkiye’nin ve komşularının güvenlik ve refahına dair gündemi şekillendirecektir. Ancak gençlerin gözünde iyi bir eğitim tek başına yeterli değil. Türkiye gençliği,  dil yeterliliği, iyi iletişim ve kişisel bağlantılar geliştirme gibi modern becerilere yönelik ihtiyacın da açıkça farkında. Gençlerin çoğu, uluslararası deneyimin paha biçilemez olduğunu düşünüyor ve ufuklarını açmak için kültürel fırsatların ve eğitim imkanlarının peşinde koşuyor.

© photocredit

Farklı toplumsal kesimlerden gelmiş olmalarına rağmen gençlerin benzer yaşam tarzı tercihleri mevcut: neredeyse tamamı gündelik hayatlarını en yakın çevreleriyle sosyalleşerek geçiriyor, tiyatro gibi kültürel aktivitelere duyulan ilgi ise çok az. Gençlerin büyük çoğunluğu her gün televizyon izliyor ancak boş zamanlarını değerlendirme biçimleri ebeveynlerinden farklılık gösteriyor. Günlük etkileşimlerinin çoğu internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Dünyada olan biteni sosyal medyadan takip etmeyi tercih ediyor,

Türkiye’de genç işsizliği ve NEET (çalışmayan, eğitim veya öğretim görmeyen gençler) oranları yüksek: 18-30 yaş arası gençlerin yüzde 26’sı NEET kategorisine dahil ve yüzde 12’si herhangi bir işte çalışmıyor.

Önceki nesillere kıyasla farklılıklara karşı daha açık olsalar da bugünkü gençlerin Türkiye’nin etnik ve kültürel çeşitliliğini tamamıyla kabul etme konusunda aşması gereken hala çok mesafe var. Gençler ilişkilerinde en az direnç içeren yolu, yani çatışmaya girmekten kaçınmayı tercih ediyorlar.

Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olunması gerekiyor.

Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar haline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmeleri zorunlu.

[Gençlerin Sesini Dinlemek Raporu’ndan Alıntı]

***

Continue reading

SANAL SEÇİM PANAYIRI


 

Atma Recep Din Kardeşiyiz Sınırı!

Suçların en büyüğü yalan söylemektir.
Hadis-i Şerif
Yalan, güven ve emniyeti; huzur ve itimadı yok eder.
Şafii
Kul yalan söylemeye ve yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince bir an gelir ki, kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbinin tamamı simsiyah olur. Sonunda Allah nezdinde “yalancılar” arasına kaydedilir.
İbnu Mes’ud
Üç yer hariç yalanın her çeşidi ademoğluna haramdır: Bu üç yere gelince: 1) Erkeğin, rızasını sağlamak için hanımına yalanı, 2) Harpte söylenecek yalan. Çünkü harp bir hileden ibarettir. 3) İki Müslümanın arasında sulhu sağlamak kasdiyla söylenen yalan.
Resulullah (sav)
Güven ruh gibidir, terkettiği bedene asla geri dönmez.
William SHAKESPEARE

Yalan zeka işidir, dürüstlük cesaret, Eğer zekan yetmiyorsa yalan söyleme, Cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.
Victor HUGO
Delik kapta su durmaz. »
TÜRK ATASÖZÜ
Yalanın dostu, gerçeğin de düşmanı çoktur.
De GIRARDIN
Hoşumuza giden yalanları avuç dolusu yutarız da, acı gerçekleri yudum yudum içeriz.
DIDEROT
İnanılmayacak şeylere inanıyorum demek yalan söylemektir.
VOLTAIRE
Yalancı, Allah’a karşı kafa tutan, fakat insanlardan korkan bir serseridir.
FRANCIS BACON

***

Continue reading

«Eksik Etek»ten Cumhurbaşkanı Olur mu?


 

Bakalım Tarih Ne Diyor?

Oğul… Beylik dermekle, ağalık vermek iledir. Sofranı ve keseni yoksullara açık tut.
Oğul… Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur.
Oğul… Oba dediğin birlik ve beraberlik olduğu zaman ayakta kalır. Birlik bozulmuşsa düşmanın karşısında yenilmeye, yok olmaya mahkumsunuz.

Hayme – Devlet Ana

Toplumdαki bαşαrısızlığın sebebi, kαdınlαrımızα kαrşı gösterdiğimiz ihmαl ve kusurdαn doğmαktαdır.
Milletimiz güçlü bir millet olmαyα αzmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kαdınlαrımızın her konudα yükselmelerini sαğlαmαktır. Bundαn dolαyı kαdınlαrımız ilim ve fen sαhibi olαcαklαr ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim bαsαmαklαrındαn geçeceklerdir.
Kαdınlαrımız eğer milletin gerçek αnαsı olmαk istiyorlαrsα, erkeklerimizden çok dαhα αydın ve fαziletli olmαyα çαlışmαlıdırlαr.
Kαdınlαr içtimαi hαyαttα erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yαrdımcısı ve destekçisi olαcαklαrdır.
Kαdınlαrımız için αsıl mücαdele αlαnı, αsıl zαfer kαzαnılmαsı gereken αlαn, biçim ve kılıktα bαşαrıdαn çok, ışıklα, bilgi ve kültürle, gerçek fαziletle süslenip donαnmαktır.
Mümkün müdür ki, bir cismin yαrısı toprαğα zincirlerle bαğlı kαldıkçα öteki kısmı göklere yükselebilsin?

***

Continue reading

Resmi Tarihin Hainleri


 

…Ve Günümüzdekiler!

İki şey yıkar insanı;
Dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet…

Mevlana
Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
Charles Bukowski
Senin düşmanına ihanet edip, sonra sana gelen adamdan asla dost olmaz. Bugün kapına köpek olan, yarın seni de ısırıp başkasına yaltaklanır.
Elif Şafak
Hayat yolunda ilerlerken, sadece ihanet ile sadakat arasında tercih yapmak zorunda kalınsaydı işler kolaylaşırdı. Ama insan çoğunlukla iki bağdaşmaz sadakat veya iki ihanet arasında tercih yapmaya zorlanır.
Amin Maalouf
İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.
William Shakespeare

Yalnız, ihanet ile şiddet iki ucu sivri oklara benzer; kullananları düşmanlarından beter yaralarlar.
Emily Bronte
Biz tarihi, ‘geçmişte ne olduğunu merak ettiğimiz için’ değil, geçmişle yaşananların ‘ne gibi sonuçlara yol açtığını’ görmek ve anlamak için inceliyoruz. Yani asıl endişemiz, ‘dünü’ değil; ‘bugünü’ ve hatta ‘yarını’ görmek ve değerlendirmek. Ve bu konuda bize en yoğun ışık tutacak gelişmeler, hiç kuşkusuz ‘yakın tarihimizin’ gelişmeleri.
Toktamış Ateş
“…müsamaha hisleri devam ettikçe; kim vatanperver, kim bugünkü şartlar içinde münhasıran kendini düşünmüş, kim ihanet etmiş tarih bunu tespit edemeyecek…”
İstiklal Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Bey
Vatana ihanetin nedeni olmaz.Er ya da geç bedeli olur.
Atatürk

***

Continue reading

%d bloggers like this: