YAĞMA HASANIN BÖREĞİ


 

Veya; Yağmur yağarken küpünü doldurmak!

© photocredit

“Hakkı olan veya olmayan herkesin yararlandığı kaynak” anlamına gelen deyime konu olan kişi, ünlü börekçi Yağma Hasan…

2. Dünya Savaşı yıllarında, ekmeğin karneyle satılması fırıncıları zora sokar. Bu sebeple çok sayıda fırıncı, iş bırakır. İş bırakmayan Karaköy’deki börekçi Hasan ise beğenmediği börekleri sokağa döker. Kapışılan bu börekler, börekçi Hasan’ın Yağma Hasan olarak anılmasına neden olur..

Sahipsiz bırakılan, hiç kimsenin korumadığı mal mülk kaynağı.

Hiç kimse hak etmediği bir şeye el sürmemelidir. Alın teriyle sağlanan kazanç kutsaldır. Kısa yoldan zengin olmak isteyen köşe dönücüler hak hukuk tanımazlar. Bunlar emek ve alın teri hırsızlarıdır.

Bir başka kayanağa göre de; Fatih’in Gebze’de ölümü (1481) nden sonra İstanbul’da kıyamet kopmuş, zaten fırsat bekleyen asi yeniçeriler de İstanbul’a dağılmışlar. Kimse canından ve malından emin değilmiş.

Yağmacı yeniçeriler, önce kendilerini aldatan sadrazam Karamani Mehmet Paşa’yı parçalayıp konağını yağmalamışlar. Daha sonra şehirdeki zenginlerin konaklarına hücum edip her tarafı talan etmişler. Zengin Yahudilerin oturdukları semtlere akın eden zorbalar büyük yağmalar yapmışlar.

Bu sırada Hasan adlı bir yeniçerinin işlettiği börekçi dükkânını da yağma eden yeniçeriler, işin aslını öğrenince, “Oldu bir kere, Yağma Hasan’ın böreğidir.” diye, börekleri yemeye devam etmişler.

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Yaşamın Radyografisi…


 

Taktın mı kafayı her şeye, düşer incinirsin!

salar kara korkusunu bir saydamlığı yararak,
üst köşesinde bir ekskave gizli açacağıyla açar;
ne bulacak içinde yaşamanın üstünde gördüğümüzden başka,
merakı mı yoksa oyunu mu canı sıkılan zamanın?
hep kumar masasında olmak gerekir mi
sonunda o kazandıktan sonra?
kara düşüdür ölümün bir mikaya yansıttığı.

Sedat UMRAN

***

Continue reading

EVET Mİ? HAYIR MI?


 

«Güzel» olmanın «Avantajı!»

Aşık Veysel * Karacaoğlan

© photocredit

***

Continue reading

BİR MİLLETiYE mi? TÜRKİYE mi?


 

« Cehâlet » ve « Kavmiyet »

hani, milliyetin islam idi? kavmiyet ne?
sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine.
“arnavutluk” ne demek?
var mı şeriatta yeri?
küfr olur, başka değil, kavmini sürmek ileri!
arap’ın türk’e, laz’ın çerkez’e, yahut kürd’e
acem’in çinli’ye ruçhan mı varmış? nerede?
müslümanlıkta “anasır” mı olurmuş? ne gezer?
fikr-i kavmiyeti telin ediyor peygamber
En büyük düşmanıdır Ruh-u Nebi, tefrikanın;
Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın!
Şu senin akıbetin bin bu kadar yıl evvel,
Sana söylenmiş iken doğru mudur şimdi cedel?
Ne Araplık ne de Türklük kalacak aç gözünü!
Dinle Peygamberin ilâhî sözünü.

Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmiyeti şeytan mı sokan zihninize?
Medeniyet size çoktan beridir diş biliyor;
Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.
Siz bu davada iken yoksa, iyazen-billah,
Ecnebiler olacak sahibi mülkün nagah.
Diye dursun atalar:
’Kal’a içinden alınır.’
Yok ki hiçbir işiten…
Millet-i merhume sağır!

Girdiler aynı siyasetle bütün makbereye
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer,

MEHMET AKİF ERSOY [Safahat – Tamamı]

***

Continue reading

ARKADAŞ OL BENİMLE PROGRAMI


 

Saygıya sevgi eklenerek, dostluk başlatılır, cinsiyet eklenince de evlilik olur, ama arkadaşlık bambaşkadır!

Evlenmek, insanın haklarının yarıya düşmesi, ödevlerinin iki katına çıkmasıdır – Arthur Schopenhauer;

Arkadaş edinmenin en iyi yolu bir arkadaş olabilmektir – Ralph Waldo Emerson;

Dostluğumuzu meydana getiren yalnızca çıkarlardır – La Rochefoucauld;

Kızın iyi bir evlilik yaparsa bir oğul kazanırsın, yoksa kızını da kaybedersin – Bernard Shaw;

Ben değiştiğimde değişen ya da ben kafa salladığımda kafasını sallayan bir arkadaşa ihtiyacım yok. Gölgem de o kadarını becerebilir – Plutarch;

Biri gerçeği duymak istemediği, öteki yalana hazır olduğu zaman dostluk, dostluk olmaz – Cicero;

İnsanın ömrünün en önemli olayı, iyi bir eş seçmektir – Caesar Drusus;

Gerçek arkadaşlık iki insan arasındaki sessizlik huzur verici olduğunda başlar – David Tyson Gentry;

İyi dostluklar temiz hesaplarla kurulur – Balzac;

Eş seçmek kitap seçmeye benzer, iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir, içeriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur – Confucius;

Arkadaşlık veya evlilikte ilişkiyi bir arada tutan bağ, iletişimdir – Oscar Wilde;

Kötü dost dostluğun muhasebecisidir, iyiliği dostluk için yapmaz çıkarı için satar – Konfüçyüs;

Mutsuz evliliklerin sebebi aşkın eksikliği değil, arkadaşlığın eksikliğidir – Friedrich Nietzsche;

Dostluk iki vücutta yaşayan bir ruh, iki ruhta yaşayan bir vücuttur – Aristoteles…

***

Continue reading

OY!LATMA


 

Halkın sömürüldüğü «irrasyonel demokrasi»den, rasyonelliğe dönüşüme ne dersiniz?

İnsanların çok azı düşünür, pek çoğu hissetmeyi düşünce sanır. Hissedenlerin sayısı arttıkça, düşünenlerin sayısı azalır. Düşünmek; kılı kırk yarma çabasıdır. yorucudur, kuşku uyandırıcıdır. Oysa inanmak; rahatlatıcıdır, güven vericidir.

Ne var ki inanmak; okumadan, gözü kapalı imzalamak, onaylamaktır. Görmeden görmüş, işitmeden işitmiş gibi olmaktır. Sorumluluktan kurtulmak değil, yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktır.Vebali ertelemektir.

Gelelim, tıp bilgisinden yoksun hasta çoğunluğuna teşhis koydurup onlardan yetki alarak, tedaviye kalkma önerisine, diğer deyişi ile; Rasyonel Demokrasi tesisine…

***

Continue reading

ORTAKSIZ İKTİDAR


 

İktidar ortaksız değil, ortaklıdır!

Tez Antitez iki zıt kardeş değil; biri sağdan öbürü soldan doğru yolu arayan iki kardeştir. Biri doğru yolu bulur, öbürünü çıkmaz sokak durdurur. İktidar ortaksız değil, ortaklıdır. Ortaklığın ortak paydası olan Ortaklık Çıkarları gerektirdiğinde; ortaklardan birinin ya da birkaçının sözü dinlenir ve ortaklık tek başlı olur.

İnsanlık; erkek egemenliği değildir. Kadın erkek ortaklığı dır. Dünyadaki insan egemenliğinin kökünü kazımak için sadece kadınların tek cinsiyetli, sadece kız ya da erkek çocuk doğurmalarını sağlamak yeter.

Muhalefeti yok eden iktidar, kendini ölümsüzleştiremez. Doğal ömrünü tamamlayıncaya kadar devam eder.

İktidarın bir başı öbür başını; kansız, zorlamasız, demokratik yöntemlerle ikna edebilmelidir.

***

Continue reading

%d bloggers like this: