Şiirsel Günce: Kendin Ol ve Dürüstlüğü Tanrılaştıran Kadın…


Daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış şiirsel günceler ile dün-bugün-dün arasında gel-gitler…

Bircan ÜNVER

Ve dün’e dair bir özlemim yok
ona takılıp kalmadığım için de
mutluyum
çünkü
bana dürüst olmamış birinin
daha uzun bir süre duygusal ve düşünsel
dünyamı kendi yörüngesinde
tutmasına izin veremezdim
kendi duygusal ve düşünsel özgürlüğümü
kazanmam ve gelişebilmem için…

***

Continue reading

14 Şubat, DÜNYA İNSANLIK SEVGİ GÜNÜ OLSUN


Şiirsel Günce!

Bircan ÜNVER

 

Gençliğimde bilmezdim,
14 Şubat’a ilişkin hiç birşey…
Sanırım ilk kez Gelişim Yayınları’nda [*] çalışırken
Dergilerinden birinde kapak konusu olduğunda okumuştum…
Anlamı çok dar gelmişti o zaman…
Sonrasında da, hem çok dar hem de çok ticari…

***

Continue reading

Uyanmak ve bir daha uyumamak…


 

Geçmişe Şiirsel Yolculuk!

Hep tedirgin oluşum
Belki de
Ya düşlerime doğru
Yol alamazsam
Endişesindendi…

Şiir ve fotoğraflar:
Bircan Ünver

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Hazan veya Hüzün Mevsimi…


Hazan düştü toprağa, hüzün sardı yaprağı

***

Continue reading

Şiir Pazarı : Ab-ı Derya…


 

Bazen durgun, bazen fırtınalı…

Daldı gözlerim
Denizin o tirşe ve hareli gözlerine
Derken Poseydon’la beraber
Kaldırıp başlarımızı güneşin
Gülkokusu bacaklarına baktık

Derken martılar geçti
Sıyırarak suları yanımızdan
Karşı sahilde akşamla yanan
Beş pare cama gömmek için bizi…

Can Yücel

© photocredit: All photos by Leonid Afremov [Official Web]
[Official Page – Facebook]

☀ ⛵ ♆

Continue reading

Şiir Pazarı: Bir Ülke Uyuyor…


 

Umudun içinde yalnız, tek başına, bir başına, yapayalnız!

Ülke uyuyor.
Derin-derin uyuyor ülke,
yüzünü taştan avuçlarının arasına gizlemiş.
Pencereler kapalı, okunmuş kitaplar gibi.
Pencereler kör, panjurların ardında olanı bilmiyorsun,
korku, korku, korku. Nasıl? –bilmiyorsun.
Bu Gölge ki ayak tırnaklarının ucundan başlıyor yükselmeye
ellere ulaşıyor, kalbe, enseye,
saç diplerine ulaşıyor
tıpkı güneşin doğuşu gibi
ve dağın gölgesi yükseliyor ağır ağır ovanın üzerinde
örtüyor bağları, zeytin ağaçlarını, evleri,
örtüyor meydanı
ve sonra çan kulesini,
ve bir kuş sadece, sokulmak istemiyor gölgeye
ve yükseliyor, sadece o kuş, yüksek, yüksek, yüksek, çok yükseğe
az olan ışığa, gökyüzüne,
tek başına, bir başına, yapayalnız,
ruhun korku bilmez hali gibi
umudun içinde yalnız, kararlılık içinde
tek başına, bir başına, yapayalnız
yüksek-yüksek-bilmiyorsun-ışıkta kalıp kalmayacağını
ya da balıklama gölgeye veya çamura batmayacağını
tıpkı güneşin doğuşu gibi
bir kırmızı güneş gökyüzünde
sanki geniş kan damlası gövdesinde öldürülenin,
Nem ve sessizlik, derin sessizlik

Yannis Ritsos

[Çeviren: Olga Okay – Tüm Şiirleri]

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Gelme Bahar Üzerime Üzerime…


 

…Kış uykusunda gönlüm, daha uyanmak istemiyor…

Şu dünya yeşil yeşil… cennetin şavkı vurmuş,
Güzel diye ne varsa gelip karşına durmuş
Şu bahar çiçek dolu, yakından daha yakın,
Hepsi sana koşuyor, sen zahmet etme sakın!

Söyle ey Karagözlüm, şimdi hakkım yok mudur,
Böyle güzel bahara bir gülücük çok mudur?
Ne var ki, gündüzleyin şayet işin çok ise
Akşama dek çalışmaktan buna vaktin yok ise,
Tanrı`nın kullarina hoşgörüşü ezeldir,
Baharın gecesi de gündüz kadar güzeldir.

Ne çok`a tamah eyle, ne keder gelsin az`la,
Baharda sevinmeyi kendine görme fazla.
Koy dertleri bir yana, kimseyi üzme daha,
En büyük zenginliktir içten gelen kahkaha.
Tanrı`nın güzel kulu, sen sevgili yaratık,
Haydi n`olur neşelen, haydi n`olur gül artık!

Bedri KANOK

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: