Ölüm Şarhoşluğu!


Vatandaş, iktidar yanlısı olmanın; toplumda imtiyazlı konuma yükselteceğini sanıyor. Böylece; korunma ihtiyaçlarının karşılanacağını ve bu sayede oluşan geçici, iki yüzlü sosyo-politik bir aidiyet illüzyonuyla adeta büyüleniyor. Bu da bireyi; Türkiye ve kayıtsız, şartsız sahibi olduğu milli iradeyi mevcut iktidar partisinin emrine sunan sonuçlara teslim etmek zorunda ve katlanmak durumuna sürükleniyor. Nihaî Sonuç ne olur sizce?

***

Continue reading

Yine şahlanıyor yandım aman Reis’in yağız atı…


Allah sana Cebrail sıfatlarını verirse kuş gibi uçar, havalarda yol ararsın. Gözün, havayı gözler durur. Yeryüzüne yabancı kesilir, gök yüzüne aşık olursun. Fakat sana eşşek huyu verirse, yüzlerce kanadın olsa uçar, ahıra konarsın

***

Continue reading

2020, Düzene Başkaldıran Halklar ile Değişimin Ayak Sesleri Yılı mı Olacak?


Dünyanın son yıllarda yaşadığı siyasi ve ekonomik gerilimlerin hız kazanması bıçağın kemiğe dayandığı durumlara geldi ve uluslararası sistem bir dönüşüm sürecine girdi. Halkı sokaklara döken gelir eşitsizliği, kemer sıkma politikaları, kötü yönetim, çevre sorunları, yolsuzluk gibi meseleler ulusal hükümetlerin de hareket kabiliyetini kısıtlıyor. Bu bir tür “isyanımsı” başkaldırı yeni siyasi oluşumların siyaset sahnesine çıkmasına mı yol açar yoksa mevcut yönetimlerin faşizm benzeri sertleşmelerine mi 2020’de izlenmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor.

***

Continue reading

Sibel’in intiharı öyle geçiştirilecek basit bir olay değildir.


İntihar etmek için insanı bu dünyaya bağlayan hiçbir şeyin kalmamasıdır. Dışlanma, hor görülme, yanlış yönlendirilme ve belki başka etkenlerin de ruhsal yapısı zayıf bir insanı kolaylıkla intihara sürükleyebilir. Her kişi bu tür zorlukları kolayca aşamaz, hele elinden tutan, destek olanlar veya ilgili üniversite birimleri yoksa. Devletin sorumluluğu yadsınamaz. Üniversitenin de… Peki ne yapılmalı?!

***

Continue reading

Açık mı, kapalı mı seversiniz?


Kapalı kapılar ardında yargı(?)’dan yana olanlar; ihsas-ı reyden korkarlar. Yargıçlara güvenemezler, onların tarafsız olamayacağını, onun bunun ağzına bakarak karar verebileceğini sanırlar. Halkın özümseyerek sahiplenmediği yargı, dayatmadır zulümdür. Yargı kamuoyunda özümsendiği oranda adildir, etkindir. İhsas-ı rey’de bulunulduğu için yargıya güven %30’ların altına düşmek şöyle dursun, %100’lere çıkar.

***

Continue reading

Eeee… ‘Başka ne var bohçanda?’ Bilmiyorsunuz değil mi !!


Şimdi 19 uncu yılına geldiğimiz Reis dönemindeyiz.Kot pantolonlu, yarım kol gömlekli ama başı boneli ve sarmalı bacılarımız var şimdi…. Hem de hepsi son model arabalı… sol şeritte yavaş giden,arkasındaki arabayı yok sayan bu bayanlar; FETÖ’cü mü yoksa REİS’çi mi ? FETÖ,yandaşlarına; “başınızı hatta kıçınızı açın” talimatı verdiği için, başı-kıçı ya da sadece başı açık bacılarımızdan da fifty-fifty şüpheliyiz ve korkuyoruz. Gelelim Ülkenin kaderine. Anlat, anlat, keyifli oluyor. Daha başka?

***

Continue reading

Dolandırıcılık ve Hayâl Tacirliği: «Koyunlar»ın Sessizliği !..


“İlk Türk arabası” çıktığında arabalar değil, o arabaları yöneten yapay zekalar satılacak veya kiralanacaktır. Arabalar da bu bildiğimiz arabalar gibi olmayacaktır. Muhtemelen karton veya fiberglas gibi hafif bir malzemeden dikdörtgen bir oda gibi bir şey olacaklardır. Çünkü çarpışmayacaklardır. ‘Google’un mu Amazon’un mu, Facebook’un mu yapay zekası sürüyor bu arabayı’ diye sorulacaktır. Kimse özel araba da almayacaktır. Özel araba sahibi olmak da saçmalık olacaktır. İstediğin yere her zaman seni küçük bir ücretle hiç tehlikesizce istediğin yere götürecek akıllı ve direksiyonsuz arabaların olduğu bir şehirde araba sahibi olmak, kendine işkence etmek, mazoşistlik gibi bir şey olacaktır.(*)

***

Continue reading

%d bloggers like this: