ABD «Çökerse» : Boşluğu Kim Dolduracak?


Sovyetlerin 1991’deki çöküşü ile ortaya çıkan boşluğun yeni bir Dünya düzeni ile doldurulamadığı ve boşluğun Dünyada düzensizliğe yol açtığı bugün artık çok belli ve ABD’deki güç kaybının bir “çöküşe” dönüşme ihtimali yok varsayılamaz.

© photocredit

***

Continue reading

NATO Türkiye’ye «Komşu» mu oluyor?!


© photocredit : NATO [TCBB]

 

NATO ZİRVESİ, NATO’NUN IRAK’A ANGAJE OLMA İHTİMALİ VE TÜRKİYE

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Brüksel’de sona eren NATO Zirvesine, Batıdaki ayrışmaya, ABD-Avrupa çekişmesine rağmen, “doğrudan” ve “dolaylı” olarak, ilk günden ABD damgasını vurmuş gözüküyor. Önce, Başkan Trump’ın “doğrudan”/açık talepleri konuşulmuş; arkasından da “dolaylı” olarak ABD’nin işine gelen, arkasında ABD’nin olduğu tahmin edilen, Afganistan, Irak ve Karadeniz (Ukrayna-Gürcistan) konularına geçildi. [Trump claims NATO victory]… Afganistan’a ilave asker gönderilmesi ve NATO’nun Irak’ta karargâh kurması konuşuldu. [Joint Statement on the Resolute Support Mission in Afghanistan]..

***

Continue reading

ABD «Derin Devleti» ve «Küresel Patronluk…»


HİNDİSTAN VE ABD’NİN RUSYA YAPTIRIMLARI!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Putin, Almanya Başbakanı Merkel’den sonra, bugün (21 Mayıs 2018) Hindistan Başbakanı Modi’yi de Soçi’de kabul ediyor.  Putin-Modi görüşmesinin, 4-6 saat süreli, gayri resmi bir zirve olacağı ifade ediliyor [Defence buys won’t be dictated by the US: India on Russia sanctions]. Önümüzdeki günlerde Japonya Başbakanı Abe ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron da, Putin’i ziyaret edecekmiş…

Bu ziyaretler, yeniden Devlet Başkanı seçilen Putin’i tebrik ziyaretleri midir? Yoksa tebrik, bir bahane bir kılıf mıdır? Gerçekte, küresel politika çok önemli gelişmeler mi yaşanmaktadır?

***

Continue reading

Ortadoğu’da «Oyun» ve «Oyuna Gelenler…»



 

LÜBNAN’DAKİ GENEL SEÇİMİN SONUCU VE ÇAĞRIŞIMLARI!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Lübnan’da, dokuz yıl aradan sonra, 06 Mayıs 2018 günü, genel seçimler yapıldı. Biraz araştırma yaptım ve gördüm ki, üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen, seçime ilişkin resmi nihai sonuçlar henüz açıklanmamış. Kamuoyuna yansıyan, seçime katılım oranının düşük ( % 49,2) olduğu, Sünnilerin genelde sandığa gitmemeyi tercih ettiği yönündedir. Seçimin, çok genel olarak, Esad’a müzahir olanlar ile olmayanlar arasında geçtiği kabul edilmektedir.

***

Continue reading

Supporting the future of Syria and the region’ Brussels II conference, 24-25 April 2018


 

To maintain international engagement in delivering assistance to the Syrian people and host communities.

60 Countries and 30 International Organisations, 200 NGOs from Syria and the region invited. Over 50 Syrian artists will reflect the diversity of backgrounds and views among Syrians,both in-country and from the regional and European diaspora.

The plenary sessions will cover all key aspects of the conflict: the political aspects will be the focus of the morning plenary, economic recovery for the regionwill be at the centre of the early afternoon session and humanitarian aspects.

The donor community pledged significant financial support for humanitarian assistance and protection in Syria, as well as civilian stabilisation measures to strengthen resilience in host communities

The total amount of pledges from the international community to the Syrian people and host communitieswill be announced during this session.

***

Continue reading

ÇİN’İN AFGANİSTAN’A EĞİLMESİNİN GELDİĞİ ANLAM


ÇİN’İN AFGANİSTAN’A EĞİLMESİNİN GELDİĞİ ANLAM
3 Şubat 2018

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Ankara – Çin, Afganistan’a yeni bir büyükelçi atamış. [“Beijing sends in new envoy in sign it wants bigger role for Afghanistan in ‘New Silk Road”]Büyükelçinin iki özelliğine vurgu var: Sincan-Uygur Özerk bölgesinde yetişmiş olması ve “Bir Yol, Bir Kuşak” projesinde çalışmış olması…

***

Continue reading

Reis; ‘Arakan’a askeri müdahale başlayacak !’ diyeli kaç ay oldu?


 

«Oynatma»ya kaç kaldı?!

Korku içindeyiz. Sürekli birşeylerden korkuyoruz. Yarın gözümüzü ekonomik krize açıp bir anda borçlarımızın katlanmasından… Durakta beklerken bir bombayla paramparça olmaktan… Hiç beklemediğimiz bir anda işsiz kalmaktan… Tüm yaşamımızın bir anda değişmesinden… Çocuklarımıza karanlık bir dünya bırakmaktan… Korkuyoruz! Korktukça içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz!

Türkiye’nin suyu hasta! Niye mi?

 

Bir arkadaşım anlatmıştı. Japon balığı almış. İşten sonra evine gidip balığını seyrediyormuş. Şahaneymiş seyretmesi, böyle dalga dalga gidiyormuş balık. Ama bir süre sonra balık yan yatmış, debelenmeye başlamış. Kavanoza koyup deniz biyoloğu olan bir arkadaşına götürmüş. Biyolog incelemiş, demiş ki;

– İyi haberim var, kötü haberim var, hangisinden başlayayım?

– Hangisinden istersen

– İyi haberim balık hasta değil. Kötü haberim suyun hasta.

– Su hasta olur mu ya?

– Evet olur, iyi oksijen almıyor bu su. Bundan dolayı bir bakteri girmiş. Ve bu bakteri balığın sinir sistemini böyle etkilemiş.

– Ne yapmam lazım?

– Balığın suyunu değiştireceksin, bir de pompanı değiştireceksin.
Su değişince, pompa sistemi değişince gerçekten de balık iyileşmiş bir süre sonra. Yine şahane biçimde dalga dalga gitmeye devam etmiş!

Bizim suyun hastalığı ne peki?

Korku kültürü.

 

Korku kültürü yaşamda gücü temel olarak kabul eder. Hayatta en önemli şey güçtür. Bu nedenle yaşam sürecinin kendisini sıfırlar. Mutluymuşsun, coşkuluymuşsun, zevk alıyormuşsun hiçbir önemi yok. Seni güçlü kılıyor mu kılmıyor mu ona bakacaksın. Yaşamın bir süreç olarak değeri yok, güç temel değerdir. Güçlü olan haklıdır, çünkü o güçlüdür. Güçlü olanın denetleme hakkı vardır, çünkü o güçlüdür. Yönlendirir. Böylelikle tüm ilişkiler ve yaşam onun üzerine oluşmaya başlar. O nedenle böyle bir toplumda insan insana ilişki yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Kadın erkek ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilşkisi vardır. Patron işveren ilişkisi yoktur, güçlü güçsüz ilişkisi vardır. Bir toplumda ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ diye soruluyorsa o toplumda güçlü güçsüz ilişkisi vardır!
[Alıntı – Tamamı]

***

Continue reading

%d bloggers like this: