«Abbas» zorda değil, belâ dolu bataklıkta kurtarıcı bekliyor…


 

…ve kime el uzatacağının, kimden destek bulabileceğinin arayışında!

icki

Ancak; “çıkar” olgusunun uluslararası ilişkilerde belirleyici olduğu da unutulmaması gerekiyor. Fransızca’da donnant donnant; İngilizcede de give and take diye geçen ve de Türkçe’ye ne verirsen onu alırsın geçerli. Buna Türkiye açısından; güvensizliği de içeren Türkiye algısını da ekleyin ve sonra Ankara’nın Pazarlık Gücü konusunda tahminler yapın. Hiç merak etmeyin Türkiye’ye güven duyulmuyor olsa da, bu yalnızlık ve zayıflık ortamından azami istifade edebilecekler, ne verirsen onun karşılığını alırsın pazarlığı adı bile verilemeyecek uzlaşmada Ankara ile çalışmayı sürdüreceklerdir! Bu yüzden Referandum Erdoğan açısından hayatî önemde. Zira, iç ve dış politika arasındaki karşılıklı bağımlı ilişki inkâr edilemez ve eğer iç politika, daha çok dış politikaya bağımlı yapılır hâle gelmişse, Cumhurbaşkanı’nın Körfez Gezisi’nin iyi irdelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda akla gelen sorular şunlar: 2002 yılından bu yana Türkiye’yi yöneten siyasal iktidar Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde bir güven sorununa yol açmış ise; Nisan ayındaki referandum, Türkiye’nin muhatabı olan aktörler tarafından bu iktidardan kurtulmak için bir fırsat olarak mı görülür, yoksa bu iktidara destek mi verilir? Destek verilirse, destek verenlerin bunda çıkarı ne olabilir ya da ne karşılığında destek verebilirler? Bileniniz var mı!

***

Continue reading

Trump-Putin yakınlaşması…


Medeniyetler Çatışması’na Doğru (mu?)!

 

Türkiye; hatalı politikaları ile Orta Doğu’daki sarsıntılı değişimin baş aktörlerinden biri olduğu gibi, bölgeyi çağrıştıran olumsuzluklar ile birlikte anılan bir ülke haline gelmiş bulunuyor. Türkiye’nin ayrıca, Batı tarafından ortada ve yalnız bırakıldığı da bir sır değil. Bunun sonucu olarak; bölgesel kriz yön değiştirip Türkiye’yi hedef alan bir mecraya sürüklenmiş görünüyor. Trump-Putin yakınlaşmasının somutlaşması hâlinde, bu ikilinin bölgedeki Türkiye engelini aşmalarına yardımcı olma ihtimalini de yok değil. Washington ve Moskova’nın aşırı ve cihatçı İslami gruplara bakışları örtüşüyor. Yakınlaşma, stratejik bir mahiyet kazanırsa ikiliyi İslam Dünyası ile karşı karşıya bırakacak, örtülü şekilde İslâm içi çatışmayı teşvik ve tahrik etmek suretiyle de İslam ülkelerinin birbirlerine düşmelerine bile yol açacaktır. Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Çin’i hedef alan bir tablo ortaya çıkaracaktır. Bu tabloda, Türkiye’nin içerideki ve dış ilişkilerindeki mevcut durumun hem kendisi hem İslam Dünyası hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından kritik bir eşiğe gelmesi rizikosu da yüksektir. Peki bu tabloda küresel güç olma yolunda ilerleyen Çin’in konumu ve izleyeceği muhtemel politika ne olabilir?

 

© photocredit

***

Continue reading

AB ile ilişkilerinde İngiltere’yi «Örnek» alma Türkiye!


Brexit, Türkiye için bir model olamaz…

  Marine Le Pen :   Tahrik oluyorum!

Marine Le Pen : Tahrik oluyorum!

© photocredit

BREXIT CANNOT BE A MODEL FOR TURKEY

***

Continue reading

%d bloggers like this: