Protecting children affected by the refugee crisis…


 

Main challenges for migrant and refugee children in Europe

The fields raise serious concern:

Identification and age assessment

Registration and guardianship

Adequate reception conditions including preventing and responding effectively to disappearances

Alternatives to detention for families and suitable alternative care arrangements for unaccompanied and separated children

Accurate information, quality legal aid and access to child-friendly procedures

Preventing and responding to violence, trafficking and exploitation

Education and integration measures

Access to health services

Relocation and resettlement

Family reunification

Statelessness

Transition to adulthood

The [SRSG,]carried out four fact-finding missions to Greece and “the former Yugoslav Republic of Macedonia”, Turkey, northern France (Calais and Grande-Synthe) and Italy.

[Full Report]

***

Continue reading

Şiir Pazarı : «Prangalı Yaşam…»


 

Sevgiden yoksun insanların düzeninde, düştünmü her şey kırılır!

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni, anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmez,
Kahpe yalana.
Ard arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarıda gürül gürül akan dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana,
Bir bu yana…
Seni, bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni, anlatabilsem seni…
Yokluğun,
Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…

Ahmet Arif;

***

Continue reading

A la Kasımpasha…


 

Dünya’nın en büyük Lâle Üreticisine «Posta Atmak!»

Kanka goedemiddag, son haberler nedir?

Merhaba kanka, krizi patlattığınızdan bu yana gülmekten yerlerdeyim.

Bizler de öyle ama toplum önünde âlev topuyuz…

«Vahşi Doğrama» inişe geçti, bastırın daha, hani diyorum ki bir de Keukenhof’ta teşebbüste bulunsanız. Biliyorsun şimdi Lâle Dönemi, Kanunî de sevinir anıldığına, eh sizinki de son padişah olacağına göre. Türkler de gezme bahanesiyle gelirler. Buluşup hasret giderirsiniz diyemiyeceğim, anında tedbirimizi alır, Keukenhof’un kapısına kilit asarız, sizler de kapıda kalıverirsiniz. Ne kadar çok kopardınız kıyamet, o kadar çok «Vahşi Yarma…pardon Doğrama» için felâket.

Bak bu iyi fikir Kasımpashalıya hemen iletiyorum fikrini 14’ü iyi mi, seçime 24 saat kala!

Muhteşem. Referandum için de bizden desteğe devam.

Sağolasın Kanka, her şey 17 Nisan sabahı rayına oturur ilişkilerde.

Hiç kuşkum yok. Merkel gibi davranır Soykırım Tanıma kararını unutturuveririz. Sizinkilerde nasıl olsa fil hafızası yok. Fransa ile yine aynı konuda ilişkiler bozulmuştu. Ne oldu sonra? İşler tıkır tıkır gidiyor. Ha aklıma gelmişsen komşumuz Belçika’ya da bi uzansanız! Kih…kih…kih…

Şarlo gereken hazırlıkları yaptığını bildirdi hele siz şu seçimleri bir atlatın, önümüzde vakit var daha. İsveç su koyuverdi. Eh tabii seçim meçim derdi yok ki Vikinglerin. Fransa’da Maryanı delirteceğiz hele dur. Bizler 23 Nisan’da zaferimizi Ata’nın huzurunda son kez kutlarken…

Neden öyle?

Eh cânım müze yapacağız, artık milli bayram falan da olmayacak, diğer kutlamaların hepsi saraylara aktarılacak da…

Wavvvv… Fransa’ya dönecek olursak…

Ha diyordumm ki, onlar da yeni Cumhurbaşkanı’nı seçecekler. El ele hep birlikte, Maryanı batıracağız Seine Nehri’nde en dibe…

Hadi kolay gelsin kanka, ben de hazır Pazar bir iki seçim gezisi yapayım yok bea sizinki gibi değil bir iki kahve turu yeter de artar. Halkı tatilinde rahatsız etmeden.

Hehheeee bizde o dert yok, gel dedin mi gelir, meydanlara in dedin mi iner, git dedin mi gider…

Nerdeeeee buralarda o günler, sizin oralarda siyaset yapmak varmış. Artık gelecek sefer geldiğimde…

Ohooo bakıyorum rezervasyonu yaptırmışsın şimdiden.

Sizden öğrendim. Cennet’te yer kalmamış, lokantalardaki gibi her yere AKP rezervlidir yazıyormuş. Artık misafir geliriz sizlere, kih kih kih…. –

***

Continue reading

8 Mart’ta AB ve Türkiye Tablosu!


***

Continue reading

Protecting children from sexual abuse


 

Turkey reacts «unfounded allegations» and ask to revise and correct!

© photocredit

La Protection des Enfants Réfugiés contre les Abus Sexuels

***

Continue reading

Planet 50-50 by 2030


 

Women in the Changing World of Work !

women_day

In the EU, women continue to be under-represented amongst managers. Those women in managerial positions in the EU earn 23.4% less on average than men.

The only Member State where women are a majority (53%) is Latvia. At the opposite end of the scale, women account for less than a quarter of managers in Belgium (23%).

Differences between women and men in managerial positions also concern wages. In every EU Member State, male managers earn more than female managers. The gender pay gap in managerial positions is the narrowest in Belgium (13.6%).

The gender pay gap is linked to a number of legal, social and economic factors which go far beyond the single issue of equal pay for equal work.


Journée internationale de la femme – Seulement 1 manager sur 3 dans l’UE est une femme… … gagnant en moyenne quasiment un quart de moins qu’un homme


Internationaler Frauentag – Nur 1 von 3 Führungskräften in der EU ist eine Frau… …und verdient im Schnitt fast ein Viertel weniger als ein Mann

***

Continue reading

AKP Dönemi’nden «Emsâl» Mahkeme Kararları – 3


 

Teşhircilik!

teshirci

Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Travesti olarak tabir edilen kadın görünümlü sanığın olay gecesi cinsel amaçlı cadde üzerinde oto stop yaparak vücudunu teşhir ettiği ; Böylelikle Hayasızca hareketlerde bulunmak suçu işlediği gerekçesiyle ; TCK’ nun 225 ve 53. maddeler gereğince cezalandırılması isteniyor.

Günümüz Türkiye’sinde bu kişilere karşı varolan önyargı dikkate alındığında ; Bu insanların yeteneklerine uygun iş bulmakta gerçekten de aşırı ölçüde zorlandıkları bu yüzden bir çoğunun istekli olmamasına karşın yaşayabilmek için zorunlu olarak fuhuş yapmak durumunda kaldıkları biliniyor.

Anayasanın başlangıç kısmında ‘ ……..Her vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür , medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu …..…’ ibaresine yer veren bir devlet , yargıca göre bu ideal ve sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır.

Farklı bir cinsel kimliğe sahip olmaları yüzünden toplumun diğer üyeleri tarafından aykırı görülerek dışlanan bu bireylere devletin iş alanı yaratması gerekmektedir. İlgili maddenin geniş yorumlanması veya yorumun başkalarının inisiyatifine bırakılması halinde plajlarda mayo ile dolaşan insanların yanı sıra meslekleri gereği bu tür kıyafetleri giymek zorunda kalan manken ve modeller hakkında da bu suçtan davalar açılabileceği unutulmamalıdır.

Yargıca göre böylesi giyimin ve davranışın bu suç açısından tek başına yeterli olamayacağı ; Aksi görüşün benimsenmesi halinde ülkede tıpkı Suudi Arabistan’da olduğu gibi mutavva denilen “ din polisi “ nin türemesine ve sonuçta özlenen bir yana var olan demokratik toplum ilkesinden geriye dönme olasılığının doğacağı düşünce ve vicdani kanaat ile; ceza verilmesine gerek görülmemiştir!

***

Continue reading

%d bloggers like this: