EU – TURKEY: Ekonomik Alanda Ankara Ne Yapmalı?


 

The links between the progress on rule of law/fundamental freedoms and the improvement in economic governance and the judiciary system.

The submitted 2018 Economic Reform Programmes (ERPs) of the Western Balkans and Turkey outline the medium-term macroeconomic and fiscal framework as well as structural reforms (affecting areas such as labour markets and education, energy, innovation and the business environment) to enhance competitiveness and long-term growth.

Participants recalled the commitment to set out a new set of targeted policy guidance to support efforts towards fulfilling the Copenhagen economic criteria. In this context, Participants agreed that the elements of the 2017 policy guidance which had not yet been fully implemented remained valid and needed to be addressed by policymakers in Turkey.

Lower external imbalances in light of high external funding needs constituting a substantial risk for the Turkish economy.

Focus monetary policy on the pursuit of price stability and ensure that the monetary policy stance is sufficiently tight to bring inflation back to the target band, anchor inflation expectations and increase trust in the local currency.

With a view to improving the business environment, strengthen the rule of law and the judiciary. The effective implementation of the amended law on bankruptcy.

***

Continue reading

Batıdaki “ayrışma” işaretleri


BAŞKAN TRUMP’IN AVRUPA’YA “SOPA GÖSTERMESİ” ÜZERİNE

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Başkan Trump, geçtiğimiz günlerde, NATO Genel Sekreteri’ni kabulünde, Avrupalı müttefiklerine, özellikle Almanya’ya, “sopa” gösteriyor [Trump to Host NATO Secretary-General] … Avrupa ülkeleri NATO katkı paylarını artırmaz ise, ABD’nin müttefikleri için savunma yükümlülüğünü yerine getiremeyebileceğine dikkat çekiyor. Ya NATO’ya katkı paylarınızı artırın ya da güvenlik konusunda başınızın çaresine bakın diyor. Bu söylem, Başkan Trump’ın seçim kampanyasından bu yana ifade ede geldiği bir söylem, yeni değil. Yeni olan, Avrupa’nın ABD’ye ilişkin yaklaşımında görülen, ABD’nin aleyhine değişmedir. Avrupa, Başkan Trump’a direnmeyi, ABD’ye muhalefet etmeyi seçmiş gözükmektedir. Bu değişim, “şimdilik” belirli konularda kendisini göstermekte ancak devamının geleceği tahmin edilmektedir. [Almanya ve Çin işbirliğini artırıyor]

***

Continue reading

İklim Değişikliği: Mücadelede Neredeyiz?


 

Farkında mısınız, Politikacılar Yüzünden Dünyamız Tehlike Altında!

Beş eylem alanı öne çıkıyor: a) emisyonları azaltma, b) iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama, c) finansman sağlama, d) ortaklık ve e) liderlik.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak birincil amaç olsa da, iklim değişikliği şu an hâlihazırda hayatımızı etkiliyor ve kısa vadede çok daha büyük zorluklar oluşturması ihtimali çok yüksek. Bu konuda Yeşil İklim Fonu’nun etkisi çok önemli olduğundan, bu mekanizmanın en iyi şekilde hayata geçirilmesi için bu fona üye olan, özellikle de bağış yapan devletlerin rolü çok büyük.
Siyasi liderler yol gösterdiği sürece, şirketlerin ve vatandaşların bu yoldan yürümesi çok daha kolay olacaktır. Buna, düşük karbonlu iklim-esnek politikalar yaparak başlanabileceği düşünülüyor.

© photocredit

Peki ya Türkiye ne yapıyor?

Türkiye, 1992’de UNFCCC imzalandığında OECD ülkesi olduğundan, diğer gelişmiş ülkelerle birlikte Ek-1 listesinde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Ek-2 ülkelerince sağlanan finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme imkânlarından yararlanamıyor. Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayı Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartıyla kabul etmişti. Türkiye, 2020 yılı için bir hedef koyma zorunluğu altına girmeyip, 2030 yılı hedefleri için de referans senaryoya göre kendi ulusal koşul ve kapasitesi ile doğrultulu olarak yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fona en büyük mali destek sağlama vaadinde bulunan ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının ardından, mali destek sözü tutulmadığı takdirde anlaşmanın TBMM’den geçemeyeceğini belirtti. Berat Albayrak da Türkiye’nin hedefinin, ithal kömürün payını azaltıp, en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak amacında olduğunu açıkladı. AB üye ülkeleri sera gazı azaltımı hedefleri doğrultusunda termik santrallerini kapatırken, AB içerisinde en fazla sera gazı artışına neden olan Türkiye’nin kömür teşvikinde bulunması, iklim değişikliği hedeflerine öncelik vermediğini gösteren bir tablo ortaya çıkarıyor.

Diğer deyişi ile ‘No Money No Climate Change…!

 

Oysa 24 Haziran Seçimleri için «örtülü, örtüsüz» harcanan paraların miktarına bakınca, sokaktaki vatandaşın ve gelecek kuşakların gerilerde kaldığı, refahla dengeli sağlık koşullarının dikkate alınmadığı anlaşılıyor. (nö)

***

Continue reading

«Küçük Amerika Düzeni»nin Kuruluş Süreci…


 

Türkiye’nin «Amerikan Uydusu»na Dönüştürenler Kimler?

Kendilerini yetiştiren iktidara getiren efendilerine arada sırada meydan okumalar yapılır. Amaç; sapkın yandaşlar desteklediklerinin kimin emrinde olduklarını farketmesinler.

Orgeneral Cemal Gürsel: ‘İsmet İnönü’nün çok eski arkadaşıdır. Siyasi alanda muhafazakar ve sağlam şekilde Batı yanlısıdır. Siyasi geleceği belirsizdir, ancak istenirse Cumhurbaşkanlığına aday olabileceğini belirtmiştir. İnönü ve CHP tarafından desteklenmesi halinde seçilmesi garanti olur.’
Orgeneral Fahri Özdilek: ‘İnönü destekçisi olduğuna inanılmaktadır. Amerikan yanlısı ve Batı’ya eğilimlidir.’
Korgeneral Cemal Madanoğlu:’ Esaslı bir şekilde Amerikan yanlısıdır ve İnönü’yü destekler.’
Tuğgeneral Sıtkı Ulay: ‘Muhtemelen İnönü’yü desteklemektedir. Amerikan yanlısıdır.’
Albay Mucip Ataklı: ‘Paris’teki NATO Karargahında çalışmıştır.’
Albay Osman Köksal: ‘Cumhurbaşkanı Bayar’ın kıdemli yaveri ve Muhafız Alayı’nın komutanıdır. Darbe sırasında önemli bir rol oynamıştır. 1952-1953 yıllarında Kore’de savaşmış ve hizmetlerinden ötürü Amerikan Liyakat Nişanı almıştır.’
Albay Sami Küçük: ‘İngiliz Kurmay Koleji mezunudur. Amerikan yanlısı olduğunu açıkça belirtmektedir. Gelecekte siyasete atılmak istemektedir.’
Albay Haydar Tunçkanat: ‘İngiltere’de Havacılık eğitimi almış ve daha sonra Kanada’ya Hava Ataşesi yardımcısı olarak atanmıştır.’
Yarbay Suphi Karaman: ‘ABD tarafında yönetilen Atom Silahları Uygulaması Kursu mezunudur. Saldırgan, kendinden emin, egoist bir subaydır. Yapılan son subay tasfiyesinde önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.’
Yarbay Ahmet Yıldız: ‘ABD’deki Fort Sill Topçu Okulu mezunudur ve Fort Bragg’daki Psikolojik Savaş Merkezi’nde eğitim görmüştür.’
Binbaşı Suphi Gürsoytrak: ‘Hafif Havacılık eğitimini Fort Sill’de yapmış ve Fort Leawenworth’daki Amerikan Komuta ve Kurmay Koleji’nden mezun olmuştur.

1950-60’lar arasındaki süreçte Türkiye, ‘ticari kapitalizm’ modelini uyguladı. Endüstriyel kapitalizmden farklı bir şeydi bu ve aslında bir problem teşkil ediyordu. Çünkü lira çok güçlü tutulmuştu. 1958’e kadar 2,5 lira bir dolardı. 1958’den sonra ise neredeyse 10 lira bir dolar oldu. Bu yanılgılar Türkiye’de ücretli kesimi -askerler, öğretmenler, bürokratlar- çöküşe uğrattı. Demokrat Parti, ekonomiyi yeniden planlamayı düşündü. Nasıl planlanacaktı ekonomi? – Prof. Feroz Ahmad

***

Continue reading

«Eksik Etek»ten Cumhurbaşkanı Olur mu?


 

Bakalım Tarih Ne Diyor?

Oğul… Beylik dermekle, ağalık vermek iledir. Sofranı ve keseni yoksullara açık tut.
Oğul… Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur.
Oğul… Oba dediğin birlik ve beraberlik olduğu zaman ayakta kalır. Birlik bozulmuşsa düşmanın karşısında yenilmeye, yok olmaya mahkumsunuz.

Hayme – Devlet Ana

Toplumdαki bαşαrısızlığın sebebi, kαdınlαrımızα kαrşı gösterdiğimiz ihmαl ve kusurdαn doğmαktαdır.
Milletimiz güçlü bir millet olmαyα αzmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kαdınlαrımızın her konudα yükselmelerini sαğlαmαktır. Bundαn dolαyı kαdınlαrımız ilim ve fen sαhibi olαcαklαr ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim bαsαmαklαrındαn geçeceklerdir.
Kαdınlαrımız eğer milletin gerçek αnαsı olmαk istiyorlαrsα, erkeklerimizden çok dαhα αydın ve fαziletli olmαyα çαlışmαlıdırlαr.
Kαdınlαr içtimαi hαyαttα erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yαrdımcısı ve destekçisi olαcαklαrdır.
Kαdınlαrımız için αsıl mücαdele αlαnı, αsıl zαfer kαzαnılmαsı gereken αlαn, biçim ve kılıktα bαşαrıdαn çok, ışıklα, bilgi ve kültürle, gerçek fαziletle süslenip donαnmαktır.
Mümkün müdür ki, bir cismin yαrısı toprαğα zincirlerle bαğlı kαldıkçα öteki kısmı göklere yükselebilsin?

***

Continue reading

Resmi Tarihin Hainleri


 

…Ve Günümüzdekiler!

İki şey yıkar insanı;
Dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet…

Mevlana
Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
Charles Bukowski
Senin düşmanına ihanet edip, sonra sana gelen adamdan asla dost olmaz. Bugün kapına köpek olan, yarın seni de ısırıp başkasına yaltaklanır.
Elif Şafak
Hayat yolunda ilerlerken, sadece ihanet ile sadakat arasında tercih yapmak zorunda kalınsaydı işler kolaylaşırdı. Ama insan çoğunlukla iki bağdaşmaz sadakat veya iki ihanet arasında tercih yapmaya zorlanır.
Amin Maalouf
İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.
William Shakespeare

Yalnız, ihanet ile şiddet iki ucu sivri oklara benzer; kullananları düşmanlarından beter yaralarlar.
Emily Bronte
Biz tarihi, ‘geçmişte ne olduğunu merak ettiğimiz için’ değil, geçmişle yaşananların ‘ne gibi sonuçlara yol açtığını’ görmek ve anlamak için inceliyoruz. Yani asıl endişemiz, ‘dünü’ değil; ‘bugünü’ ve hatta ‘yarını’ görmek ve değerlendirmek. Ve bu konuda bize en yoğun ışık tutacak gelişmeler, hiç kuşkusuz ‘yakın tarihimizin’ gelişmeleri.
Toktamış Ateş
“…müsamaha hisleri devam ettikçe; kim vatanperver, kim bugünkü şartlar içinde münhasıran kendini düşünmüş, kim ihanet etmiş tarih bunu tespit edemeyecek…”
İstiklal Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Bey
Vatana ihanetin nedeni olmaz.Er ya da geç bedeli olur.
Atatürk

***

Continue reading

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK TEK ADAM MIYDI?


Kendi egemenliğini tek adama devreden iradeye ‘milli irade’ denmez!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Dün, twitter hesabımdan, MHP Milletvekili Sayın Attila Kaya’nın, “Erdoğan’a oy verme” başlığı ile verilmiş bir haberdeki tespitlerine yer vermiş, bu tespitlere katıldığımı ifade etmiştim. Yer verdiğim üç tespitten biri, “Kendi egemenliğini tek adama devreden iradeye ‘milli irade’ denmez” tespiti idi.  Twitter’dan bir izleyicim, rahatsız olduğum bir hitapla, bana sormuş: “Mustafa Kemal Atatürk tek adam mıydı?”

***

Continue reading

%d bloggers like this: