AP Kararı sonrasında…


 

İlişkilerde İlkeli Pragmatizmin Geleceği!

☪ ⚓ Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu ivme yakalanabilmesi için iletişim sorununun giderilmesi ve karşılıklı sert söylemlerin geride bırakılması temenni ediliyor.

☪ ⚓ AP’nin tavsiye kararı gibi sarsıcı gelişmelerin, tarafların ilkeli pragmatizme dayalı yapıcı işbirliğine zarar vermemesini sağlamak, Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu gelişimini ülkü edinmiş bütün paydaşların temel sorumluluğu.

☪ ⚓ Şimdi, 25 Temmuz tarihinde bakanlar ve Komisyon üyeleri düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı; 2017 yılı bitmeden de en yüksek düzeyde temsilin gerçekleşeceği Türkiye-AB Zirvesi planlanıyor.

☪ ⚓ Diğer deyişi ile, AP kararına rağmen, yapıcı diyalog/teknik işbirliği sürecine girilmiş gibi gözüküyor. Bu sürecin kısa vadede iki çok kritik konuda doğrudan olumlu sonuçlar vermesi muhtemel: vize serbestliği diyaloğu ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonu. Ancak en hayati konuda Batı cephesinde yeni bir şey yok: katılım müzakereleri.

☪ ⚓ Güncel konjonktürde ilişkileri pragmatizmden ilkesel bir boyuta taşıyacak adım olarak ise 23’üncü ve 24’üncü fasılların açılması öne çıkıyor. Bu fasılların kurumsal ve planlı bir çerçevede, yakın AB denetimi altında ele alınması, AB’nin Türkiye üzerindeki dönüştürücü etkisini tekrardan hatırlatabilir.

***

Continue reading

Council of Europe: Concerns over situation in Turkey


Nuriye Gülmen and Semih Özakça’s cases a matter of priority for Strasbourg!

Le Secrétaire Général fait part de ses inquiétudes concernant la situation en Turquie

***

Continue reading

Burnumuzun dibinde «olup biten»ler…


 

Adalet Yürüyüşü ile gündemi saptıranların üzerine oturacakları muhtemel «Diken»ler!

⚠ Barzani’nin iktidarı devretmeyi ret ettiği ve milyarlarca doları zimmetine geçirdiği de, muhtemel “başarısız Kürdistan devlet”i ile ilişkilendirildiği ileri sürülüyor. Peki bu iddia «maksatlı» olabilir mi? Kürtlerin Orta Doğu’da sadece Irak’ta yaşamadığı; Türkiye’nin, İran’ın ve Suriye’nin de Kürt kökenli nüfusa sahip olduğu da bilinen bir husus.

“Irak Kürdistan’ı” nın kendi kaderini tayin hakkını kullanarak Bağdat’tan kopması ve bağımsız olması, hiç şüphesiz, Kürt hareketinin bütünü üzerinde etkili olacak, onlarda “Büyük Kürdistan”ı hayata geçirmeye yönelik “toplu” bir heyecana yol açacaktır ki; bu, en azından isimleri geçen ülkeler için tehdit oluşturmayacak mıdır?

⚠ Peki, ABD’nin içinde bulunduğu durum – Trump – Kürtler ile bağlantılı olarak ortaya çıkacak yeni bir krizi yönetmeye elverişli mi?

⚠ ABD’nin Orta Doğu’da müstakil bir “Kürt kartı”na sahip olması Rusya, Avrupa ve Çin tarafından nasıl karşılanacaktır?

⚠ Kürtlerin bağımsızlık sürecine “Barzanilerin” önderlik etmesine karşı bir duruşun, diğer Kürtleri “temsilen” bir duruş olduğu düşünülebilir mi?

***

Continue reading

Adalet mi?


Nasreddin Hoca’dan ders al yeter de artar bile!

Nasreddin Hoca; Molla Nasreddin; Koja Nasreddin; Nasreddin Efendi; Afandi…

***

Continue reading

Peygamber Postunda oturan Saray Mensupları…


 

Kötü değil… Eksik te değil… Çünkü kesinlikle Adalet değil!

☪ ⚖ Herkes muhatabına karşı âdil olmalıdır. Zira bunlardan her biri toplumun bir kesimine karşı «adaleti gözetmesi gereken» kişi konumundayken, bir başkası karşısında «adalet arayan» durumundadır.

☪ ⚖ Adaletin hak ve eşitlik esasları üzerinde bina edilmesi toplumun ve bireylerin tümünü memnun edecektir. Adalet ile karar verildiğini bilen insanlar, işlerinin görülmesi için aracılara başvurmayarak gönül huzuru ile işlerine devam edeceklerdir.

☪ ⚖ Yüksek ahlâkî bir erdem olarak adalet, birey ve toplumsal bağlamda güven, uyum ve dengeyi temin eder. Adaleti kabul eden, özümseyen ve uygulayan kimseler onurlu ve erdemli insanlardır. Aynı durum adaletle yönetilen insanların toplumsal uygulamalarına da yansır. Bunun aksine fert ve toplum olarak adalete ilişkin hususlarda görevini yerine getirmeyenler, adaleti uygulamayanlar ise eksiktir. Kur’an’da adaleti emretmeyen ve doğru yoldan sapan kimse «dilsiz, yetersiz ve görevini yerine getirmekten âciz» bir şahsa benzetilmiştir.

☪ ⚖ Adalet aynı zamanda insanların rahat ve güvenlik içinde yaşamalarını da temin eder. İnsanların canına, malına, ırzına kastedenler, adalet ile yargılanıp hak ettikleri cezayı aldıklarında suç işlemeye meyilli insanların kişisel olarak intikam alma, husumet besleme, kan davası peşinde koşmalarının önüne geçerek husumetlerin büyümesine engel olur.

☪ ⚖ Adalet kişinin kendine, Allah’a ve toplumun diğer bireylerine karşı her zaman ve her şart altında gözetmek durumunda olduğu; denge, hak, eşitlik, orta yol, itidal gibi değerleri bir araya getiren yüce bir erdemdir. Adalet, mülkün temelidir!

[Kaynak: T.C.Diyanet İşleri Başkanlığı]

***

Continue reading

Turkish Society of USA: Looking Back at Mid-2017!


***

Continue reading

Tarih hep aynıdır…


 

Farklı kıyafetlerle karşımıza çıkıp, aldatır bizleri!

Üç türlü aristokrasi vardır; birincisi yaş ve kıdem; ikincisi servet; üçüncüsü akıl ve bilgidir. En şereflisi sonuncusudur.

Gelişimimiz için bir aynaya ihtiyacımız vardır.

Yıkmak düzeltmekten, yalan söylemek ispatlamaktan daha kolaydır.

Yazgı kartları karıştırır, biz de oynarız.

İyimserlik dinlerde olduğu gibi felsefede de gerçeklerin yerini almış temel bir yanılgıdır.

Yanlış bir görüşü geri almak onu savunmaktan daha çok kişilik gerektirir.

İnsanların kader dedikleri şey; çoğu zaman sadece kendilerinin yarattıkları oyunlardır.

Her mesele kabul edilene kadar üç aşamadan geçer: İlkinde gülünç duruma düşürülür. İkincisinde ona karşı mücadele edilir. Üçüncüsünde tabii sayılır.

Hakikat, onu arzu etmeyenin boğazına sarılan bir fahişe değildir. Hatta o kadar çekingen bir güzeldir ki, onun için herşeyini feda etmiş olan bile onun lütufundan emin olamaz.

Çoğu hakikat sadece hiç kimsenin sorunu ele alacak ve üstüne gidecek cesareti bulamamasından dolayı aydınlatılamıyor.

En değersiz gurur, milli gururdur. Bu, onunla gurur duyandaki bireysel eziklikleri ele verir. Dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilir. Ama dünyada gurur duyabilecek hiç bir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.

Arthur Schopenhauer

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: