«Reis» diye diye…


Kafaları «afyonlaştıran» gündemler!

***

Continue reading

AB Fonları’ndaki «Siyasî» Kesinti…


 

Avrupa Parlamentosu’ndaki Türkiye Tepkilerine «Sus Payı!»

AB’ye üye olmak için başvuran ve resmi olarak adaylığı tanınmış ülkelere özel mali destekler verilmekte. Türkiye de aday ülke statüsü ile katılım öncesi yardım adı altında oluşturulmuş bu mali yardımlardan faydalanabilmekte. Söz konusu yardımlar, ülkelere AB üyeliği süreci kapsamında AB müktesebatına uyum ve uygulama yönünde ülke tarafından alınması gereken siyasi, ekonomik, yasal ve idari tedbirler için mali kaynak  sunmakta.

Merkezi Finans ve İhale. Türkiye’de Avrupa Birliği tarafından finanse edilen programlar çerçevesinde gerçekleşen hizmet, mal, iş ve hibelere ilişkin ihalelerin genel bütçeleme, ihaleye çıkma, sözleşme imzalama, ödeme, muhasebe ve mali raporlaması bakımından tek sorumlu.  Bu Birim,  hizmetlerin, malların, işlerin ve hibelerin ihalesine ilişkin Avrupa Birliği kural, düzenleme ve usullerine bağlı kalınmasını ve uygun bir raporlama sisteminin işlemesini sağlıyor.

Katılım Öncesi Yardım Aracı  [IPA] kapsamında Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yürütmekte olduğu BROP, hedef bölgedeki illerden gelecek başvurular doğrultusunda proje finansmanı sağlıyor. KOBİ’lerin doğrudan başvurusuna açık olmayan programa, ilgili bölgede yer alan kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra KOBi’lerin ortak çıkarlarını korumak gibi bir misyonları da bulunan oda, birlik ve borsa benzeri kuruluşlar da başvurabiliyor.

***

Continue reading

Erdoğan’ın «tebeyyün eden» durumu…


…ve «Dökülen MHP!»

***

Continue reading

«MHP Cephesi»nde Değişen Yok…


 

Yönetim Zafiyeti Giderek Ağırlaşıyor!

İktidara yönelik tek bir eleştiri yok, tam tersine; iktidarın yanında olunduğu adeta açıkça haykırılıyor. Demek ki Türkiye’de her şey yolunda gidiyor, iktidar, her şeyi en iyi ve en güzel şekilde yapıyor. Bardak ağzına kadar dolu olmalı ki, varsa yoksa dış politika! İç Politikada ise seçim barajı meselesi…

Esnafın, çiftçinin, sanayicinin, emeklinin, çalışanın durumu es geçiliyor. Artan döviz fiyatları, olumsuz yönde güncellenen yılsonu enflasyon beklentisi, artan dış ticaret açığı, kapanan fabrikalar ve işyerleri, artan işsizlik, ağırlaşan geçim koşulları, eğitimdeki yaz-boz görmezden geliniyor. Vatandaşın; “kapat şu televizyonu, yine aynı konular” tepkisi haksız mı?! Vatandaş; “iş-aş-yarın” derdinde iken, Suudi Arabistan’ın, Rusya’nın, ABD’nin ne yaptığı onların ilgisini mi çeker?

MHP liderliği, AKP’nin 15 yıldır ülkeyi tek başına yönettiğini; bu süreçte Türkiye’de bir arada yaşama kültürünün erimeye ve kaybolmaya başladığını, toplumda belirgin bir kamplaşmanın, bölünmenin yaşandığını, dış politikada dip yapmış “derin bir yalnızlığın” konuşulmakta olduğunun da mı farkında değil!

Devlet Bahçeli diyor ki; “Çürük iple kuyuya inen, dibe çakılır.” Bu durumda MHP’nin mevcut yönetiminin siyaset yapma anlayışının yetersizliği ve artan zafiyeti de; ister istemez insanlara; tutunduğu ip “çürük” böyle giderse “dibe çakılma”sı kaçınılmaz olacak, dedirtmiyor değil!

***

Continue reading

Günümüzün ‘3 Tür İnsan’ Dünyası…


 

Mümin, Kafir ve Münafıklar!

Müslümanları aldatmaya çalışırlar;

Kalplerinde hastalık vardır;

Fesatçıdırlar: Kendilerine yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman ‘biz ancak ıslah edicileriz’ derler;

Kâfirleri dost edinirler: İzzeti (güç ve şerefi) onların yanında ararlar;

Kulluk ederler: Eğer kendilerine bir hayır dokunursa pek memnun kalırlar, kopamazlar. Eğer bir musibete uğrarlarsa çehreleri değişiverir, yüzçevirirler;

Yalan yere yemin ederler; Mü’minlere kin beslerler; Mü’minlerin iyi olmalarına üzülür, başlarına bir belâ geldiğinde seviniler; Müslümanları küçümserler, yeri geldiğinde alay ederler; Korkaktırlar; Kötü propaganda yaparlar; Fırsat kollarlar, suikast düzenlerler, gizli plânlar yaparlar, iftira atarlar, kâfirler hesabına ajanlık yaparlar, dönektirler…

(Tevbe; Bakara; Münafıkın; Nisâ; Âl-i İmran; Mâide; Nur; Mücadele; Hacc gibi âyetlerden alıntıdır!)

© photocredit

***

Continue reading

Lider Kime Denir?


 

Ulus Anafartalar’da bir bardak çayın düşündürdükleri!

Dürüst ve namuslu çalışan, halkın ve ülkenin çıkarlarını her şeyin önünde ve üstünde gören onun yönetimi altında halkın ve ülkenin gelecek endişesi taşıtmayan bir kişi bu yüzden kendisine bağlılık duyulmasını sağlayabiliyorsa; o kişi “gerçek” liderdir

Ulus-Anafartalar’dan bakılınca görülen, halkın soluk olmaya, nefeslenmeye, rahatlamaya ihtiyacı olduğudur.

 

Türk siyaseti, halkın bu ihtiyacını karşılamaya odaklanmak durumundadır. Bunun için de, hem iktidarın, hem de muhalefetin siyaset yapma anlayışlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir.

İktidar da, muhalefet de, ülkede bugün her zamankinden daha çok, birliğe, beraberliğe, toparlanmaya, öz kaynaklara dönmeye ve bunları geliştirmeye, güvene, istikrara, barışa ihtiyaç duyulduğunu görmek zorundadır.

Karalama, kötüleme, aşağılama, tehdit, cezalandırma üzerine işleyen bir siyaset yapma anlayışına değil; her alanda ve her konuda samimiyetin, iyi niyetin, hoşgörünün dışa vurulduğu, yapıcı ve yaratıcı bir siyaset yapma anlayışına ihtiyaç vardır. İşte bu, halkı rahatlatacak ilaç gibi gelecektir!

***

Continue reading

«Eksen»ini Tutturamayan Türkiye…


Oysa!

***

Continue reading

%d bloggers like this: