PARTİ Mİ, MİLLET Mİ ÜSTÜN?!


Yoksa «Suriyeli Seçmen»i Kapan mı Üstün Gelecek?

***

Continue reading

Free and fair trade for all!


 

Really?

The European Commission continues to pursue the balanced approach of combining the benefits of free trade with the justice of fair trade, if possible for all. The Commission wants to avoid the danger of ‘a protectionist resurgence’.

But many challenges lie ahead. First of all, scepticism about the benefits of free trade in Europe itself has not disappeared overnight. Although there have been no recent major protests against trade in the streets of Brussels the sentiments that came to the fore in the public opposition to TTI.

As for the future trade relationship between the EU and Turkey, which is something of an elephant in the room. Trade relations with Turkey have deepened and growth has been substantial since the customs union agreement of 1996. A clear request from Turkey to extend the customs union to other sectors is on the table, but political relations are deteriorating. An inconvenient question is whether the EU should apply its values-based approach strictly to Turkey as well, or whether it should look for ways to accommodate all interests.

In times of uncertainty, democratic scrutiny and public debate are of the utmost importance. The European Parliament must continue critically to follow every step of the implementation of the European trade agenda, using the full toolkit of co-decision, consent, monitoring groups and transparency. At the same time, and perhaps increasingly, as the end of the current legislative term approaches, the European Parliament may need to reflect in more general terms on the challenges described above, including any ‘elephants in the room’. The EU alone cannot simply implement a values-based approach in a world that does not always agree with it. But the democratic privilege of reflecting on these questions is part of the core mission of the European Parliament.

© photocredit

***

Continue reading

Turkey: Main Economic Outlook (November 2017)


 

Uncertainties remain !

Economic growth is estimated to have exceeded 6% in 2017, driven by strong fiscal stimulus and an export market recovery, and is projected to edge down but to stay between 4½ and 5% in 2018 and 2019. Consumer price inflation remains far above the target and disinflation is projected to be slow.

As fiscal stimulus is scheduled to be withdrawn in 2018, against the backdrop of continuing regional and domestic uncertainties, strengthening business and household sentiment will be essential for maintaining growth momentum. Effective progress with the announced structural reforms, fiscal transparency and disinflation goals of the Medium-Term Economic Programme 2018-20 would bolster confidence and boost domestic and foreign private business investment.

Financial vulnerabilities stay high owing to the magnitude of foreign financing needs stemming from a persistently high current account deficit. Debt leverage in many non-financial firms has also increased considerably, limiting their capacity for additional borrowing and investment.

The large government credit guarantee scheme introduced in 2017 alleviated short-term financial strains and is assumed to remain in force in the coming two years. However, to increase resilience, the ecosystem for equity participation by domestic and international investors in firms of all sizes should be upgraded.

***

Continue reading

Millet ne eylesin…


Reis; ‘Böyle Olacak…’ dediyse!

© photocredit

***

Continue reading

Taşımacılıkta «Diyalog» Tamam da…


 

Öyleyse Bu Neyin Davası?

Sisteme göre, bazı ülkeler sınırlarından belirli bir kota miktarında Türk plakalı aracın ücretsiz geçişine izin veriyor. Kota aşıldığında Türk araçlarından değişik isimler altında transit geçiş ücretleri alınıyor ve bu durum Gümrük Birliği’nin temel prensibi olan malların serbest dolaşımı ilkesini ihlal ediyor.

Kota engeline takılmayan yabancı lojistik firmaları ise, Türk ihraç mallarını üçüncü ülkelere taşıyarak Türkiye aleyhinde ciddi kazançlar elde ediyor.

Bu kapsamda; Macaristan, Avusturya, Bulgaristan, Slovenya, İtalya, Romanya ve Yunanistan başta olmak üzere, Türk TIR’larına ayrımcı uygulamalar benimseyen ülkelerle mücadele kararı alındı.

Avrupa Komisyonuna verilen şikâyet dosyasında; geçiş belgeleri kotaları ile ücretleri, profesyonel sürücü vizesi işlemlerindeki karmaşıklıklar, yüksek maliyetler ve kalış süresi kısıtlamaları sebebiyle, Almanya ve diğer AB ülkeleriyle yapılan ticaretin ciddi boyutlarda zarar gördüğü ifade edildi.

Şimdi yeni bir sürece girilmiş bulunuluyor. Hukukî sürecin siyasî karar mekanizmalarını hareketlendirmesi ve zorlayıcı güç olması bekleniliyor.

Gümrük Birliği’ne hizmetlerin dâhil edilmesi, karayolu taşımacılığının da içinde olacağı geniş bir yelpazede, derin bir serbestleşme sağlayacak ve ilgili hizmetlerde AB müktesebatına uyumu da artırmış olacak.

Peki nasıl gelindi bu aşamaya?!

© photocredit

***

Continue reading

Devlet Yönetmek…


 

Her Yiğidin Yoğurt Yiyişi Farklı Olsa da, Her Politikacının Ehli Değildir!

Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir.
Kızılderili Özdeyişi

Politikacıların içerisindeki halk ruhu, hırsızların ve sokak serserilerinin sahip olduğu halk ruhundan fazla değildir. Politikacıların amacı, her zaman kendi özel avantajlarını artırmak ve bunun için ellerindeki çok büyük güçleri kullanmaktır.
Henry Louis Mencken

Vaadler memleketinde insan açlıktan ölür.
Danimarka Atasözü

 

Senin mutlu olmana, ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.
Charles Bukowski

“Demokrasi” ve “demokratik devlet” kavramlarının kullanımı konusunda büyük bir eksiklik vardır. Bu kelimeler açıkça tanımlanmadıkça ve anlamları üzerinde uzlaşılmadıkça insanlar bu anlam karmaşası üzerinde yaşamaya devam edeceklerdir.
Alexis de Tocqueville

Siyasetle ilgilenmeyen aydınlari bekleyen sonuç, cahiller tarafından yönetilmeye razı olmaktir. Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, çerideki cephenin suskunluğudur.
Atatürk

Arkadan yürüyenler, asla yönetici olamazlar.
Hun İmparatoru Atilla

 

Orkestrayı yönetmek isteyen, sırtını kalabalığa dönmelidir.
James Crook

Ülke yönetmesini gerçekten bilenler, büyükleri hayal kırıklığına düşürmeden, küçükleri mutlu etmeyi başarırlar.
Nicola Machiavelli

Böl ve hükmet yaman söz; birleştir ve yönet, daha iyi bir hazine.
Wolfgang Van Goethe

Başkaları için kendinizi unutursanız, o zaman sizi daima hatırlayacaklardır.
Dostoyevski

En iyi siyasi bir topluluk, orta sınıf vatandaşlarından kurulur ve orta sınıfın büyük, mümkünse diğer iki sınıftan da büyük olduğu ülkeler, muhtemelen iyi yönetilir; çünkü orta sınıf; ülkedeki dengenin bozulmasını, bir sınıfın diğeri üstünde hakimiyet kurmasını önler.
Aristoteles

Bir imparatorlukta eğer iyi bir yönetim hüküm sürüyorsa; kültür, sanat ve cezalandırma konularında emir imparatordan gelir. İmparatorlukta yönetim kötü ise kültür, sanat ve cezalandırma konularında, soylular söz sahibi olur.
Confucius

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı : Kalemini ve….


 

Kelâmını Korkak Alıştırmayanlar!

Mitralgözüyle karşı tepelerden
Biçtikçe siyah başaklarını gecenin
Horull uykularımıza kasteden
O tezayaklı eşkıya
Suyolcu Memet Pehlivan
Vadesi doldukta
Güneş müfrezelerinin yaylım ateşiyle
Vuruldu şafakta
Yatıyor şimdi
Rahmet okusak da okumasak da
Kanlar içinde upuzun
Dere boyunda

Eski dölyatağına dönüyor sanki

Can Yücel

***

Continue reading

%d bloggers like this: