CHP Nereye kadar DEMOKRAT?


İçinde muhakkak ki çok sayıda gerçekten demokrat, barışsever üye ya da taraftar barındıran CHP’nin sorumluluk duygusuna sahip yöneticileri Kılıçdaroğlu’nun “sokaksız feraset solculuğu” peygamberliğini hiçe sayarak, tank palet fabrikasının satışına karşı sokağa döküldükleri gibi, bugün sokakta, meydanlarda kayyım kıyımına karşı mücadele veren Kürtlerin saflarında yer almak için ne bekliyorlar?.

***

Continue reading

DEMOKRASİNİN “NAMUSU” NASIL KURTARILABİLİR?


Madem belediye başkanlığından alınacak kadar terör suçlularıydı, Bunların seçimlere girmesine niçin izin verildi. Madem bu adayların görevden alınacak kadar suçları olduğu biliniyordu, ses çıkarılmadı, bugünlere zemin hazırlığı mı yapıldı? Devlet pusuya yattı, kürt seçmen de kurnazca mı davrandı? HDP PKK ile “göbek bağını” kendisi kesmeden, bu işin içinden çıkılması zor gözüküyor.

***

Continue reading

Ölümünün 8.Yılında “Kapetan Kemal”


Hiç değişmeyen mutlak hakikatler de var: Marx ve Lenin’in “devrimin güncelliği”ni vaz eden yapıtlarını, Marksizmin devrimci geleneğini Türkiye toprağına taşıyan Mihri Belli ve onun dava arkadaşlarıydı; devrimci mücadelenin yüksek ahlaki standartlarını sonraki kuşaklara aktaranlar da onlardı. 96 yıl yaşamak bir devrimci için çok riskli olabilirdi. Ama Mihri Belli bunun da üstesinden geldi, 96 yıl boyunca davasına sadık kalmayı başardı. Hep Lenin’i Marx’a bağlayan halkaya bağladı kendisini: Devrimin güncelliği! – Ertuğrul Kürkçü

***

Continue reading

Kapitalizm : Müzelik mi, yoksa Mezara dek Devam mı?


Bakalım dünya kapitalizmin en önemli başkentlerinden birinde açılacak olan bu Kapitalizm Müzesi neyi nereye kadar anlatacak, kapitalizm gerçeğini ne denli dürüst yansıtacak? Kapitalizm Müzesi, kapitalist sistemin “erdem”lerini ortaya koymakla yetinen bir müze mi olacak, yoksa kapitalizmin, özellikle emperyalizm aşamasında işlediği insanlık suçlarını, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçi sınıf ve tabakalara çektirdiklerini de dobra dobra ortaya koyan bir sergi mi olacak?

***

Continue reading

Militer Demokrasi ve Halk Tercihi


Diktatörler bile; Halkı halk adına ve halk yararına yöneten bir demokratım, demiyorlar mı? Erdoğan; Belediye Meclisinin büyük çoğunluğu bizde. Belediye Başkanlığı semboliktir. Bizim açımızdan büyük sorun olmaz” derken, tipik militer demokrat tavrı sergilemiyor mu?. Niye? Adamlarına emir verecek, istediği kararı kabul ya da reddettirecek. Peki bu o kadar kolay olabilecek mi?

***

Continue reading

OYUM KİME?!


Anlayabilirim, çoğu kere burnumla, yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak ve döğüşebilirim, doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için, yaşım başım buna engel değil, ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı. Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni. Yazık. – Nazım Hikmet

***

Continue reading

Ey Seçmen, Tercihin: Güreş mi; Boks mu; yoksa Futbol Derby’si mi?


Kupayı alıp, “Ekstra Cumhurbaşkanlığı” gibi süslerseniz, elbette kıyamet kopar. Sonunda “Temsili bir Maç veya Karşılaşma” denilebilecek, canlı yayına mahkûm olursunuz. İki taraf istediğini elde edemeyince de, Maçı, karşılaşmayı idare eden Hakem’e yüklenirsiniz. İdare edemeyen değil, ortaya “Galip” çıkaramayan. Oysa, “Maç veya Ring-Minder” karşılaşmasının yeri, TV ortamı değil, Sandık Başı’dır. Neyse biz, ikilinin çıktığı ekran münazarasını değerlendirelim, arzu ederseniz. Erol Erdoğmuş beyin, naklen anlatımıyla. (nö)
(Görseli Değerli Çizerlerden izinsiz kullandığım için hoşgörülerine sığınıyorum!)

***

Continue reading

%d bloggers like this: