Sadist korkaklar – Mazoşişt korkaklar ve korkularından kurtulmaya çalışanlar…


Özsavunma; korkudan kaçarak uzaklaşma, bulaşmaktan kaçınma, gözden kaybolup gizlenerek arkadan hançerleme, dost görünen düşman olarak yaklaşıp yapacağını yapmak; bütün bunlar başarılı olmuyorsa mecburen direnme, yada bunlara tenezzül etmeden onurla direnme ile yenerek veya yenilerek sonuçlanır.

***

Continue reading

Bütün bir kavga, içi boş bir ceviz içinse:Cevizin Faydaları…


Ceviz ye, zihin açılsın sözü gerçektir. Beyin ve ceviz arasındaki ilişki gerçekten de mucizevidir. Çünkü yeşil kabuk kafa derisine, tahta kabuk kafatasımıza, cevizin zarı beyin zarımıza ve meyvesi beynimize benzemektedir. Gelgelelim ki, işin içine siyaset, hırs, kin, intikam ve nefret gibi duygular girince, tonlarca ceviz yemiş bir bedenin kafatası içindeki beyin dediğimiz organ işlevini yapamadığında o tonca cevizin için ve dolayısıyla beyin de boş kalmış sayılır.Peki neden?

***

Continue reading

İnsan Hak ve Özgürlükleri mi; Vurun Abalıya!!


❛ Nous soutenons toute égalité humaine et tous ceux qui la recherchent.
We support all human equality and everyone looking for it.
We steunen alle menselijke gelijkheid en iedereen die ernaar op zoek is.
Wir unterstützen die Gleichstellung aller Menschen und alle, die danach suchen.
Tüm insanların eşitliğini ve onu arayan herkesi destekliyoruz.❜

***

Continue reading

Yüksek Yargı Kararlarında ne kadar özgür?


AYM’de eksik adaletli bir karar oluşmuştur.YİK üyelerinin maaşlarının CB tarafından belirlenmesine karşı Başkan Zühtü Arslan’ın itiraz ettiği kararı, %100 kabul görmüş gibi uygulamak, hakkaniyete aykırıdır. Hukuk uygulamasında haksızlığa uğradığını iddia eden tarafın, bir üst mahkemede davanın yeniden değerlendirilmesini -temyiz- etme hakkı vardır.

***

Continue reading

“DEVRİMCİ” YÖNETİCİ KİMDİR?!


Halk süvarisini bekleyen attır. Süvari ata biner; at izin verip sırtından atmadığı sürece onu mahmuzlayarak, kamçılayarak, yularlayarak yönetir. At layık olduğu süvariyi seçer, uzlaşamadığı süvariyi sırtından atar.

***

Continue reading

Hakaret Sosyolojisi: Hasbi Tembeler Filozofisi…


İnsan niçin insana hakaret eder? Hakaret ettiği kişiyi değersizleştirecek güçte olduğunu göstererek kendini üstünleştirmek için. Bunun için cezayı -hapsi, para cezasını- göze alarak kahramanlık bile taslar…Bunu yapmazsa, herkesin hakaret ettiği kişiyi haklı, kendisini haksız sayacağını sanır. Haspi gibi filozofça düşünecek kişi parmakla sayılacak kadar azdır…

***

Continue reading

REİS’in bir «Bayram Hediyesi?!» Niçin Olmasın…


***

Continue reading

Ey Bahçeli Konuş: Palavra mıydı bütün bunlar?!


Türkiye’nin her yanı dökülüyor. Milletimizin her değerine sövülüyor. Sorunlarınız birikti ve kökleşti. Yoksulluk buradadır. Sizler bu durumdayken iktidardaki zihniyet ne yapmaktadır? Siz çalıştınız, onlar çalmadı mı? Siz yoruldunuz, yoksul kaldınız; onlar yolsuzluk yapmadı mı? Siz acı çektiniz, sefalete katlandınız, borç ve sorun içinde yüzdünüz; peki onlar denizlerde haram yollardan aldıkları gemileri yüzdürmediler mi? Bunların vicdanı kurumuş, bunların utanma hasletleri buharlaşmış. Çaldılar, başörtüsüne gizlendiler. Türk milleti böylelerini hiç görmedi.

***

Continue reading

Şimdi Soğanın Cücüğünü Ekmeğinize Katık Yapıp Yeme Zamanı!


Fi Tarihinde yoksul bir vatandaşımıza zengin olsan ne yapardın? demişler. Düşünmüş taşınmış bir türlü cevap verememiş. Biraz daha ısrar etmişler…Bak bu oda dolusu paran olsa ne yapardın”? Yoksul vatandaş bu kez; “Vallaha o kadar param olsa, soğanın cücüğünü ekmeğime katık yapar yerdim”demiş.

***

Continue reading

Koronavirüsünü hesaba katmayanların, “Ne oldum delisi ego”larının ölümü…


Ülkemizin %95’i müslümandır. Elhamdulillah… Ama İslamiyet sadece “Bismilaaaah, Allahuekber’den” mi İBARETTİR?.. İslamiyet Hidayet ve Dalaletin sadece ve sadece Yüce Allah’ın tekelinde olduğunu, peygamberin ise sadece tebliğ etmeyle sınırlı bir misyonu bulunduğunu bir çok surede olduğu gibi, Kehf suresinde açıkça belirtmiyor mu? Atatürk’e düşman olmak, ona nefret beslemek; Yüce Allah’ın “RAHİM” ismini hiçe saymaktır. Açar, okur öğrenirsin REİS!!!

***

Continue reading

MAD MAX Düzenine Sürüklenişi Durdurun: Türkiye’de CoronaVirüse yakalanan kişi sayısı 500 bin!


Hiçbir aydınlatma yapmadan, her şeyi gizleyerek, yalan söyleyerek, doğru bilgi sızdıranları korkutarak bilerek ve isteyerek bir cinayet girişimi vardır ortada…Katiller bellidir ve kendilerini koruma altına almışlardır. İktidar günü kurtarma politikası izlemektedir. Virüs belâsı ise “misyon”una ara vermeksizin kırımını sürdürmektedir. Peki gidişat Mad Max filmini andıracak bir yaşama doğru mu?

***

Continue reading

CoronaVirüs – Saydamlık ve Etik: Devlet (İktidar) Halkın Sesine Kulak Veriyor mu?


Açık ve şeffaf olunsun; Hekimler hastalarının test sonuçları hakkında aynı gün mutlaka bilgilendirilsin; Koruyucu ekipman ve çalışma düzeninde hiçbir eksiklik ve aksaklık yaratılmasın; COVID-19 hasta temas ya da şüphesi olanlardan başlanarak bütün hekim ve sağlık çalışanları testen geçirilsin. Çünkü; Mesele siyasi ikbal ve ekonomik kâr ekseninde ele alındığı ölçüde bütün bir ülkenin “bağışıklığı” zarar görmektedir.

***

Continue reading

İktidar, muhalefet virüsü ortalarına almış «Halay» çekiyor…


Salgına yakalanan, yaşlı ve genç tek bir kişinin dahi hayatını kurtarabilmek söz konusudur. Ancak iktidarda ve muhalefette bu temel kabul yok. Muhalefet, iktidarın salgının erkenden geçiştirilmesi stratejisini afişe etmeyerek ve karşı çıkmayarak işlenecek cinayetlerine ortak oluyor.

***

Continue reading

Devlet «Gerçekleri» Kamuoyundan Saklıyor mu? Toplu Ölümler mi Gündemde ?


Ölen ölür, kalan sağlar İktidarın geleceğidir… Devlet bunu mu plânlıyor? Oyunun sonunda haklı çıkmayı ve gücünü ve egemenliğini pekiştirmeyi mi hesaplıyor?. Urla’daki Karantina Adası mı kafalardan geçiyor?

***

Continue reading

Oy veren seçmenleri düşünsün!!


Tuba Vural Çokal’ın 31 Ekim 2019’da cam çerçeve bırakmadığı AKP’ye sığınmasına ne demeliyiz? 31 Ekim 2019’da tek adam tarafından yönetiliyorduk ta şimdi yönetilmiyor muyuz? Bağımsızlığımızın, Cumhuriyetimizin sembolü olan TBMM artık etkili mi oldu? Kanunların yerini artık kararnameler almıyor mu? Kabile devletinin yerini şimdi kabine devleti mi aldı?

***

Continue reading

%d bloggers like this: