Varna Sonrası Türkiye – AB İlişkileri


Hedef 2020 Aralık Zirvesi !

© photocredit

***

Continue reading

Yaşam Denilen Şey…


***

Continue reading

Heeeçççç mi; Mımmmm mı?


«Wait and See!»

***

Continue reading

Dayanışma, dedikleri…


Bir saltanat ki, bir def-i hacet uğruna değiştirilebiliyor…

***

Continue reading

İstiyorlar ki….


***

Continue reading

“KELEBEK ETKİSİ…”


 

…YA DA “BİZİM KELEBEK ETKİMİZ” ÜZERİNE…!

Elazığ, Fırat Üniversitesi’nde sunumu gerçekleştirilmiş olan “SANATIN LABİRENTLERİNDEN ~ IŞIK YOLLARINA: Sürdürülebilir İnsanı Gelişme, Kültür ve Gelecek” adlı söyleşiye yine Elazığ’dan katılmış olan YERELCE ve ÜLKECE’nin yazarlarından Münir Kebir Bey ile sanal bir tanışıklığın gerçekliğe dönüşmesi kadar, Elazığ’da geçirdiğim son günü köylerindeki evlerinde bir köy kahvaltısı ve Keban Barajı’nı birlikte görmeyi de içeren öz’de bir güne damgasını vurmuş olan Belçika merkezli Yerelce’nin kurucusu ve yayın yönetmeni olan yılların gazetecisi ve editörü Nusret Özgül’ün, Yerelce kanalıyla, dünyanın farklı noktalarında olan Yerelce yazarları arasında yapmış olduğu “Kelebek Etkisi” nedeniyle, bu deneme, değerli meslektaş ve dost Nusret Özgül ve Yerelce’ye ithaf edilmiştir.

***

Continue reading

İnsanlığa adanmış dolu dolu bir ömür…


 

Meşakkatli ve yorgun olsa da, yapıcı ve vicdanen huzurlu geçmeli!

İnsanların bu fani yaşama bir «misyon» ile gönderildiklerine inananlardanım. Seçilmişlerin… İyi olanları var, kötüleri… Zaten çözmekte zorlandığım da bu! İyi olanların misyonu: İnsanlık yolunda ilerlerken, daha da güzelleştirmek; gerekiyorsa onarımına katkıda bulunmak; ‘benden sonrası tufan, demeden gelecek kuşaklara eskilerden çok daha iyi bir yapıda emanet etmek…

Ya kötü olanlarınki? Bir Hitler’in, Stalin’in, günümüzde Trump’ın ve benzeri liderlerin yüklendikleri misyon? İnsanlara ölümü gösterip, sıtmaya mahkum etmek mi, yoksa, «melanet meleği» rolünü oynamak mı? Savaşlar, katliamlar, yıkımlar böyle bir misyonun araçları mı? Sağduyulu insan sayısını artırma yolunda birer algı operasyonları mı? Veyahut birer fabrikasyon hatası, bozuk seri imalâtı mı?

Çözümü ve yanıtı zor…

Niye mi bu satırlar? İki doğum gününün anımsatması olmalı! (nö)

***

Continue reading

%d bloggers like this: