Sevgililer Günü’nde Bir Sevda Hikâyesi…


***

Continue reading

Avrupa İnsanı’nın İsyanı


“Bu Dünya’ya gelmek elimde olsaydı gelmezdim. Bu Dünya’dan gitmek elimde olsaydı gitmezdim. Bana sorulsaydı ben ne bu Dünya’ya gelmek, ne de bu Dünya’dan gitmek isterdim”

***

Continue reading

Belki Kendimiz İçin «Yapamadık»; Ama, Yapabildiklerimiz var en azından, Başkaları için…


dünyamızla uyuşmak vardı, oyunda sonunu görmeden oynamak, sevinebilmek kazandığına, yitirdiğine yerinebilmek, düşünmeyebilmek yoruldukça düşünmekten, kamaştıkça örtebilmek gözlerini, düşlerde bile ışıktan sakınarak kendini, uyayabilmek vardı vaktinde rahat… Yapamadık. Bülent Ecevit

***

Continue reading

Biz Kimiz? Melek mi; Şeytan mı?


İnsan niteliğini belirleyen; melek ve şeytan nitelikleridir. İnsan, melek yanı güçlüyse melek; şeytan yanı güçlüyse şeytan niteliklidir. Ne meleklik ne şeytanlık, sıfıra yaklaşsa da sıfırlanabilir. Şeytan bencildir, adaletsizdir. Melek sencildir,adaletlidir. İnsan, melek ve şeytan olabilen bir yapıdadır. Şeytanlığı başatlaşmışsa, borcunu melekleşerek öder.

***

Continue reading

Bir Devlet Böyle Battı. Durumdan Ders Çıkardınız mı?


O devletin çöküşü bize hiç koymamış ki, bugün bu kadar hoyrat ve pervasız davranıyoruz — Ferdâ Kadın! Ferdâ Kadın! Ben görmeden sevdim seni. Sen galiba gördün beni, Pek ihtiyar, hoşlanmadın.Yok yok, adın cidden güzel Dünyada her şeyden güzel Aydan güzel, günden güzel Ay, gün nedir? Senden güzel Hatta derim: Benden güzel Zira “yarın” “dün”den güzel… [M.A.E]

© photocredit

***

Continue reading

Başın Öne Eğilmesin!


***

Continue reading

Kimliğimizi ne belirler – What determines our identity?


Geçmişimiz mi; Peki anne, baba, toplumdaki yer, eğitim derecesi, memleket, din, dil, ırk vd etkenler ile ilintili mi? – Defining identity it is right as if what is our past is our identity, which tied in with mother, father, social class, education, country, religion, language, race, etc…

© Photocredit [Left] [Right]

***

Continue reading

I’m a child of the Cosmos


Today is Sunday.
For the first time they took me out into the sun today.
And for the first time in my life I was aghast
that the sky is so far away
and so blue
and so vast
I stood there without a motion.

Nazım Hikmet Ran

© photocredit

***

Continue reading

Reis, bir kerecik olsun «Oktoberfest»e gitmiş olsaydı…


Başkan Bill Clinton gibi…Bira içmeyip de bira içenin halinden anlamak; birebir bira içmeyi yaşamadan, sadece bira içme empatisi yaparak, olsa olsa böyle olurdu tahmininde bulunma aktörlüğüdür. Doğrudan deneyimlemiş olmak değildir. [Photocredit]

***

Continue reading

BİR YILDIZ TOZUYUZ!


Gerçek değerlerin hızla değiştiği, kalıcı ve uzun çabalı değerler darmadağın edilirken, materyalist ölçünün dışında kalanın yok farz edilerek, yerine yenilerinin aynı hızla üretildiği bir zaman dilimindeyiz…

***

Continue reading

Şiirsel Günce: Geride Kalan Abla Olmanın Bedeli!


Nerede yaşanırsa yaşansın, Hayata devam etmek adına, Kalınmaz hiçbir yerde… Günlük yaşamı iyileştiremeyip, Yaşanılan çevreye de Bir katkı sağlanamıyorsa, O zaman yaşamı sürükleme inadının da Çok fazla bir anlamı olmasa gerek…

© photocredit

***

Continue reading

DOSTUNUN YÜZKARASI DÜŞMANININ MASKARASI: Olmak veya Olmamak; «that’s the question!»


Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak. Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak. Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak, atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak… Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

***

Continue reading

UYAN BİLİNCİM UYAN…


İlkbahar geldi, Yapraklar filiz verdi Toprak uyandı Uyan bilincim uyan. Beyaz, mor, sarı, pembe kır çiçekleriyle doldu Ağaçlar yeşilin binbir tonlarında… Gökyüzü masmavi, Güneş yüzümüzü ışıl ışıl aydınlatıyor Uyan yüreğim Uyan Uyan bedenim Uyan Uyan aklım Uyan Uyan yaşama sevgim UYAN

***

Continue reading

SEVDALI DÜŞLER SENFONİSİ – II.Bölüm


henüz sabahın erken bir vakti, sen henüz uyuyorsun, gelip yanağını öpüyor, saçlarını okşuyorum, uyanıyorsun, bana bir öpücük veriyor, kahvaltını yapıyorsun, bunları her gün yeniden yapmak isterim, birlikte, asırlar boyu ve her zaman
birlikte, seni asla kaybetmek istemem, gece geç bir vakitte, bir bardak kırmızı şarap elimde, gözlerim gözlerinde, ve yine umud ederim, bu hep böyle olsun

***

Continue reading

SEVDALI DÜŞLER SENFONİSİ – I.Bölüm


Yüksek duvarın bir ucuna tünemiş martı, parlayan sıcak güneşe aldırış etmeksizin, sessiz ve inanılmayacak kadar hareketsiz. Önündeki masmavi denize, üstündeki göğe inat, uzaklara, ufka başını çevirmiş. Uzun, kar beyazı boynunu öpesim geliyor çekinmesem titreşen maviden.
Martının tutsak kaldığı uzaklara bakışında, dilini anlayamadığım bir serzenişin sevda yüklü düşleri, teleklerinde özlem kokusu, kanat uçlarında yasak bir aşkın yasaklanmış şiiri var.

***

Continue reading

%d bloggers like this: