Türk Milleti’nin sürüklendiği süreç…


 

Amaçsız bir sürüye dönüşüm!

turkiye_cinari

Biz ince bel, elâ göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda…
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik

ANLAYAMADILAR…

***

Çınarı yıkmak için
baltayı köküne vururlar.
evi yıkmak için
sokarlar kundağı temele.
Kartal uçmaz olur
kanadı kırılınca.
düşünebilir miyiz
başımız vurulunca?
Onlar köküdür memleketin,
dallara yürüyen su
bu kökte saklıdır.
Onlar umudun temeli,
onlar kanadı hürriyetin,
halkın aklıdır.
Kaç kere kaç yerde baltalandı kök
yürümez oldu su
dallar kurudu.
Kırıldı kanat
öldürdüler aklı;
Ve sonra yolladılar insanları salhaneye.
Çünkü böyledir
asrımızın gerçeklerinden biri.

***

Yeter artık Yenicami tıraşı,
yeter!
Ayağa kalkın efendiler…

Nazım Hikmet

© photocredit

***

Continue reading

Şiir Pazarı : Bir Yol Tutturmuşum…


 

O da benim Yaşam Yolum!

life_road

Bir yol tutturmuşum
Sisler ardında aydınlık
Sisler ardında, yedi rengi parlar güneşin
Bir dünya düşlemişim
Toprağı bereketli, suları coşkulu
Havası tertemiz, insanı sıcak yürekli
Düşüncelerimdeki dünü Bu günle birlikte kucaklamışım Geleceği düşleyerek
Kâh mutsuz, kâh mutlu
Kâh karamsar, kâh umutlu
Pembe görmüşüm evrenimi
Karanlığı düşlemeden
Gök kuşağına sevdalanmışım
Genç bir yürekle Bir heykel yaratmışım
İnsan ve tanrı karışımı
Kutsanmış toprağı
Yoğurmuşum sevgimle
Altından bir kalp, gümüşten bir isim
Vermişim ona kendimce
Bir türkü tutturmuşum
Dumanlı dağlara doğru
Sevda kokulu, aşk yazgılı
Bir çabaya düşmüşüm
Karıncalara özenerekten
Mutlu etmek için insanları
Yediden yetmişe, kadından erkeğe
Ne para düşünmüşüm
Ne de erk koltuğu
Ne şana tutsak olmuşum
Ne de alkışlara köle
Bir yol tutturmuşum
Sisler dağılınca aydınlık
Sisler dağılınca yedi rengi parlar
Kor ateşli sevgi güneşinin.

Prof.Dr.Yıldız Tümerdem

***

Continue reading

Bir «ÇIĞ» olsam, tüm kötülükleri kaplasam sonsuza dek!


 

LâL ve HİLâL

raw_lal_dudaklar

Bir bulut olsam, yüklenip yağsam
Dökülsem damla damla toprağıma
Bir deli nehir, bir âsi rüzgâr
Olup kavuşsam üzüm bağlarıma

Bir çiğ tanesi, bülbülün çilesi
Annemin sesiyle güne uyansam
Radyoda yanık içli bir keman
Ağlasa nihavend, acem aşiran

Bir turna olsam, yollara vursam
Uçabilsem kendi semalarıma
Bir seher vakti sılaya varsam
Selam versem ah sıra dağlarıma

Komşunun kızı, çoban yıldızı
Yaz bahçeleri yeşil, mor, kırmızı
Ah şişede lâl, hem de ay hilâl
Bir daha da görmedim öyle yazı

[Söz: Sezen Aksu

Müzik: Fahir Atakoğlu]

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Günsonunda Gölgeler…


 

Nerelerdesiniz? Ünlemsizsiniz! Oysa ünlem sizlersiniz!

p_3059_o

kaç defa başlayabilir insan yeni başlangıçlara,
ve kaç defa hiç başlamadan bitebilir
bu başlanan başlangıçlar…
kaç defa bildiği halde bilmezlikten gelebilir insan,
ve kaç defa bu bilip de bilmezlikten geldikleri bitirebilir bu başlanan başlangıçları daha başlamadan…
ve kaç defa başlayabilir insan
bu bitebilen başlangıçlara yeniden,
bıkmadan,
biteceğini bile bile
daha başlamadan…
ben hiç başlayamadım bu bahsedilen başlangıçlara!
bile bile…

Nergis Melis DURCAN

 

***

Continue reading

Bir «Tutam Umut!»


 

hope

Onlar;
Bursa da havlucu Recebe,
Karabük fabrikasında tesviyeci Hasana düşman,
fakir köylü Hatçe kadına,
ırgat Süleymana düşman,
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman,
vatan ki bu insanların evidir, sevgilim,
onlar vatana düşman…
Onlar ümidin (de) düşmanıdır sevgilim,
akar suyun,
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı….
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:
– çürüyen diş, dökülen et -,
bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır bu güzelim memlekette hürriyet…
Nazım Hikmet.

 

***

Continue reading

Sevişmek Güzeldir…


art_of_sex

Sanatını bilirsen!

Bir ”Öznel-Bilim dalıdır!” Sevmeler, sevilmeler, sevişmeler. Ezelden, ebede: Öncesizlikten sonrasızlığa… Erişemeyeceği asmanın üzümünde kalır, kurnaz tilkilerin hain gözleri. Ve erişemeyecekleri ciğerde takılı kalır, hırsız kedilerin hırslı gözleri…İki zıt can, bir elipste buluşunca, hardal acısı gibi, iştah açıcı bir ulu zevk kargaşası çöker köstebek yuvalarına bile. Sarkıntılıklar oturur bir otobüs sahanlığına, köpek oturuşu… Yaşam denilen bu mucizede, şimşeği görünmeyen gökkuşakları bile sevgiye muhtaçtırlar, ucundan, kıyısından..! Meyve vermeyen tek ağaç, “Dar-Ağacı”dır unutma bunu can!

***

Continue reading

Erdemin Armağanı Onurdur…


…ve Milli Şeref, Milli Servetin en yüksek değeridir!
James Monroe

onur_meselesi

Bana sual sorma, cevap müşküldür, Her sırrı ben sana açamam hocam.
Hakkın hazinesi darı değildir, Cami avlusunda saçamam hocam.
Kayd-i âhiretle düşmem mihnete, Ben burda memurum şimdi hizmete, Hayvan otlatırken gidip cennete, Sana hülle donu biçemem hocam.
Miracı anlatma, eşek değilim, Bildiğin kadar da melek değilim, Günahkâr insanım, ördek değilim, Bu ağır gövdeyle uçamam hocam.
Halka korku verme velvele salıp, Dünya ve âhiret bu köhne kalıp, Ben softa değilim cübbemi alıp, İmaret imaret göçemem hocam.
Ölümden ürker mi tez ölen kimse? Çoktan mazhar oldum ben hak nefese, Bu demi sürerken ecel gelirse, İşimi bırakıp kaçamam hocam. Şarabı men etme, o değil hüner, Aşıkım bâdesiz pek başım döner, Gönlümde muhabbet ateşi söner, Özrüm var, sade su içemem hocam. Nâr-ı cehennemi önüme serme, Günahımı döküp kaygular verme, Kitapta yerini bana gösterme, Ben pek o yazıyı seçemem hocam.
Feylesof Rıza’yım dinsiz anlama, Dini ben öğrettim kendi babama, Her ipte oynadım cambazım amma, Sırat köprüsünü geçemem hocam. Rıza Tevfik Bölükbaşı

***

Continue reading

%d bloggers like this: