Türkiye «ketenpereye» mi getiriliyor?


 

BOP eşbaşkanı siviller ve ABD madalyalı askerlerce!

İdlib; Ankara’nın “uzak görüş” noksanlığı ve Türk Dış Politikasındaki zafiyetin “küçük ya da günlük” hesaplar peşinde koşma ve dış politikada Sünni kimliği öne çıkarma alışkanlığının devam ettiği gibi bir operasyon olarak mı tarihe geçecek?

Türk ve Müslüman olan Irak Türkmenleri için askeri harekâta girişmeyen, 15 yıl içinde kayıtsız kalan Ankara’nın İdlib’teki Sünni Müslümanları korumak için askeri harekâta girişmesi yeni bir samimiyetsizlik örneği değil mi?

Türkiye’nin İdlib operasyonu için ileri sürdüğü veya açıkladığı müdahale gerekçeleri; Erbil’e göre, oldukça zayıf gözükmüyor mu. Bu, Türkiye için ayrıca risk oluşturmuyor mu?

Türkiye, İdlib üzerinden, Suriye Kürtlerini Şii milislere ve “Sünni cihatçılara” karşı koruma gibi bir işe soyunmuş olabilir mi?

Moskova, Tahran ve Şam’a güvenilebilir mi, yeni durum Esad’ı Erdoğan’dan “intikam almaya” isteklendirebilir mi?

Rusya veTürkiye’nin İsrail karşısında İran’a müzahir müzahir duruşu, ABD-İsrail ikilisini çok rahatsız ettiğinden dolayı mı, biri açık diğeri örtülü Erbil’in bağımsızlığını destekliyor?

İsrail-ABD ikilisinin hedefinde sadece İran değil, Türkiye de mi bulunuyor?

Ve daha Türkiye’nin başına beterin beteri gelebilir dedirten soru ve hususlar! Futbol ve dizilerden biraz olsun uzaklaş, oku ve üzerinde düşün ey vatandaş…

***

Continue reading

Barzani’nin, İsrail ve ABD destekli yayılmacı girişimleri…


 

Musul ve Kerkük Kürtlerin eline mi geçiyor?

☪ Türkiye’nin Musul konusundaki ısrarının arkasında yer alan en temel etken, bu vilayetin sınırları içinde yaşayan nüfusun çok büyük bir çoğunluğunun Türk/Türkmen olması, vilayet toprağının Türkmenlerin ata toprakları olmasıdır.

☪ Kürtlerin Kerkük’te “kendi hukuklarını” yaratma çabası içinde oldukları ve Kerkük İl Meclisi’nin kararının da buna örnek teşkil ettiği anlamına gelmektedir. Ancak yerleşik uluslararası hukuk, yürürlükteki Irak Anayasası ve diğer ilgili mevzuat himaye edici değil. Kürtlerin Kerkük ile ilgili tasarrufları, uluslararası hukuk ve Irak iç hukuku muvacehesinde yok hükmündedir.

☪ Kürt Yöneticiler, bugün çok farklı şeyler söyleseler de, o toprakların Türk/Türkmen kimliğini “silmek” için dün tapu ve nüfus kayıtlarını tahrip edenler de onlardır. Ve söyledikleri, dünkü gerçekleri örtmeye/unutturmaya yetmemektedir.

☪ Erbil ve Kerkük ile gelişmeler; “perde” gerisinde kalmaya özen gösterse de, daha çok İsrail ile bağlantılı bulunmaktadır.

☪ Bağımsızlık referandumunun alınış biçimi ve koşullar dikkate alındığında, Kerkük’ü de kapsayacak referandumdan kuvvetle muhtemel Barzani’nin istediği sonucun çıkacağı; bunun da, müteakiben Kerkük’ün yeni statüsünü belirlemek için yapılacak ikinci referanduma yansıyarak Kerkük’ün “Irak Kürdistanı”na bağlanacağı anlaşılmaktadır. Kerkük’ün bu suretle “Irak Kürdistanı”na dâhil olması, Kerkük petrollerinin Irak Kürtlerinin (dolayısıyla ABD’nin ve İsrail’in) kontrolüne girmesi anlamına gelecektir.

© photocredit

***

Continue reading

«Küçük» ama «Marifeti Büyük» ülkeler…


 

…ve Dış Politikası dibe vuran «Büyük” ve Güçlü”»Türkiye…

Bilgi, her alanda güç demektir. Hiç şüphesiz, buna dış politika/diplomasi de dâhildir. Türkiye’de ortada olana bakıldığında, Ankara’nın, ya bilgiye-bilgi üretimine yatırım yapmadığı ya da bundan her neyi anlıyorsa, bu anlayışının ve bu anlayışa dayalı uygulamasının işe yaramadığı çıkarılmaktadır. Dış politikada dip yapmış değerli (!) yalnızlık, bunun çok somut bir işareti niteliğindedir.

***

Continue reading

Irak Kürdistanı’nın Bağımsızlık Referandumu…


 

Barzani kime bel bağlıyor; İsrail’e mi, ABD’ye mi, Türkiye’ye mi !

☔ Barzani, kararından vazgeçmesi ya da kararını ertelemesi yönünde içeriden ve dışarıdan gelen çağrılara kulak asmazken, herhalde sadece İsrail’in verdiği açık desteğe bel bağlamamakta.

☔ Peki, Barzani, aldığı referandum kararı konusunda, Ankara’ya da bel bağlamış olabilir mi?

☔ Bazı son gelişmeler, Barzani’nin referandum konusunda ABD’ye bel bağlamış olabileceğini de çağrıştırmaktadır. Orta Doğu’nun birçok ülkesinde varlık bulunduran, üstelik Kürt kartı için bugün kadar ciddi “yatırım” yapmış olan ABD’nin, bu gelişmelerden habersiz olduğunu düşünmek eşyanın tabiatına aykırı gelmektedir. ABD, bu olayların bir şekilde içindedir ya da yakınındadır.

☔ Irak Kürdistan’ın bağımsızlığına kavuşmasının yol açabileceği muhtemel kayıplar, riskler ve zorluklar olduğu; karşılıklı ödünler ve taahhütler ile, bir tarafın bu olaydaki kaybının diğer bir olay üzerinden telafi edilmesi konularında görüş alış-verişinde bulunulduğu, dolaylı müzakerelerin yapıldığı akla gelmektedir.

☔ Irak Kürtlerinin Bağdat’tan kopma konusunda kararlı oldukları görülmektedir. Bağımsızlık referandumu için ilan edilen 25 Eylül 2017 tarihine çok az süre kalmıştır. Bölgede belirsizlik yoğun olmasına rağmen, bölgeyi iyi günlerin beklemediği bugünden kendisini belli etmektedir. Sonbahar yaklaştıkça bu daha iyi görülebilecektir.

Kürtlere karşı herhangi bir olumsuz tutumumuz söz konusu değil!

***

Continue reading

Irak, İran, Suriye ve Kürtler…


 

Türkiye’nin burnunun dibinde yeni bir «Sıcak Çatışma»ya doğru mu?

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Iraklı Kürtler, ABD’nin bölgeden çekilmesini değil, kalmasını istiyorlar ve çekilmenin IŞİD’ın geri gelmesine yol açacağına inanıyorlar. Irak Kürtleri, kendi savunma ve güvenlik yapılanmalarını inşa etmek ve IKBY’yi ikiye bölen “parti milisleri”ne son vermek için, ABD’den ciddi taahhütte bulunmasını bekliyorlar. Bu bağlamda ABD’nin Erbil Uluslararası Havaalanındaki varlığını İncirlik’in yerini alacak şekilde tam bir askeri üsse dönüştürmesi çağrısı yaptılar.

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Bu çağrı, Türk-Amerikan ilişkilerinin içinde bulunduğu olumsuz durumu istismara yönelik olsa da, Barzani ekibinin gerçekte Türkiye’ye nasıl baktığını da göstermiyor değil.

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Bu arada, Türkiye’nin ve İran’ın IKBY’yi ve Irak’ı kontrol etmek için rekabet ettiği, bunun ABD’nin bölgedeki çıkarlarını tehdit ettiği, bölgede petrolleri tekelleştirme ve bölge halkının demokratik taleplerini söndürme çabalarının bulunduğu öne sürülüyor.

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Türkiye şimdi ciddi bir “ikilem” ile karşı karşıya:
Irak Kürtleri’nin bağımsızlığı Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü ciddi şekilde tehdit edecek ve bu tehdit, Ankara’yı Tahran’a itecek; . İran kontrolündeki Şii milislerin Şam’a bağlı güçler ile temasa geçmesi, Türkiye’nin doğudan sonra güneyinden de İran’a komşu olmasına yol açacak.

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Peki, Barzani’nin bağımsızlık referandumu ve arkasından Erbil’in Bağdat’tan kopması durumunda Tahran Erbil’e karşı sıcak bir çatışmaya girebilir mi? Türkiye’nin tutumu ne olur?

☪ ☫ ⚔ ⛽ ⚠ Daha bir çok soru ve bütün bu son gelişmeler, Türkiye’nin sınırlarına dayalı bölgede oldukça sıcak bir sonbahar geçmesi ihtimaline işaret ediyor.

© photocredit

***

Continue reading

Suudi Arabistan’a yönelik İran kuşatması…


 

…ve Güç Dengesindeki Değişiklik!

☫ ♨ ⚠ İran’ın Irak’ta, Suriye’de ve Lübnan’da, geçen her gün biraz daha artan nüfuzu bir sır değil. Riyad, başlattığı kriz ile; hem Katar’ı Tahran’a daha çok itmiş, hem de İran’ın Umman ile bağlarını güçlendirmesine yol açmış bulunuyor. Suudi Arabistan, krizi yönetememiş ve kendi aleyhine bir mecraya sürüklenmiş gözüküyor.

☫ ♨ ⚠ ABD ise Riyad’ı adeta ortada bıraktığı izlenimi yaratan davranışlar sergiliyor. Bu arada Riyad’ın Sünni İslâm Âlemi’nin tam desteğini sağladığını söylemek te mümkün değil. Körfez İşbirliği Konseyi’nin bile dağılma noktasına geldiği öne sürülüyor.

☫ ♨ ⚠ Bu koşullar ve daha önce yaşanmış olaylar ışığında bakıldığında, yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle Müslümanların hac farizalarını yerine getirmek için Suudi Arabistan’a akın edecek olmalarının da, Riyad için ciddi bir sıkıntı yaratacağı düşünülüyor. Ayrıca, Kâbe gibi kutsal mekânların, Riyad’ın yönetim ve kontrolünde bulunmasından dolayı duyulan rahatsızlıkları da unutmamak lâzım.

☫ ♨ ⚠ Suudi Arabistan’ın iç dengelerinde mevcut olan huzursuzluk ile düşük petrol geliri nedeniyle artan ekonomik kaynak ihtiyacı da eklendiğinde, Riyad’ı oldukça zor ve sıkıntılı bir sürecin beklediğini tahmin etmek zor değil.

***

Continue reading

Burnumuzun dibinde «olup biten»ler…


 

Adalet Yürüyüşü ile gündemi saptıranların üzerine oturacakları muhtemel «Diken»ler!

⚠ Barzani’nin iktidarı devretmeyi ret ettiği ve milyarlarca doları zimmetine geçirdiği de, muhtemel “başarısız Kürdistan devlet”i ile ilişkilendirildiği ileri sürülüyor. Peki bu iddia «maksatlı» olabilir mi? Kürtlerin Orta Doğu’da sadece Irak’ta yaşamadığı; Türkiye’nin, İran’ın ve Suriye’nin de Kürt kökenli nüfusa sahip olduğu da bilinen bir husus.

“Irak Kürdistan’ı” nın kendi kaderini tayin hakkını kullanarak Bağdat’tan kopması ve bağımsız olması, hiç şüphesiz, Kürt hareketinin bütünü üzerinde etkili olacak, onlarda “Büyük Kürdistan”ı hayata geçirmeye yönelik “toplu” bir heyecana yol açacaktır ki; bu, en azından isimleri geçen ülkeler için tehdit oluşturmayacak mıdır?

⚠ Peki, ABD’nin içinde bulunduğu durum – Trump – Kürtler ile bağlantılı olarak ortaya çıkacak yeni bir krizi yönetmeye elverişli mi?

⚠ ABD’nin Orta Doğu’da müstakil bir “Kürt kartı”na sahip olması Rusya, Avrupa ve Çin tarafından nasıl karşılanacaktır?

⚠ Kürtlerin bağımsızlık sürecine “Barzanilerin” önderlik etmesine karşı bir duruşun, diğer Kürtleri “temsilen” bir duruş olduğu düşünülebilir mi?

***

Continue reading

%d bloggers like this: