G7 summit, 08-09/06/2018 : Agenda…


© photocredit

***

Continue reading

Avrupa – ABD İlişkileri: Quo Vadis?


 

Atlantik «Köprü»sü Çatırdıyor mu?

Trump’ın ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve özellikle de İran nükleer anlaşmasından çekilme kararının ABD ile Avrupa arasındaki ayrılığı çok daha görünür hale getirdi.

P5+1 nükleer anlaşmasının ardından uluslararası güçlerin ve küresel şirketlerin İran ile kurmuş olduğu ilişkiler, geçici olmayıp çok yönlü çıkarlara dayanıyor. Trump’ın İran politikasının, başta AB olmak üzere, uluslararası alanda beklenen desteği görmesi oldukça zor. Bu yönelimde küresel sermayenin de sanıldığı gibi bir çıkarı olmaz. İran’ın başta Almanya, Fransa ve İtalya olmak üzere, AB ülkelerinden önemli tutarda yatırım çekmesi bekleniyor.

ABD’nin Avrupalı müttefikleri Washington’nun büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve bununla bağlantılı Gazze’deki İsrail saldırılarına da tepkisiz kalmadılar.

Trump’ın bölgesel dengeleri bütünüyle değiştirmeye yönelik yeni adımlar atması halinde Orta Doğu’daki kriz, tahmin edilenden çok daha fazla derinleşebilir ve yıllar süren bir istikrarsızlıkla karşı karşıya kalınabilir. ABD’nin tek başına yönetme şansının olmadığı böyle bir kriz, bölgesel bir savaşı bile tetikleyebilir.

***

Continue reading

İklim Değişikliği: Mücadelede Neredeyiz?


 

Farkında mısınız, Politikacılar Yüzünden Dünyamız Tehlike Altında!

Beş eylem alanı öne çıkıyor: a) emisyonları azaltma, b) iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama, c) finansman sağlama, d) ortaklık ve e) liderlik.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak birincil amaç olsa da, iklim değişikliği şu an hâlihazırda hayatımızı etkiliyor ve kısa vadede çok daha büyük zorluklar oluşturması ihtimali çok yüksek. Bu konuda Yeşil İklim Fonu’nun etkisi çok önemli olduğundan, bu mekanizmanın en iyi şekilde hayata geçirilmesi için bu fona üye olan, özellikle de bağış yapan devletlerin rolü çok büyük.
Siyasi liderler yol gösterdiği sürece, şirketlerin ve vatandaşların bu yoldan yürümesi çok daha kolay olacaktır. Buna, düşük karbonlu iklim-esnek politikalar yaparak başlanabileceği düşünülüyor.

© photocredit

Peki ya Türkiye ne yapıyor?

Türkiye, 1992’de UNFCCC imzalandığında OECD ülkesi olduğundan, diğer gelişmiş ülkelerle birlikte Ek-1 listesinde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Ek-2 ülkelerince sağlanan finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme imkânlarından yararlanamıyor. Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayı Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartıyla kabul etmişti. Türkiye, 2020 yılı için bir hedef koyma zorunluğu altına girmeyip, 2030 yılı hedefleri için de referans senaryoya göre kendi ulusal koşul ve kapasitesi ile doğrultulu olarak yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fona en büyük mali destek sağlama vaadinde bulunan ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının ardından, mali destek sözü tutulmadığı takdirde anlaşmanın TBMM’den geçemeyeceğini belirtti. Berat Albayrak da Türkiye’nin hedefinin, ithal kömürün payını azaltıp, en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak amacında olduğunu açıkladı. AB üye ülkeleri sera gazı azaltımı hedefleri doğrultusunda termik santrallerini kapatırken, AB içerisinde en fazla sera gazı artışına neden olan Türkiye’nin kömür teşvikinde bulunması, iklim değişikliği hedeflerine öncelik vermediğini gösteren bir tablo ortaya çıkarıyor.

Diğer deyişi ile ‘No Money No Climate Change…!

 

Oysa 24 Haziran Seçimleri için «örtülü, örtüsüz» harcanan paraların miktarına bakınca, sokaktaki vatandaşın ve gelecek kuşakların gerilerde kaldığı, refahla dengeli sağlık koşullarının dikkate alınmadığı anlaşılıyor. (nö)

***

Continue reading

«Küçük Amerika Düzeni»nin Kuruluş Süreci…


 

Türkiye’nin «Amerikan Uydusu»na Dönüştürenler Kimler?

Kendilerini yetiştiren iktidara getiren efendilerine arada sırada meydan okumalar yapılır. Amaç; sapkın yandaşlar desteklediklerinin kimin emrinde olduklarını farketmesinler.

Orgeneral Cemal Gürsel: ‘İsmet İnönü’nün çok eski arkadaşıdır. Siyasi alanda muhafazakar ve sağlam şekilde Batı yanlısıdır. Siyasi geleceği belirsizdir, ancak istenirse Cumhurbaşkanlığına aday olabileceğini belirtmiştir. İnönü ve CHP tarafından desteklenmesi halinde seçilmesi garanti olur.’
Orgeneral Fahri Özdilek: ‘İnönü destekçisi olduğuna inanılmaktadır. Amerikan yanlısı ve Batı’ya eğilimlidir.’
Korgeneral Cemal Madanoğlu:’ Esaslı bir şekilde Amerikan yanlısıdır ve İnönü’yü destekler.’
Tuğgeneral Sıtkı Ulay: ‘Muhtemelen İnönü’yü desteklemektedir. Amerikan yanlısıdır.’
Albay Mucip Ataklı: ‘Paris’teki NATO Karargahında çalışmıştır.’
Albay Osman Köksal: ‘Cumhurbaşkanı Bayar’ın kıdemli yaveri ve Muhafız Alayı’nın komutanıdır. Darbe sırasında önemli bir rol oynamıştır. 1952-1953 yıllarında Kore’de savaşmış ve hizmetlerinden ötürü Amerikan Liyakat Nişanı almıştır.’
Albay Sami Küçük: ‘İngiliz Kurmay Koleji mezunudur. Amerikan yanlısı olduğunu açıkça belirtmektedir. Gelecekte siyasete atılmak istemektedir.’
Albay Haydar Tunçkanat: ‘İngiltere’de Havacılık eğitimi almış ve daha sonra Kanada’ya Hava Ataşesi yardımcısı olarak atanmıştır.’
Yarbay Suphi Karaman: ‘ABD tarafında yönetilen Atom Silahları Uygulaması Kursu mezunudur. Saldırgan, kendinden emin, egoist bir subaydır. Yapılan son subay tasfiyesinde önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.’
Yarbay Ahmet Yıldız: ‘ABD’deki Fort Sill Topçu Okulu mezunudur ve Fort Bragg’daki Psikolojik Savaş Merkezi’nde eğitim görmüştür.’
Binbaşı Suphi Gürsoytrak: ‘Hafif Havacılık eğitimini Fort Sill’de yapmış ve Fort Leawenworth’daki Amerikan Komuta ve Kurmay Koleji’nden mezun olmuştur.

1950-60’lar arasındaki süreçte Türkiye, ‘ticari kapitalizm’ modelini uyguladı. Endüstriyel kapitalizmden farklı bir şeydi bu ve aslında bir problem teşkil ediyordu. Çünkü lira çok güçlü tutulmuştu. 1958’e kadar 2,5 lira bir dolardı. 1958’den sonra ise neredeyse 10 lira bir dolar oldu. Bu yanılgılar Türkiye’de ücretli kesimi -askerler, öğretmenler, bürokratlar- çöküşe uğrattı. Demokrat Parti, ekonomiyi yeniden planlamayı düşündü. Nasıl planlanacaktı ekonomi? – Prof. Feroz Ahmad

***

Continue reading

ABD «Derin Devleti» ve «Küresel Patronluk…»


HİNDİSTAN VE ABD’NİN RUSYA YAPTIRIMLARI!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Putin, Almanya Başbakanı Merkel’den sonra, bugün (21 Mayıs 2018) Hindistan Başbakanı Modi’yi de Soçi’de kabul ediyor.  Putin-Modi görüşmesinin, 4-6 saat süreli, gayri resmi bir zirve olacağı ifade ediliyor [Defence buys won’t be dictated by the US: India on Russia sanctions]. Önümüzdeki günlerde Japonya Başbakanı Abe ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron da, Putin’i ziyaret edecekmiş…

Bu ziyaretler, yeniden Devlet Başkanı seçilen Putin’i tebrik ziyaretleri midir? Yoksa tebrik, bir bahane bir kılıf mıdır? Gerçekte, küresel politika çok önemli gelişmeler mi yaşanmaktadır?

***

Continue reading

Balkan Summit – Final Declaration


 

***

Continue reading

EU: Western Balkans summit


 

Iran nuclear deal and trade with the US.

Western Balkans summit will take at the National Palace of Culture in Sofia, Bulgaria, on 17 May. It will bring together heads of state or government of EU member states with the Western Balkans partners: Albania, Bosnia and Herzegovina, Serbia, Montenegro, the former Yugoslav Republic of Macedonia and Kosovo.

The summit should first and foremost reaffirm the European perspective of the whole region. It will be centred on the theme of connectivity with a view to improving the links between the EU and the Western Balkans as well as within the region itself. The summit will also aim to boost cooperation in areas of mutual security concerns, including terrorism, organised crime and illegal migration.

The summit will be an opportunity for the leaders to reaffirm its unequivocal support for the European perspective for the region. It will equally be an occasion for the Western Balkans partners to recommit themselves to this perspective as their firm strategic choice and the transformational reform process that comes with it.

It will also be an occasion to discuss the latest developments in regard to the Iran nuclear deal and trade with the US.

Letter from President Donald Tusk to the members of the European Council ahead of their informal dinner and the EU-Western Balkans Summit in Sofia

***

Continue reading

%d bloggers like this: