Balkanlar : Müslümanların Eşitlik, Şeffaflık, Katılımcılık talepleri…



Oluş(turul)an imtiyazlı sınıflar, Müslümanlara fırsat eşitliği sağlanmasının önünde engeldir.

©photocredit

 
8 milyonluk bir Müslüman nüfusun yaşadığı Balkanlar’da rejimlerin Müslüman halkın taleplerine ne kadar karşıladığı, tartışmalıdır. Balkan ülkelerinin AB’yi sihirli bir değnek gibi görmeleri yanıltıcıdır. AB’nin bölge için uyguladığı ekonomik politikalar Balkan ülkelerini daha çok dışa bağımlı hale getirmektedir. Yolsuzluk, işsizlik ve organize suçlarla mücadele edebilecek yöntemler hayata geçirilmediği sürece bölge ülkelerindeki siyasi çalkantılar artarak devam edecektir.

*** Continue reading

Uzlaşı ve hoşgörüye dayalı bir sistem…


Ancak temel hak ve özgürlüklerin rehberinde oluşturulabilir!

©photocredit

 
Geçiş dönemlerinde meydana gelen sancılar toplumun belli bir kısmını ötekileştirerek yabancılaştırmaktadır. Her yabancılaşan kesim ileride yeni bir krizin tohumunu atar. Böylelikle süreç, iktidarın hesap edemediği pek çok olaya gebe kalır.. Türkiye’de başarılı olarak nitelendirilen ve başarılı olmalarına güvenerek toplumu yeniden şekillendirmeye çalışan gelişmeler, bizi daha çok kaosa yatkın bir toplum haline getirebilir.

*** Continue reading

Suriye :Türkiye’nin çıkarları açısından dikkat edilmesi gereken bir ülke.


Ortadoğu devletleri Türkiye’nin güvenini kaybettikleri an başka arayışlara yönelebilirler.

©photocredit

 Türkiye’nin İran ile olan ilişkilerinde göz ardı etmemesi gereken bir ülke şüphesiz Suriye’dir. Suriye’nin, giderek artan enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer enerji geliştirmek istediğini söylemesi, Ortadoğu coğrafyasındaki enerji denkleminde ne kadar önemli bir yeri olduğunun en somut göstergelerinden birisidir. Türkiye’nin uzun uğraşlar sonunda bölge ülkeleri üzerinde kazandığı prestijin önemli ölçüde yara alması söz konusu olabilir.

*** Continue reading

Yunanistan her ne kadar Amerikan yanlısı bir tutum sergilese de…


Balkanlardaki komünist rejimlerle Türkiye karşıtlığı konusunda ortak bir politika izlemeye başladı.

©photocredit

 Yunanistan AET’ye üye olarak hem ekonomik açıdan rahatlamayı, hem ABD’ye olan bağımlılığını azaltmayı hem de bölgede Türkiye karşıtı konumunu güçlendirmeyi amaçlıyordu. Üye oldukta sonra, Yunanistan ilk olarak ABD ve NATO’dan ziyade AET’ye iyice yakınlaştı. İkinci olarak da birçok Balkan, Doğu Avrupa ülkesi ile Sovyetler Birliği ile ilişkilerini güçlendirdi. Üçüncü olarak ise uluslararası sistemde bağımsız bir dış politika izlemeye gayret gösterdi.

***

Continue reading

Toplumu yeniden şekillendirmeye çalışan gelişmeler…


…Ve, kaosa yatkın bir topluma dönüşme tehlikesi!

 Gerek Ortadoğu coğrafyasında başlayan kaos süreci, gerekse ülkemizde yaşanan kutuplaşma, siyasi alanda yapılan düzenlemeleri soğukkanlı bir şekilde yeniden kontrol etmemizi mecbur kılmaktadır. Ötekileştirme ve yabancılaştırmayı en aza indirgeyerek çatışma üzerinden kontrol sağlamak yerine uzlaşı ve hoşgörüye dayalı bir sistem inşa etmek gerekmektedir. Böyle bir sistemi oluşturmak ise ancak, temel hal ve özgürlüklerin rehberinde oluşturulacak demokratik bir sistem ile mümkündür.

***

Continue reading

Rusya ile Osmanlı Devleti’nin Kafkas Ötesi Mücadelesi.


Osmanlı’nın 18.Yüzyıl Kafkasya Politikasında Rus Faktörü

 Kafkasya coğrafyası Osmanlı, Rusya ve İran arasında bir tampon bölge görevi görmüş ve bu dönemde bu ülkelerin ciddi anlamda güç mücadelelerine sahne olmuştur. İran, bu bölgeye yaptığı seferlerle Rusların güneye inmesini engellemeye çalışmış ve bölgesel güç olmanın bir basamağı olarak görmüştür. Osmanlı İmparatorluğu ise bölgeye doğrudan müdahale edebilecek bir gücü kendisinde görmediğinden dolayı bu coğrafyadaki Çerkes, Azeri, Abhaz kabilelerin Müslümanlık özelliklerinden faydalanarak Kafkasya coğrafyasına nüfuz etmeye çalışmıştır.

***

Continue reading

Ortadoğu için Kardeşlik Projesi!



Ortadoğu Coğrafyasında Bir Arada Yaşamın Temel Dinamikleri

 Birbirinden farklı kültür ve medeniyetleri içinde barındıran bu coğrafyada bir arada yaşamak her şeyden önce çok kültürlülüğün, çeşitliliğin, kimseyi ötekileştirmeden kardeşçe yaşamanın Avrupa’ya özgü olmadığının kanıtlanmasıyla işlerlik kazanır. Hatta günümüzde Avrupa’da ayrımcılık ve dışlayıcılığın giderek arttığı şu günlerde neden bu coğrafya Avrupa’yı bile kıskandıracak bir barış ve kardeşlik projesine imza atmasın?

***

Continue reading

%d bloggers like this: