Melek mi; Kızıl Şeytan mı; Ulu Hakan mı? – I.


 

Günâhları ve Sevapları ile II.Abdülhamit!

ii_abdulhamit

Bir insanın bakışları çok şey anlatır yaşamda. Anne sevgisinden mahrum kılındığını; babasının ilgisizliği; çevresinin kendisine kayıtsızlığını okursunuz o bakışlarda. Çekingen, kuşkucu, içine kapanık bir mizaca sahip oluşunu da yansıtır derinliklerinde… Sevecenlik göremezsiniz. Oysa bütün bunlar demek değildir ki; kişi insan varlığının ciddi meseleleri üzerinde düşünmüyor. Düşünmesi bile insanı sevdiğinin bir göstergesi kabul edilemez mi? Hele o kişi bir girdap, iğneli fıçı, cellâtların kol gezdiği, bin türlü iç ve dış entrikaların döndürüldüğü devletin en tepesinde ise, bir Padişahsa. Hayatta kalabilmek için hileye karşı hile yaparak kendini korumaya mecbursa. Sivil ve askerî vesayetin, din tacirlerinin temsilciliğini yapan Ulema zümresinin ruhunu okumuş, «marifetleri»ni çözebilmişse… II.Abdülhamit’in yaşamına güvenilir, sağlam bilgilerden ve belgelerden yola çıkan, Münir Kebir’in bakış açısından göz atmaya ne dersiniz?

***

Continue reading

HAKEMSİZ FUTBOL MAÇI!


 

İnsanları harekete geçirmek için iki manivela vardır: Menfaat ve korku
Napoleon Bonapart

sans-titre

Dünya menfaatleri için iyilik edenlerin iyilikleri, avcının kuşlara yem atması gibidir – Beydeba; Araya menfaatlerimiz girmeyince hadiseleri elbette başka türlü, daha realist bir gözle görmeye, hakikaten daha uygun şekilde anlamaya ve yorumlamaya başlarız – Ahmet Hamdi Tanpınar; Ne kemik uğruna köpek olduk, ne de menfaat uğruna çakal. Biz hayatımız boyunca hep dik durduk – Yılmaz Güney; Menfaate dayanmayan bir dostluğun güzelliğini anlamayan, başkalarının gerçek dostluktan duyabileceği saadeti de anlayamaz – Edward Young; Yalnız kendini düşünen insan, yumurtasını pişirmek için, gerekirse komşusunun evini yakar – Menfaat bir bal çanağı, insanlar da sinektir, kenarından yetinmeyip ortasına dalanlar, çırpına çırpına boğulurlar – Anonim; Güvenme insanların samimiyetine, menfaatleri için gelirler vecde. Vaad etmeseydi Allah cenneti, O’na bile etmezlerdi secde – Mehmet Akif Ersoy; Daima kendi menfaatini göz önünde bulunduran kimse, pek çabuk düşman kazanır – Yüksek insanlar adalet için, alçak insanlar ise menfaati için çaba gösterir – Konfüçyus; Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur – Refiki; Bizden daha kudretli insanları sevdiğimize çok kere kendimizi inandırırız, halbuki dostluğumuzu meydana getiren sadece menfaattir, kendilerine yapmak istediğimiz iyilik için değil de umduğumuz faydalar dolayısıyladır ki onlara gönül veririz – Menfaat her dili konuşur, her kılığa girer, hatta menfaatlere karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir – La Rochefaucauld; Çıkarlar karşılıklı olunca ve herkes sadece kendi çıkarını düşününce, kendi çıkarlarından olmamak için insanlar daha uzlaşmacı oluyor. Böylece işleri daha çabuk görüyoruz – D. Vincente; Nasıl ki bir noktadan sonsuz doğru çıkarsa, bir akıldan da sonsuz fikir çıkar. Bunların çoğu birbirine zıttır, hepsi menfaate bağlıdır – Hekimoğlu İsmail; Çıkarlarımızı bazen yanlış algıladığımız için, isteklerimizin çoğu yanlış bir yönde ilerlemektedir – Dostoyevski; Menfaatlerinin esiri olanlar, şereflerini hiçe sayarlar – Nokta kadar menfaat için, virgül gibi eğilenler, sonunda düz hat olup çiğnenmeye mahkûmdurlar – La Edri; Hiç, çoban koyunu güder mi dağda. Olmasa gözleri süt, yoğurt ve yağda – Aşık Seyrani; Menfaat sandalyeye benzer, başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir – Cenap Şahabettin…

***

Continue reading

Yalnızlık…


 

Korkulu bir rüya mı?

solitude

YaInızIığın en kötüsü seni anIamayanIarın arasında kaImaktır – Yalnızlık adam olmayanların vereceği saygıdan, sevgiden yeğdir – Mevlâna; YaInız oImak yanIış bir kaIpte oImaktan iyidir – Charles Bukowski; Tek başına mutsuz oImak, birisiyIe beraberken mutsuz oImaktan iyidir – MariIyn Monroe; Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine; ama bu taş dibe inecek olursa, kim çıkarabilir ki? – Kimine göre yaInızIık, sadece hasta kişinin kaçışı değil, hasta ruhlu kişiIerden de kaçıştır – Friedrich Nietzsche; YaInızIık, insanın çevresinde insan oImaması demek değiIdir. İnsan, kendisinin önemsediği şeyIeri başkaIarına uIaştıramadığı ya da başkaIarının oIanaksız buIduğu bazı görüşIere sahip oIduğu zaman, kendisini yaInız hisseder. CarI Gustav Jung; Değeri biImeden yaInızIığından kurtuImak istiyorsan; kurtuIsan da yaInızsın – Aziz Nesin; YaşIandıkça, yaInızIıkIa daha iyi anIaşıyorum – Sienna MiIIer; YaInızIık, bütün büyük ruhIarın kaderidir – Hiçbir insan asIa yaInız değiIdir. Çünkü arkasında fark etmeden bıraktığı izIeri muhakkak biri fark etmiştir – Arthur Schopenhauer; Bir akıI ne kadar güçIü ve orijinaIse, o öIçüde yaInızIığın mezhebine doğru kayar – AIdous HuxIey; Büyük bir yaInızIık oImadan, ciddi bir eser veriIemez – Picasso; Sakin bir hayatın tekdüzeIiği ve yaInızIığı, yaratıcı akIı harekete geçirir – AIbert Einstein…

 

***

Continue reading

Korku imparatorluğu: Korkanlara değil, korkutanlara yarıyor…


Ecele de hiçbir faydası yok!

korku_imparatorlugu

Çoğu zaman bilgi ve güç aynı kişi veya kişilerde olmayabiliyor. Bilgisi olanlar susturuluyor, erk sahibi konuşuyor veya bir şekilde varlığını hissettiriyor. İnsanlıkta buluşmak yerine düşmanlıkta, husumette, muhalefette zaman ve enerji tüketiliyor. Hemen herkesin kendine göre haklı gerekçeleri var. Ama, konuşmalar bilgi verme şeklinde değil, kendi haklılığını kanıtlama, ikna etme ağırlıklı. Kimse kimseyi anlamaya çalışmıyor. Ölen de öldüren de Allahüekber diyerek cennete gitme yarışında. Oysa görevimiz; adaylıktan asil insanlığa terfi etmek değil mi! Diğer insanları, dışlamadan ve ötekileştirmeden… Sübjektif sabit fikirlerin tutsağı olmaktan hep kaçınarak. Gerisi mi?

***

Continue reading

ABD, NATO, KİLİSE, Silâh Üreticileri ve Şürekası…


Yüzün Kara Seninki Benden Kara!

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durumda; NATO, ABD ve AB ile olan ilişkileri ortada, gerilmiş ve gerilemiş gözüküyor; turkey Batı ile sorunlar yaşayan Türkiye ve Rusya yakınlaşmakta; Kürtler ve sığınmacılar, Türkiye’nin Batı ile karşı karşıya geldiği iki önemli konu; İçeride, yaşanmış bir “15 Temmuz Olayı” var; 15 yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten ve son dönemde birçok konuda aldatıldığını söylemesine rağmen siyasal gücünü koruyan bir siyasal iktidar başta; kutuplaşma eğiliminin güçlenmiş olduğu bir toplum karşımızda. Konusu Türkiye olabilecek art niyetli senaryoları ve içinde bulunduğumuz duruma nasıl geldiğini anlamak mı istiyorsunuz? Buyrun okuyun!

***

Continue reading

YETKİ VE SORUMLULUK…


…mu dediniz?!

ahali

***

Continue reading

Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır!


Ama…

life

Belli odaklar kaostan, ötekileştirmeden, ayrıştırmadan kinden nefretten öfkeden besleniyor. Kin, nefret, öfke fırtınası yaşanıyor, yaşatılıyor. Rezilliğin dibine vuranlar, ucube tipler, kifayetsiz muhterisler, karanlık merkezlerin güdümündekiler etkili ve yetkili oldular. Güvensizlik, ayrışma hızla artıyor. Birlik ve beraberlik söylemleri ciddiye bile alınmıyor. Bu rezillikten kimler sorumlu? Suç işleyenlere yaşa varol diyenlerin, hiç bir işlem yapmayanların suçu yok mu? Toplumu reyting canavarına kurban olarak belirleyip, sürekli zehir aşılayanlara ne demeli? Topluma ve insanlara gem vurulduğunda onlardan yenilikçi düşünmeleri beklenebilir mi?

***

Continue reading

%d bloggers like this: