Bir Diktatör…


 

…ve Kimi Benzerlikler!

Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar şiddete aittir.
Asla yalan söylemedim, asla başkaları gibi gerçekleşmeyecek şeyler vaat etmedim. İşte bu yüzden insanlar benden nefret ettiler.
Başarının şartlarından ilki sürekliliktir.
Beceri ve yetenek eğitimin bir ürünü değildir. Bu yetenek kişide doğuştan vardır. Yani bu Tanrı’nın bir lütfudur.
Liderlik sanatı kitlelerin dikkatini tek bir düşmana odaklamaya ve hiçbir şeyin bu dikkati dağıtmamasını sağlamaya bağlıdır.
Toplum bir tek kuvvet karşısında eğilir. Yani zor kullanıldığında. Nasıl ki kadınlar zayıf olanlara baskı yaptığı halde, kuvvetli olanın karşısında diz çökerse; toplum da otoriteyi, her zaman zayıfa tercih etmiştir.

Bir milletin bireylerinin ihtiyaçları, kâğıt üzerinde lafla ve teorilerle karşılanamaz.
Amerika’yı yalnız bırakın. Onlar kendilerini yok edecek.
İslam halkı bize, örneğin Fransa’dan hep yakın olacak.
Bir milletin milli kültürünü bilmesi için önce siyasal bağımsızlığını elinde tutması gerekir. O halde siyasal bağımsızlık söz konusu olduğu zaman, ne kadar ağır olursa olsun, hiçbir fedakarlıktan çekinilmemelidir.
Halkın sevgisini kazanmak, ancak halkın amacına erişmesi için yardımcı olmak ve aynı zamanda bu amaca ulaşılmasına engel olanları da yok etmekle mümkün olur.
İnsanlar kişisel çıkarlarını ikinci plana atmaya ne kadar taraftarlarsa, onların büyük topluluklar kurma yetenekleri de o kadar büyük olur.

İnsanların düşünmemesi yöneticiler için en büyük şansdır.
Devlet otoritesi, bir topluluğu yönetenlere gösterilmesi gereken ve gösterilebilen genel güvene dayandırılır. Fakat bir kere daha belirteyim ki bu güven, hükümetin ve yönetimin namuslu, çıkar düşüncelerinden uzak olduğu hakkında halka samimi ve sarsılmaz bir izlenim verilerek kazanılır.
Düşmanınızı şaşırtarak, terör, sabotaj ve suikast ile demoralize edin. Geleceğin savaşı bu.
Avrupa kıtası üzerinde akla uygun bir şekilde “toprak politikası” takip edilecek yerde, nedendir bilinmez, bir “sömürgecilik” ve “ticaret” politikasına saplanıp kalındı.

***

Continue reading

Babasının mesleğinden utanmak mı?


Kesinlikle dayamam!

Üzmüşler çocuğu, diğer çocuklar. “Senin baban çöpçü, sen de pis kokuyorsun” demişler. Vicdan duygusu tam gelişmemiştir okul öncesi çocuklarında. Zaman zaman böyle acımasız olabilirler. Sonuçta hepsi çocuk işte. Kırmışlar yavrucağın kalbini.

***

Continue reading

Erdoğan’ı «Şoke Eden» ve «Korkutan» Olaylar…


Ama Henüz Bitmiş Değil. «Kocaman» ı Yolda!

***

Continue reading

‘Açılın Gençler Geliyor’dan…


 

Gençlik Nereye Koşuyor? Gençlik Elden Gidiyor’a !

Türkiye her açıdan genç bir ülke: Türkiye Cumhuriyeti 1923’te kuruldu ve ülkenin 80 milyonluk nüfusunun yarısı 30 yaşın altında. Toplumsal, siyasi ve ekonomik anlamda derin bir değişim döneminden geçen Türkiye’deki bu genç nüfus, dünyanın dört bir yanındaki akranları gibi, bugünden tasarlamaları gereken zorlu ve öngörülemeyen bir gelecekle karşı karşıya.  Her gün tanık oldukları siyasi çatışmalar ve gerilimler yüzünden hayal kırıklığına kapılıyorlar.

Türkiye’nin sahip olduğu bu demografik yapıdan faydalanma imkanı var ancak bunun için politika belirleyicilerin hızlı ve mantıklı adımlar atması gerekiyor. Bunun yalnızca gençlerin iş hayatına girmesini sağlamak anlamına gelmediği, daha ziyade gelecek neslin özgür iradesini tanımakla ilgili bir durum olduğu da hatırlanmalı.

Gençler geleceğin liderleri, şekillendiricileri ve küresel vatandaşlarıdır. Onların eylemleri Türkiye’nin ve komşularının güvenlik ve refahına dair gündemi şekillendirecektir. Ancak gençlerin gözünde iyi bir eğitim tek başına yeterli değil. Türkiye gençliği,  dil yeterliliği, iyi iletişim ve kişisel bağlantılar geliştirme gibi modern becerilere yönelik ihtiyacın da açıkça farkında. Gençlerin çoğu, uluslararası deneyimin paha biçilemez olduğunu düşünüyor ve ufuklarını açmak için kültürel fırsatların ve eğitim imkanlarının peşinde koşuyor.

© photocredit

Farklı toplumsal kesimlerden gelmiş olmalarına rağmen gençlerin benzer yaşam tarzı tercihleri mevcut: neredeyse tamamı gündelik hayatlarını en yakın çevreleriyle sosyalleşerek geçiriyor, tiyatro gibi kültürel aktivitelere duyulan ilgi ise çok az. Gençlerin büyük çoğunluğu her gün televizyon izliyor ancak boş zamanlarını değerlendirme biçimleri ebeveynlerinden farklılık gösteriyor. Günlük etkileşimlerinin çoğu internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Dünyada olan biteni sosyal medyadan takip etmeyi tercih ediyor,

Türkiye’de genç işsizliği ve NEET (çalışmayan, eğitim veya öğretim görmeyen gençler) oranları yüksek: 18-30 yaş arası gençlerin yüzde 26’sı NEET kategorisine dahil ve yüzde 12’si herhangi bir işte çalışmıyor.

Önceki nesillere kıyasla farklılıklara karşı daha açık olsalar da bugünkü gençlerin Türkiye’nin etnik ve kültürel çeşitliliğini tamamıyla kabul etme konusunda aşması gereken hala çok mesafe var. Gençler ilişkilerinde en az direnç içeren yolu, yani çatışmaya girmekten kaçınmayı tercih ediyorlar.

Eğitim kalitesinin iyileştirilmesi, eğitimin tüm biçimlerine kapsayıcı erişimin sağlanması ve gençlerin iş hayatına ve dış dünyaya hazırlanmasına destek olunması gerekiyor.

Gençlerin yaşadıkları toplumda bağımsız ve aktif vatandaşlar haline gelmeleri ve kendi geleceklerine daha fazla sahip çıkmaları için güçlenmeleri zorunlu.

[Gençlerin Sesini Dinlemek Raporu’ndan Alıntı]

***

Continue reading

Fırtına Öncesi Sessizlik…


 

Meydanlar «Bangır Bangır» Boş Vaadler ile İnlerken!

© photocredit

Bir kesim mutlu ve herşey çok iyi diyor. Bir kesim takdir çalıyor ama hizmet te ediyor diyor. Bir kesim çaresiz geçim derdinde. Bir kesim paralarıyla yurtdışına gidiyor. Birileri de pişkinlikle sırıtıyor.

 

Ülkenin birikimi fabrikaların yabancılara satışı, temel üretimlerin durdurulması, her konuda özelikle tarım ve hayvancılık alanında vergi muafiyeti ile ithalatın artışı, ülkede üretici şaşkın çaresiz.

Kim nasıl ne şekilde neye göre hesaplıyorsa, birileri Türk halkıyla, sokaktaki vatandaşla dalga geçiyor. Düşük kur yüksek faizle, ithalata dayalı, ihracatla büyüyen ekonomi! İstihdam yaratmayan Türk halkına yansımayan gelir artışı.

Dolar milyonerlerin arttığı, işsizliğini yoksulluğun kol gezdiği, fuhuşun, ahlaksızlığın her yeri sarmaladığı ülke gerçeği, yine örtülüyor.

Ülkenin istikrarına zarar verecek siyasi kumarlar oynanıyor. Bunca sorumsuzluğu yap sonra bir iç ve dış bol harcırahlı gezilerle, konuşmalarla bütün sıkıntılardan kurtul. Böyle bir sihirbazlık yeteneğine hiçbir iktidar sahip olamaz.

Peki ne yapmak gerekiyor?
Tamam mı Devam mı?

***

Continue reading

Kimlik ve Kişilik Bozulması


 

Yetki Gücün; Güç Baskının; Baskı Ayrışmanın; Ayrışma Çatışmanın «İtici Aracı» Olursa!

Yalnızca benzersizin bir anlamı vardır; kopyalar anlamlı değildir. Ancak orijinalsen yazgın yerine gelmiş olur. İkinci elsen, ıskalamışsındır.
Osho
Karakterde, davranışta, tarzda, her şeyde, en yüksek mükemmeliyet; sadeliktir.
Henry Wadsworth Longfellow
Olmak istediğiniz kişi olma sürecinde değilseniz, otomatik olarak olmak istemediğiniz kişi haline gelirsiniz.
Dale Carnegie
Bir insanın gerçek karakterinin yenilgide ortaya çıktığı söylenir. Bunun zaferde de geçerli olduğunu düşünüyorum..
Alison Goodman
Karakter, istediğimizi aldığımızda gelişen bir şey değildir. Karakter, istediğimiz şeyi almadığımızda gelişir.
Joyce Meyer
Bir adamı adam yapan, fırtına geldiğinde ne yaptığıdır.
Alexandre Dumas

Hataları düzeltmek için ne kadar uğraştığınız, karakterinizi ortaya çıkarır.
John Wooden
İtibar sürelidir; karakter ise sonsuzluğa aittir.
John Bartholomew Gough
Bir insanda 3 şey arayın. Zeka, Enerji ve Dürüstlük. Eğer sonuncusu yoksa, ilk ikisiyle de uğraşmayın.
Warren Buffett
Her birimizin değişmez bir kişiliğinin olduğu yalnızca bir masaldır. Bu varsayım kendi kendimizi sınırlar ve bizim sürekli yaratım gücümüzün varlığını reddeder.
Steve Chandler
Başkasının ikinci sınıf hali olacağınıza, her zaman kendinizin birinci sınıf hali olun.
Judy Garland
Sen bugünün adamı mı olmak istiyorsun, yoksa yarının adamı mı?
Atatürk

***

Continue reading

Başrol, Oyuncu, Figüran Rolleri!


 

Hangisi Size Uygun?

Akıl, her şeyi olduğu gibi görmekten başka bir şey değildir.
Voltaire
Akıllı bir insan her şeyin farkına varır, budala bir insansa her konuda düşüncesini söyler.
Heine
Aslan tuzaklara, tilki de kurtlara karşı koyamaz. Öyleyse tuzaklara karşı tilki, kurtlara karşı aslan olunmalıdır.
Machiavelli
İnsana aklı dertlerinden kurtulması için verilmiştir.
Tolstoy
Yeryüzünün iki gücü vardır. Akıl ve kılıç. Çoğu zaman akıl kılıcı yenmiştir. Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri vardır. Aptal konuşur, çünkü kendisinin bir şeyler söylemek zorunda olduğunu sanır.
Platon
Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen insan akıllı bir insandır.

Epiktetos
Ancak kendi kendini yönetebilen akıllı insanlar özgürdür.
Horatius
Akılsızlar kimseden bir şey öğrenmezler ama akıllılar akılsızlardan bile çok şey öğrenirler.
Konfüçyüs
Akıllı olmak bir şey değildir, önemli olan aklını kullanabilmektir. Adaletten ve erdemden yoksul olan bilgi düzenbazlıktır, böyle bilginin akılla bir ilgisi yoktur.
Descartes
Sorabilmek için daha önce öğrenmek gerekir.Akılsız insanlar hırsızların en zararlılarıdır. Zamanımızı, sevincimizi, mutluluğumuzu çalarlar.
Goethe
Akıllı bir insanın ülkesi tüm dünyadır.
Aristo
Aklın egemenliği gerçek erdemdir.
Spinoza
Bir ulusun büyüklüğü nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve erdemli kişilerinin sayısı ile belli olur.
Victor Hugo

***

Continue reading

%d bloggers like this: