ZAFER AYI


Türk Tarihi’nde Ağustos ayının ayrı ve özel yeri!

30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, Büyük Taarruz’a işaret etmez. tsk Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde, Ağustos ayı içinde kazanılmış, başka büyük zaferler de vardır. Malazgirt Zaferi (26 Ağustos 1071), Otlukbeli Zaferi (11 Ağustos 1473), Çaldıran Zaferi (23 Ağustos 1514), Mercidabık Zaferi (24 Ağustos 1516), Mohaç Zaferi (29 Ağustos 1521), Kıbrıs Zaferi (01 Ağustos 1571) ve Sakarya Zaferi (23 Ağustos 1921), Türk Milletinin Ağustos ayında kazanmış olduğu diğer büyük zaferlerdendir.

© photocredit

***

Continue reading

Halvaşi gözüyle Kılıçdaroğlu’na saldırı…


En önemli mesaj SAĞDUYU!

nh1

©Nazmiye Halvaşi

Türkiye’nin mayası CHP‘dir.. Yeniden LAİK, DEMOKRATİK bir TÜRKİYE‘nin hedefine yöneltmek için toplumu..!!! CHP bu ülkenin olmazsa olmazıdır.. Farklılıkları ile yaşamayı becermek için önce sevgi..Farklılıkları dayatanları reddediyorum.. Olup bitenleri.. Kaosu anlamak için sebep ve sonuçları doğru analiz edip halka anlatmak görevimizdir! Güzel ülkemizin avuçlarımızdan kayıp gitmesini izlemeyiz.. Bu nedenle Atatürk’ün parmağının ucuna değil.. İşaret ettiği yere bakmayı ve yürüyüşümüzü sürdürmeliyiz.. Saza değil..! Gaza değil..! Akla, mantığa yakın davranılması gereken bu günlerde… Saldırı sonrasında Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun konuşması işte bu açıdan değerlendirilmelidir!

***

Continue reading

Twitter Tunes – 3


twitter_tunes

***

Continue reading

İNTERNET ORTAMINDA MİLLİYETÇİLİK


İnsanı umursayan yok!

©Erol Erdoğmuş.

Milliyet, toplumsal kişiliktir. Her milletin devleti olamayabilir. din_milliyetcilik Anadilini korumak, tarihininin bilincinde olmak devletsiz olsa da her milletin temel insan hakkıdır. Her Milliyet’in ve dinin amacı, en iyi insanı oluşturmak olduğuna göre; her milliyet ve din iyi ve doğru insan yetiştirme amacının hizmetkarı, aracıdır. Sıralamada din tacirlerine göre; ‘Din-Milliyet-İnsan’; faşist ve fanatiklere göre de; ‘Milliyet-Din-İnsan’ şeklindedir. İnsan en başta gelmesi gerekirken, en sona atılır! Din vicdandan sokağa çıkınca özelliğini ve özünü yitirir, başkalarını ilgilendiren gösterişe dönüşür, metalaşır. Peki hangi milliyet, hangi din; en kötü milliyet, en kötü din olmak ister ki?!

***

Continue reading

ABD 2 Numarası Biden’in Ankara Ziyareti ve Moskova Boyutu…


TSK İncirlik Tesisi’nde sırıtan Rusya, karşısında surat asan ABD (mi?)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

TSK İncirlik Tesisi’nden yararlanma imkânına kavuşması Rusya için önemlidir. Bu önem, elde edilecek imkânın derecesine bağlı olmaktan çok, psikolojiktir, algı yönetimi ile ilgilidir. incirlikTSK İncirlik Tesisi’ni kullanması; İslami aşırıcılık ve yasa dışı göç ile mücadele etme, Kafkasya’yı elinde tutma, enerji (üretim+taşıma) güvenliğini sağlama ve uluslararası prestij (itibar) açılarından Rusya için çok değerlidir. Onun içindir ki, Rusya’nın, 15 Temmuz olayı ile Türkiye’nin içine düşürüldüğü durumdan da istifade ederek, Türkiye’den giden mektuba rağmen Ankara-Moskova ilişkilerinin eylemli olarak eski “rayına” oturması için TSK İncirlik Tesisi’nin kullanımını masaya süreceğini beklemek yanlış olmayacaktır. Peki NATO Şapkası altında bu üssü kullanan ABD ve Kuzey Atlantik İttifakı bu işe ne der? Olayın hukukî boyutu nedir?

***

Continue reading

Zihinsel esaret çarkı…


…ve Çağdaş Kölelik Dişlileri!

İnsanlar yaşadıkları ortama göre farklı düşünce, anlayış ve beklenti ile hareket ederler. carkKendilerine biçtikleri veya başkalarınca belirlenen oyunu oynarlar. Bir tür maskeli balodur bu… Her insanın yaşamında üstlendiği bir rol vardır. Başrol, ikinci derecede oyuncu veya figüran… General, komutan, yaver, emireri gibi… Güç ve paraya ulaşmak için her yolu mübah kılan bu rollerle esir alınanlara , bir de bulaşıcı «mikrop» zerkedilir. Topluma yayarak ahlaki, insani değerleri çökertsinler diye… Bu «mikrop»un ismi yolsuzluktur! Mikrop bir kere bulaştıktan sonra toplum âdeta salgın hastalık üreten bataklığa dönüşür. Bireylerin yaşam tarzları altüst olur. Ruhsal ve sosyal hastalıklar kıvrandırır insanları… Peki bu kan emici «sivrisinekler»i yok etmenin, bataklığı kurutmanı yol ve yöntemi nedir?

***

Continue reading

ONURLUCA, SADE VE HAKKINI VEREREK YAŞAMAK HAYATI…


bircan_unver

© Bircan Ünver, IşikBinyılı.Org

Bir Hayatı Aşan Eserler Bırakmalı İnsan…
[Bölüm 2]

Yeryüzüne geliş ve gidişimizin en temel amaçlarından biri de kanımca, karınca kararınca da olsa, insanlığın devamlılık zincirine yeni halkalar ekleme çabalarına ve geleceğine katkıda bulunacak nitelikte olmalıdır… Diğer deyişiyle; edinilen olumlu ve somut tecrübe ve birikimlerin gelecek kuşaklar tarafından miras sayılacağı, bütün bir yaşamı aşan türden eserler, iz bırakacak fikirler, buluşlar, öneriler veya olumlu-yapıcı bir insan örneğini geride bırakmak!.. Ya da en azından yaşamı onurluca, sade ve hakkını vererek yaşamak…

***

Continue reading

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 1,292 other followers

%d bloggers like this: