NATO Brüksel Zirvesi: Başarının Şifresi…


ABD – İngiltere – Türkiye!

***

Continue reading

Mısır’ın görünmeyen yüzü…


…ve Türkiye benzerliği!

***

Continue reading

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ BU MU?!


 

Savcının Yargısız İnfazla Beraat Kararı!

⚖ Kelimeler, silahlardan daha güçlüdür. Düşmanlarımızın silahlanmasına izin vermiyoruz. Neden konuşmalarına izin verelim?
Joseph Stalin

⚖ Bir düşüncenin ifade edilmesini susturmanın olağandışı kötülüğü insan ırkını, gelecek nesillerle beraber bu nesli ve düşünceye sahip olanlardan çok düşünceye katılmayanları soymasıdır. Eğer düşünce doğruysa gerçeği bulmak için yapılan hata alışverişinden yoksun kalırlar: eğer yanlışsa, düşüncedeki hatanın ortaya çıkardığı ve büyük bir faydası olan, gerçeğin daha netçe algılanışını ve canlı izlenimini kaybederler.
John Stuart Mill

⚖ Halkın çıkarlarına paralel olarak ve sosyalist sistemi güçlendirmek ve geliştirmek için, Sovyetler Birliği vatandaşlarına ifade, basın, konferans, toplantı, sokak yürüyüşü ve gösteri özgürlüğü garanti edilmiştir.
SSCB Anayasası Madde 50

⚖ Konuşma özgürlüğü olmadan gerçeği aramak mümkün olamaz… gerçeği keşfetmek işe yaramaz. Konuşma özgürlüğünün binlerce kez kötüye kullanılması inkar edilmesinden daha iyidir. Kötüye kullanım bir günde ölür, ama inkar edilmesi hayatları yok eder, ve ırkımızın umutlarını gömer.
Charles Bradlaugh

⚖ Ne zaman hükümet muhalefetin sesini susturma prensibine bağlansa, gidebileceği tek bir nokta vardır, ve bu, ülkedeki her vatandaş için terör kaynağı olup, herkesin korkuyla yaşadığı bir ülke yaratana kadar sürekli artan baskıcı önlemler alma yolunun bittiği yerdir.
Harry Truman

⚖ Sansür, geçerli anlayışları ve var olan kurumları ve yasaları birilerinin sorgulamasını engellemek için var. Bütün ilerleme geçerli anlayışların sorgulanmasıyla ve var olan yasaların ve kurumların değiştirilmesiyle gerçekleşir. Sonuç olarak ilerlemek için gerekli olan ilk şey sansürün kaldırılmasıdır.
Bernard Shaw

⚖ İnsanlarının özgür bir ortamda gerçekleri ve yanlışları yargılamasından korkan bir millet, kendi insanlarından korkan bir millettir.
John Kennedy

© photocredit

***

Continue reading

Türkiye’de Türk (Türkiyeli) olmak…


Dışarıda Türk (Türkiyeli) olmak!

***

Continue reading

Asırlar Öncesinin Türk İmajı…


 

…ve bugün gelinen nokta!

İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.
Napoléon Bonaparte

Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez.
Baron Büsbek

Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir.
Kayzerling

Türk’ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk’ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor.
Pierre Loti

Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.
Fritz Neumark

Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır.
William Pitt

Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur.
Torquato Tasso

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Bir Ülke Uyuyor…


 

Umudun içinde yalnız, tek başına, bir başına, yapayalnız!

Ülke uyuyor.
Derin-derin uyuyor ülke,
yüzünü taştan avuçlarının arasına gizlemiş.
Pencereler kapalı, okunmuş kitaplar gibi.
Pencereler kör, panjurların ardında olanı bilmiyorsun,
korku, korku, korku. Nasıl? –bilmiyorsun.
Bu Gölge ki ayak tırnaklarının ucundan başlıyor yükselmeye
ellere ulaşıyor, kalbe, enseye,
saç diplerine ulaşıyor
tıpkı güneşin doğuşu gibi
ve dağın gölgesi yükseliyor ağır ağır ovanın üzerinde
örtüyor bağları, zeytin ağaçlarını, evleri,
örtüyor meydanı
ve sonra çan kulesini,
ve bir kuş sadece, sokulmak istemiyor gölgeye
ve yükseliyor, sadece o kuş, yüksek, yüksek, yüksek, çok yükseğe
az olan ışığa, gökyüzüne,
tek başına, bir başına, yapayalnız,
ruhun korku bilmez hali gibi
umudun içinde yalnız, kararlılık içinde
tek başına, bir başına, yapayalnız
yüksek-yüksek-bilmiyorsun-ışıkta kalıp kalmayacağını
ya da balıklama gölgeye veya çamura batmayacağını
tıpkı güneşin doğuşu gibi
bir kırmızı güneş gökyüzünde
sanki geniş kan damlası gövdesinde öldürülenin,
Nem ve sessizlik, derin sessizlik

Yannis Ritsos

[Çeviren: Olga Okay – Tüm Şiirleri]

© photocredit

***

Continue reading

Le petit gars de Turquie…


 

Quel chemin a traversé en 43 ans!

sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu

bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan

aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz

önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
o Boğaz’dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın

Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın

Bülent Ecevit
[Şiirin Tamamı]

***

Continue reading

%d bloggers like this: