Düşük karbonlu ekonomide son durum…


 

Çözüm, ‘fosil yakıtsız bir gelecek’ bekliyor!

fosil_yakitsiz_bir_gelecek

Trump Dönemi’nde Washington’un Paris Anlaşması’nın uygulanmasındaki takınacağı tavır endişe yaratırken; AB’nin küresel rolü hayatî önem taşıyor. Bu noktada AB’nin, ulusal ETS kurma hedefini sürdüren Çin ile olan yakınlaşmasının mercek altına alınması gerekiyor.

AB’nin politika alanlarını değerlendirirken, AB’ye üye olan veya Türkiye gibi aday ülkelerin Birlik’e uyum sağlamaları için yapılan her çalışma, bir bütünün parçası olma hedef ve özelliğini koruyor.

Ulusal boyutta Türkiye’deki en önemli sorunlardan biri emisyonlardaki artış hızı. Bu hız tüm sektörlerde görülüyor. Nitekim, Türkiye’ye ait veriler artık uluslararası raporlardaki yerini daha sık almaya başlamış bulunuyor.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının en az yüzde 30’a yükseltilmesi ve tüm kömür rezervlerinin kullanıma açılması aynı hedef tablosunda yer alıyor. Türkiye’de fosil yakıta olan bağımlı bir üretim modeli, yeni küresel politikaların belirlendiği dönemde ve sonrasında gerçekçi olmayacak. Ulusal boyutta atılacak her adım Türkiye’nin BM nezdindeki taleplerinin karşılanmasında etkili olacaktır. Türkiye’ye ait resmi verilerin az rastlanır olduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Bu noktada şeffaflık ilkesinin de yeni sistemin önemli kurallarından biri olduğu unutulmamalı.

Peki bu alana ilişkin bir «Durum Muhasebesi» yapmak gerekirse neler söylenebilir?

***

Continue reading

Melek mi; Kızıl Şeytan mı; Ulu Hakan mı? – III


 

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı – Mührü Hümayun (Dr.Zeynel Abidin Erdem ve Mehmet Nezih Erdem kardeşler tarafından bir müzayedede satın alınıp Topkapı Sarayı bağışlanan Sultan Vahdettin’in mührü) Tuğra ve Osmanlı Arması.

Yıldız İstihbarat Teşkilâtı – Mührü Hümayun (Dr.Zeynel Abidin Erdem ve Mehmet Nezih Erdem kardeşler tarafından bir müzayedede satın alınıp Topkapı Sarayı bağışlanan Sultan Vahdettin’in mührü) Tuğra ve Osmanlı Arması.

Gelişen iç ve dış olaylar, Abdülhamid’i, doğrudan kendisine bağlı bir istihbarat teşkilatı kurmaya sevk etti. Veziri dahi başkalarının adına ve devlete karşı çalışır olmuştu. Bunun sonucu olarak Yıldız İstihbarat Teşkilatı kuruldu. Teşkilat, emsallerinden farklı olarak devlete değil tek bir kişiye, Abdülhamid’e hizmet veriyordu. Teşkilat daha sonra, Abdülhamid lehine çalışanlar ve aleyhine çalışanlar olmak üzere ikiye ayrıldı. Ülke içerisinde özellikle Ermeni komitacılara karşı istihbarat faaliyetlerinde bulunuyordu.

Çok kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayılan hafiyeleri sayesinde saraya, ayda 3000’den fazla jurnal gelmeye başladı. Teşkilat, 1908 yılında Abdülhamid’in tahttan indirilişine kadar faaliyetlerine devam etti.

II Abdülhamid Dönemi’nde, teşkilatın icraatları için jurnalcilik ya da ispiyonculuk tanımlamaları kullanılıyordu.

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Çal Be Ozan…


 

Çal ki; avurdumda şişen özgürlüğün, inlesin cümle âleme türküsü!

ozan

© photocredit

çal tutuklu dillerin prangalarını gevşetecek
ve içinizdeki suskun notaları emzirecek
öz/gür türkülerim var sözüm var ışıltılı çağa söyleyecek neslimi sabun köpüğü algıların tiryakisi kılan cilveli zamana
akılları dalayan uygarlıkların potasında duyuları eritip yavan hisler peydahlayan
ve tuzaklı avuçlarına hileler katıp hırslarını üzerimde alkışlayanlara
terimi yadırgayan rahatlıklara sözüm var
emeği horlayan doygunluklara
ve tenimdeki sıcaklığı doyumsuz dürtülerinin uçurumlarındaki ayazlarla sağanlara
çal ozan içimde ipildeyen ateş ufuklarımdan çalınan güneş sancısı sözüm var
kuluncumdaki yaraların faili karanlıklara ve aydınlıklarda gözüm var
çal ki dilim sızlayan kemiklerin başına çınar olup dikilsin çal doğmamış çocuklara verilmiş yeminli sözlerim var coşkuyla çal bu türkü tutuklu duyuların dayatılan hazlara başkaldırışı

kadim bir yarayım cümle alem dilinde vur tele
dağdan dağa işmar eder özgürlük
vur çıngılansın söz zifir gecelere çakmaktaşı olayım öfkeliyim dilim duldalardan boşansın
sözümün yamacında feriştahlar üşüsün
vur ozan ovalardan yükseklere uzun hava yürüsün firariyim dökülsün heybemdeki ateş buzulların üstüne canı telef edip yarenimin alnına akik taşı olayım
çal ozan avurdumda şişti özgürlüğün türküsü

***

Continue reading

Referandum: Hile-yi Şerriye (mi?)


 

…Yoksa Allah’ın «Emri» mi!

akp_refo

Referandum, bir partinin iktidara gelmesi için yapılan bir seçim çalışması gibi halka tanıtılamaz. Bu resmen Hile-yi Şeriyye olur.Yani Kanuna karşı hile olur. Hile yapan asla iflah olmaz. AKP yasal bir partidir. Çok Partili Parlamenter sistem içinde kalmalıdır. Bu partiyi Cumhurbaşkanının emrinde ülkede tek adam partisi yaparak Kuvvetler Birliğine dönüştürmek hem partiye hem de ülkeye çok büyük zararlar verir.

AKP’nin, Başbakan Binali Yıldırım öncülüğünde başlattığı bu kampanyalar aldatıcıdır.
Niye?

(…)FETÖ ile bu adamın arasında ne fark var? O da ağlayarak insanları inandırmaya çabalıyor. O da sızlanıyor. O da aynen FETÖ gibi geleceği okuyor. İslam adına, Peygamber adına karar verip, hüküm ortaya koyuyor.

Kim Allah’ın neyi neden ve nasıl yapacağını, neyi istediğini veya istemediğini bilebilir? Ama, Allah’ın ne yapacağını, nelere karar verdiğini, işleri nasıl yönettiğini yanı başında duruyormuş gibi tam ve net olarak biliyor bu adam. Arlanma, utanma, sıkılma, korkma, ürperme olmaksızın! Din, politikacılara teslim edildiğinde işte bu şekle döndürülür. İktidar amaçlı kullanılır. Politik kişilere hizmet eden bir araca dönüşür. Yetmediği yerde referandum için hadis bile bulunur. Yoksa da icat edilir.(…)

Bunları yazan ben değilim. AKP’li de olsanız eğer aklı-ı selim sahibi bir müdeyyin iseniz, beş dakikanızı verip açın okuyun, haksız mı söyleyen?!

Değilse atacağınız oyun rengini değiştirebilecek güç ve cesareti kendinizde görebiliyor musunuz?

© photocredit

***

Continue reading

Giderek artan iç ve dış tehditler…


 

…ve Türkiye’nin acilen güncellenmesi gereken Ulusal Güvenlik Stratejisi…

kurtt

ABD’nin Orta Doğu’daki muhtemel “geri kazanım” hamlesi nin ağırlıklı bir şekilde proxy unsurlar üzerinden olması beklenmelidir. Bunlar da hiç kuşkusuz; bölge ülkeleri, IŞİD ve Kürt Hareketi olacak.
Türkiye’nin karşısında bugün, 1266 km uzunluğunda bir Kürt Koridoru ile burun buruna gelme olasılığı mevcut. İran ile mevcut 534 km’lik sınırı da eklenince bu mesafe 1800 km’yi buluyor. Buna Hatay ve İskenderun Körfezi de dahil. Kürt Hareketi’nin İran boyutunun da dikkate alınması gerekiyor çünkü bunun arkasında da yine ABD bulunuyor. Saddam’a karşı kullanılan Kürtlerin, bugün Türkiye’ye yöneltilmeyeceğinden hiç kimse emin olamaz.

Öte yandan, Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri de unutulmamalı. Rusya’nın Kürt hareketine ilişkin görüntüsü somut değişiklik işaretleri veriyor. Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri, ivme ve canlılık kazanmış bulunuyor.

Etnik ya da dinsel temelli ayrılıkçı hareketlerin dış devletlerce “ortak düşman”larının aleyhine kullanıldığına dair örneklerle doludur Tarih! Çünkü terörizm, kolay ve ucuz bir dış politika aracı dır. PKK’nın da bugüne kadar hem ABD hem de AB tarafından Türkiye’yi hedef alan “dış politikaların” bir aracı olarak kullanıldığı bir sır değil. Sözde YASAKLAMA kararlarına karşın…

Uluslararası ilişkilerinde Türkiye’nin gerçekten başı belâda. Ve bu belâ da, münhasıran Kürt hareketi ile ilgili olacak. Peki ne yapmak gerekiyor?

© photocredit

***

Continue reading

AKP Dönemi’nden «Emsâl» Mahkeme Kararları – 2


 

Kadın Özgürlüğü!

kart_rte_kabaali

Tarafıma gönderilen ve emsal teşkil ettiğine, jurisprudence/içtihat niteliğinde olduğuna inandığım mahkeme kararlarını [AKP Dönemi’nden «Emsâl» Mahkeme Kararları – I]okurken dikkatimi çeken bir isim oldu, yargıç Mithat Ali Kabaali! Gerçeği söylemem gerekirse; hiç duymadığım bir isimdi… Araştırma motorlarına daldığımda çok sayıda (5000 üzerinde) Kabaali çıktı karşıma!

Birinde şu şekilde tanıtılıyor:
CB’nin Başbakanlığı sırasında kedi kafalı bir RTE karikatürü için açtığı davayı reddetmiş, (Musa Kartboşuna değil tutukladılar) bu yüzden Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Basın Özgürlüğü Ödülü lâyık görülmüş kendilerine. Geçen hafta yayımladığım birinci kararı okuyanlar niçin olduğunu anlayacaklardır! Bu alanda altına imza atığı kararlar hiç te az değil. Agos Gazetesi çalışanlarını tehdit eden Muhammet Karay’ın 3 yıllık cezası gibi…

Bir başka tanımda; ‘Kral gibi adamdır’ deniliyor. Elbette Kral burada mecazî anlamda kullanılıyor. Ve şu ekleme yapılıyor: Adaletin ve Tarafsızlığın Hakimi! Diğer bir deyişle; Kadı Kafalı Yargıç’lardan değil…
Ne diyorlar hep?
Berlin’de hakimler var!
Burnumuzun dibinde Türkiye’ninkiler de varmış ama bendeniz dahil, kaçınızın haberi olmuş…

Şimdilerde, kendilerine vekil ve danışman diyorlar!
CHP’de…
‘Vay be ne gerçek değerler varmış, bu Parti’de!’ dedirtmek için olmalı bizlere…

Bu haftaki «emsal» karar; giderek azalan kadınların gezinti özgürlüğü namı diğer Cinsel Taciz açısından ciddi risk yaratanlarla ilgili. İyi okumalar… – nö

***

Continue reading

Toplumun has düşmanları: Dalkavuklar…


 

Aydının dalkavukluğu, cahilinkinden çok daha yıkıcı ve tehlikelidir!

dalkavuk

Kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık sözlüklerde Dalkavukluk diye geçer! Gelin bakalım, ünlü düşünürler neler demişler bu konuda:

İktidar yalakalıktan hazzetmeye başladığı zaman, şeref ortadan kalkar; ayaklar altında ezilmeye başlarShakespeare; Dalkavuklar, devlet adamlarının çevresini sarmış bir çemberdir; Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün getirdiği çıkardan daha fazla olursa, o ülke batar Montesguieu; Rakip ve düşmanlarınızı gülünç gösterip mahvetmek isterseniz, etrafını dalkavuklarla doldurunEdmound Jaloux; Kendine ait olmayan bir ölüye sunu sunmak, dalkavukluktur Konfüçyus; Bizi tenkit ederek kurtaran dost, kaybımıza sebep olan dalkavuktan çok daha itibarlıdırDelavigne; Ülke bölünsün istiyorum. Yandaş, Yalaka ve Yavşaklar bir tarafa; Onurlu, Şerefli, Emekçi ve Vatanperver insanlar bir tarafa Can Yücel; Yağcılık, her türlü sosyal ilişkinin merhemidirNeyzen Tevfik; Dalkavuklar ne kadar yükselirlerse yükselsinler, kendilerini yükselten tekme izlerini arkalarından silemezlerCenap Şahabettin; Dönemsel şekil değiştiren iki mahluk vardır; ipek böceği ve dalkavukH.Danişmend; Kişi, sende olmayan vasıflarla överse, sende olmayan kusurlarla da yerebilirAli Zeynel Abidin…

***

Continue reading

%d bloggers like this: