«Ateş Hattı»ndaki Türkiye…


 

«Tasfiye Süreci»nde Hızla İlerlerken!

Türkiye’de, toplumun da âlet edilmesiyle dış merkezli sinsi oyun hız kazandı. Siyasi tartışmalar içindeki ülke idarecileri, içeride ve dışarıda bocalarken, sürekli olarak değişim dönüşüm yapmayı da ihmâl etmiyorlar.

Sanki, birilerinin çok acelesi varmış hissi yaratan bir tablo var önümüzde.
Sanki, Türkiye’yi istedikleri kıvama getirmek için, dışarıdan içeriye doğru aralıksız bir inisiyatif yönlendirmesi yapılıyor.
Sanki, Türk ekonomisinin köşe başlarını tutanlar, basının da kullanılmasıyla Türkiye’yi el birliğiyle sonu felaketle bitecek maceraya sürüklerken, artık aceleciliklerini de saklamıyorlar.

Hedef; Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye etmektir! Bu bağlamda, Anadolu coğrafyasına yönelik yeni projeler üretiliyor, plânlar yapılıyor, yapılırken de; “değişim, dönüşüm, demokratikleşme, özgürleşme, askeri vesayetten kurtulma, güç odaklarını etkisizleştirme” kavramları ile toplum uyutuluyor, itiraz edenler baskı vasıtaları ile sindiriliyorlar.

Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü tehlike altında. Türk Devleti her gün biraz daha gerileyerek çözülüyor.

Farkında mısınız

***

Continue reading

«Enayiler» Reis Sever…


 

Dün ve Bugün, Değişen Ne?!

Türkler, dünyanın her yerinde hatta Türkiye’de bile hep husumete maruz kalmış ve kalmaya da devam ediyor. Fakat yaşam da, sanki bunlar ile hiç ilgili değilmiş gibi sürüyor.

«Dış Türkler»in Avrupa Birliği ülkelerinde ibadet yerleri saldırılara uğrar, Lozan, Yunanistan’da; Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler, Dönem Başkanlığı’nı üstlendiği AB yasa, sözleşme ve anlaşmaları Bulgaristan’da Türkler sözkonusu olunca çiğnenir, gözler önünde ihlâl edilir, Batı görmezden gelir ama… Hedef Türk ise, iktidar suskundur. Hedef İslâm ve Müslüman ise «İslamofobi» yaygarası koparılır.

Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır baskı altında. Dış müdahaleler açık veya örtülü biçimde yaygın. Yabancı varlığı Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi yoğun bir şekilde yeni işbirlikçileri sayesinde hissettiriyor. Günümüzde Türkiye; sosyal, kültürel, ekonomik ve dış tehditler açısından ağır bunalımlar yaşıyor ve ülkemizde yabancı varlığı kendisini Cumhuriyet öncesi dönemde olduğu gibi kesif bir şekilde yeni işbirlikçilerle hissettiriyor. Değişen sadece «taşeronları!» Ya «etnik özürlü»dürler, ya da sözkonusu diğer dinler ise, saygıda «kusur» işlememeye azami itina gösterirler.

Ticarette, ekonomide başkalarını zenginleştir hükümet; fındık üreticisine ürününe âdeta «ambargo» uygulayanlar karşısında acizdir. Tıpkı Gümrük Birliği öncesinde fındık, tekstil gibi ürünlerde kota müzakerelerinde olduğu gibi.

Peki kim bu günümüzün «enayiler»i?! (nö)

***

Continue reading

Kapalı Kapılar Ardında «Döndürülen Dolaplar…»


 

…ve AKP Hükümeti’nin Dış Politika’daki «Zavallılığı!»

Vize kısıtlamaların kaldırılması konusu, eş zamanlı gelişmeler ışığında, Türk Dış Politikasının bugünü ve görünür geleceği açısından hiç de iyi şeyleri çağrıştırmıyor.

Bir kere; ABD’nin Türkiye’yi hedef alan terör örgütlerine yönelik yaklaşımında herhangi bir değişiklik işareti yok! Buna rağmen Türkiye’nin ABD’den vazgeçemediği ve yeniden yaklaşma eğilimi sergilediği görülüyor.

Suriye konusunda ise; kimi analistlerce “Rusya’yı arkadan vurma” şeklinde nitelendirilen Cumhurbaşkanı’nın Esad açıklamasının zamanlaması, Washington ile örtülü bir yakınlaşma içine girmiş olabileceği izlenimi yaratıyor. ABD Dışişleri Bakanının ‘Suriye’de Esad ile çalışmayız ama Rusya ile çalışabiliriz‘ açıklaması da bu algıyı güçlendiriyor.

Ankara ile Washington’un, Suriye konusunu “örtülü” olarak ele almış olabileceklerini düşündürüyor. ABD’nin Suriye’de Rusya ile çalışabileceği açıklaması da, bu örtülü işbirliğine Rusya’dan gelebilecek tepkiyi yumuşatma amacını güden ortak bir düşüncenin ürünü sayılabilir.

Son gelişmelere bakıldığında; ABD’nin Türkiye’yi hedef alan duruşunda değişiklik olmamasına karşın, iktidarın hâlâ yanaşmanın yollarını araması; diğer taraftan Rusya’nın güvensizliğini besleyebileceği algısı yaratması, Türk Dış Politikası’nın ve genelde Türkiye’nin onuru açısından alçaltıcı bir algıya yol açmayacağına emin olmak mümkün mü?

© photocredit

***

Continue reading

European Council meeting (14 December 2017) : Conclusions


The European Union’s position is extremely clear. We have expressed it in these days in a united manner – from my side, from the foreign ministers of the 28 Member States came a very clear message, including to Prime Minister Netanyahu on Monday.

I think it was heard in a very loud and clear manner, not only in the Arab world, not only with our Palestinian friends, but also in Israel, in Washington and the international community at large. This morning I received Foreign Minister of Indonesia Ms Retno Marsudi – the largest Muslim country in the world – who came here to discuss about Jerusalem, appreciating the position of the EU. The world knows where the EU stands on Jerusalem – the capital of two states along 1967 lines.

The European Union’s position is clear, determined and very well known. We are now working on giving this a perspective. Heads of State and Governments will decide whether they want to include this position in their formal statement or not but this is and will stay the consolidated position of the EU in any case.
Federica Mogherini
High Representative/Vice-President

***

Continue reading

Rusya, Suriye, Çin ve Türkiye…


 

Rusya’nın Gelecek Hamlesi Ne Olacak, Çin nasıl hareket edecek?!

Asya’nın doğusunda ciddi gelişmeler yaşanmaktadır. Bunlara, Rusya’nın söz konusu çekilme kararı bağlamında bakmak gerekir.

Rusya’nın Suriye’de neden olacağı boşluk, bir başka aktör tarafından hemen doldurulacaktır. Bu kaçınılmazdır. Çünkü uluslararası ilişkilerde ya da uluslararası politikada boşluk olmaz; uluslararası ilişkiler (ve politika) “boşluğu kaldırmaz” derler. Rusya çekilme kararı ile, adeta “buyurun, gelin”(!) demiştir… Bakalım Rusya’nın çekilmesi ile ortaya çıkan/çıkacak boşluğu, Suriye’de (ve Orta Doğu’da) kim/kimler, nasıl dolduracak…

Çin, ABD’ye, Orta Doğu’da sahaya inerseniz, Asya’nın doğusunda bunun sonuçlarına katlanırsınız mesajı vermiş olabilir mi?! Suriye’den çekeceği kuvvetlerini bu bölgeye kaydıracağı varsayılır ise, Rusya da, bu mesaja güç katmış olacaktır. Yani Çin’in, “Orta Doğu’yu karıştırmayın” mesajından söz etmek mümkündür. Eğer öyle ise, bunu, Çin’in “sahaya inmeye” ilişkin kendine özgü üslubunun bir örneği olarak görmek gerekir.

ABD’nin Orta Doğu’da Suudi Arabistan ve İsrail ile birlikte İran’ı (ve Türkiye’yi) karşısına alması, Asya’nın doğusunda Çin’i “serbest bırakabilir” ve bu serbestlik Çin’in Tayvan sorununu çözmesine imkân ve fırsat verebilir. Bu, mümkündür ve buradan şu çıkarılabilmektedir: Asya’nın doğusundaki bazı gelişmeler üzerinden, ABD’ye, Orta Doğu’da sahaya inerseniz, Asya’nın doğusunda bunun sonuçlarına katlanırsınız mesajı verilmiş olabilir.

Peki, Türkiye bu, uluslararası hukuku ve uluslararası kamuoyunu dikkate alarak, bölgesindeki muhtemel yeni-büyük karmaşa öncesinde nasıl bir politika izleyebilir, izleyecektıri?!

***

Continue reading

EU Leaders’ Summit – 14 – 15 December in Brussels


 

No Turkey at the Dinner’s Table

The Last Summit of the Year 2017 is reserved more internal problems and topics than International issues..

The EU engages more directly on the politically sensitive issues of EMU and migration.

Chancellor Merkel and President Macron will also report on the implementation of the Minsk Agreements, with a view to renewing economic sanctions vis-à-vis Russia. Prime Minister Michel has also asked to raise the question of the United States’ decision to move their embassy to Jerusalem.

Permanent Structured Cooperation (PESCO). This will be a historic moment, not only because we are witnessing European countries taking up long-term defence activities together. But also because of the context and how this decision came about. his example of unity in practice should be an inspiration to all of us, and hopefully a good omen for other important decisions.

Finally, the European Council will decide whether it is time to move our negotiations with the UK to the next phase. Whether we have enough guarantees that citizens’ rights, EU financial interests and the integrity of the Good Friday Agreement in Ireland will be effectively protected when the UK leaves the EU.

***

Continue reading

Proshchay, Siriya – Прощай, Сирия!


 

Rusya Afganistan Hatasını Tekrarlamadı!

Çekilme kararı; uluslararası kamuoyu nezdinde Rusya’nın itibarını artıracak, imajını güçlendirecek;

Çekilme kararı; Orta Doğu halkları nezdinde, Moskova’nın çekiciliğini artıracak;

Çekilme kararı; sadece bölgenin değil, uluslararası kamuoyunun genelinde de Rusya’ya sempati ile bakılmasına hizmet edecek;

Çekilme kararı; ABD’nin NATO’yu ve AB’yi de peşine takarak Rusya’yı karşısına aldığı günümüz tablosunda, bu politikaları büyük ölçüde boşa çıkaracak, etkisini azaltacak, aşağıya çekecek;

Çekilme kararı; Orta Doğu’da ortaya çıkabilecek, muhtemelen İran ve Türkiyeile bağlantılı “yeni” ve büyük bir karmaşada, Moskova’nın müdahil olma baskısını azaltacak; ve hatta, “dostça girişimlerde” bulunma veya “arabulucu” olma avantajını güçlü şekilde sunabilecek;

Çekilme kararı’nın Türkiye açısından anlamına gelince; ülkeyi yönetenler, her şeyi, en iyi şekilde biliyor. Dışarıdan “gazel okuma”nın gereği var mı sizce?!

***

Continue reading