International Anti-Corruption Day:No country is immune to the effects of corruption.


Turkey: GRECO is concerned about lack of judicial independence as well as transparency of the legislative process and political financing. Only 2 out of 22 of the European Recommendations on these issues have been implemented satisfactorily by Turkey

***

Continue reading

Dünya İşçileri Demokrasiye ve Siyasetçilere Güvenmiyor !


Kopenhag’da bugün başlayan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun yıllık kongresi için özel olarak hazırlatılan bir rapora göre siyasete ve demokrasiye güven kayboluyor. Kişilerin %37’si taleplerinin siyasette yansımadığından, %23’ü işlerinin kırılganlığından, %59’u da kredisiz ve taksitsiz yaşayabilecek ücret alamadığından yakınıyor. Türkiye’de ise son iki aylık krizde en az 500 bin kişinin işlerinden olduğu bildiriliyor.

***

Continue reading

Trump’ın «Yeni» Ticaret Stratejisi…


ABD, Dünyaya, ticaret ve ekonomi üzerinden hâlâ “başat güç (dominant power)” olduğunu “hatırlatma” ve bu yolla, uluslararası sistemi yönetme ve yönlendirmeyi sürdürmeye çalışıyor. Stratejisi ise; “önce eşeğini kaybettirme, sonra da buldurma.”

© photocredit

***

Continue reading

EU-China:International Summit, 16/07/2018


The 20th European Union-China Summit and its related events will take place on 16 July in Beijing. The leaders are expected to discuss the expansion of the EU-China strategic relationship on trade, global challenges, and foreign and security issues.

***

Continue reading

Babasının mesleğinden utanmak mı?


Kesinlikle dayamam!

Üzmüşler çocuğu, diğer çocuklar. “Senin baban çöpçü, sen de pis kokuyorsun” demişler. Vicdan duygusu tam gelişmemiştir okul öncesi çocuklarında. Zaman zaman böyle acımasız olabilirler. Sonuçta hepsi çocuk işte. Kırmışlar yavrucağın kalbini.

***

Continue reading

G7 summit, 08-09/06/2018 : Agenda…


© photocredit

***

Continue reading

İklim Değişikliği: Mücadelede Neredeyiz?


 

Farkında mısınız, Politikacılar Yüzünden Dünyamız Tehlike Altında!

Beş eylem alanı öne çıkıyor: a) emisyonları azaltma, b) iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama, c) finansman sağlama, d) ortaklık ve e) liderlik.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak birincil amaç olsa da, iklim değişikliği şu an hâlihazırda hayatımızı etkiliyor ve kısa vadede çok daha büyük zorluklar oluşturması ihtimali çok yüksek. Bu konuda Yeşil İklim Fonu’nun etkisi çok önemli olduğundan, bu mekanizmanın en iyi şekilde hayata geçirilmesi için bu fona üye olan, özellikle de bağış yapan devletlerin rolü çok büyük.
Siyasi liderler yol gösterdiği sürece, şirketlerin ve vatandaşların bu yoldan yürümesi çok daha kolay olacaktır. Buna, düşük karbonlu iklim-esnek politikalar yaparak başlanabileceği düşünülüyor.

© photocredit

Peki ya Türkiye ne yapıyor?

Türkiye, 1992’de UNFCCC imzalandığında OECD ülkesi olduğundan, diğer gelişmiş ülkelerle birlikte Ek-1 listesinde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Ek-2 ülkelerince sağlanan finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme imkânlarından yararlanamıyor. Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayı Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartıyla kabul etmişti. Türkiye, 2020 yılı için bir hedef koyma zorunluğu altına girmeyip, 2030 yılı hedefleri için de referans senaryoya göre kendi ulusal koşul ve kapasitesi ile doğrultulu olarak yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fona en büyük mali destek sağlama vaadinde bulunan ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının ardından, mali destek sözü tutulmadığı takdirde anlaşmanın TBMM’den geçemeyeceğini belirtti. Berat Albayrak da Türkiye’nin hedefinin, ithal kömürün payını azaltıp, en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak amacında olduğunu açıkladı. AB üye ülkeleri sera gazı azaltımı hedefleri doğrultusunda termik santrallerini kapatırken, AB içerisinde en fazla sera gazı artışına neden olan Türkiye’nin kömür teşvikinde bulunması, iklim değişikliği hedeflerine öncelik vermediğini gösteren bir tablo ortaya çıkarıyor.

Diğer deyişi ile ‘No Money No Climate Change…!

 

Oysa 24 Haziran Seçimleri için «örtülü, örtüsüz» harcanan paraların miktarına bakınca, sokaktaki vatandaşın ve gelecek kuşakların gerilerde kaldığı, refahla dengeli sağlık koşullarının dikkate alınmadığı anlaşılıyor. (nö)

***

Continue reading

%d bloggers like this: