Hayvanlar günâh işlemez…


Peki neden?

 

gunah

Aranızda günahsız olan kim varsa, bu Günahlıya ilk taşı o atsın..! – İncil; Bazı kimseler günahları yüzünden yükseltilirken, bazıları da üstün nitelikleri nedeni ile yerin dibine batırılır – William Shakespeare; Haram mal, insanın ruhuna üzüntü verir, kanını kurutur – Faust; Eğer günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip kendisinden af dileyecek bir başka topluluk yaratırdı – Hz.MuhammedGünahsız insan yoktur yerkürede. Büyük günah işleyebilme yeteneği her insana özgü değildir. Günahlar, karanlığı sever. Tıpkı yarasalar gibi… Hiç birimiz, günahlarımızı işlemekten korkmayız da, onların duyulmalarından ödümüz kopar. Hayvanlar, günah işlemesini bilmezler. Günahı ataları icat etmedi ki! Günahı işleyenler de insanlardır, işletenler de… “Günahsız İnsan” bulmak, zordan çok daha zor..! Günahlarımız, bizim gizli sığınaklarımızdır. Gizlilik girdi mi bir işin içine, o işin içinde tonlarla kir, pas, tonlarca günah var demektir…Bir taş ile beş kuş vurma ustalığı kazanmışlar, cömert davranırlar bazen, günahlarından arınmayı başardıklarını sanırlar; halka şirin görünürken daha acımasız soymaya devam ederler. Dört bin yıl önce de vardı bunlar, bugün de varlar. Bu yel böyle estikçe, bu makas böyle kestikçe, bundan sonra da var olacaklardır bu yok olası günahkârlar!

 

***

Continue reading

Acı Çekmek Temelleri üzerine kurulu Dünya…


Herkesin acısı kendine göre mi?

İki tür acı vardır insan yaşamında: Bedencil acılar; Ruhçul… Hayvanların acılarıyla insanların acıları arasında da hem benzerlikler vardır, hem ayrılıklar, aykırılıklar görülür. Birbirlerine benzeyen büyük acıların, birbirleriyle ortak bir kaderi vardır. aci-cekmekAcılar, insanları olgunlaştırır. Acı çekmemiş insanlar batıcı, kaba olurlar; hiç halden anlamaz bir eksikli yanları vardır. Büyük acılar, kimi insanları yıkar, kimilerini biler, keskinleştirir… Yıkılanlar, acıları arasında acı çeke çeke yok olur giderler. Seneca: “-Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir!” der. Dosteyevski: “Büyük insanlar, büyük acılar çekmek zorundadırlar..! Varsılların pek tanımadıkları bir acı daha var: “Açlık Acısı.” “-Çünkü; zenginin ısdırabıyla yoksulun sefaleti o kadar farklıdır ki..!” şeklinde atıfta bulunur bu acıya, Jean Jacques Rousseau… Peki bütün bunları niye anlatıyorum sizlere?

***

Continue reading

KURBAN BAYRAMI RÜYASI…


kurban

… ve tefsiri!

©Erol Erdoğmuş.

Bir rüya görüyorum… Kaç yüzyıl sonrasıymış bilmiyorum. Canlı hayvan ve bitkileri öldürerek yaşamaya mahkum edilen Ademoğlu, mahkumiyetten kurtulmuş; canlıları doğal ömürleri kadar yaşatan, ölenler kadar doğanlarla dengeyi sağlayan bir düzen kurmuş… Yaşamak için organik maddeye artık muhtaç değil… İnorganik maddelerden, lezzetli besinler üretebilmeyi başarmış.

***

Continue reading

Yeni Dostlarım!


Sultan ve Reis…

2

Siyaset, ticaret, eğitim, kültür hayatımız ile sosyal ilişkilerimiz bir felakete doğru gidiyor. Toplumda samimiyet, anlayış, hoşgörü ve tevazu kalmadı. Ramazan Ayının feyzi, bereketi, rahmeti bile bu karanlık tabloyu dağıtmakta zorlanıyor. Oysa Hayvanlar, birbirine ve insana karşı büyük bir samimiyet içinde. yaşıyorlar. Peki insanlar niçin birbirlerine karşı benzer bir samimiyet ve anlayış içinde olamıyorlar?! İnsanlar yaratılmışların en gelişmişi değil mi? Buna uygun bir yaşam bu kadar mı zor! Unutulmasın ki; her şey gelip geçer ama gerçek dostluklar baki kalır!

© photocredit

***

Continue reading

One Planet, Seven Billion Earthling…


…and The Rise of Environmental Crime!

eco_criime

The value of environmental crime is 26 per cent larger than previous estimates. The value of the illegal wildlife trade is estimated by some to be $7-23 billion per year. Illegal mining is estimated at $12-48 billion; waste at $10-12 billion; and illegal fisheries is estimated at $11-23 billion. Environmental crime costs governments $9-26 billion annually through lost tax income. Eco-crime hits record high at up to $258 billion, outstripping the illegal trade in small arms, as international criminal gangs and militant groups profit from the plunder of Earth’s resources.

Türkiye’de Ormanlık alan 21,7 milyon hektara yükseldi.

Doğal değerlerin gelecek nesillere bozulmadan aktarılması konusunda kararlılık politikası.

***

Continue reading

Paris’te Türkiye’nin Pozisyonu Nedir?


Yeni iklim anlaşmasına doğru adım adım…

cop21

Türkiye’nin yıllık emisyon salınım miktarı 2013 yılında 459,1 milyon ton karbondioksit olarak açıklandı ve en büyük emisyon salınımı yüzde 67,8 ile enerji, yüzde 15,7 ile sanayi ve ürün kullanımı, yüzde 10,8 ile tarım ve yüzde 5,7 ile atık sektörü oluşturuyor. Yeni anlaşmayı imzalaması gereken Türkiye’de etkilenecek sektörler hali hazırda AB ile yürütülen müzakereler çerçevesinde mevzuat uyumu içinde oldukça zorlanmakta. Buna ek olarak yeni iklim değişikliği anlaşmasının ekleyeceği değişim yükü, Türkiye’de şu soruları akla getirmesi gerekiyor: Sektörler yeni anlaşma ile revizyona hazır mı? İklim değişikliği stratejik alt departmanları kuruldu mu? Kurulacak mı? Maliyet analizleri hesaplandı mı?

***

Continue reading

AB’nin GDO Politikası değişiyor mu?


Türkiye’nin bitmeyen sınavı!

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu’nun herhangi bir AB üyesi ülkenin, AB tarafından onaylanmış GDO’lu gıda ve yemleri yasaklamasını veya sınırlandırmasını sağlayacak yasa tasarısını reddetti. Brüksel’de tartışmalar devam ederken, Türkiye’de GDO’lu ürünlerin yem olarak kullanılmasına ilişkin ithalat izinleri AB’deki uygulamalar örnek alınarak veriliyor. Gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu’nun herhangi bir AB üyesi ülkenin, AB tarafından onaylanmış GDO’lu gıda ve yemleri yasaklamasını veya sınırlandırmasını sağlayacak yasa tasarısını reddetti. Brüksel’de tartışmalar devam ederken, Türkiye’de GDO’lu ürünlerin yem olarak kullanılmasına ilişkin ithalat izinleri AB’deki uygulamalar örnek alınarak veriliyor. Gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

***

Continue reading

%d bloggers like this: