Şimdi Doğa’ya Dönme, «Mandıra Filozofu» Olma Zamanı!


Şimdi, mantaliteyi değiştirme ve bu güzel ülkeye sahip çıkma zamanı! Köy Enstitülerinin ulvi amaçlarına benzer üretim odaklı «bireysel hareketler» başlatma zamanı. Çünkü; Türkiye kötü yönetiliyor. Siyasetin iktidarından ve muhalefetinden ümit yok! Öyleyse zaman «bireysel çözümler » üretme zamanıdır!

***

Continue reading

Ben «Tanrı» Olsaydım Ne İsterdim?


Hiçbir kurban -koyun, sığır. Boğa vb.-; “İnsanoğlu, canım sana feda olsun” tavrıyla, kasap bıçağına boynunu uzatmadığına göre, sevap bunun neresinde? Ama, İnsan insanı harplerle kitleler halinde öldürürken, hayvanın, bitkinin can güvenliğini mi düşünecek?

***

Continue reading

Hayvanları Dövüştürmekten «Şereflenmek…»


 

…Ve Elbette Cepleri Doldurmak!

İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.
Aziz Nesin

 

Köpekler centilmedir. Umarım onların cennetine giderim, insanlarınkine değil.
Mark Twain

İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Anatole France

Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.
Charlie Chaplin

Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
Lev Tolstoy

Kuş, insafsız eIIerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar.
Kalman Mikszath

Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz.
H. Veldet Velidedeoğlu

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi

Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum? Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.
Hz. Muhammed

***

Continue reading

Sorunsuz Yaşamanın Dayanılmaz Hüznü…


 

Cennet gibi bir Ülke’den Mektup Var!

El değmemiş doğası ile; yeryüzünde cenneti yaşayabileceğiniz birkaç yerden birinden, Herkese Merhaba!

Havalimanında sadece vizeme baktılar, bir sarılıp öpmedikleri kaldı. Göçmen bürosuna ayak bastığım andan yarım saat sonra pırıl pırıl oturma kartım elimdeydi. Hem de ne kart! Her şey içinde… Onlarca belge taşımak gerekmiyor.

Lojmanımı bile hazırlamışlar sahile yakın okyanusa bakıyor. Evin yanıbaşında kalan yerli bir kadın, ‘ne arzunuz olursa telefonun yanındaki zili çalın hemen gelirim’ diyor.

Kimseyi inandıramıyorum, anlata anlata bitiremiyorum. Avrupa imiş, Rusya imiş, Türkleri almayan ne kadar ülke varsa unutun gitsin. Hemen kalkın gelin. Kalıcı ilk Türk olduğumdan bir tür «Fahri Konsolosluk» sıfatı da verdiler. İçeride bağlantılarımı bulacaksınız. Ancak önce koşulları ve yaşam kıstaslarını okuyun ve herkesi önünüze katıp gelmeyin buralara. Ayrıcalıklara sahiplerin ülkesi burası, bilesiniz.

***

Continue reading

Türkiye’de «Mera Sorunu…»


 

Çölleşmeye Gitmeden Çözüm Bekliyor!

 

Türkiye’de meralar halen süren bir bozulma ve küçülme süreci içinde. Bu küresel iklim değişikliğine ve erozyona katkı veriyor.

Diğer yandan meralar geriledikçe hayvansal üretim ancak hammaddeleri büyük ölçüde ithal edilen yoğun yemle yapılabiliyor. Bu da maliyet, döviz gereksinimi, çok su isteyen yem bitkilerinin üretimi için gerekli suyun çıkarılmasının getirdiği enerji ve bunun üretiminin ekolojik etkileri, kesif yemle üretilmiş hayvansal ürünlerin sağlık açısından getirdiği problemler, büyük hayvancılık işletmelerinin getirdiği ekolojik ve sosyal problemler gibi çok değişik ve çok boyutlu problemler ortaya çıkarıyor.

Bütün bu sorunların aşılması için meraların geliştirilmesi gerektiriyor.

 

Peki nasıl?!

© photocredit

Acil duyuru:
Yarın, yani 7 Aralık 2017 Perşembe yapacağımız “Başka Bir Mera Mümkün mü?” başlıklı konferans ve paneli bugün Ege Üniversitesi rektörlüğünün izin vermemesi üzerine iptal etmek zorunda kaldık. Bornova’da başka bir salon şu anda bulamadık. İki hafta önce resmi yazışma ile Ziraat Fakültesinden izin almıştık. Rektörlüğün etkinliğe bir gün kala izin vermeyeceği aklımıza hiç gelmedi. İleride bu etkinliği üniversite dışında tekrar düzenlemeyi düşünüyoruz. Saygılarla.
Tarım Ekonomisi Derneği adına
Tayfun Özkaya

***

Continue reading

Gelmedi hiçbir şey şu tavuklarına başına başka yerde…


 

Avrupa Birliği’nde Geldiği Kadar!

☤☣⚠AB’nin üretim ve tedarik zincirindeki zayıflıkları gözler önüne seren bu son kriz, aynı zamanda Birliğin gıda güvenliği mekanizmasının üye ülkelerin en zayıf halkası gücünde olduğunu gösteriyor.

☤☣⚠Hollanda ve Belçika’da yüzlerce tavuk çiftliğinin kapatılması, sorumlulara soruşturma açılması ve milyonlarca yumurtanın imha edilmesiyle sonuçlanan kriz, sadece Hollanda’da 150 milyon avroluk zarara neden oldu. Yayıldığı 17 AB üye ülkesinin toplamında çok ciddi maliyeti beraberinde getiren kriz, gıda güvenliğinde daha güçlü merkezi bir kontrol sisteminin gerekliliğini de gündeme taşıdı.

☤☣⚠26 Eylül’de Brüksel’de gerçekleşecek olan görüşmenin, AB’nin ve üye ülkelerin gıda güvenliği konusundaki işbirliklerinde yeni bir dönemi başlatıp başlatmayacağı merak konusu. Bununla birlikte, Avrupa bütünleşmesinin politik ve ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkan gıda krizi, AB liderlerinin ortak politika alanlarında çok yönlü iyileştirmeler yapmasına ve mevcut zafiyetleri gidermesine vurguyu da beraberinde getirdi.

© photocredit

***

Continue reading

Hayvanlar günâh işlemez…


Peki neden?

 

gunah

Aranızda günahsız olan kim varsa, bu Günahlıya ilk taşı o atsın..! – İncil; Bazı kimseler günahları yüzünden yükseltilirken, bazıları da üstün nitelikleri nedeni ile yerin dibine batırılır – William Shakespeare; Haram mal, insanın ruhuna üzüntü verir, kanını kurutur – Faust; Eğer günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip kendisinden af dileyecek bir başka topluluk yaratırdı – Hz.MuhammedGünahsız insan yoktur yerkürede. Büyük günah işleyebilme yeteneği her insana özgü değildir. Günahlar, karanlığı sever. Tıpkı yarasalar gibi… Hiç birimiz, günahlarımızı işlemekten korkmayız da, onların duyulmalarından ödümüz kopar. Hayvanlar, günah işlemesini bilmezler. Günahı ataları icat etmedi ki! Günahı işleyenler de insanlardır, işletenler de… “Günahsız İnsan” bulmak, zordan çok daha zor..! Günahlarımız, bizim gizli sığınaklarımızdır. Gizlilik girdi mi bir işin içine, o işin içinde tonlarla kir, pas, tonlarca günah var demektir…Bir taş ile beş kuş vurma ustalığı kazanmışlar, cömert davranırlar bazen, günahlarından arınmayı başardıklarını sanırlar; halka şirin görünürken daha acımasız soymaya devam ederler. Dört bin yıl önce de vardı bunlar, bugün de varlar. Bu yel böyle estikçe, bu makas böyle kestikçe, bundan sonra da var olacaklardır bu yok olası günahkârlar!

 

***

Continue reading

%d bloggers like this: