MENBİÇ VE “METAL FIRTINA”


Bizden gibi davranan ama bizden olmayanlara…
13 Şubat 2018

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Ankara, Menbiç!… Uluslararası medyada, NATO üyesi Türkiye ile ABD’nin karşı karşıya geldiğine, “stratejik ortaklar” arasındaki bölünmeye dikkat çekiliyor…[Syrian frontline town divides NATO allies Turkey and U.S.]

 

Uluslar arası kamuoyu bilmeyebilir; ancak bugün yaşananlar ışığında, acaba Türk kamuoyunda hiç “Metal Fırtına” isimli politik kurgu romanı (!) (2004, Timaş Yayınları) hatırlayan olmuş mudur? [Ve Metal Fırtına Operasyonu başlar…]

 

O kitapta yazılanlar ile bugün-son dönem Türkiye’de yaşananlar arasındaki “örtüşme” o kadar dikkat çekici ki!…

 

***

Continue reading

ÇİN’İN YOKSUL HALKINI E-TİCARETE DÂHİL ETMESİ VE ÖTESİ…


ÇİN’İN YOKSUL HALKINI E-TİCARETE DÂHİL ETMESİ VE ÖTESİ…
5 Şubat 2018

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Ankara – Pekin Yönetiminin, Xinjiang’ın (Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin) gelişmemiş küçük yerleşim yerlerinde e-ticaret inşasına yoğunlaşacağı; bölgedeki 120 aşırı yoksul nahiye veya kasabada, 120 e-ticaret hizmet noktası oluşturulacağı; bu suretle, bölgenin “yoksul” insanlarının, internet üzerinden, hem alış-veriş yapacakları, hem de faturalarını ödeyecekleri ifade edilmiştir. [Xinjiang’ın gelişmemiş bölgelerinde e-ticaret inşası yoğunlaştırılıyor]

***

Continue reading

ÇİN’İN AFGANİSTAN’A EĞİLMESİNİN GELDİĞİ ANLAM


ÇİN’İN AFGANİSTAN’A EĞİLMESİNİN GELDİĞİ ANLAM
3 Şubat 2018

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

©Prof.Dr.Osman Metin Öztürk

Ankara – Çin, Afganistan’a yeni bir büyükelçi atamış. [“Beijing sends in new envoy in sign it wants bigger role for Afghanistan in ‘New Silk Road”]Büyükelçinin iki özelliğine vurgu var: Sincan-Uygur Özerk bölgesinde yetişmiş olması ve “Bir Yol, Bir Kuşak” projesinde çalışmış olması…

***

Continue reading

Çin’in Küresel Açılımında Yeni Boyut…


 

Sarı Irk İdeolojisi!

Sovyetlerin çökme/dağılma sürecinde “tarihin sonu” tezi ortaya çıkmıştı; anlaşıldı ki, boş… Günümüzde ise, “Medeniyetler çatışması” tezi zemini üzerinde oluşturulan“maksatlı” söylemlerle yönlendirilen “radikal İslam” var… Bir tarafta söz konusu boşluk, diğer tarafta bu boşluğun doldurulması arayışları…

Kapitalizm, Liberalizm, Sosyalizm, Komünizm… Bunları savunanlar… Bugün neredeler, nasıl bir durumdalar? Sesleri duyuluyor mu? Bu ideolojiler, koşullardaki değişim dikkate alınarak gözden geçirilmiş mi, yeni sürümleri ile eskiden olduğu gibi karşılaşılıyor mu?

1990’lı yıllarda dillerden düşmeyen küreselleşme!… Ona ne oldu? Küreselleşmenin (küreselleşmecilerin) sesini duyan var mı? “Küreselleşme” olgusu konuşuluyor mu?

Bütün bunlar, bir taraftan ideolojik anlamda ve küresel ölçekte ciddi bir boşluğa, diğer taraftan da artma eğilimini yansıtan küresel bir düzensizliğe işaret ediyor.

İşte bu noktada, Çin Komünist Partisi 19. Kongresi sonrasında gelen işaretler, Çin’in bir ideolojiye sahip olduğunu ve bu ideoloji ışığında küresel bir düzen peşinde çalıştığı izlenimi yaratıyor.

Çin örneğinde ifadesini bulmuş bir ideoloji var. Çin, şimdi bu ideoloji üzerinden, ABD ve Rusya’nın boşluğunu doldurmaya ve bu suretle küresel yeni bir düzenin inşasına soyunmuş gözüküyor.

Peki bu nasıl olacak?

***

Continue reading

2018’de Dünyayı Neler Bekliyor?


 

Büyüteç Altındakiler!

Dünya genelinde çarpıcı gelişmelere sahne olan bir yılı geride bırakıp 2018’e girdik. 2017’de meydana gelen krizler, özellikle Ortadoğu ve Körfez bölgesiyle ile Ukrayna’da tırmanan çatışmalar, mültecilerin dramı ve popülizmin yükselişi gibi küresel sistemin sinir noktalarında etkisini artıran olaylar 2017’de kendilerinden sıklıkla söz ettirdi. Bunun yanı sıra, Brexit müzakereleri ve uluslararası arenanın kilit oyuncusu pek çok ülkede dikkat çekici isimlerin galibiyetleriyle neticelenen ulusal seçimler; liberal sistemin geleceği ve esen otoriter/popülist rüzgârlara ilişkin tartışmaların 2018’e taşınmasına sebep oldu.

Bildiğimiz dünya hızla değişirken, parametreler de farklılaşıyor ve insanlık olarak bir sistem değişimi ve eksen kaymasına tanıklık ediyoruz. Bu zor dönemde, AB’nin temelini oluşturan ve aslında Avrupa değerleri olmanın ötesinde evrensel değerler olan insan hakları, demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmaya ve bu değerleri korumaya almaya her zamankinden de fazla ihtiyaç var. Türkiye gibi kritik bir coğrafyada yalnız bölgesi için değil, tüm dünya için önemli olan bir ülkenin AB’ye yakınlaşması, kuşkusuz ki hem AB’yi güçlendirecek hem de bölge için bir motivasyon kaynağı olacaktır. Tüm zorluklara rağmen bu idealin bırakılmaması ve AB’ye entegrasyon için çalışılması 2018’de de önemini koruyan bir amaç olacak.

İKV olarak, 2018’de takip edilmesini önemli bulduğumuz 12 önemli olayı ele aldık. İKV uzmanları bu 12 olayın önemini sizler için yorumladı.

***

Continue reading

EU «In», USA «Out!?»


 

Yeni Küresel Lider Avrupa Birliği mi?

AB’nin ardı arkası kesilmeyen ticaret ataklarıyla sol şeritten son sürat gelmesinin ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında yarattığı uluslararası ekonomik düzende küresel ticaretin yönünü belirlediği liderlik koltuğundan yavaş yavaş kalkması ile aynı zamana denk gelmesi, Birliğin küresel ticaretin yeni lideri olup olmayacağı sorusunu akıllara getiriyor.

Küresel ticarette kim başrol oynuyor ve oyunun kurallarını belirliyor sorusuna eskiden “ABD” diye yanıt vermek daha kolaydı. Ancak şimdi AB’nin, Donald Trump yönetimindeki ABD’yi sollayıp geçtiği açık açık yazılıp çizilir hale geldi.

Trump, küresel çapta bir ticaret savaşının kazanını kaynatabilecek olsa da, kendisinden başka istekli görünmüyor ortalarda… Nitekim AB’nin son dönemde artan ticaret ataklarının, ABD’nin tehditkâr tavrıyla ve git gide küresel ticaretteki lider koltuğundan kalkmaya başlamasıyla aynı zamana denk gelmesi, AB’nin vazgeçilmez bir küresel ticaret ortağı olarak yıldızını parlatmaya başladı.

AB küresel ticaretteki yeni kural koyucu olmak istiyor da, bunu nasıl başarmayı düşünüyor, hazırlıkları, plânları veya programları neler?

© photocredit

***

Continue reading

Kudüs Üzerinden İsrail’e «Savaş Açmak…»


 

Faturasını Yine Vatandaşın Ödeyeceği Kötü Gidişat!

Türkiye’nin Doğu Kudüs’te Filistin Büyükelçiliği açması demek, İsrail’in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yok varsayması anlamına geliyor.

Diğer deyişiyle; İsrail açısından düşmanca bir davranışda bulunuyor, İsrail’e adeta “savaş açıyor!”

Ayrıca; BM Şartı’nı, BM sistemini de ihlal etmiş olacak. Bu da, son dönemde Türkiye’yi radikal ideolojilere destek vermekle suçlayan girişimlere ivme katacak ve dolayısıyla uluslararası sistemin dışına itilme sürecine âdeta «kanıt» sunmuş olacak

Bu durumda; ülkenin içerideki durumuna politik, ekonomik ve askeri/güvenlik açılarından bakıldığında, kendi eliyle kendi ayağını bağlamak olacak.

Peki muhalefet ne düşünüyor bu konuda?

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: