Bu; «Anayasa Lokum»udur…


 

Nobel’in Güvenli Patlayıcı Tozu: Yersen !

AKP’li vatandaş kararını son saliseye bırakma, şimdi ver; içine kapalı, ABD kontrollü yeşil dolarlarla beslenen ve de vergi mükellefleri sıfatınla, alınterinle, haram yemeden vatandaşlık görevini eksiksiz yerine getirerek katkıda bulunduğun hazineni, hiçbir hesap vermedikleri – Sayıştaş’a bile, – örtülü ödeneklerle har vurup harman savuran bir «Tek Adam» mı istiyorsun?

Her yaptıkları «yıkıcı» olan ; vergilerinizle yabancılara peşkeş çekip, belli bir süre için garanti verdiği ve de kazandırdığı köprü, otoyol, tünel ve bir iktidarın/hükümetin hizmet sektörüne girmesi gereken yatırımlar ile ülkeni ve toplumunu değil, kanını emen «sülükler»i mi zenginleştireceksin, daha doğrusu zenginliklerine zenginlik katmaya devam edeceksin ?

Zira ; sana sundukları bu lokum «rahat-ul hulküm» diğer deyişi ile; «gırtlak rahatlatan !» Bizler Batı Kültürü’nde (!) «Deep Throat» diyoruz aç sözlüklere bak, ne anlama geldiğini öğren, – Google Pictures’da ara ve bak – ve de «kıl yalamaya» bayılanlar olarak bu kadar ilerisine de izin verip ver(e)meyeceğini düşün !

«Boş Boğazlık»ta, patavatsızlıkta «Kasımpaşa Diplomasi» ağzında bir dediği diğerini tutmayan, deniz gibi çabuk değişen bir kadından daha da hızlı seyredenlerin, diğer deyişi ile bırakın lokumu, «akım derken, bokum diyenler»e ; bilmem kaç millik «kuş uçuşu» öteden, mesafeden Halikarnaslı Ejderha Bakış Açısı ile nasıl bakılıyor bir dinleyelim. Ne dersiniz ? Bir kere olsun Tanrı âşkına tv dizinizden, futbolunuzdan vakit ayırın…. (nö)

© photocredit

***

Continue reading

60. Yılında Avrupa Birliği ve Türkiye…


 

Sinoplu Diyojen AB’yi; Türk insanı da AB ufkunu arıyor!

Avrupa Birliği; Britanya’nın üyelikten ayrılma süreci ve AB karşıtı akımların güçlenmesiyle sarsılan birlik yeni bir gelecek inşa etme noktasına gelmiş bulunuyor. AB, bugün her zamankinden daha fazla siyasi bir birliğe ihtiyaç duyuyor.

Ancak AB, özellikle ekonomi ve ticaretteki başarılarına karşın siyasi birlik oluşturmada başarılı olamadı. Bu alanda reforma ihtiyaç duyuyor. Dayandığı değerlere samimi bir şekilde sadık ve sahip çıkan, dış politika, ortak savunma ve güvenlik alanlarında da birleşmiş bir AB gerekiyor Dünya için…

Türkiye ise hem kırgın hem de umutsuz bakıyor AB ufkuna. Kırgın çünkü kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Umutsuz çünkü Türkiye söz konusu olduğunda sudan sebeplerle önüne engeller dikilmesi bıkkınlık yaratıyor.

AB’nin Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve rayına sokmak için bu yeni süreçte hâlâ şansı var. Kendi değerlerine bağlı, Türkiye gibi aday ülkelere karşı dürüst ve açık bir politika izleyen bir AB olabilirse.

Ne diyorlar? Çıkmayan canda umut var…

***

Continue reading

From Winter Icy Turn to Spring Warming?


 

EU – Turkey Relations : On the agenda of the EP April Session

MEPs will discuss the state of play in Turkey, in particular the upcoming referendum, during the April plenary in Strasbourg.

The Committee on Foreign Affairs calls on the Committee on International Trade, as the committee responsible, to incorporate 11 suggestions into its motion for a resolution inter alia;

The modernisation and effective implementation of the Customs Union will further strengthen the already strong economic ties between Turkey and the European Union and will keep Turkey economically anchored to the EU;

Contribute to both sides engaging in a positive reform agenda while mitigating political tensions with Ankara on the deteriorating situation of the rule of law and fundamental freedoms in the country;

Because; democracy, the rule of law and respect for human rights, fundamental rights and fundamental freedoms; EU-Turkey trade relations are and must remain based on mutual respect for human rights and fundamental freedoms; Include a clause on human rights and fundamental freedoms in the upgraded C U making them a key conditionality;

The C U can only reach its full potential if Turkey fully implements the Additional Protocol vis-à-vis all Member States; Turkey continue not to open Turkish ports to Cypriot vessels and failed to apply to Cyprus the Additional Protocol to the Ankara Agreement;

The C U cannot be considered a direct or indirect replacement of accession talks;

Upgraded Customs Union could help Turkey to overcome the challenges it faces, and contribute to stabilising Turkey and providing growth for its citizens, if the necessary reforms are made by the government and Turkey returns to the path of democracy and the restoration of the rule of law;

***

Continue reading

Siz, önünüze atılan Hollanda Peyniri ile oyalanırken…


 

Türkiye, kendi felâketine yol açacak gelişmelerle karşı karşıya!

1) Referandum bahanesi ileri sürülerek Türkiye Rakka Operasyonu’ndan dışlanıyor. 2) Suriye Kürtleri’nin Özerklik ilân ettikleri Menbiç, ABD’nin üssü yapılıyor. 3) Rus askeri güçleri PYD kokartları ile dolaşıyor, ABD askerleri örneğinde gösterilen Türk tepkisinin Rus olunca esamesi okunmuyor TSK’nın ise; ABD, Rusya ve Suriye askerleri ve YPG güçleri ile karşı karşıya bulunduğundan dolayı ilerlemesi durma noktasına gelmiş bulunuyor. 4) Türkiye’nin güdümündeki muhalifler Astana Toplantısı’na katılmayı boykot ettiklerinden, Ankara oyunbozanlık etmekle suçlanıyor. 5) ABD Kuveyt dahil bir çok ülke ve bölgede asker yığınağını artırıyor. 6) Irak’ın parçalanması sürecinde Erbil merkezli Kürt Devleti’nin ilânı, Suriye’nin Federal Devlet yapısına kavuşturulması çabaları hızlanmışken, Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü derinden etkileyecek çeşitli gelişmelere Ankara suskun kalıyor. 7) Suriye Kürtleri’nin, tıpkı Irak Kürtleri gibi, federalizm üzerinden Şam’dan kademeli bir şekilde kopma sürecine girmesi ABD tarafından destekleniyor ve hedef kontrolü altında tutacağı bir bölge oluşturmak. Şam sessiz. 8) Türkiye kendi içinde federalizme sürükleniyor. 9) Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinin olumlu yönde değişmeye başlaması, Türkiye’ye olumsuz olarak yansıyabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Türkiye’nin desteklerden yoksun kalması mümkün. Sürekli ciddiyet ve güç kaybına sürüklenen Türkiye yükünü taşıyacak ülke sayısı azalıyor. 10) …Ve bütün bu gelişmeler Türkiye’yi kolayca hedef alınabilecek bir ülke konumuna sürüklüyor…

Referandum soslu Gouda peynir parçası ile oynamaya devam edin sizler…

***

Continue reading

Yumurtanın yarısı ve sarısı…(*)


 

Olan oldu, yok artık hiç kimseye bir faydası!

Hanımefendiler, beyefendiler Goeiemiddag!
Yumurtalar üzerinde yürürsün
Ama yumurta br kırılmaya görülsün,
Vursan da yumurtayı taşa,
Taşı indirsen de yumurtaya
Su katmış olursun pişmiş aşa
Ama yemeği yapmışsın,
Yetmemiş bir de altını yakmışsın,
Katar mısın şimdi suyu aşa
Yoksa der misin; çekilirmiş gelen başa
Hadi oldu olacak
Körükle gidelim ataşa
Oysa gerekmez miydı bırakmak tadında
Atalarımız dememişler boşuna;
Civcivini cılık etmemek için
Hor bakmayacaksın yumurtana
Ve eklemişler;
Fol yok yumurta yok niçin takarsın kulpunu
Yumurtaya
Varmış gibi yumurta küfesi sırtında
Yumurtadan yeni çıkmışçasına
Israrla dayanmışsın Hollanda’da kapıya
Zafer kulunuz hiç hoşnut değildir bu işten
Oturmuş yazmış Çin ilinden
Olan olmuştur yumurtaya
Türk Milleti’ne olduğu gibi
Artık ne yapıştırabilirsin yumurta kabuklarını
Ne de onarabilirsin kolayca sebep olduğun
Kutuplaşmalarını – nö.

[*]

***

Continue reading

OECD Interim Economic Outlook: Modest pick-up in global growth…


 

…But, will risks derail the modest recovery?

Global economic growth is expected to pick up modestly next year to around 3.6 % from a projected 3.3% in 2017 but risks of rising protectionism, financial vulnerabilities, potential volatility from divergent interest rate paths and disconnects between market valuations and real activity hang over the outlook

The projected improvement largely reflects continuing and expected combined fiscal and structural initiatives in the major economies – notably China, Canada and the United States – together with a slightly more expansionary stance in the euro area, which could be more ambitious.

Growth is still too weak and its benefits too narrowly focussed to make a real difference to those who have been hit hard by the crisis and who are being left behind. Now, more than ever, governments need to take actions that restore people’s confidence while at the same time resisting turning inwards or rolling back many of the advances that have been achieved through greater international co-operation.

© photocredit

***

Continue reading

Düşük karbonlu ekonomide son durum…


 

Çözüm, ‘fosil yakıtsız bir gelecek’ bekliyor!

fosil_yakitsiz_bir_gelecek

Trump Dönemi’nde Washington’un Paris Anlaşması’nın uygulanmasındaki takınacağı tavır endişe yaratırken; AB’nin küresel rolü hayatî önem taşıyor. Bu noktada AB’nin, ulusal ETS kurma hedefini sürdüren Çin ile olan yakınlaşmasının mercek altına alınması gerekiyor.

AB’nin politika alanlarını değerlendirirken, AB’ye üye olan veya Türkiye gibi aday ülkelerin Birlik’e uyum sağlamaları için yapılan her çalışma, bir bütünün parçası olma hedef ve özelliğini koruyor.

Ulusal boyutta Türkiye’deki en önemli sorunlardan biri emisyonlardaki artış hızı. Bu hız tüm sektörlerde görülüyor. Nitekim, Türkiye’ye ait veriler artık uluslararası raporlardaki yerini daha sık almaya başlamış bulunuyor.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının en az yüzde 30’a yükseltilmesi ve tüm kömür rezervlerinin kullanıma açılması aynı hedef tablosunda yer alıyor. Türkiye’de fosil yakıta olan bağımlı bir üretim modeli, yeni küresel politikaların belirlendiği dönemde ve sonrasında gerçekçi olmayacak. Ulusal boyutta atılacak her adım Türkiye’nin BM nezdindeki taleplerinin karşılanmasında etkili olacaktır. Türkiye’ye ait resmi verilerin az rastlanır olduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Bu noktada şeffaflık ilkesinin de yeni sistemin önemli kurallarından biri olduğu unutulmamalı.

Peki bu alana ilişkin bir «Durum Muhasebesi» yapmak gerekirse neler söylenebilir?

***

Continue reading

%d bloggers like this: