Giderek artan iç ve dış tehditler…


 

…ve Türkiye’nin acilen güncellenmesi gereken Ulusal Güvenlik Stratejisi…

kurtt

ABD’nin Orta Doğu’daki muhtemel “geri kazanım” hamlesi nin ağırlıklı bir şekilde proxy unsurlar üzerinden olması beklenmelidir. Bunlar da hiç kuşkusuz; bölge ülkeleri, IŞİD ve Kürt Hareketi olacak.
Türkiye’nin karşısında bugün, 1266 km uzunluğunda bir Kürt Koridoru ile burun buruna gelme olasılığı mevcut. İran ile mevcut 534 km’lik sınırı da eklenince bu mesafe 1800 km’yi buluyor. Buna Hatay ve İskenderun Körfezi de dahil. Kürt Hareketi’nin İran boyutunun da dikkate alınması gerekiyor çünkü bunun arkasında da yine ABD bulunuyor. Saddam’a karşı kullanılan Kürtlerin, bugün Türkiye’ye yöneltilmeyeceğinden hiç kimse emin olamaz.

Öte yandan, Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri de unutulmamalı. Rusya’nın Kürt hareketine ilişkin görüntüsü somut değişiklik işaretleri veriyor. Moskova’nın Kürt hareketi ile olan ilişkileri, ivme ve canlılık kazanmış bulunuyor.

Etnik ya da dinsel temelli ayrılıkçı hareketlerin dış devletlerce “ortak düşman”larının aleyhine kullanıldığına dair örneklerle doludur Tarih! Çünkü terörizm, kolay ve ucuz bir dış politika aracı dır. PKK’nın da bugüne kadar hem ABD hem de AB tarafından Türkiye’yi hedef alan “dış politikaların” bir aracı olarak kullanıldığı bir sır değil. Sözde YASAKLAMA kararlarına karşın…

Uluslararası ilişkilerinde Türkiye’nin gerçekten başı belâda. Ve bu belâ da, münhasıran Kürt hareketi ile ilgili olacak. Peki ne yapmak gerekiyor?

© photocredit

***

Continue reading

EP/Turkey: Modernisation of the Customs Union


 

Committee on Foreign Affairs: Decision Time Feb 28, 2017

tr_eu

La commission des affaires étrangères invite la commission du commerce international, compétente au fond, à incorporer dans la proposition de résolution qu’elle adoptera les suggestions suivantes:

1. souligne que la modernisation de l’union douanière consolidera les liens économiques déjà forts entre la Turquie et l’Union européenne, et que la Turquie garderait ainsi un point d’attache économique avec l’Union européenne; estime que le renforcement des relations commerciales pourrait apporter des avantages concrets aux populations de la Turquie et des États membres de l’Union européenne, et favoriserait également la participation des deux parties à un programme de réformes positif tout en atténuant les tensions politiques avec Ankara sur la dégradation de l’état de droit et des libertés fondamentales dans le pays;

2. note que l’amélioration des relations commerciales UE-Turquie constitue un volet important des efforts déployés par l’Union et la Turquie afin de renforcer leurs relations dans des domaines clés d’intérêt commun recensés lors du sommet UE-Turquie du 29 novembre 2015 et dans la déclaration UE-Turquie du 18 mars 2016; précise qu’une telle consolidation revêt une importance accrue maintenant que les négociations d’adhésion sont au point mort malgré les intérêts stratégiques considérables, à court et à long terme, partagés par l’Union européenne et la Turquie, par exemple en ce qui concerne le commerce, les migrations, la lutte contre le terrorisme, l’énergie et la stabilité dans leur voisinage;

3. prend note du rapprochement récent de la Turquie et de la Russie, ainsi que des déclarations du gouvernement turc quant à l’adhésion possible du pays à l’Organisation de coopération de Shanghai; rappelle que l’Union européenne est le principal partenaire commercial de la Turquie et que deux tiers des investissements étrangers directs réalisés en Turquie proviennent d’États membres de l’Union européenne; souligne que l’union douanière exige que la Turquie aligne sa législation sur l’acquis communautaire;

4. met l’accent sur les défis géopolitiques et économiques croissants qui se posent à la Turquie en raison de l’instabilité de son voisinage, du terrorisme et à la suite de la tentative de coup d’État du 15 juillet 2016; souligne que, si le chaos et l’instabilité au Moyen-Orient, l’annexion de la Crimée par la Russie et l’intervention russe en Ukraine ont des répercussions négatives sur les échanges extérieurs de la Turquie dans son voisinage, une union douanière renforcée peut aider la Turquie à surmonter les défis auxquels elle est confrontée, tout en contribuant à faire de ce pays un pilier de stabilité et un moteur de croissance pour sa population, à condition que le gouvernement entreprenne les réformes nécessaires;

5. se félicite que l’alignement de la réglementation turque sur les normes de l’Union européenne à la suite de la conclusion de l’union douanière ait rendu la Turquie plus compétitive; estime que la modernisation de l’union douanière fournirait à la Turquie une occasion de revoir son modèle de croissance et d’échapper au «piège du (pays à) revenu moyen»; se félicite du fait que le renforcement de l’union douanière aura une influence positive sur la gouvernance économique de la Turquie et consolidera les organes réglementaires indépendants de ce pays;

6. invite la Commission à incorporer dans l’union douanière renforcée entre la Turquie et l’Union européenne des références politiques concernant les droits de l’homme et les libertés fondamentales. [See inside all documents in English, Français, Deutsch & Nederland]

***

Continue reading

«Abbas» zorda değil, belâ dolu bataklıkta kurtarıcı bekliyor…


 

…ve kime el uzatacağının, kimden destek bulabileceğinin arayışında!

icki

Ancak; “çıkar” olgusunun uluslararası ilişkilerde belirleyici olduğu da unutulmaması gerekiyor. Fransızca’da donnant donnant; İngilizcede de give and take diye geçen ve de Türkçe’ye ne verirsen onu alırsın geçerli. Buna Türkiye açısından; güvensizliği de içeren Türkiye algısını da ekleyin ve sonra Ankara’nın Pazarlık Gücü konusunda tahminler yapın. Hiç merak etmeyin Türkiye’ye güven duyulmuyor olsa da, bu yalnızlık ve zayıflık ortamından azami istifade edebilecekler, ne verirsen onun karşılığını alırsın pazarlığı adı bile verilemeyecek uzlaşmada Ankara ile çalışmayı sürdüreceklerdir! Bu yüzden Referandum Erdoğan açısından hayatî önemde. Zira, iç ve dış politika arasındaki karşılıklı bağımlı ilişki inkâr edilemez ve eğer iç politika, daha çok dış politikaya bağımlı yapılır hâle gelmişse, Cumhurbaşkanı’nın Körfez Gezisi’nin iyi irdelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda akla gelen sorular şunlar: 2002 yılından bu yana Türkiye’yi yöneten siyasal iktidar Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde bir güven sorununa yol açmış ise; Nisan ayındaki referandum, Türkiye’nin muhatabı olan aktörler tarafından bu iktidardan kurtulmak için bir fırsat olarak mı görülür, yoksa bu iktidara destek mi verilir? Destek verilirse, destek verenlerin bunda çıkarı ne olabilir ya da ne karşılığında destek verebilirler? Bileniniz var mı!

***

Continue reading

Trump-Putin yakınlaşması…


Medeniyetler Çatışması’na Doğru (mu?)!

 

Türkiye; hatalı politikaları ile Orta Doğu’daki sarsıntılı değişimin baş aktörlerinden biri olduğu gibi, bölgeyi çağrıştıran olumsuzluklar ile birlikte anılan bir ülke haline gelmiş bulunuyor. Türkiye’nin ayrıca, Batı tarafından ortada ve yalnız bırakıldığı da bir sır değil. Bunun sonucu olarak; bölgesel kriz yön değiştirip Türkiye’yi hedef alan bir mecraya sürüklenmiş görünüyor. Trump-Putin yakınlaşmasının somutlaşması hâlinde, bu ikilinin bölgedeki Türkiye engelini aşmalarına yardımcı olma ihtimalini de yok değil. Washington ve Moskova’nın aşırı ve cihatçı İslami gruplara bakışları örtüşüyor. Yakınlaşma, stratejik bir mahiyet kazanırsa ikiliyi İslam Dünyası ile karşı karşıya bırakacak, örtülü şekilde İslâm içi çatışmayı teşvik ve tahrik etmek suretiyle de İslam ülkelerinin birbirlerine düşmelerine bile yol açacaktır. Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Çin’i hedef alan bir tablo ortaya çıkaracaktır. Bu tabloda, Türkiye’nin içerideki ve dış ilişkilerindeki mevcut durumun hem kendisi hem İslam Dünyası hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından kritik bir eşiğe gelmesi rizikosu da yüksektir. Peki bu tabloda küresel güç olma yolunda ilerleyen Çin’in konumu ve izleyeceği muhtemel politika ne olabilir?

 

© photocredit

***

Continue reading

«Şeytan!» da körelmiş olmalı…


 

Bakın bir Fenerli ne diyor bu işe?

fenerbahce_ataturk

Kuruluş tarihi her ne kadar 1907 yılı olsa da, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk ziyaret ettiği 3 Mayıs 1918’den alıntı yapılarak 3 Mayıs 1907 olarak değiştirilmiştir. [Ata’nın FB’yi Ziyareti]Atatürk; Şeref Defteri’ne; ’Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifasi ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim.’ Kaydı düştüğü bu müstesna yuvanın kuruluş tüzüğünde de şu yazar; Kulübün takip ettiği amaç: Memlekette bedenî ve fikrî terbiyenin yayılmasını sağlamak. Vatan gençlerini vatanın korunmasına, zorluklara ve seferberliklere hazırlamaktır!. 1907’liler şimdi acaba ‘Haydi Vatan Korumasına; Haydi Zorluğu Aşmaya; Haydi Referandum Seferberliği’ne kampanyası başlatmayı; ceplerı ile egolarını FB’nin kuruluş ilkelerine aykırı davranarak ön plâna geçiren«İblisler»e ders vermeyi düşünüyor mu? Öyle değil mi ama, ‘Fenerbahçe Cumhuriyeti’ haydi göreve! – nö.

 

***

Continue reading

ULUSLARARASI YOLSUZLUK ALGI ENDEKSİ 2016


TURKEY!

 

transparency_turkey

Türkiye 9 basamak birden gerileyerek 176 ülke arasında 75. sırada yer aldı. Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi puanı ve sıralamadaki yeri 2013 yılından beri çarpıcı bir biçimde gerilemeye devam ediyor. 2016 yılı Endeks sonuçlarına göre Türkiye, bir puanlık düşüşle 41 puan aldı.

Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele alanındaki gelişmeleri takip edememesi nedeniyle, önceki yıllarda alt sıralarda bulunan birçok ülke bu yıl ön sıralara geçti.

AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin, son sıradaki Bulgaristan ile aynı puana sahip olduğu görülüyor. G20 ülkeleri arasında 2014’te 10, 2015’te ise 12. sırada bulunan Türkiye, 2016 yılında da 13. sıraya düşerek endişe verici gerileyişini sürdürdü.

2016 Yolsuzluk Endeksi sonuçları yolsuzluğun dünyadaki temel nedenlerinin; sosyal eşitsizlik, cezasızlık uygulamaları, otoriter yönetimler, kurumsal zayıflık, hak ve özgürlük ihlalleri, savaş ve ekonomik istikrarsızlık olduğunu gösteriyor.

 

Corruption Perceptions Index 2016

***

Continue reading

Trump Dönemi…


president_trump

”Semer” Sabit, “Semer Vuranlar”ın değişmesi mi?!

© photocredit

Başarı, sabra bağlıdır; Sabırsız çiftçi harman, sabırsız öğrenci irfan sahibi olamaz; Sabırsız asker, zaferi; sabırsız çırak, hüneri elde edemez; Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde de eksilmeyen sevgidir; Ne fark eder ki, bir kör için elmas da bir, cam da. Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma; Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur; Gönül kazanmak istiyorsan, sevgi tohumu ek…

***

Continue reading

%d bloggers like this: