OECD: Turkey…


 

The economy has recovered from the shocks of 2016

☪ Economic growth is projected to edge up to around 3½ per cent in 2017 and 2018. Consumer price inflation is back in double digits and disinflation is projected to be slow.

☪ Fiscal and other measures, supported by a pick-up in export demand, have stimulated private consumption and investment. Their impact on public finances and the quality of credit allocation should be monitored. Faced with sharp exchange rate depreciation and rising inflation expectations, the monetary stance has been tightened, but explicit increases in the main policy rate are warranted.

☪ Increasing net exports through further integration in global and European value chains is crucial for job creation in the face of a high unemployment rate, without further increasing the current account deficit. To this effect, the long-planned, though now uncertain, deepening of the customs union agreement with the European Union and its extension to agriculture and service sectors is key. To make the most of the resulting opportunities, up-skilling programmes should be implemented not only for young workers but also for entrepreneurs and low-skilled workers.

[Full Chapter]

Turquie – Projections économiques .

***

Continue reading

Şiir Pazarı: Mazi ve Yalnızlık…


 

Tükenmişlik ve Umutsuzluk arasında Gidiş-Geliş!

Tertemiz şeylerden sözedeyim
İlk sevdalarımdan, ilk dostlarımdan.
Ne toprağın kokulu çiçekleri
Ne yıldızlar
Ne vahşi gönüllü, vahşi ruhlu insanlar ;
Hiç, hiç bir şey kalmıyor ebedi olarak,
Her şey kuruyor sabah çiğleri gibi.
Ama bir şeyler kalıyor ki çok kıymetli.
İşte bu kalıntıların parıltısı
Bir emanet sanki sonsuzluğa.
Çimenler üstünde oturmak
Dostlarla bir şeyler okumak
Dolaşmak yıldızların altında
Gelecekten konuşmak…
Rüyalar boyunca fakir çocuklar
Zengin görünüyor insana
Bir kız sevmiştim bir zamanlar
Sessiz – sedasız
Ne dilerse yapacaktım benden
On dördünde ay gibi tamdı sevdamız
Ama şimdi zamanın külleriyle örtülüdür
Gönlüm baştan başa.
Uzun uzadıya yeretti bunlar hafızamda
Koca bir ömür boyu
Mezarlarında kaldı sevdalarım
Artık genç de değilim ki
Zaman gelip geçiyor yanımdan.
Hala gençlik var ya dünyada
Ve her yerde açılıyor ya genç gönüller
Gelin ey genç dostlarım
Vahşi diyarlara göç edelim
Ve masmavi göğün altında
Temiz, tertemiz şeylerden sözedelim
Huzur ve rahatlık bunda.

Ho Chi-Fang

***

Continue reading

Barzani’nin, İsrail ve ABD destekli yayılmacı girişimleri…


 

Musul ve Kerkük Kürtlerin eline mi geçiyor?

☪ Türkiye’nin Musul konusundaki ısrarının arkasında yer alan en temel etken, bu vilayetin sınırları içinde yaşayan nüfusun çok büyük bir çoğunluğunun Türk/Türkmen olması, vilayet toprağının Türkmenlerin ata toprakları olmasıdır.

☪ Kürtlerin Kerkük’te “kendi hukuklarını” yaratma çabası içinde oldukları ve Kerkük İl Meclisi’nin kararının da buna örnek teşkil ettiği anlamına gelmektedir. Ancak yerleşik uluslararası hukuk, yürürlükteki Irak Anayasası ve diğer ilgili mevzuat himaye edici değil. Kürtlerin Kerkük ile ilgili tasarrufları, uluslararası hukuk ve Irak iç hukuku muvacehesinde yok hükmündedir.

☪ Kürt Yöneticiler, bugün çok farklı şeyler söyleseler de, o toprakların Türk/Türkmen kimliğini “silmek” için dün tapu ve nüfus kayıtlarını tahrip edenler de onlardır. Ve söyledikleri, dünkü gerçekleri örtmeye/unutturmaya yetmemektedir.

☪ Erbil ve Kerkük ile gelişmeler; “perde” gerisinde kalmaya özen gösterse de, daha çok İsrail ile bağlantılı bulunmaktadır.

☪ Bağımsızlık referandumunun alınış biçimi ve koşullar dikkate alındığında, Kerkük’ü de kapsayacak referandumdan kuvvetle muhtemel Barzani’nin istediği sonucun çıkacağı; bunun da, müteakiben Kerkük’ün yeni statüsünü belirlemek için yapılacak ikinci referanduma yansıyarak Kerkük’ün “Irak Kürdistanı”na bağlanacağı anlaşılmaktadır. Kerkük’ün bu suretle “Irak Kürdistanı”na dâhil olması, Kerkük petrollerinin Irak Kürtlerinin (dolayısıyla ABD’nin ve İsrail’in) kontrolüne girmesi anlamına gelecektir.

© photocredit

***

Continue reading

KADER VE İLAHİ ADALET


 

Kaderimiz, hak ettiğimizdir.

Eğer Allah seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok! Lakin kader seni benden almışsa, ağlamaya lüzum yok.
Şems-i Tebrizi.

Er ya da geç iyilik kazanır. Er ya da geç temiz yürekler huzura kavuşur. Er ya da geç adalet yerini bulur. İyisi mi neysen ‘O’ ol. Sana yalan söyleyene,iftira edene kızma. Yalan da iftira da döner dolaşır sahibini bulur. İlahi adalet şaşmaz.
Aret Vartanyan

Hiç kimse kaderini değiştiremez ve kaderinden kaçamaz.
Goethe.

Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
Kuran’ı Kerim Ayet (42/30)

Bir insan, hakları için değil çıkarları için daha büyük bir savaş verir.
Napoleon Bonaparte

Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.
Ayet 10/44

Kaybetmeye razı olmadığın hiçbir şeyi kazanamazsın.
Jackson Pollock.

Adalet nerede hesap sorarsa, merhamet orada haklarını kaybeder.
George Duhamel

Kendi geleceklerimizi kendimiz hazırlar, sonra da kader deriz.
Disraeli.

Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.
Ayet 16/111

Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.
Einstein.

Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır.
Hadis-İ Şerif

© photocredit

***

Continue reading

«Ring of Fire…»


 

Etrafı Giderek Çevrelenen Türkiye!

☪ ☫ Irak üzerindeki İran nüfuzunun çok ciddi bir noktaya geldiği, artık açıkça herkes tarafından görülebilen bir husus. İsrail, Tahran’ın Suriye’de deniz ve hava üssü kurma niyetinde olduğunu ileri sürmekte. İran böylece, Doğu Akdeniz’de askeri ve enerji alanlarında varlık gösterme olanağına sahip olacak.

☪ ☫ Türkiye ise, İskenderun Körfezi ve Hatay üzerinden, Doğu Akdeniz “çanağı”nın kuzey ve kuzeydoğu bölümüne hâkim bir konumda. Doğudan İran’a komşu olan Türkiye, artan İran varlığı nedeniyle, güneyden de komşu olma noktasına geliyor. Doğu Akdeniz kıyısına da İran erişirse, bu noktada da komşusu olacak. İran’ın Güney Kafkasya ülkeleri üzerinden Karadeniz’e açılma çabası içinde olduğu da biliniyor. Türkiye’nin İran ile “çevrelenmesi” ya da İran’ın Türkiye’yi “çevrelemesi” belirginleşmiş oluyor.

☪ ☫ Bu tablo karşısında Ankara’nın dış politika yaklaşımlarında görülen tutarsızlıklar ve istikrarsızlıklar bir belirsizliğe ve güvensizliğe yol açmış olduğu için, isabet derecesi yüksek bir öngörüde bulunmak güç.

☪ ☫ Ankara’nın önündeki her seçenek ihtimali de rizikolu. a) ABD’nin ve İsrail’in Kürtlere açıkça verdiği destek ve bunun Türkiye’de yol açtığı ülke ve ulus bütünlüğünü koruma endişesi Ankara’yı İran ile birlikte hareket etmeye itebilir; b) Sünni İslam kimliğini öne çıkarması ve Riyad’a yakın durması hâlinde etrafını İran’ın çevrelemesi halinde durumu ciddileşir; c) İran’ın güçlenmesi ve bölgesel dengeleri lehine değiştirmeye başlaması, Ankara’yı ABD’ye, İsrail’e ve Suudi Arabistan’a yönlendirebilir…

☪ ☫ Türkiye’nin İran kaynaklı güncel endişelerinin uygun ve güvenilir bir şekilde karşılanmasına bağlı olarak, Irak ve Suriye konusunda benzer bir yaklaşım içinde olmaları, daha gerçekçi ve uygulanabilir gözüküyor. Bu durum, Moskova’nın Türkiye-İran ilişkilerinde daha yapıcı bir rol oynamasına hizmet edebilir.

☪ ☫ Peki, Erbil’in bağımsızlık referandumu için öngördüğü 25 Eylül yaklaşırken neler söylenebilir?

***

Continue reading

«Küçük» ama «Marifeti Büyük» ülkeler…


 

…ve Dış Politikası dibe vuran «Büyük” ve Güçlü”»Türkiye…

Bilgi, her alanda güç demektir. Hiç şüphesiz, buna dış politika/diplomasi de dâhildir. Türkiye’de ortada olana bakıldığında, Ankara’nın, ya bilgiye-bilgi üretimine yatırım yapmadığı ya da bundan her neyi anlıyorsa, bu anlayışının ve bu anlayışa dayalı uygulamasının işe yaramadığı çıkarılmaktadır. Dış politikada dip yapmış değerli (!) yalnızlık, bunun çok somut bir işareti niteliğindedir.

***

Continue reading

«Ortak Değerler» sarsıldı, insanlar farkında…


 

Ama ne kıpırdayan var ne de birleştirici!

⚔ Başkasını ve kendini iyi tanırsan, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip, kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmekten yoksunsan, her savaşta tehlikedesin demektir.

⚔ Mükemmellik savaşta çarpışarak kazanmak değil, en iyi stratejiyi güderek savaşmadan kazanmaktır.

⚔ Kurnazlık ve gizlilik denilen kutsal sanat! Senin sayende görünmez olmayı; senin sayende duyulmaz olmayı öğrenip, düşmanın kaderini elimizde tutuyoruz.

⚔ Zafer sırasında uyguladığım taktikleri herkes görebilir, ancak kimsenin göremediği, zafer yolunu açan stratejilerimdir.

⚔ Dostlarını kendine yakın tut ama düşmanlarını daha da yakınına al.

⚔ İnsan doğası gereğince zora düşmeden, yeteneklerini sonuna dek kullanmaz.

⚔ Plânlarını gece gibi karanlık ve geçilmez yap ve harekete geçtiğinde bir yıldırıma dönüş.

⚔ Dövüş ustası olanlar öfkelenmezler, kazanma ustası olanlar korkmazlar, akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.

Sun Tzu

⚔ Başarılı bir eylem; başına vurulduğunda kuyruğu ile, kuyruğuna vurulduğunda başı ile, orta kısmına vurulduğunda başı ve kuyruğu ile birlikte hareket eden hızlı bir yılan gibi olmalıdır.

⚔ Disiplin ve sukunetle düşmandaki düzensizliği, kargaşayı beklemek – insiyatif kullanma sanatıdır.

***

Continue reading

%d bloggers like this: