G7 summit, 08-09/06/2018 : Agenda…


© photocredit

***

Continue reading

İklim Değişikliği: Mücadelede Neredeyiz?


 

Farkında mısınız, Politikacılar Yüzünden Dünyamız Tehlike Altında!

Beş eylem alanı öne çıkıyor: a) emisyonları azaltma, b) iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama, c) finansman sağlama, d) ortaklık ve e) liderlik.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak birincil amaç olsa da, iklim değişikliği şu an hâlihazırda hayatımızı etkiliyor ve kısa vadede çok daha büyük zorluklar oluşturması ihtimali çok yüksek. Bu konuda Yeşil İklim Fonu’nun etkisi çok önemli olduğundan, bu mekanizmanın en iyi şekilde hayata geçirilmesi için bu fona üye olan, özellikle de bağış yapan devletlerin rolü çok büyük.
Siyasi liderler yol gösterdiği sürece, şirketlerin ve vatandaşların bu yoldan yürümesi çok daha kolay olacaktır. Buna, düşük karbonlu iklim-esnek politikalar yaparak başlanabileceği düşünülüyor.

© photocredit

Peki ya Türkiye ne yapıyor?

Türkiye, 1992’de UNFCCC imzalandığında OECD ülkesi olduğundan, diğer gelişmiş ülkelerle birlikte Ek-1 listesinde yer alıyor. Gelişmiş ülkelerden oluşan Ek-2 ülkelerince sağlanan finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme imkânlarından yararlanamıyor. Türkiye Paris Anlaşması’na taraf olmayı Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartıyla kabul etmişti. Türkiye, 2020 yılı için bir hedef koyma zorunluğu altına girmeyip, 2030 yılı hedefleri için de referans senaryoya göre kendi ulusal koşul ve kapasitesi ile doğrultulu olarak yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fona en büyük mali destek sağlama vaadinde bulunan ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının ardından, mali destek sözü tutulmadığı takdirde anlaşmanın TBMM’den geçemeyeceğini belirtti. Berat Albayrak da Türkiye’nin hedefinin, ithal kömürün payını azaltıp, en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak amacında olduğunu açıkladı. AB üye ülkeleri sera gazı azaltımı hedefleri doğrultusunda termik santrallerini kapatırken, AB içerisinde en fazla sera gazı artışına neden olan Türkiye’nin kömür teşvikinde bulunması, iklim değişikliği hedeflerine öncelik vermediğini gösteren bir tablo ortaya çıkarıyor.

Diğer deyişi ile ‘No Money No Climate Change…!

 

Oysa 24 Haziran Seçimleri için «örtülü, örtüsüz» harcanan paraların miktarına bakınca, sokaktaki vatandaşın ve gelecek kuşakların gerilerde kaldığı, refahla dengeli sağlık koşullarının dikkate alınmadığı anlaşılıyor. (nö)

***

Continue reading

Akkuyu Nükleer Santrali ve Güvenlik…


AB’de Nükleer Enerjiye Sahip Ülkeler Hangi Kurallara Riayet Ediyorlar?

Cumhuriyetimizin 100. yılını enerji alanında tarihî bir eserle taçlandıracağız

 

Akkuyu will significantly contribute to the Turkish Economy

 

***

Continue reading

EU : Court of Auditors’ Special report on Turkey


 

EU pre-accession assistance to Turkey: Only limited results so far

As a key foreign policy partner and candidate for EU membership, Turkey is the top beneficiary of EU aid outside the EU. We audited the effectiveness of 3.8 billion euro in pre-accession assistance in the areas of the rule of law, governance and human resources. We found that the assistance is generally well-designed and projects deliver outputs. However, mainly due to a lack of political will and because the Commission has made little use of conditions, EU assistance has insufficiently addressed some fundamental needs and the sustainability of results is often at risk. We therefore consider the effectiveness of the funding to be only limited and make a number of recommendations for improvements, including better targeting of funds and increased conditionality.

L’aide financière octroyée à la Turquie par l’UE n’a eu qu’un effet limité

De financiële bijstand van de EU voor Turkije had slechts een beperkt effect

EU-Finanzhilfe für die Türkei zeigte nur begrenzte Wirkung

***

Continue reading

UMUDUMUZ AB…


 

O da bekler durur kımıldasın AKEPE!

2017 yılı bir yandan Türkiye ve AB’de önemli gelişmelerin yaşandığı, öte yandan ikili ilişkilerde katılım müzakerelerinin başlamasından bu yana geçen süre zarfındaki en ciddi krizlerin ortaya çıktığı yıl olarak tarihteki yerini aldı. AB’nin önemli ülkelerindeki seçimler AB’nin geleceğini şekillendirmek açısından büyük önem taşısa da seçim sürecinde Türkiye ile yaşanan gerginlikler Türkiye-AB ilişkilerindeki çatlağı derinleştirdi.

2018 yılı başında gerçekleştirileceği açıklanan Türkiye- AB Zirvesi taraflar arasında diyaloğun artırılacağı ve ilişkilerin yeniden rayına oturacağı yönündeki umutları tazeledi.

Kuşkusuz hem Türkiye hem de AB kendi iç ve dış sorunlarıyla mücadele için büyük çaba harcaması gereken dönemlerden geçiyor. Ancak bundan 3 yıl önce İKV’nin 50’inci yılında başlattığımız kamuoyu araştırmamız bize önemli bir noktayı işaret ediyor. Son üç yıldır Türk halkı AB üyeliğine desteğini artırarak sürdürüyor. Elinizdeki araştırmada bu desteğin nedenleri, bölge, yaş ve cinsiyete göre dağılımları gibi detaylar yer alıyor. Tüm bu verilerin ötesinde gördüğümüz ise AB üyeliğine verilen bu güçlü desteğin her iki tarafın karar alıcılarına ve sivil toplumuna daha çok çaba göstermek, birbirini daha iyi anlamak ve daha yaşanabilir bir yarın bırakmak için sorumluluk yüklediği.

***

Continue reading

AB’nin Döngüsel Ekonomi Vizyonu


 

İyi de Nedir Bu Döngüsel Ekonomi Dedikleri?

Uzun yıllar bireylerin ekonomik faaliyetlerine yön veren doğrusal ekonomide kaynaklar, “üret-tüket-at” yaklaşımı ile kullanılıyordu. Üretim için kullanılan kaynaklar yaşam döngüsü sonunda ekonomiden uzaklaştırılıyor, bu sebeple de her seferinde doğadan birincil ham madde alınıyordu. Öte yandan sürekli yenilerinin kullanılmasıyla azalmakta olan kaynakların artan ihtiyaçlara daha fazla cevap veremeyeceğinin idrak edilmesiyle, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm sesleri yükselmeye başladı. Bu durum ekonomiyi, yeni üretim modelleri aramaya itti. Dolayısıyla öncelikle atık ve çöp arasındaki ayrım gün yüzüne çıkmaya başladı.

AB Komisyonu şimdi; çevre dostu yatırımlar için AB’nin küresel sistemdeki en uygun yer haline gelmesini, kaynak verimliliğinin yükselmesini, kısıtlı ham maddelere bağımlılığın azalmasını ve böylelikle rekabet gücünün AB çapında artmasını amaçlıyor.

Hedeflerden bazıları şöyle: 2030 itibarıyla Birliğin kentsel atıklarının yüzde 65’inin ve ambalaj atıklarının yüzde 75’inin geri dönüştürülmesi; yiyecek atıklarının 2030 yılında ilgili sürdürülebilir kalkınma hedefine paralel olarak yarıya indirilmesi; ikincil ham maddeler için kalite standartlarının getirilmesi; Tek Pazar’da organik ve atık bazlı gübrelerin tanınırlığının sağlanması; denizlerdeki çöplerin azaltılması ve suyun tekrar kullanılması.

Peki nerede kaldı o eskilerin doğrusal ekonomi modeli

***

Continue reading

Hayvanları Dövüştürmekten «Şereflenmek…»


 

…Ve Elbette Cepleri Doldurmak!

İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.
Aziz Nesin

 

Köpekler centilmedir. Umarım onların cennetine giderim, insanlarınkine değil.
Mark Twain

İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.
Anatole France

Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.
Charlie Chaplin

Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.
Lev Tolstoy

Kuş, insafsız eIIerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar.
Kalman Mikszath

Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz.
H. Veldet Velidedeoğlu

 

Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi

Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum? Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.
Hz. Muhammed

***

Continue reading

%d bloggers like this: