MHP’nin «Sabuklanmaları…»


 

MHP, hangi konularda İktidar’a yakın, hangilerinde değil? Mevcut çelişkilerin sorumlusu, BALGAT’takiler mi?

Haftalık Meclis Grup Toplantıları’nda yapılan konuşmalar dinlenince veya okununca, Balgat’ın, MHP Lideri Bahçeli ile tam bir «UYUM» içinde olduğunu veya çalıştığını söylemek giderek zorlaşıyor

Bir kere genel tabloya bakılınca; [i] “MHP bu konular dışında iktidara yakın durmuyor.” ayrımına da gidilebilir; veya [ii] Sanki «suç ortaklığı» sorumluluğunu paylaşıyor demek te mümkün!

Zira, seçmenin veya siyaseti yakından izleyenlerin kafalarında oluşacak algılarla doğrudan ilintilidir bu ikizi… Diğer bir deyişi ile; MHP’nin “iktidara yakın duruşunun” sınırları konusunda kamuoyuna/seçmene mesaj niteliğindedir. Balgat ya MHP’ye yönelik eleştirilerin farkındadır, bilerek kayıtsız kalmaktadır; ya da «adamsencelik» hüküm süregelmektedir!

Neden mi?

 

Örnekleri ile içeride…

***

Continue reading

İnsanlığa adanmış dolu dolu bir ömür…


 

Meşakkatli ve yorgun olsa da, yapıcı ve vicdanen huzurlu geçmeli!

İnsanların bu fani yaşama bir «misyon» ile gönderildiklerine inananlardanım. Seçilmişlerin… İyi olanları var, kötüleri… Zaten çözmekte zorlandığım da bu! İyi olanların misyonu: İnsanlık yolunda ilerlerken, daha da güzelleştirmek; gerekiyorsa onarımına katkıda bulunmak; ‘benden sonrası tufan, demeden gelecek kuşaklara eskilerden çok daha iyi bir yapıda emanet etmek…

Ya kötü olanlarınki? Bir Hitler’in, Stalin’in, günümüzde Trump’ın ve benzeri liderlerin yüklendikleri misyon? İnsanlara ölümü gösterip, sıtmaya mahkum etmek mi, yoksa, «melanet meleği» rolünü oynamak mı? Savaşlar, katliamlar, yıkımlar böyle bir misyonun araçları mı? Sağduyulu insan sayısını artırma yolunda birer algı operasyonları mı? Veyahut birer fabrikasyon hatası, bozuk seri imalâtı mı?

Çözümü ve yanıtı zor…

Niye mi bu satırlar? İki doğum gününün anımsatması olmalı! (nö)

***

Continue reading

Düzen değişse de…


 

…Ancak Özgürlükler Kalıcıdır, Değiştirilemez!

Düzen özgürlüğün ilk şartıdır.
Wilhelm Hegel

Düzen olmadan özgürlük, özgürlük olmadan da düzen varlığı aynı derecede yıkıcıdır.
Theodore Roosevelt

Devletin sivil topluma müdahalesini zaman, mekan ve tarihsel koşullar belirler ve bu hayatî derecede önemlidir.
John Gray

Tek istikrarlı devlet vatandaşların yasa ve adalet önünde tam eşit olduğu devlettir.
Aristo

Ferdiyet inkişafının mani karşısında başladığı nokta, devlet faaliyetinin hududunu teşkil eder.
Atatürk

İyi devletin amacı üretimi; kötü devletin hedefi ise tüketimi teşvik etmek olmalıdır.
Jean Babtiste Say

Devletin görevi hizmet götürmek değil, hizmetin götürülmesini sağlamaktır.
Mario Cuomo

Piyasalar iyi çalışırsa devlete ihtiyaç kalmaz. Devletin vatandaşlarının güvenliğini teminat altına almasıyla, piyasalar bireylerin özgürlük ve düzenini sağlar.
James Buchanan

Serbest Piyasanın varlığı Devlete gereksinimi ortadan kaldırmaz. Çünkü devlet oyunun kurallarını belirlemek ve uygulamak için gerekli ve görevlidir. Piyasanın görevi ise politik vasıtalar kullanılarak alınan kararları, uygulamaları ve devletin müdahale ettiği alanları daraltmak ve sınırlandırmaktır.
Milton Friedman

Kesin zaruret olmadan piyasalara karışılmaz. Bununla birlikte hiçbir piyasa da başıboş değildir.
Atatürk

***

Continue reading

Yoksa siz de hâlâ ‘Reis’ diyenlerden misiniz?


 

Kul azmayınca Allah belâ vermez(miş!)

☪ ☠ Barzani piyonunun Türkmen şehri Kerkük’te, Kürt(çü) paçavrasını her yere asmaları karşısında, sözde Türkmenlere; “Türk milleti, Kürdistan’a izin vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti, evinin önünde kurulması planlanan ruhsatsız, bölücülük ve düşmanlık kampına müsaade etmeyecektir” diyen Devlet Bahçeli’nin hamaset edebiyetıyla çağdışı kalmış Pan-Türkizmine asıl oyunu bilmediklerinden dolayı karşı çıkabiliyor?

☪ ☠ Esas Mesele, İsrail’in İran’ın güçlenmesinden duyduğu korkudur. Bu korkuyu, Irak’ı, Suriye’yi ve Türkiye’yi Böl Parçala ve Yönet stratejisiyle; İsrail, ABD ve AB güdümünde bir Kürt Piyon Devleti kurmak ve bununla İran’ı alt etme imkanı yakalamaktır.

☪ ☠ ABD başkanı Trumph’un, İsrail ve Emperyalist Avrupa koalisyonu eliyle, kısmen Doğu Anadolu Bölgesi ile Hatay’ı da içine alacak biçimde Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tamamını Bağımsız Kürdistan Devleti olarak ilan edeceğini şimdiden kabul ettiklerini biliyor musunuz? Kaybedilenlerin ah-vahla geri gelmeyeceğini bilmiyorsanız sonunuz hüsran demektir.

☪ ☠ Kabahat sizlerin de değil ki! Toplumun afyonlarına olan bağımlılığınızı atıp bir iki kitap okumayı boşverin, kamu görevi yapmaları gereken Medya patronları refahımıza zarar gelmesin, nasıl olsa bu millet “Şehitler ölmez Vatan Bölünmez” Niyaziliğini şeref kabul ediyor diyorlar ve gerçekleri yansıtmıyorlar. Şimdi de Fetö İddianame Dizileri ile uyutmaya başladılar Milleti.

☪ ☠ Terör de duracaktı değil mi?
Haziran Seçimleri ardından verilen sözler bir yana, referandum nutuklarında bağıra bağıra vaad ettikleri gibi…
Ne mi oldu?
Gerisi içeride…

***

Continue reading

ANTİLAİK KALEMŞÖR


 

S.çtı Cafer bez getir, cıvık s.çtı tez getir!

☀ Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.

☀ Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.

☀ Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.

☀ Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.

☀ Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir.

☀ Bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlar ve tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün ögelerinden bir an önce kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir.

☀ Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla vazifeli olan bir hükumet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur.

☀ Türkiye Cumhuriyetinde, her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatı ile ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz.

☀ Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyiniz.

☀ Bazı kimseler asri olmayı kafir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların maksadı, İslam’ın kafirlere esir olmasını istemek değil de nedir?

☀ Bizi yanlış yola sevk eden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir.

***

Continue reading

AP Kararı sonrasında…


 

İlişkilerde İlkeli Pragmatizmin Geleceği!

☪ ⚓ Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu ivme yakalanabilmesi için iletişim sorununun giderilmesi ve karşılıklı sert söylemlerin geride bırakılması temenni ediliyor.

☪ ⚓ AP’nin tavsiye kararı gibi sarsıcı gelişmelerin, tarafların ilkeli pragmatizme dayalı yapıcı işbirliğine zarar vermemesini sağlamak, Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu gelişimini ülkü edinmiş bütün paydaşların temel sorumluluğu.

☪ ⚓ Şimdi, 25 Temmuz tarihinde bakanlar ve Komisyon üyeleri düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı; 2017 yılı bitmeden de en yüksek düzeyde temsilin gerçekleşeceği Türkiye-AB Zirvesi planlanıyor.

☪ ⚓ Diğer deyişi ile, AP kararına rağmen, yapıcı diyalog/teknik işbirliği sürecine girilmiş gibi gözüküyor. Bu sürecin kısa vadede iki çok kritik konuda doğrudan olumlu sonuçlar vermesi muhtemel: vize serbestliği diyaloğu ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonu. Ancak en hayati konuda Batı cephesinde yeni bir şey yok: katılım müzakereleri.

☪ ⚓ Güncel konjonktürde ilişkileri pragmatizmden ilkesel bir boyuta taşıyacak adım olarak ise 23’üncü ve 24’üncü fasılların açılması öne çıkıyor. Bu fasılların kurumsal ve planlı bir çerçevede, yakın AB denetimi altında ele alınması, AB’nin Türkiye üzerindeki dönüştürücü etkisini tekrardan hatırlatabilir.

***

Continue reading

BASIN HÜRRİYETSİZLİĞİ


 

Tek taraflı hürriyet olamaz.

İyi yazamıyorsan, iyi düşünemezsin; iyi düşünemiyorsan başkaları senin yerine düşünür.

Doğru sözler paylaşıldıkça doğru düşünceler artar, paylaşalım.

Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.

Güç bir araç değildir, amaçtır. Bir insan, bir devrimi korumak için diktatörlük kurmaz; diktatörlüğü kurmak için devrim yapar. Eziyetin amacı eziyettir. İşkencenin amacı işkencedir. Gücün amacı güçtür.“Geçmişi denetleyen” diyordu Parti sloganı, “geleceği de denetler; şu anı denetleyen geçmişi de denetler

Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verilirse gerisi kendiliğinden gelir.

Bilinçleninceye dek başkaldıramayacaklar, başkaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler.

Önemli olan yaşamak değildir, başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.

Savaş kazanmak amacıyla yapılmaz, aksine savaşın sürekli olması istenir… Toplumdaki hiyerarşinin sürmesi ancak yoksulluk ve cehalet temeli üzerinde sağlanabilir. Savaş başlatma çabası her zaman için, asıl olarak, toplumu açlığın eşiğinde tutmak için planlanır. Savaş, egemen grup tarafından kendi vatandaşlarına karşı yürütülür ve bu savaşın amacı zafer kazanmak değildir … aksine toplumun mevcut yapısını sağlam tutmaktır.

Milliyetçilik, insanları tıpkı böcekler gibi farklı sınıflara ayırma ve bu sınıflara dayanarak kimlerin iyi, kimlerin kötü olduğuna karar verme alışkanlığıdir. milliyetçiye göre, herhangi bir eylemin iyiliği ya da kötülüğünü o eylemin niteliği değil, kimin tarafından yapıldığı belirler. ‘Biz’im tarafımızdan yapıldığı sürece ahlaki açıdan hoş görülmeyecek hiçbir eylem yoktur.

George Orwell

© photocredit

***

Continue reading

%d bloggers like this: